53. bölüm / 80
Mafya ( birinci kitap)53. Bölüm
Bölümler 80Şu an: 53. Bölüm
- 1 1. Bölüm644 kelime
- 2 2. Bölüm619 kelime
- 3 3. Bölüm599 kelime
- 4 4. Bölüm909 kelime
- 5 5. Bölüm703 kelime
- 6 6. Bölüm450 kelime
- 7 7. Bölüm560 kelime
- 8 8. Bölüm589 kelime
- 9 9. Bölüm546 kelime
- 10 10. Bölüm571 kelime
- 11 11. Bölüm858 kelime
- 12 12. Bölüm424 kelime
- 13 13. Bölüm646 kelime
- 14 14. Bölüm508 kelime
- 15 15. Bölüm400 kelime
- 16 16. Bölüm295 kelime
- 17 17. Bölüm762 kelime
- 18 18. Bölüm846 kelime
- 19 19. Bölüm426 kelime
- 20 20. Bölüm535 kelime
- 21 21. Bölüm687 kelime
- 22 22. Bölüm699 kelime
- 23 23. Bölüm747 kelime
- 24 24. Bölüm662 kelime
- 25 25. Bölüm456 kelime
- 26 26. Bölüm513 kelime
- 27 27. Bölüm703 kelime
- 28 28. Bölüm813 kelime
- 29 29. Bölüm690 kelime
- 30 30. Bölüm638 kelime
- 31 31. Bölüm456 kelime
- 32 32. bölüm579 kelime
- 33 33. Bölüm425 kelime
- 34 34. Bölüm468 kelime
- 35 35. Bölüm463 kelime
- 36 36. Bölüm354 kelime
- 37 37. Bölüm454 kelime
- 38 38. Bölüm422 kelime
- 39 39. Bölüm688 kelime
- 40 40. Bölüm1.126 kelime
- 41 41. Bölüm537 kelime
- 42 42. Bölüm785 kelime
- 43 43. Bölüm671 kelime
- 44 44. Bölüm408 kelime
- 45 45. Bölüm543 kelime
- 46 46. Bölüm558 kelime
- 47 47. Bölüm1.033 kelime
- 48 48. Bölüm1.069 kelime
- 49 49. Bölüm1.167 kelime
- 50 50. Bölüm1.263 kelime
- 51 51. Bölüm1.055 kelime
- 52 52. Bölüm1.337 kelime
- 53 53. Bölüm1.516 kelime · Okuduğun bölüm
- 54 54. Bölüm420 kelime
- 55 55. Bölüm1.924 kelime
- 56 56. Bölüm678 kelime
- 57 57. Bölüm601 kelime
- 58 58. Bölüm589 kelime
- 59 59. Bölüm515 kelime
- 60 60. Bölüm372 kelime
- 61 61. Bölüm1.124 kelime
- 62 62. Bölüm498 kelime
- 63 63. Bölüm1.112 kelime
- 64 64. Bölüm1.040 kelime
- 65 65. Bölüm888 kelime
- 66 66. Bölüm1.373 kelime
- 67 67. Bölüm569 kelime
- 68 68. Bölüm761 kelime
- 69 69. Bölüm912 kelime
- 70 70. Bölüm523 kelime
- 71 71. Bölüm647 kelime
- 72 72. Bölüm387 kelime
- 73 73. Bölüm667 kelime
- 74 74. Bölüm1.269 kelime
- 75 75. Bölüm754 kelime
- 76 76. Bölüm402 kelime
- 77 77. Bölüm499 kelime
- 78 78. Bölüm378 kelime
- 79 FİNAL386 kelime
- 80 MAFYA İKİ61 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Adenden
„ peki amacın neydi?"
„ amacım seni mutlu etmekti."
„ etin mi peki?"
„ hayır."
„ peki şimdik ne olacak?"
„ nasıl?"
„ beni bırakacak mısın?" Kubilay'dan bir kaç saniye hiç bir ses çıkmamıştı.
„ çok sevdiğim bir kadını nasıl bırakacağımı bilmiyorum ama eğer o mutlu olacaksa bir şekilde bırakırım."
Bak işte o bana neler yaptı işimi elimden aldı beni annemden uzaklaştırdı ama ben hala onun sözlerine eriyip bitiyordum 'çok sevdiğim bir kadın' dediğinde bile içim gidiyordu.
Gerçekten aşk böyle bir şey miydi? Sana ne yaparsa yapsın ne çektirirse çektirsin ona yinede kızamamak mıydı aşk?
„ Aden? Bir şey demeyecek misin?"
„ sen...sen bırakırsın beni değil mi?" Diye sordum.
„ istiyorsan bırakırım." Dedi.
„ tamam gideceğim nehirle." Bunu söylerken kubilayın yüzüne bakamıyordum.
„ b-ben eski evini kıraya çıkartmamıştım hala duruyor anahtarını veririm, annende evinin yanındaki kafede çalışıyor."
„ tamam." Dedim ve nehiri çağırmak için kapıya gidiyordum ki kolumda bir el hissetim.
„ Aden özür dilerim." Dedi ve kolumu bıraktığı gibi hemen odadan çıktım.
Nehir oturma odasındaydı Roccoyla konuşuyordu.
„ nehir, gidiyoruz eşyalarını toparla."
„ ne? Neden?"
„ yoksa sen burada mı kalmak istiyorsun?"
„ evet."
„ tamam sen kal o zaman ben gidiyorum."
„ neden?"
„ artık burada kalmak istemiyorum çünkü."
Dedim ve geri odama inip eşyalarımı toplamaya başladım.
Nedense ağlamak geliyordu içimden ama kendimi tutuyordum, hem ben neden ağlamak istiyordum ki?
Buradan kurtulduğum için mi, yoksa...yoksa ardımda beni kandıran ama çok sevdiğim adamı bıraktığım için mi?
„ topla kendini Aden kurtuluyorsun işte daha ne istiyorsun?" Dedim kendi kendime ve telefonumu alıp montumu giyinip arkama bakmadan çıktım.
Tam kapıdan çıktım ve gidiyordum ki arkamdan bir ses duydum.
„ Aden!" Dedi Kubilay ve arkamı döndüm o da yanıma geldi, gözleri kızarmıştı o kaba Kubilay'dan eser yoktu artık.
„ ne oldu Kubilay beni bırakmamaya mı karar verdin yetmedi mi yaptıkların?"
„ gitme." Dedi içim o kadar kötü olmuştu ki bir göz yaşım akmıştı ne diyeceğimi bilmiyordum sanki bir daha gitme dese gitmeyecekmişim gibiydi.
„ özür dilerim ama ne olur gitme, ben...ben hayatımda ilk defa birisin gerçekten sevdim ve seni kaybedemem ne olur gitme."
„ başka türlü de olabilirdik, mesela o hastanede başka türlü tanışa bilirdik beni hapis etmene gerek kalmazdı, belki o zaman bende sana aşık olurdum." Dedim sanki ona aşık değilmişim gibi.
„ haklısın." Dedi.
„ şimdik beni bırak ben gidiyorum." Dedim ve arkama dönüp gittim.
Ormanda taksı bulmak imkansız olduğu için şehire inmiştim, yürüdüğümden beri telefonum susmuyordu arayan kişi ise nehirdi.
„ ne var nehir?!"
„ Aden nereye gidiyorsun?"
„ evime gidiyorum nehir."
„ neden? Ne oldu birden bire?"
„ serbest bırakıldım Nehir, hani ben iki aydır ceza evindeyim ya."
„ ne diyorsun Aden ya?"
„ gidiyorum diyorum nedeni yok Nehir neyi anlamıyorsun istemiyorum artık yeter sen bilmiyor musun ben neler yaşadım bu evde?!"
„ biliyorum biliyorum da, patron pek memnuna benzemiyor."
„ neden?"
„ bir değişik, konuşmuyor gözleri de kızarmış mı ne, pek anlamadım."
„ onu memnun etmek için şey yapıyoruz sanki bana ne ondan Nehir ya ben kapatıyorum işim gücüm var."
Dedim ve nehirin cevap vermesini bile beklemeden telefonu yüzüne kapattım.
Nehirden
„ yüzüme kapattı."
„ neden gitmiş?" Diye sordu Rocco.
„ bilmiyorum ki? Bende sordum bağırdı bana nedeni yok dedi ve kapattı, çok sinirliydi ama."
„ sen bir şey biliyor musun Kubilay?" Diye sordu Rocco.
„ bilmiyorum Rocco ben artık hiç bir şey bilmiyorum tamam mı?"
„ aha buna da bir şeyler olmuş." Dedi Rocco fısıltıyla sonra da Kubilay'da gitti.
Adenden
Evime gelmiştim eşyalarımı bırakmıştım, şu an tek istediğim annemi görmekti ve bu yüzdende hemen aşağıya indimin ve yanımızdaki kafeye girdim.
İlk içeride bir kaç müşteri vardı ama annemi görememişti, sonra birazcık daha ilerledim ve arkamdan bir ses duydum.
„ buyurun bir şey mi-...Aden?"
„ anne! Ben geldim!" Diyerek anneme sıkıca bir sarıldım sanki çok uzaklardaymışım da gelmişim gibi hissetmiştim.
„ kızım seni çok özledim." Annemi ilk defa böyle mutlu dik görüyordum.
„ anne görüyorum da tedavin çok iyi geçmiş."
„ evet kızım o çocuk bana çok iyi baktı."
„ h-hangi çocuk?"
„ e hani senin şu patronun var ya? Neydi adi...hah Kubilay! O çocuk bana çok iyi baktı çok iyi bir çocuk."
Kubilay annemi tedavi ettirdiğini söylemişti ama yakından ilgilendiğini söylememişti.
„ kız sen görüyor musun bakayım patronunu?"
„ görüyordum maaş alırken falan."
„ kızım ben öyle mi diyorum?! Neyse sen geç şuraya ben ikimize de kahve yapayım konuşuruz." Dedi annem ve bize kahve yaptı ve bende bulduğum boş bir yere geçip oturdum.
„ ee nerede kalmıştım? Hah maaş alırken değil başka zamanlarda da görüşüyor musunuz?"
„ hayır anne."
„ e görüşün o zaman."
„ ben işten ayrıldım anne, artık buradayım."
„ ne? Neden kızım? Yoksa sana orada da mı kötü davrandılar ha? Söyle kızım anlat bana."
„ yok anne ya iyiydi aslında da ben seni çok özledim senden çok uzaktaydım."
„ oy kızım benim bende seni çok özlüyordum ama biz telefonla hallediyorduk sen niye ayrıldın ki şimdik."
„ olsun anne burada da bulurum bir iş."
„ eh öyle diyorsan o zaman öyle olsun."
Dedi annem ve birazda başka şeylerle ilgili konuşup kahvemizi içtik sonra bende geri eve gidip eşyalarımı odama yerleştirdim.
Kubilay evi satmadığı için annem devam oturmuş burada o nedenle ev çok temizdi.
Bende bu fırsatı değerlendirip bir güzel duş alıp tertemiz oldum, evimi çok özlemiştim, ne zamandır yoktum? Çok zamandır.
Keşke beni kendisine aşık etmeden önce öğrenseydim bunları belki o zaman daha kolay giderdim, şimdik kolay gitmiş gibi oldum ama sanki içimden bir parça kopmuş gibi olmuştu onu öyle ağlarken görünce.
„ kızım ben geldim! Bak ocakta yeni yemek yapmıştım katayım sana da ye, acıkmışsındır."
„ tamam anne bende geliyorum hemen!" Yine ağlayasım gelmişti annemi bayağıdır böyle görmediğim için mi yoksa böyle çağırılmadığım için mi, yoksa Kubilay'ı şimdiden özlediğim için mi? Hemde aramızda hiç bir şey yaşanmamışken, ama benim onu görmem yeterliydi ki zaten.
Yemeğimi yemiştim annemle televizyon bakıyordum annem bana baktığı diziyi anlatıyordu ama benim aklım daha başka yerlerdeydi, acaba şu anda ne yapıyordu?
„ Aden?"
„ efendim anne?"
„ sen beni dinlemiyorsun." Yakalanmıştım kim bilir annem bana neler sormuştu da ben daldığım için cevap verememiştim.
„ dinliyorum anne."
„ o zaman en son ne anlatıyordum?"
„ affedersin anne dalmışım."
„ ne oldu anlat bana?"
„ bir şey olmadı, yoruldum heralde."
„ hayır sen yorgun olunca çok konuşursun kızım ama şu an ağızını bıçak açmıyor."
Annem her zamanki gibi bir şey olduğunu anlamıştı, nasıl anlayabiliyordu bilmiyordum.
Acaba anlatsamıydım ki? Anlatmasam annem beni bırakmazdı hem bende patlardım.
„ anne."
„ efendim kızım."
„ hani benim patronum varya." Diyerek konuya girmeye çalıştım.
„ evet."
„ adı Kubilay, benim asıl işten atılma sebebim oymuş." Diyerek ortadan bir giriş yaptım.
„ ne? Neden? Nasıl? Nasıl o?!" Yine annem soruya soru soruyordu hemde arka arkaya.
„ anne bir sakin ol ya anlatacağım sana şimdik" diyip her şeyi başında sonuna kadar anneme anlattım, annem çok şaşırmıştı kim bilir Kubilay anneme nasıl birisi olarak yardım etmişti.
Bence çok iyi birisi olarak yardım etmişti ki zaten iyi birisiydi o.
„ yani sen bu yüzden mi buraya geldin?"
„ evet anne."
„ geri dön." Dedi bir anda annem.
„ ne?!"
„ geri dön kızım, baksana çocuk seni seviyor neler yapmış sen mutlu ol diye sadece aksilikler hep onu bulmuş."
Anneme felç kaldığımı söylememiştim söylersem kesin annem hastanelik olurdu.
„ anne hayır ben geri dönmem."
„ sen o çocuğu sevmiyor musun?"
„ seviyorum."
„ ee kızım? Seni burada tutan ne?"
„ sensin."
„ kızım ben burada iyiyim baksana kendi kendime yaşayıp gidiyorum."
„ anne adam mafya."
"Olsun"
„ olsun mu?!"
„ valla kızım mafya mıydı neydi o dediğin o benim pekte umrumda değil, adam iyi mi iyi yakışıklı mı yakışıklı genç mi genç seviyor mu seni seviyor sen seviyor musun demin duyduklarıma göre evet seviyorsun, ee problem ney?"
Valla annem felç kaldığımı bilseydi beni asla oraya geri gitmeme ikna etmezdi, ve annem beni bildiğimiz kovuyordu, yani geri iade ediyordu sanki.
„ anne sen benim neden bu kadar gitmemi istiyorsun?"
" kızım sen bu zamana kadar hep çok çalıştın hiç geleceğine odaklanamadın ki, ben istiyorum ki sen biraz da önüne bak Kubilay da çok iyi yapmış baksana o bile mutsuz olduğunu görünce dayanamamış. Ben senin o Sinan hoca mıydı neydi onun ekibinde çalışmaktan mahvolmanı istemiyorum."
Aslında annem doğru söylüyordu ben resmen Sinan hocanın ekibinde kalacağım diye afedersiniz götümü yırtıyordum ve çok stresli bir ekipteydim.
" yani şimdik bana geri git mi diyorsun?"
" evet öyle diyorum, zaten beni görebileceksin yine ben bir yere gitmiyorum."
" tamam ben bugün burada kalayım bir düşüneyim yarın bakarız."
" tamam kızım."
Yemeğimi yedikten sonra eski odama girdim çok özlemiştim odamı, benim odam küçüktü tam bana göreydi dolabım yatağım ve çalışma masam vardı yanında da küçük bir cam.
Çalışma masamın duvarlarında çizimlerim vardı böyle beyin gibi veya kalp çizimleri değişik organlar falan, oradan da mesleğimi ne kadar sevdiğimi anlayabilirsiniz taki soğutmaya gelenlere kadar işte.
Çizimlerimin yanında da nehirle fotoğraflarımız vardı, her ne zaman bir yere gitsek ve eylensek orada fotoğraf çekilirdik hatıra kalsın diye.
Sahi o şimdik ne yapıyordur? Resmen en yakın arkadaşını daha dün tanıdığı bir adam için beni yalnız bıraktı resmen benimle gelmedi.
Ona çok kırgındım aslında oradan en çok nefret eden kendisiydi şimdik ise oradan dönmek istemiyordu.
Etrafımı incelemeyi bıraktıktan sonra yatağıma geçip yattım bir kaç dakika sonra da uyumuşum.
Bölüm etkileşimi
