64. bölüm / 80
Mafya ( birinci kitap)64. Bölüm
Bölümler 80Şu an: 64. Bölüm
- 1 1. Bölüm644 kelime
- 2 2. Bölüm619 kelime
- 3 3. Bölüm599 kelime
- 4 4. Bölüm909 kelime
- 5 5. Bölüm703 kelime
- 6 6. Bölüm450 kelime
- 7 7. Bölüm560 kelime
- 8 8. Bölüm589 kelime
- 9 9. Bölüm546 kelime
- 10 10. Bölüm571 kelime
- 11 11. Bölüm858 kelime
- 12 12. Bölüm424 kelime
- 13 13. Bölüm646 kelime
- 14 14. Bölüm508 kelime
- 15 15. Bölüm400 kelime
- 16 16. Bölüm295 kelime
- 17 17. Bölüm762 kelime
- 18 18. Bölüm846 kelime
- 19 19. Bölüm426 kelime
- 20 20. Bölüm535 kelime
- 21 21. Bölüm687 kelime
- 22 22. Bölüm699 kelime
- 23 23. Bölüm747 kelime
- 24 24. Bölüm662 kelime
- 25 25. Bölüm456 kelime
- 26 26. Bölüm513 kelime
- 27 27. Bölüm703 kelime
- 28 28. Bölüm813 kelime
- 29 29. Bölüm690 kelime
- 30 30. Bölüm638 kelime
- 31 31. Bölüm456 kelime
- 32 32. bölüm579 kelime
- 33 33. Bölüm425 kelime
- 34 34. Bölüm468 kelime
- 35 35. Bölüm463 kelime
- 36 36. Bölüm354 kelime
- 37 37. Bölüm454 kelime
- 38 38. Bölüm422 kelime
- 39 39. Bölüm688 kelime
- 40 40. Bölüm1.126 kelime
- 41 41. Bölüm537 kelime
- 42 42. Bölüm785 kelime
- 43 43. Bölüm671 kelime
- 44 44. Bölüm408 kelime
- 45 45. Bölüm543 kelime
- 46 46. Bölüm558 kelime
- 47 47. Bölüm1.033 kelime
- 48 48. Bölüm1.069 kelime
- 49 49. Bölüm1.167 kelime
- 50 50. Bölüm1.263 kelime
- 51 51. Bölüm1.055 kelime
- 52 52. Bölüm1.337 kelime
- 53 53. Bölüm1.516 kelime
- 54 54. Bölüm420 kelime
- 55 55. Bölüm1.924 kelime
- 56 56. Bölüm678 kelime
- 57 57. Bölüm601 kelime
- 58 58. Bölüm589 kelime
- 59 59. Bölüm515 kelime
- 60 60. Bölüm372 kelime
- 61 61. Bölüm1.124 kelime
- 62 62. Bölüm498 kelime
- 63 63. Bölüm1.112 kelime
- 64 64. Bölüm1.040 kelime · Okuduğun bölüm
- 65 65. Bölüm888 kelime
- 66 66. Bölüm1.373 kelime
- 67 67. Bölüm569 kelime
- 68 68. Bölüm761 kelime
- 69 69. Bölüm912 kelime
- 70 70. Bölüm523 kelime
- 71 71. Bölüm647 kelime
- 72 72. Bölüm387 kelime
- 73 73. Bölüm667 kelime
- 74 74. Bölüm1.269 kelime
- 75 75. Bölüm754 kelime
- 76 76. Bölüm402 kelime
- 77 77. Bölüm499 kelime
- 78 78. Bölüm378 kelime
- 79 FİNAL386 kelime
- 80 MAFYA İKİ61 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dört sene sonra
" annecim tamam bekle ineceğiz şimdik Emre abinin yanına!"
En son dört sene önce haberleşmiştik değil mi?
Dört sene geçti evet, yanlış duymadınız, dört sene.
Ben ikizlerimi doğurdum, iki tane oğlum oldu.
Nehir çalışıyordu ve biz kafeyi açtıktan sonra gelecekti ve bize yardım edecekti.
" anne hadi!"
" tamam bora bekle."
" Bora bekle diyor ya işte." Dedi Ayaz.
" sen sus! Ben senin abinim abilere laf söylenmez!"
" abi mi? Biz ikiziz unuttun mu Bora?" Dedi ayaz.
" ama ben senden bir saniye önce doğdum." Dedi Bora.
Dört yaşında olmalarına rağmen bazen sanki iki yetişkin insanlar gibi konuşuyorlardı tartışıyorlardı.
Ayaz çok akıllıydı, Bora'dan önce konuşmaya başlamıştı, Bora biraz daha rahatına düşkün bir çocuktu ama çok güçlüydü, büyüyünce boksör olacağını söyleyip duruyordu.
Telefonuma gelen bir mesajla duraksadım ve telefonumu elime alıp kimin yazdığına baktım.
Emre yazmıştı, bir şey mi oldu acaba?
Emre: aden kusura bakma ben bugün kafeye gelemeyeceğim acil bir işim çıktı.
Aden: sorun değil zaten nehir gelir birazdan.
Emre: teşekkür ederim, ikizleri benim yerime öpersin artık.
Aden: tabi ki
Telefonumu geri cebime kattım ve etrafta konuşturup kavga eden ikizlere baktım.
" bora ayaz durun artık!"
" anne hadi çıkalım artık!" Dedi bora.
" annecim Emre abiniz gelemeyecek."
" neden?" Dedi bora.
" işi çıkmış." Dediğimde çok üzüldü, ikisi de Emre abisini çok seviyordu.
" üzülme Bora, yarın görürüz." Dedi ayaz.
Ayaz çok iyi teselli verirdi, çok sakin bir çocuktu ve çok akıllıydı, bu yönünü kendime benzetiyordum.
Dış görünüşü yine aynı bendi, gözleri saçları yüz hatları aynı bendi.
Ama bora...Bora aynı oydu, Kubilay. Gözlerinin yeşilliliği saçlarının rengi yüz hatları burnu davranışları...aynı oydu.
Genzimi temizleyip birbirilerini teselli eden ikizlere döndüm.
" hadi çıkalım Nehir ablanız gelecek." Dedim ve ikisini de evden çıkartıp kapıyı kilitledim.
" siz geçin oturun şuraya, sakın yaramazlık yapmayın ha."
" tamam anne." Dedi ikiside.
Bende o sırada mutfağı halledip kafeyi açtım.
" size tatlı getireyim mi?" Diye sordum.
" evet!" Dedi ayaz."
" ben istemem." Dedi bora.
" niyeymiş o?" Diye sordum.
" tatlı yersem kilo alırım kilo alırsam kızlar bakmaz bana." Dedi, bu dediğine o kadar şaşırmıştım ki, düşünsenize dört yaşında bir çocuk size bunu söylüyor.
" Allah Allah? Bora bey ne bu titizlik böyle bir anda?"
" anne ana okulunda bir kız var Borayı seviyor." Dedi ayaz.
" ayaz! Niye söylüyorsun!" Dedi bora, bende gülmeye başladım.
" tamam tamam rahat olun ben bir şey duymadım." Dedim ve o an kafenin kapısının zil sesi geldi.
" hoş geldi-" kapıya döndüğümde gördüğüm o kişiyle dona kaldım, bu-bu gerçek olmazdı.
" K-Kubilay?" Dedim ve o an bakışlarım ikizlere gitti.
" aden." Gerçekten de o gelmişti, dört sene sonra gelmişti.
Başımı yerden kaldırıp ona doğru yürüdüm.
" neden geldin?"
" nasılsın?" Diye sordu.
" terk edip gittiğin kişiden eser kalmadı mutluyum iyiyim." Dedim.
" aden ben seni terk etmedim."
" ne yaptın peki?" Diye sordum sinirle.
" öfkeliydim."
" öfkeliydin ha? Neden peki? Bir kaç hafta küstüğümüz için mi?"
" aden bak-"
" sen, beni odaya kapattın üstüne üstük ben felç kaldım ona rağmen ben seni terk ettiğim günün ertesi sabahı geri geldim. Neden biliyor musun? Çünkü seni sevdim aşık oldum ben sana."
" ama sen ne yaptın? Sadece sana küstüm diye boşanma kâğıtlarını elime tutuşturu verdin."
" özür-"
" yeter duymak istemiyorum Kubilay."
" aden-"
" git! Git bir daha da gelme."
" anne! Pastayı getirmedin!" Dedi ayaz.
Bir anda Kubilayın gözleri arka tarafta oturan ikizlere döndü, sonra bana.
Gözlerine anlam veremediğim bir ifade yerleşmişti.
" getiriyorum annecim bekle." Dedim.
" evlendin mi?" Diye sordu bana, o an anladım gözlerindeki o ifadenin ne olduğunu. Bu hayal kırıklılığıydı, beni böyle beklemiyordu.
" sana ne?! Git Kubilay gelme bir daha!"
" anne bu adam kim?" Dedi bora ve önüme geçti.
" annecim kimse, sen git kardeşinin yanına.
" ikizim şu anda pastayla meşgul anne."
" pasta mı?" Arkama döndüğümde ayazın pastayı kendi başına katıp yediğini fark ettim.
" sen kimsin? Annem sana neden bağırıyor?" Diye sordu bora.
Kubilay Bora'ya o kadar derin baktı ki, o kadar çok inceledi ki bir anda fark edecek diye aklım çıktı.
" Kubilay yeter, git." Dedim.
" sen burada mı yaşıyorsun?" Diye sordu bana.
" evet, ben ayaz nehir abla ve annem anneannemin evinde yaşıyoruz, biliyor musun benim anneannem dört sene önce ölmüş." Dedi bora.
" sen kaç yaşındasın ki?" Diye sordu Kubilay, işte bunu öğrenirse sıçardık ciddiyim sıçardık.
" Kubilay artık git! Yeter istemiyorum çocuklarımla konuşmanı!" Dedim.
" dört." Dedi bora.
" dört ha?" Dedi Kubilay, yüzünde anlam veremediğim bir ifade oluşmuştu.
" neyse ben gideyim artık fazla tutmayayım sizi." Dedi ve gitti.
" anne o adam kimdi?"
" Bora oğlum sen ne yaptın?"
" ne yaptım anne? Kötü bir şey mi yaptım, seni korumak istemiştim anne." Bora bana üzgün bir ifadeyle bakmaya başladı.
" korudun oğlum korudun, ben şaşırdım sadece nasıl bu kadar güçlü olabildin diye." Dedim ve yüzüme zor olsa da gülümseme yerleştirdim.
" korudum değil mi? Ayaz bak ben annemi korudum sende orda pasta ye!" Dedi bora ve gururlu gururlu ikizinin yanına yürüdü.
Bende boş masaların birine oturup nehiri bekledim.
Neden gelmişti ki? Bir anda, dört sene sonra neden geldi?
Kubilay
" alo? Rocco."
" Kubilay, gittin mi buldun mu?"
" buldum Rocco elimle koyduğum gibi buldum hemde."
" oradaymış değil mi? Ben sana dedim."
" oradaymış ama bir sorunumuz var."
" ne sorunu?"
" adenin ikiz çocukları var Rocco, hemde dört yaşında."
" ne! Nasıl yani evlenmiş mi?"
" bilmiyorum Rocco, sen şu nehirin ağızını araya bilir misin?"
" bak Kubilay, kızdan dört sene önce boşandın ve bıraktın şimdik bir daha istiyorsun ben anlamadım bu işi."
" Rocco, dediğimi yapacak mısın yapmayacak mısın?"
" denerim, ama zorlamam haberin olsun."
" tamam." Dedim ve telefonu kapattım.
Aslında abime gelmiştim, ama belki onu da bulurum diye buraya bakmak istemiştim, onu bıraktığıma gerçekten çok pişman olmuştum.
Böyle olsun istemezdim ama mecburdum da bir yandan, onu her seferinde üzüp duruyordum ve bu onun ve benim canımı yakıyordu.
Araştıracaktım, çocuklar dört yaşındaydı bu tam olarak bizim ayrıldığımız senenin sonrasına denk geliyor.
Ama dokuz ay geriye sayarsak, bizim ayrıldığımız zamana denk geliyor, belkide daha öncesine.
O zaman nasıl bu çocuklar dört yaşında olabiliyor? Aden hamile değildi ki?
Daha fazla düşünmeden abimin evine gittim, bir süre orada kalacaktım ve Adeni araştıracaktım.
Evliyse onu unutmaya çalışacaktım, ama değilse işler iyice karışırdı ama onu bırakmazdım.
Bölüm etkileşimi
