26.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Mey .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 26.Bölüm

Demirhan’ın ekranımda beliren son mesajı, odadaki buz gibi havayı daha da dondurmuştu.
“Onun amacı intikam.”
Telefonu hırsla yatağın üzerine fırlattım. Kalbim sanki bir çekiç gibi göğüs kafesimi dövüyordu. Uyuyan güzel... Bana söylenmiş en aşağılık hakaretti bu. Demirhan’ın ne kadar tehlikeli bir yılan olduğunu çok iyi biliyordum; amacı araya nifak sokmak, zihnimdeki şüphe ateşine benzin dökmekti. Ama acı olan şuydu ki; zihnimdeki o ateş zaten Ediz’in bizzat kendi elleriyle, o otel odasında tutuşturduğu bir yangındı.
Gece boyunca gözüme tek bir damla uyku girmedi. Eski odamın tavanına bakıp durdum. Ediz ile sahil kenarında yağmurun altında çekildiğimiz o fotoğrafı düşündüm. Kahkahalarını, saçlarıma kondurduğu o öpücüğü, sonra da torpido gözüne düşen o meşum mesajı... Hangisi gerçek Ediz’di? Beni korumaya çalışan kalkan mı, yoksa Karahanlar’ı kendi kazdığı kuyuya düşürmek isteyen hırslı bir düşman mı?
Sabahın ilk ışıklarıyla avluya indiğimde, konağın ağır ahşap kokusu ve demlenen çayın buharı karşıladı beni. Kuzey abim avludaki taş masada oturmuş, önündeki belgelere bakarak kahvesini yudumluyordu. Beni görünce hemen toparlandı, yüzündeki o sert ifade yerini şefkatli bir gülümsemeye bıraktı.
"Günaydın prenses," dedi, sandalyesini geriye çekerek bana yer açtı. "Nasıl uyudun? Odanı özlemiş misin?"
"Günaydın abi," dedim, zoraki bir tebessümle yanına otururken. "Özlemişim tabii. Konağın sessizliği iyi geldi."
Kuzey abim gözlerimi inceledi. Bir Karahan erkeğinden hiçbir şey kaçmazdı, hele ki konu ben olunca. "Gözlerinin altı morarmış Doğa. Hiç uyumamışsın. Bize anlatmadığın bir şey var, değil mi? Ediz o otelde sana bir şey mi yaptı? Doğruyu söyle, Baran’ı üzerine salmamak için kendimi zor tutuyorum."
"Hayır abi, vallahi bir şey yapmadı," dedim hemen atılarak. "Sadece... Aşiret meseleleri, düğün stresi, bir de aramızdaki bu alışma süreci. Biraz üst üste geldi. Kafam çok karışık."
Abim derin bir nefes aldı, fincanını masaya bıraktı. "O adam senin kocan oldu Doğa. Aşiretlerin önünde imzalar atıldı ama bu konak senin arkanda. Eğer sana yalan söylediğini, seni kullandığını ya da canını sıktığını hissedersem, o nikah kağıdını Ediz’in yüzüne çarparım. Bunu sakın unutma."
"Biliyorum abi," dedim. Ama içimden başka bir ses bağırıyordu: Abime Ediz’i soramam, Demirhan’ı soramam. Gerçeği öğrenmek istiyorsam, Karahanlar’ın o kilitli geçmiş defterlerini kendim açmalıyım.
Kahvaltıdan sonra konaktan "biraz hava alacağım" diyerek çıktım. Yanıma abimlerin taktığı korumalardan birini almamak için binbir dereden su getirmem gerekmişti ama sonunda yalnız kalmayı başardım.
İstikametim, Mardin’in en eski sahaflarından ve konakların tüm kirli çamaşırlarını, eski kan davalarını en iyi bilen Hafız Amca’nın dükkanıydı. Hafız Amca, dedemin zamanında Karahanlar’ın kahyalığını yapmış, sonra inzivaya çekilmiş ihtiyar bir adamdı. Karahanlar ile diğer aileler arasındaki o kapatılmış dosyaları ondan başkası bilemezdi.
Dar, taş sokaklardan geçip sahafın ahşap kapısını ittim. İçerideki eski kağıt ve toz kokusu genzimi yaktı.
"Hafız Amca?" diye seslendim loş dükkana doğru.
Tezgahın arkasından gözlüklerinin üstünden bana bakan ihtiyar adam, beni tanıyınca yüzündeki kırışıklıklar derinleşti. "Doğa kızım? Karahanlar’ın küçük gülü... Senin ne işin var bu tozlu rafların arasında? Yeni evlisin sen, kocanın yanında olman gerekmez mi?"
"Sana bir şey sormam lazım Hafız Amca," dedim direct konuya girerek. Yanına yaklaştım, sesimi kısarak konuştum. "Geçmişle ilgili. Karahanlar’ın eski hesaplarıyla ilgili."
Hafız Amca’nın gözlerindeki ışık bir an için söner gibi oldu. "Geçmişi kurcalamak iyi değildir kızım. Eski defterler açılırsa, altından çok kan akar."
"Ediz Karahan," dedim, gözlerinin içine bakarak. "Ediz’in Karahanlar ile bağlantısı ne Hafız Amca? Babamların, abilerimin kapattığını sandığı ama kapanmayan o eski hesap ne? Gerçekten sadece töre ve aşiret barışı için mi evlendik biz?"
İhtiyar adam derin bir iç çekti. Ellerini titreyerek masanın üzerine koydu. "Ediz... Karahan soyadını taşıyor ama o soyadı ona bir ödül olarak verilmedi kızım. Bundan yirmi yıl önce, baban ve amcanların Karahan konağında aldığı bir karar yüzünden bir aile silindi gitti bu topraklardan. Babanlar o ailenin bittiğini sandı. Ama bir çocuk... O yangından sağ çıktı."
Tüylerim diken diken oldu. "Ediz mi?"
"Ediz’in babası, Karahanlar’ın en büyük ortaklarındandı. Aralarında bir ihanet davası koptu. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu kimse bilemedi ama Karahanlar o zaman çok sertti. Ediz’in ailesi her şeyini kaybetti, Mardin’den sürüldü. Ediz yıllar sonra 'başarılı bir iş adamı' olarak geri döndü. Ama bu topraklarda kimse unuttuğu için geri dönmez kızım. Hesap kesmek için döner."
Zihnimdeki parçalar tek tek birleşmeye başladı. O mesaj... Demirhan’ın dedikleri... Ediz’in "Seni korumak için buradayım" derken gözlerinde beliren o karanlık ifade...
"Peki Demirhan?" diye sordum, sesim titreyerek. "Demirhan bu işin neresinde?"
"Demirhan, Ediz’in intikamını bildiği için onu köşeye sıkıştırmaya çalışan adam. Karahanlar’ın düşmanı çoktur Doğa. Ama en tehlikelisi, koynunda beslediğin ya da koynuna girmeye çalıştığın düşmandır."
Dükkandan çıktığımda başım dönüyordu. Güneş Mardin’in taş sokaklarına vuruyordu ama ben buz kesmiştim. Ediz beni sevdiği için, ya da aşiret barışı için evlenmemişti. Ediz, Karahanlar’ın en kıymetli hazinesini—yani beni—yanına alarak abilerimden ve ailemden en büyük intikamı alıyordu!
Konağa dönmek için adımlarımı hızlandırdığımda, sokağın başındaki siyah bir arazi aracı önümde aniden fren yaptı. Kapı hışımla açıldı.
İçinden çıkan kişi Ediz’di.
Üzerinde siyah bir gömlek, gözlerinde ise o otel odasından beri görmediğim kadar derin bir öfke vardı. Hızlı adımlarla yanıma geldi, bileğimi canımı yakmayacak ama kaçmamı da engelleyecek bir sıkılıkta kavradı.
"Ne işin var senin burada yalnız başına?!" diye gürledi. "Sana konağın dışına tek başına çıkmayacaksın demedim mi ben Doğa?!"
Bileğimi hırsla elinden kurtarmaya çalıştım. "Sana ne?! Sen benim neyimsin ki bana emir veriyorsun?! Bırak beni Ediz!"
"Kocanım senin!" dedi, sesindeki desibel sokakta yankılandı. "Kâğıt üstünde ya da değil, şu an Karahanlar’ın hedefindesin ve dışarıda tek başına geziniyorsun!"
"Bana bak Ediz Karahan!" dedim, göğsüne parmağımı sertçe vurarak. "Bana o 'korumacı koca' rollerini kesme artık! Yalanların bitti! Hafız Amca’dan geliyorum. Her şeyi öğrendim!"
Ediz bir an için donakaldı. Yüzündeki o öfkeli ifade, yerini yavaşça sarsıcı bir sessizliğe bıraktı. Bakışları derinleşti, çenesi kasıldı.
"Ne öğrendin?" dedi, sesi buz gibi bir fısıltıya dönüştü.
"Aileni... Yirmi yıl önceki o hesabı... Benden ve ailemden neyin intikamını almak istediğini öğrendim!" diye bağırdım, gözlerimden bir damla yaş süzüldü ama hemen sildim. "Ben senin intikam kalkanınım değil mi? Karahanlar’ın canını yakmak için onların kızını aldın! Demirhan haklıymış! Sen tam bir yalancısın!"
Ediz’in gözlerinde çakan o şimşeği gördüm. Demirhan’ın adını duyduğu an gözü tamamen karardı. Beni kolumdan tuttuğu gibi arabanın yolcu koltuğuna doğru itti.
"Bin arabaya," dedi, sesi o kadar tehlikeli çıkmıştı ki bir an irkildim.
"Binmiyorum!"
"Doğa, yemin ederim seni burada kucağıma alır bindiririm, bin şu arabaya!"
Hırsla arabaya bindim ve kapıyı çarptım. Ediz sürücü koltuğuna geçip gaza kökledi. Araba Mardin’in virajlı yollarında adeta uçuyordu. İkimiz de konuşmuyorduk ama arabadaki gerilim patlamaya hazır bir bomba gibiydi.
Sonunda arabayı uçurumun kenarındaki, tüm Mardin’i ayaklar altına alan o sessiz tepede durdurdu. Arabadan inip kapımı açtı.
"İn," dedi.
Arabadan indim. Rüzgar saçlarımı savuruyordu. Ediz tam karşıma geçti, aramızda sadece birkaç santim vardı.
"Demirhan ile mi konuştun sen?" diye sordu, sesi kısıktı ama öfkesi yakıcıydı.
"Konuştum ya da konuşmadım, ne fark eder?!" diye haykırdım rüzgara karşı. "Gerçekleri duymak canını mı sıktı Ediz? Beni kandırdın! O otelde bana attığın o kahkahalar, saçımı öpüşün, 'iyi ki geldik' demelerin... Hepsini beni uyutmak için yaptın! Ben sana güvendim ya! Bir an için... Bir an için gerçekten beni korumak istediğine inandım!"
Ediz bir adım daha attı. Yüzü yüzüme o kadar yakındı ki nefesini hissedebiliyordum. Gözlerinde ilk kez bu kadar net bir çaresizlik ve öfke karışımı gördüm.
"İntikam doğru," dedi Ediz, kelimeleri tane tane söyleyerek. "Yirmi yıl önce babanın ve amcalarının benim aileme yaptığı şey doğru! Her şeyimi kaybettim ben Doğa. Yıllarca bu anı bekledim. Karahanlar’ın karşısına çıkıp onları mahvetmeyi planladım."
"Bak! Kendi ağzınla söylüyorsun!" dedi acıyla gülerek. "Ben sadece bir piyonum senin gözünde!"
"Sözümü bitirmedim!" diye bağırdı Ediz. İlk kez bana karşı sesini bu kadar yükseltmişti. Ellerini omuzlarıma koydu, beni sarsarak gözlerimin içine baktı. "Evet, bu nikah masasına otururken amacım Karahanlar’ı en zayıf yerinden vurmaktı! Ama hesaba katmadığım bir şey oldu Şakayık!"
"Ne oldu?!" dedim gözyaşlarımın arasından.
"Sen oldun!" dedi Ediz, sesi titreyerek. "O masaya oturduğum an karşıma o dik başlı, korkusuz, zıplayan, benimle kavga eden kızı koydun! Seni tanıdıkça, o lanet intikam planının içine sıçayım dedim kendi kendime! Ben seni o otelde uyuşturmak için güldürmedim Doğa... Ben ömrümde ilk defa o otel odasında intikamı unuttum! Ben ilk defa o otel odasında nefes aldım!"
Donakaldım. Rüzgarın sesi bile kesilmiş gibiydi.
Ediz ellerini omuzlarımdan yanaklarıma kaydırdı. Başparmağıyla gözyaşımı sildi. Bakışlarındaki o karanlık perde tamamen kalkmış, geriye sadece saf bir yangın kalmıştı.
"O mesaj Demirhan’dandı," dedi Ediz fısıltıyla. "Demirhan benim geçmişimi biliyor. Seninle evlenip intikam almamı bekliyordu ki Karahanlar ile birbirimizi yiyelim, o da aradan sıyrılsın. Ama ben senin kılına zarar gelmesine izin vermeyince, seni hedef aldı. O oteldeki adamlar, o tehditler... Hepsi Demirhan’ın oyunu! Seni korumaya çalışıyorum Doğa! Karahanlar’dan değil, kendi geçmişimden ve Demirhan’dan korumaya çalışıyorum!"
Gözlerinin içine baktım. Kalbim duracak gibiydi. Sözleri zihnimi darmadağın etmişti.
"Sana nasıl inanayım Ediz?" dedim, sesim pürüzlüydü. "Her şey bir yalanın üstüne kuruluyken, sana nasıl güveneyim?"
Ediz elimi tuttu ve doğrudan kendi sol göğsünün üzerine, kalbinin tam üstüne koydu. Kalbi sanki kaburgalarını kıracakmış gibi delice atıyordu.
"Buna inan," dedi Ediz, gözlerini gözlerimden bir saniye bile ayırmadan. "Bu kalp yirmi yıldır sadece nefretle atıyordu Doğa. Ama şimdi... Şimdi senin için atıyor. İster inan, ister beni bu uçurumdan aşağı at. Ama sakın Demirhan’a inanıp benden uzaklaşma."
Elim onun göğsünde, rüzgarın ortasında öylece kaldık. Aramızdaki intikam savaşı bitmemişti; aksine, Demirhan’ın da dahil olmasıyla çok daha kanlı bir hal almıştı. Ama ilk defa Ediz Karahan’ın maskesiz, tamamen çıplak ve gerçek halini görüyordum.
Tam bir şey söyleyecekken, Ediz’in cebindeki telefon acı acı çalmaya başladı.
Ediz ekrana baktı. Yüzü aniden kireç gibi bembeyaz oldu.
"Ne oldu?" diye sordum panikle.
Ediz telefonu açıp kulağına götürdü. Karşı tarafı dinlerken çenesi kasıldı, gözleri büyüdü. Telefonu kapatıp bana döndüğünde, sesindeki o biraz önceki duygu selinden eser kalmamıştı. Sadece katı bir dehşet vardı.
"Demirhan..." dedi Ediz.
"Ne yapmış Demirhan?!"
"Abin Baran’ı..." Ediz yutkundu. "...Baran abini vurmuşlar Doğa. Konak karıştı."
Dünya ayağımın altından kaydı. Mardin’in o ağır fırtınası, bu kez tam kalbimizin ortasında kopmuştu.

Merhaba bayadır bölüm atmadım biliyorum bu bir kaç bölümden sonra zaman atlaması olacak bilginiz olsun kitabın finali hazır değil daha ama umarım beğenirsiniz 🌸

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18