35. bölüm / 48
İmkansızdık Teoden33. BÖLÜM: "KANLI HARİTANIN İZİNDE, SÜLEYMANİYE MAHZENLERİ VE BÜYÜK İTİRAF"
Bölümler 48Şu an: 33. BÖLÜM: "KANLI HARİTANIN İZİNDE, SÜLEYMANİYE MAHZENLERİ VE BÜYÜK İTİRAF"
- 1 TANITIM ✍️🩷💥123 kelime
- 2 1. BÖLÜM: "GİRİŞ YASAĞI"901 kelime
- 3 2. BÖLÜM: "YAN SIRA BELASI"637 kelime
- 4 3. BÖLÜM: "SATIR ARALARI VE KANTİN SAVAŞLARI"619 kelime
- 5 4. BÖLÜM: "ZORUNLU MÜTTEFİKLER VE KAFE SAVAŞLARI"1.105 kelime
- 6 5. BÖLÜM: "GİZLİ PLANLAR VE GECE YARISI PATLAMASI"1.369 kelime
- 7 6. BÖLÜM: "GECEDEN SABAHA, SALONDAN ORMANA"1.326 kelime
- 8 7. BÖLÜM: "SİSLİ PATİKA VE KAYBOLAN İZLER"1.942 kelime
- 9 8. BÖLÜM: "DOLUNAY, DALGALAR VE MAVİ SAVAŞLAR"1.968 kelime
- 10 9. BÖLÜM: "GÖLGELER VE SESSİZ ANLAŞMA"1.324 kelime
- 11 10. BÖLÜM: "İDDİANIN BEDELİ VE ALEV ALAN DUVARLAR"1.257 kelime
- 12 11. BÖLÜM: "DEĞİŞEN DENGELER VE İNCE ÇİZGİ"463 kelime
- 13 12. BÖLÜM: "GECE, KISKANÇLIK VE DUVARA SIKIŞAN AŞK"903 kelime
- 14 13. BÖLÜM: "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK VE TEHLİKELİ ORTAKLIK"886 kelime
- 15 14. BÖLÜM: "TUZAK, AĞIR KIRGINLIK VE KOPAN FIRTINA"531 kelime
- 16 15. BÖLÜM: "GECE, SIZINTI VE MASKELERİN DÜŞÜŞÜ"1.092 kelime
- 17 16. BÖLÜM: "GÜNEŞLİ BODRUM, BİZİM SÖZLERİMİZ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ"561 kelime
- 18 17. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARI, TAYFANIN TELAŞI VE İLK TURNUVA HEYECANI"877 kelime
- 19 18. BÖLÜM: "BODRUM SAHİLİNDE TAM KADRO, PASLAR VE BÜYÜK MAÇ ATEŞİ"725 kelime
- 20 19. BÖLÜM: "BODRUM’DA ŞAMPİYONLUK ATEŞİ, SAHADA TER VE TUTKULU TEZAHÜRATLAR"1.139 kelime
- 21 20. BÖLÜM: "ZAFERİN ARDINDAN BODRUM GECELERİ, AŞK VE GELECEK YEMİNLERİ"791 kelime
- 22 21. BÖLÜM: "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK, YKS MARATONU VE YAKLAŞAN GÖLGELER"1.516 kelime
- 23 22. BÖLÜM: "BUZ KESEN KORİDORLAR, SAHTE MELEKLER VE SÖNMEYEN AŞK ATEŞİ"1.372 kelime
- 24 Duyuru!!!19 kelime
- 25 23. BÖLÜM: "ZEHİRLİ PLAN, ÇALINAN EMEKLER VE KOPAN DEVASA FIRTINA"1.553 kelime
- 26 24. BÖLÜM: "İSTANBUL RÜZGARI, YKS KAMP BOMBASI VE SÖNMEYEN AŞK ATEŞİ"1.498 kelime
- 27 25. BÖLÜM: "DEV SİMÜLASYON, KALP ÇARPINTILARI VE İSTANBUL'A İLK ADIM"1.454 kelime
- 28 26. BÖLÜM: "İSTANBUL SOKAKLARI, KARAKÖY TUZAĞI VE İLK KIVILCIM"1.447 kelime
- 29 27. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA AŞK İLANI, MİMAR SİNAN HEYECANI VE UNUTULMAZ SÖZLER"1.434 kelime
- 30 28. BÖLÜM: "BODRUM'A DÖNÜŞ, PATLAMAYA HAZIR DİNAMİTLER VE BEKLENMEYEN GECE"1.024 kelime
- 31 29. BÖLÜM: "ALEVLERİN İÇİNDEKİ SIR, KARAKÖY HESAPLAŞMASI VE SÖZLERİN EN GÜZELİ"1.086 kelime
- 32 30. BÖLÜM: "İSTANBUL’A İLK ADIM, FINDIKLI’DAKİ GİZEM VE ZERECEN SÖZLER"859 kelime
- 33 31. BÖLÜM: "KAYIP TABLONUN BİTEZ KEHANETİ VE FINDIKLI’DA PATLAYAN SAVAŞ"1.508 kelime
- 34 32. BÖLÜM: "FINDIKLI’DA SOKAK DÖVÜŞÜ, MİMAR SİNAN BASKINI VE AKKAYA MÜHRÜ"1.295 kelime
- 35 33. BÖLÜM: "KANLI HARİTANIN İZİNDE, SÜLEYMANİYE MAHZENLERİ VE BÜYÜK İTİRAF"920 kelime · Okuduğun bölüm
- 36 34. BÖLÜM: "MİMAR SİNAN’DA TAHİRİ TEPKİ, KASETİN AÇIKLANMASI VE AKKAYA HOLDİNG’İN ÇÖKÜŞÜ"534 kelime
- 37 35. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA BİR KADER YEMİNİ VE DEVASA BİR DÜĞÜN"843 kelime
- 38 36. BÖLÜM: "BİTEZ’DE MAVİ BALAYI VE BÖĞÜRTLEN KOKULU AKŞAMLAR"794 kelime
- 39 Duyuru!47 kelime
- 40 37. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARINDA BALAYI SÜRPRİZİ VE BİTEZ DAĞLARINDAKİ NİŞAN"923 kelime
- 41 38. BÖLÜM: "İSTANBUL’A DÖNÜŞ, CİHANGİR’DE YENİ HAYAT VE MİMAR SİNAN HEYECANI"633 kelime
- 42 39. BÖLÜM: "CİHANGİR’DE TEKNE DÜĞÜNÜ VE ÇİFTE NİŞAN HEYECANI"541 kelime
- 43 40. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA GECE, TEKNE DÜĞÜNÜ VE TEHLİKELİ GÖLGELER"861 kelime
- 44 41. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA ÇİFTE DÜĞÜN, KUTAY’IN ŞOVU VE YENİ TEHLİKE"1.000 kelime
- 45 42.BÖLÜM969 kelime
- 46 43. BÖLÜM: "BİTEZ’E DÖNÜŞ VE KIZIL GÜN BATIMINDAKİ KUTLAMA"492 kelime
- 47 44.BÖLÜM618 kelime
- 48 45. BÖLÜM (DEV FİNAL) - "BİTEZ’E DÖNÜŞ VE KADERİN TEKNE İSKELESİ"1.660 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
33. BÖLÜM: "KANLI HARİTANIN İZİNDE, SÜLEYMANİYE MAHZENLERİ VE BÜYÜK İTİRAF"
Cihangir’deki ahşap dairenin salonunu kaplayan yoğun gaz dumanı yavaş yavaş dağılırken, kırılan Boğaz manzarasından giren serin gece rüzgarı yerdeki cam kırıklarını savuruyordu.
Tayfa öksürük krizleri içinde dumanın arasından doğrulmaya çalışıyordu.
Kutay bir elinde fener, diğer elinde mutfaktan kapıp geldiği merdaneyle salona daldı.
"Kaptan! Kimdi onlar lan?! Kızlar iyi mi?!" diye bağırdı Kutay, gözlerini ovuşturarak.
Sıla ve Ezgi öksürerek koltuklara tutundular.
Barış hızla camın kenarına gidip aşağıya baktı, Cihangir’in dar sokaklarında izini kaybettiren siyah bir van aracının motor sesini duydu.
"Gittiler..." dedi Barış, nefes nefese. "Çok profesyonellerdi. Hedefleri elektrikleri kesip kargaşa yaratmak ve doğrudan tabloya ulaşmaktı."
Ancak salondaki hiç kimse duvardaki parçalanmış tuvale bakan Teoman ve Deniz kadar dehşete düşmemişti.
Deniz elindeki küçük cep fenerinin ışığını, 1976 tarihli o devasa karakalem çalışmasının ahşap kasasına tutuyordu.
Tablonun tuvali tam ortasından yırtılmış, içindeki boşluktan çıkarılan o kanlı harita ve gümüş anahtar çalınmıştı.
Fakat hırsızların aceleyle kaçarken fark etmediği bir detay vardı... Tuvalin iç kısmındaki ahşap çerçeveye, 1976 yılında kurutulmuş koyu kırmızı bir kanla kazınmış bir koordinat ve kısa bir not kalmıştı.
Deniz titreyen parmaklarıyla feneri tahtadaki yazılara yaklaştırdı. "Teoman... Şuraya bak!"
Teoman gözlerini karartarak tahtaya yaklaştı. Siyah deri ceketinin yakasını düzeltip fenerin ışığında o tarihi yazıyı okudu:
"Akkaya Holding’in temeli, 1976 gecesi Süleymaniye mahzenlerinde işlenen o büyük cinayetle atıldı. Mühürlü kasa, tarihi su sarnıcının altındadır. Sırrı çözen, Akkaya ailesini devirir."
Sallantılı fener ışığında okunan bu cümle salonda buz gibi bir rüzgar estirdi.
Aras ve Leyla birbirlerine sokulurken, Kutay’ın elindeki merdane yere düştü.
"Cinayet mi?..." dedi Deniz, sesi kısılarak. Başını kaldırıp Teoman’ın keskin profiline baktı. "Teoman... Deden sadece bir ressam değilmiş. Deden, Akkaya ailesinin geçmişte işlediği o devasa suçu öğrendiği için bu şehirden sürülmüş!"
Teoman’ın çenesi kenetlendi. Yumruklarını sıktığında parmak boğumlarındaki sıyrıklar sızladı ama yüzünde en ufak bir acı belirtisi yoktu.
Bakışlarında Bitez’deki fırtınalardan daha tehlikeli, simsiyah bir intikam ateşi belirdi.
"Hulusi Akkaya..." dedi Teoman, sesi boğazından gelen boğuk ve ölümcül bir hırıltıyla.
"Tabloyu bu yüzden yok etmek istiyordu. Dedenin aşkı olan resim, aslında bu ailenin en karanlık cinayet belgesini saklayan bir kalkanmış. Ve o şerefsizler bu gece o haritayı çaldıklarını sanıyorlar..."
"Ama o kasanın yerini tahtaya yazmış!" dedi Barış öne atılarak. "Süleymaniye mahzenleri! Tarihi su sarnıcı!"
Teoman cebinden pirinç kaplama pusulayı çıkardı.
Kapağını açıp iğnenin tam olarak Kuzey’i göstermesini izledi. Bakışlarını tek tek tayfanın üzerinde gezdirdi.
"Barış, Aras! Kızları ve evi güvenli bir yere alıyoruz. Kutay, benimle geliyorsun," dedi Teoman.
Sıla anında öne atıldı, ellerini beline koydu: "Hoppala! Nereye yalnız gidiyorsunuz pardon?! Bodrum tayfası ayrılmaz dedik! Süleymaniye’ye biz de geliyoruz!"
"Sıla doğru söylüyor Teoman," dedi Deniz, Teoman’ın elini sımsıkı tutarak. "Bu sır benim büyük anneannemin de kaderi. O mahzene birlikte ineceğiz."
Teoman Deniz’in gözlerindeki o sarsılmaz kararlılığı görünce duraksadı. Eğilip Deniz’in alnına derin bir öpücük kondurdu. "Peki kraliçem... Birlikte bitireceğiz."
Gece saat 03:00. Süleymaniye’nin tarihi, dar ve karanlık sokaklarında sis tabakası yükseliyordu.
Osmanlı döneminden kalma ahşap binaların arasından süzülen tayfa, yıkık dökük bir tarihi su sarnıcının demir kapısının önünde durdu.
Kutay cebinden çıkardığı tel parçasıyla kilitli kapıyı kurcalarken zifiri karanlıkta fısıldadı: "Kaptan, fen lisesinde kilit açma kulübü kursaydık valla derece yapardık. Bak, şık diye açıldı!"
Demir kapı gıcırtıyla açıldığında, aşağıya doğru inen ve rutubet kokan taş merdivenler belirdi.
Teoman elindeki güçlü projektör fenerini yakıp önden ilerledi.
Taş merdivenlerden aşağıya indikçe, İstanbul’un altındaki devasa tarihi sarnıcın sütunları ve su sesleri yankılanmaya başladı.
Sarnıcın en derin noktasına geldiklerinde, tarihi bir duvarın önünde taze kazılmış toprak ve kırılmış bir kilit fark ettiler!
"Hırsızlar bizden önce gelmiş!" dedi Aras, feneri yerdeki izlere tutarak.
Ancak sarnıcın derinliklerinden gelen baston sesleri ve meşale ışığıyla birlikte arkalarından soğuk bir ses yankılandı:
"Çok geç kaldınız çocuklar..."
Tarihi sütunların arkasından Hulusi Akkaya ve elindeki kanlı haritayı tutan korumaları çıktı! Yaşlı adam gümüş başlıklı bastonuna dayanmış, sarnıcın ortasındaki devasa çelik kasanın önünde duruyordu.
Hulusi Akkaya kibirli bir gülüşle Teoman’a baktı.
"Dedeni 50 yıl önce bu sarnıçta durdurmuştum Teoman. O tabloya sakladığı bu haritayı ve gümüş anahtarı bu gece adamlarım Cihangir’den getirdi. Akkaya Holding’in geçmişindeki o 'karanlık olayı' bu gece bu kasayla birlikte patlatıp yok edeceğim!"
Hulusi Bey gümüş anahtarı dev çelik kasanın deliğine sokup çevirdi! Kasanın ağır kapağı gıcırtıyla açıldığında, içinden 1976 yılına ait yıpranmış belgeler ve gizli ses kasetleri döküldü.
Hulusi Bey kasetlerden birini eline alıp havaya kaldırdı. "İşte bu kaset, dedenin bu aileye ihanet ettiğinin kanıtı! Buradan hiçbiriniz sağ çıkamayacaksınız!"
Teoman’ın gözleri bir anda simsiyah bir öfkeyle doldu. Hiçbir korumanın beklemediği bir süratle öne fırladı!
"O kaseti yere bırak ihtiyar!" diye gürledi Teoman. Sesi sarnıcın devasa sütunlarında patlama gibi yankılandı.
Teoman üzerlerine gelen ilk iki korumayı tek bir savurmayla yere sererken, Kutay ve Barış da diğer korumaların üzerine atıldı! Süleymaniye sarnıcının buz gibi sularının içinde devasa bir sokak dövüşü patlak verdi!
Kutay korumayı suya bastırırken bağırıyordu: "Ulan 50 yıllık kaset için uykumuzdan olduk! Ver ulan o kaseti!"
Teoman, Hulusi Akkaya’nın elindeki kasedi tek bir hamlede söküp aldı! Yaşlı adam dengesini kaybedip geriye doğru sendeledi. Korumalar polisin ve güvenliklerin sarnıca yaklaştığını duyunca Hulusi Bey’i kolundan tutup gizli tünelden kaçırmaya çalıştılar.
Hulusi Akkaya kaçarken Teoman’a nefretle bağırdı: "O kaseti dinlersen ailemiz yok olur Teoman! Bunu yapamazsın!"
Sarnıçta rüzgar gibi bir sessizlik kaldığında, Teoman elindeki 1976 tarihli o siyah kasede ve yerdeki kanlı haritaya baktı. Deniz koşarak Teoman’ın yanına geldi, elini Teoman’ın ıslanmış ceketine koydu.
"Teoman... Başardık," dedi Deniz, gözyaşları içinde. "Gerçekler elimizde."
Teoman kasedi cebine koyup Deniz’i belinden tutarak kendine çekti. Sarnıcın loş ışığında Deniz’in yüzüne baktı.
"Bu kaset yarın sabah Mimar Sinan’ın ortasında, tüm basının önünde çalınacak güzelim," dedi Teoman. "Akkaya ailesinin 50 yıllık yalanı bitecek, senin ve benim dedemin ismi temizlenecek."
İyi akşamlarrrr
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınnn seviliyorsunuzzzz 🎀 🤍
