55. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Miray Akgün

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 80Şu an: 55. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm644 kelime
  2. 2 2. Bölüm619 kelime
  3. 3 3. Bölüm599 kelime
  4. 4 4. Bölüm909 kelime
  5. 5 5. Bölüm703 kelime
  6. 6 6. Bölüm450 kelime
  7. 7 7. Bölüm560 kelime
  8. 8 8. Bölüm589 kelime
  9. 9 9. Bölüm546 kelime
  10. 10 10. Bölüm571 kelime
  11. 11 11. Bölüm858 kelime
  12. 12 12. Bölüm424 kelime
  13. 13 13. Bölüm646 kelime
  14. 14 14. Bölüm508 kelime
  15. 15 15. Bölüm400 kelime
  16. 16 16. Bölüm295 kelime
  17. 17 17. Bölüm762 kelime
  18. 18 18. Bölüm846 kelime
  19. 19 19. Bölüm426 kelime
  20. 20 20. Bölüm535 kelime
  21. 21 21. Bölüm687 kelime
  22. 22 22. Bölüm699 kelime
  23. 23 23. Bölüm747 kelime
  24. 24 24. Bölüm662 kelime
  25. 25 25. Bölüm456 kelime
  26. 26 26. Bölüm513 kelime
  27. 27 27. Bölüm703 kelime
  28. 28 28. Bölüm813 kelime
  29. 29 29. Bölüm690 kelime
  30. 30 30. Bölüm638 kelime
  31. 31 31. Bölüm456 kelime
  32. 32 32. bölüm579 kelime
  33. 33 33. Bölüm425 kelime
  34. 34 34. Bölüm468 kelime
  35. 35 35. Bölüm463 kelime
  36. 36 36. Bölüm354 kelime
  37. 37 37. Bölüm454 kelime
  38. 38 38. Bölüm422 kelime
  39. 39 39. Bölüm688 kelime
  40. 40 40. Bölüm1.126 kelime
  41. 41 41. Bölüm537 kelime
  42. 42 42. Bölüm785 kelime
  43. 43 43. Bölüm671 kelime
  44. 44 44. Bölüm408 kelime
  45. 45 45. Bölüm543 kelime
  46. 46 46. Bölüm558 kelime
  47. 47 47. Bölüm1.033 kelime
  48. 48 48. Bölüm1.069 kelime
  49. 49 49. Bölüm1.167 kelime
  50. 50 50. Bölüm1.263 kelime
  51. 51 51. Bölüm1.055 kelime
  52. 52 52. Bölüm1.337 kelime
  53. 53 53. Bölüm1.516 kelime
  54. 54 54. Bölüm420 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.924 kelime · Okuduğun bölüm
  56. 56 56. Bölüm678 kelime
  57. 57 57. Bölüm601 kelime
  58. 58 58. Bölüm589 kelime
  59. 59 59. Bölüm515 kelime
  60. 60 60. Bölüm372 kelime
  61. 61 61. Bölüm1.124 kelime
  62. 62 62. Bölüm498 kelime
  63. 63 63. Bölüm1.112 kelime
  64. 64 64. Bölüm1.040 kelime
  65. 65 65. Bölüm888 kelime
  66. 66 66. Bölüm1.373 kelime
  67. 67 67. Bölüm569 kelime
  68. 68 68. Bölüm761 kelime
  69. 69 69. Bölüm912 kelime
  70. 70 70. Bölüm523 kelime
  71. 71 71. Bölüm647 kelime
  72. 72 72. Bölüm387 kelime
  73. 73 73. Bölüm667 kelime
  74. 74 74. Bölüm1.269 kelime
  75. 75 75. Bölüm754 kelime
  76. 76 76. Bölüm402 kelime
  77. 77 77. Bölüm499 kelime
  78. 78 78. Bölüm378 kelime
  79. 79 FİNAL386 kelime
  80. 80 MAFYA İKİ61 kelime

Bir kaç saat sonra da varmak istediğim ama aslında varmak istemediğim yere vardım, yani yarı istiyordum yarı istemiyordum da.

Kapıda korumalar yoktu ilk defa ve kapı yarım açıktı, kapıyı yavaşça açtım ve içeriye girdim yine o kocaman bahçe önümde belirlenmişti.

Sonra da ev kapısına doğru yürümeye başladım, içimde niyeyse birazcık heyecan vardı kapıyı tıktıkladıktan sonra kimse açmadı sonra bir kaç kez de zile bastım ama yine kimse açmadı.

Tam geri gidiyordum ki bir anda kapı sesi geldi, arkamı döndüğümde ise saçları dağılmış gözleri kıpkırmızı göz altları mor ve üstünde de eşofman olan bir Kubilay karşıladı beni.

Bu görüntüye hiç alışık olmadığım için şaşırmıştım, çok kötü görünüyordu sanki hiç uyumamış gibiydi.

Kubilay beni görünce bir anda gözleri büyüdü ama sonra geri normalleşti ve bana " Aden sen burada ne yapıyorsun? Bir şey mi unuttun? Dedi.

" hayır, unutmadım."

" Nehir yok onlar gitti birazdan gelirler."

" nehir için gelmedim." Dedim.

" kim için geldin?"

" senin için."

Kubilay hiç bir şey anlamamış gibi bana bakmaya başladı, bende sanki aradan yıllar geçmiş gibi hissetmiştim.

Sadece bir gün görmemiştim bir gün, insan sadece görüp sarılamadığı yakınına yaklaşamadığı bir adamı özleyebilir miydi?
E tabi aşık olabiliyorsan özler de deme?

" benim için mi?"

" bir tek sen mi seviyorsun sanıyorsun?!"

Diye çıkıştım bir anda, ve evet bunu kendim de beklemiyordum.

" ne? Ben...ben anlamıyorum?"

" neyi anlamıyorsun Kubilay? Sana şu anda bir itirafta bulundum."

Bu arada ben hiç çekinmezdim böyle hemen söylerdim (bu yüzden iki aydır bekliyorum.)

bir kaç saniye Kubilay'dan ses çıkmadı ama sonra bana içeri gelmemi söylemeden bir işaret yaptı bende içeriye geçtim.

Kubilay önümdeki tekli koltuğa oturdu bende onun önüne, bakışlarından ne kadar uykusuz ve yorgun olduğu belli oluyordu ve benim söylediklerimi algılayamayışından.

" sen...," diyerek sessizliği bozan kişi o oldu.

" sen hani benden nefret ediyordun?"

Öyle bir şey söylemiş miydim? Söylememiştim ya? Söyledim mi bilmiyordum ama ben ondan nefret etmiyordum.

" ben senden nefret etmiyorum Kubilay, o kelimeyi söylediğimi bile hatırlamıyorum sadece sinirle çıkmış bir kelime."

" ama sinirliyken söylenilmiş her kelime, sakinken düşünülmüştür Aden."

" yoo ben senin hakkında sakinken daha başka şeyler düşünüyordum." Dedim bir anda.

" yani kötü şeyler düşünmüyordum iyi şeyler düşünüyordum- yani öyle değil-"

" Aden sakin ol, anladım ben." Benim geldiğime sevinmiş olması gerekmez miydi? Neden bana böyle davranıyordu?

" Kubilay iyimisin? Neden bana böyle davranıyorsun? Sana seni sevdiğimi söyledim özür dilerim seni böyle bırakmak istemezdim ama bende çok sinirliydim işte yaşadıklarımı sende biliyorsun hafif şeyler değildi yaşadıklarım."

" ben...ben sadece beni affettiğine inanamadım."

" İnan bence çünkü bende nasıl bir etki bıraktığını bilmiyorum ama gittiğim gibi geri gelmem bir oldu." Dedim ve bir anda kubilayın dudağının kenarı kıvrıldı, onu güldürmüştüm ve kendim de mutlu olmuştum.

" yani sende mi beni seviyorsun?"

" evet." Dediğim an Kubilay yerinden kalkıp bana sarıldı tabi bende ona.

Belime o kadar sıkı sarılmıştı ki artık nefes alamıyordum.

nefesinin boynuma çarpması kasılmama neden oluyordu.

" ben gerçekten senden çok özür dilerim."

" noluyor oha oha!?" Dedi arkamızdan duyduğumuz ses ve o Roccoydu, biz de hemen bir birimizde ayrıldık ama kubilayın elli hala belimdeydi.

" yani lütfen burada olacak iş değil bu lütfen odanıza çıkın orada halledin işlerinizi."

Rocconun bu dediği sonrası yüzümün kızardığına yemin edebilirim.

" lan Rocco sarıldık sadece ne odası?"

" ha pardon, yenge kararını değiştirmiş gibisin?"

Yenge mi? Yengeye hiç alışık değildim ama alışmam gerekiyordu galiba.

" yoo ben zaten hep aynı fikirdeyim ama şey oldu..."

" ne oldu?" Diye sordu Rocco.

" annem beni geri iade etti." Dedim bunu dememle Rocco kahkahalar atmaya başladı ve Kubilay da güldü, tabi bilmiyordu ki onun yakışıklılığı yüzünden iade edildiğimi.

Bir kaç saniye sonra arkadan poşetlerle Nehir geldi, onu görmemle bakışlarımı kaçırdım çünkü ona kırgındım, beni yalnız bırakmıştı.

" Aden? Geri gelmişsin!" Diyerek yanıma koştu Nehir ve bana sarıldı, saniyeler sonra benden ayrıldı çünkü ona karşılık vermemiştim.

" ne oldu? İstemeden bir şey mi yaptım?"
Diye sordu Nehir sonra Roccoyla Kubilay yukarıya çıktılar bizi yalnız bırakmak için gitmişlerdi.

" evet yaptın."

" ne yaptım?"

" beni yalnız bıraktın!" Dememle nehirin bakışları yere indi, anlık gözüme suçlu bir çocuk gibi görünmüştü.

" özür dilerim." Maşallah herkes de özür dileyince affedileceklerini sanıyorlar.

" özür dileme Nehir! Hani sen çok ön yargılıydın? Hani burayı hiç sevmiyordun? Kubilay'la her gün kavga ediyordun resmen, en yakın arkadaşını birden bire yalnız bırakacak kadar ne oldu?"

" aşık oldum."

" ne? Yine mi?"

" hayır, aşık olduğum kişi Rocco."

" e en son mağazadaki adamdı?!"

" işte o Rocco."

" ne?!" Bir anda konuyu saptırmıştı ve bende hemen genzimi temizleyip konuyu tekrar değiştirmiştim.

" bende aşık oldum Nehir ama ertesi günü geri geldim, sende benimle gelseydin bari ertesi günü geri gelirdin."

" cidden mi Aden ya? Yani şimdik sen benimle konuşmayacak mısın?"

" konuşmayacağım."

" neden?"

" nedenini deminden beri konuşuyoruz ya Nehir, özetle kırgınım sana."

Nehir beni çok severdi ve bu ona 'sana kırgınım' dedikten sonra gözlerindeki korkudan ve endişeden anlaşılıyordu.

„ tamam, bu sefer hakkettim haklısın, ama özür dilerim valla bak bir daha olmayacak."

" iyi tamam." Dedim, benim kırgınlığın geçme süresi peki.

" affettin mi?" Diye sordu Nehir parlayan gözlerle.

" affettim affettim, sen söyle bakalım Kubilay ben yokken nasıldı?"

" valla hiç senin odandan çıkmadı." Dedi, nehir bilmiyordu ki o odanın onun odası olduğunu.

" orası Kubilay'ın."

" ne? Kubilay'ın mı?"

" evet, ben onunla kalıyordum, hiç mi fark etmedin?"

" lan! Hayır fark etmedim." Dedi Nehir, daha sonra kolumdan tuttu ve beni koltuğa oturttu kendisi de önüme oturdu.

" ne oldu?" Diye sordum hiç bir şey anlamayarak.

" kız, siz bir şeyler yaşadınız mı?"

" evet, sen yokken ne çatışmalar oldu biliyor musun? Ben ne panik ataklar geçirdim-"

" öyle değil!" Diye bağırdı bir anda Nehir.

" ne? Nasıl?"

" yani...şey gibi bir şey yaşadınız mı?" Diye sordu, ve ben ciddi anlamda hiç bir şey anlamamıştım.

" Nehir ne diyorsun hiç bir şey anlamıyorum!"

" lan seviştiniz mi işte!!" Diye bağırdı bir anda.

" nehir! Sussana! Ne diyorsun sen hem?! Tövbe tövbe yok öyle bir şey!"

" lan iki saattir anlatmaya çalışıyorum anlamıyorsun ki!" Dedi.

" olmadı demek ha, artık olur herhalde." Dediğinde gözlerim büyüdü, aşırı utanmıştım lan.

" nehir! Kızım senin aklın hep fesatlığa mı çalışıyor! Sussana!"

" tamam tamam, hadi kalk hizmetçi teyze hastalanmış yemeği biz yapacağız."

" ne? Yemek mi? Ben yemek yapamıyorum ki."

" ben yapabiliyorum ya unuttun mu?" Doğru Nehir çok güzel yemek yapardı, fazla oyalanmadan kalktık ve mutfağa geçtik.

Ben yine sandalyeye oturdum ve nehiri izledim, o an bana Kubilay'la makarna anımızı hatırlatmıştı.

Daha sonra bize Roccoyla Kubilay da katılmıştı ve hep birlikte yemek yapıp yemiştik.

.....

Dün yemeğimizi yedikten sonra herkes yatmıştı, tabi ben de.

Eski odama yerleşmiştim geri, yani nehirle birlikte kalıyorduk.

Bu arada bütün gece bir gram uyumamıştım, çünkü aklıma anlaşmalı evliliğimiz gelmişti.

Onun da bitmesine bir ay kalmıştı, keşke gerçekten evli olsaydık lan.

" Aden, ne zaman kalkmayı düşünüyorsun?" Diye sordu Nehir.

" aslında düşünmüyorum." Diye cevap verdim, saat sabahın üçüydü ve bu nehirin bana altıncı seslenişiydi.

" iyi ben gidiyorum sen kal burada."

" iyi git be! Nasıl olursa senin yukarıda bekleyenin var." Dedim ve yorganı kafama çektim.

" lan geri zekalı, senin de var ya artık bir tane!" Diyerek yorganı üzerimden çekti.

" doğru, benim de var, e hadi kalkalım." İkimizde kalkıp dolabımın önüne yönelmiştik.

" Aden, bu nasıl? Bunu giyineyim mi?"

" onu ben giyinecektim!"

" artık benim." Nehir benim giyinmek istediğin takımı almış banyoya girmişti, bende dolabımın önünde öylece kalakalmıştım.

En sonunda bende elime geçen bir kaç şey alıp giyindim, sonra da yukarıya çıktık.

" ee? Bunlar nerede?" Diye sormaya başladı Nehir.

" bilmiyorum ki?" Gözüm oturma odasında dolaşıp mutfakta durdu, son şansımı mutfakta denemem için girdiğimde masada iki tane kocaman kırmızı güller buldum.

" oha!" Diye bağırdım kendimi tutamayarak.

" noldu?" Nehir telaşla mutfağa girdi ve ilk yüzüme baktı, bende ona gülleri işaret ettim.

" oha!" Dedi oda ardından.

" bunları kim aldı acaba?" Diye sordu ve güllere doğru gitti, bende arkasında gittim.

Nehir elline buketlerden birisini aldı ve incelemeye başladı, sonra üzerinde siyah bir not buldu.

" burada bir şey yazıyor." Dedi ve üzerindeki yazanları okudu.

" bu gülleri gördüğümde aklıma sen geldin, biliyor musun hiçbir tesadüf, senin kadar muhteşem değildi. Sen bana geldin, bende kendime. Günaydın adenim."

Bu Kubilaydı, bana gül mü almıştı? Allahım kalbim yerinden çıkacaktı galiba!

" oha, Kubilay sana güller mi almış?"

" diğeri de bence sana." Diyerek diğer gülleri de ben aldım, üzerinedeki notu açtığımda ilk okuyamadım, daha sonra üzerinde yazanların Türkçe değilde İtalyanca olduğunu fark ettim.

" sei sempre nella mia mente. Ti amerò per sempre Nehir." (Her zaman aklımdasın, seni sonsuza dek seveceğim Nehir.)

Nehir elimden kağıdı alıp okumuştu, kendisi İtalyanca azıcık bildiği için anladığımı düşünüyordum.

" romantik çocuk ya." Dedi, bu demek oluyordu ki anlamıştı yazanları.

" nereye gittiler acaba?" Diye sordum.

" bilmem, acaba kimleri öldürüyorlar yine." Dedi Nehir, allahım neler diyorduk biz böyle!

" neyse, hadi bir şeyler yiyelim." Buketleri kenara bıraktıktan sonra bir şeyler yemeye başladık.

Daha sonra televizyondan bir şeyler açıp izlemeye başladık ve resmen akşamı ettik. Ama ne gelen oldu neden giden.

.....

" Aden acaba bir şey falan mı oldu?"

" yok ya olmamıştır, gelirler birazdan." Dedim, ama bende meraktan çatlamıyor değildim.

" Rocco bana cevap yazmıyor, aslına hemen yazardı."

" hadi televizyonu kapalım da yatalım gelirler şimdik."

" yok ben gelmeyeceğim sen in." Dedi Nehir, bende aşağıya indim, gerçektende neredeydi bunlar?

Saatlerce telefonun başında beklemiştim ama Nehir hiç bir şey yazmamıştı, demekki hala gelmemişlerdi, ve saat ikiydi.

Bir kaç dakika sonra bir anda kapım açıldı, korkudan yerimden sıçradıktan sonra kapıya doğru döndüm.

" lan Nehir! Kızım senin hiç ayarın yok mu-" gözüm kapıdaki asıl kişiyi gördükten sonra dondum kaldım.

kapıda Kubilay duruyordu ve o tuhaftı.

" Kubilay? Siz neredeydiniz? Aklımız çıktı" diyerek yanına gittim ve gider gitmez neden tuhaf olduğunu anladım. Çünkü içmişti, çok kokuyordu.

" üf Kubilay sen içtin mi? Bende diyorum neden böylesin." Kubilay bir anda kapıyı kapattı ve kilidi çevirip çıkartıp cebine kattı.

" Kubilay ne yapıyorsun? Nehir gelecek niye kitledin ki?" Diye sordum hiç bir şey anlamayarak.

Kubilay bana daha çok yaklaştı ve bir elini yüzüme koydu.

" gelmez." Dedi.

" gelir Kubilay onun da odası ya burası." Dedim, yüzlerimiz aşırı yakındı ve bu benim heyecanlanmama neden oluyordu.

" gelmez, o Roccoyla yukarıda."

" peki sen niye buradasın?" Diye sordum kısık çıkan sesimle.

" karımı özledim." Dedi bir anda.

Karım? Karımı? Karımı mı özledim dedi o?

" K-karını mı?"

" biz evliyiz ya aden unuttun mu?" Dedi.

" evet, ama anlaşmalı." Dediğimde Kubilay güldü.

Niye gülmüştü ki şimdik?

" olsun, yinede evliyim ben seninle."

Kubilay yüzünü benim yüzüme daha çok yaklaştırdı, ve ben galiba birazdan heyecandan ölecektim.

" seni bir kerecik öpsem, rahatsız olur musun?" Dedi, ama ben onun etkisinde olduğum için sorusuna cevap verememiştim.

Daha sonra kendime geldim ve kafamı hayır anlamında salladım.

Kubilay sanki bu anı bekliyormuş gibi beni öptü, ve ben öylece kala kaldım çünkü bu benim ilk öpücüğümdü.

" bir kerecik daha öpsem?" Diye sordu çocuk gibi.

O an kapının arkasından sesler gelmeye başladı, Nehir gelmişti ve içeriye girmeye çalışıyordu.

" aden? Kapıyı neden kilitledin? Açsana kapıyı!"

" Nehir geldi işte!" Dedim fısıldayarak.

" şşş, sesini çıkartma duymaz." Dedi, dudaklarıma bakmaya devam ediyordu, bense galiba birazdan kalp krizi geçirecektim heyecandan.

Kubilay beni hiç çekinmeden bir daha öptü ve beni yine etkisi altına aldı, sonra bir daha öptü ve bir daha.

" aden, benim olur musun?" Diye sordu dudaklarıma bakarak.

Benim beynim durmuştu, ne diyecektim bilmiyordum resmen konuşmayı unutmuştum.

" aden! Açsana kapıyı!" Nehir kapının arkasından bir şeyler söylese de ben onu duymuyordum.

"Hıhı." Dedim sadece, ama bunu kendim bile zar zor duymuştum.

Kubilay cevabımı duymuş olacak ki yüzünde bir tebessüm oluştu ve sonra ışıklar kapandı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

134okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18