31. bölüm / 48
İmkansızdık Teoden29. BÖLÜM: "ALEVLERİN İÇİNDEKİ SIR, KARAKÖY HESAPLAŞMASI VE SÖZLERİN EN GÜZELİ"
Bölümler 48Şu an: 29. BÖLÜM: "ALEVLERİN İÇİNDEKİ SIR, KARAKÖY HESAPLAŞMASI VE SÖZLERİN EN GÜZELİ"
- 1 TANITIM ✍️🩷💥123 kelime
- 2 1. BÖLÜM: "GİRİŞ YASAĞI"901 kelime
- 3 2. BÖLÜM: "YAN SIRA BELASI"637 kelime
- 4 3. BÖLÜM: "SATIR ARALARI VE KANTİN SAVAŞLARI"619 kelime
- 5 4. BÖLÜM: "ZORUNLU MÜTTEFİKLER VE KAFE SAVAŞLARI"1.105 kelime
- 6 5. BÖLÜM: "GİZLİ PLANLAR VE GECE YARISI PATLAMASI"1.369 kelime
- 7 6. BÖLÜM: "GECEDEN SABAHA, SALONDAN ORMANA"1.326 kelime
- 8 7. BÖLÜM: "SİSLİ PATİKA VE KAYBOLAN İZLER"1.942 kelime
- 9 8. BÖLÜM: "DOLUNAY, DALGALAR VE MAVİ SAVAŞLAR"1.968 kelime
- 10 9. BÖLÜM: "GÖLGELER VE SESSİZ ANLAŞMA"1.324 kelime
- 11 10. BÖLÜM: "İDDİANIN BEDELİ VE ALEV ALAN DUVARLAR"1.257 kelime
- 12 11. BÖLÜM: "DEĞİŞEN DENGELER VE İNCE ÇİZGİ"463 kelime
- 13 12. BÖLÜM: "GECE, KISKANÇLIK VE DUVARA SIKIŞAN AŞK"903 kelime
- 14 13. BÖLÜM: "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK VE TEHLİKELİ ORTAKLIK"886 kelime
- 15 14. BÖLÜM: "TUZAK, AĞIR KIRGINLIK VE KOPAN FIRTINA"531 kelime
- 16 15. BÖLÜM: "GECE, SIZINTI VE MASKELERİN DÜŞÜŞÜ"1.092 kelime
- 17 16. BÖLÜM: "GÜNEŞLİ BODRUM, BİZİM SÖZLERİMİZ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ"561 kelime
- 18 17. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARI, TAYFANIN TELAŞI VE İLK TURNUVA HEYECANI"877 kelime
- 19 18. BÖLÜM: "BODRUM SAHİLİNDE TAM KADRO, PASLAR VE BÜYÜK MAÇ ATEŞİ"725 kelime
- 20 19. BÖLÜM: "BODRUM’DA ŞAMPİYONLUK ATEŞİ, SAHADA TER VE TUTKULU TEZAHÜRATLAR"1.139 kelime
- 21 20. BÖLÜM: "ZAFERİN ARDINDAN BODRUM GECELERİ, AŞK VE GELECEK YEMİNLERİ"791 kelime
- 22 21. BÖLÜM: "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK, YKS MARATONU VE YAKLAŞAN GÖLGELER"1.516 kelime
- 23 22. BÖLÜM: "BUZ KESEN KORİDORLAR, SAHTE MELEKLER VE SÖNMEYEN AŞK ATEŞİ"1.372 kelime
- 24 Duyuru!!!19 kelime
- 25 23. BÖLÜM: "ZEHİRLİ PLAN, ÇALINAN EMEKLER VE KOPAN DEVASA FIRTINA"1.553 kelime
- 26 24. BÖLÜM: "İSTANBUL RÜZGARI, YKS KAMP BOMBASI VE SÖNMEYEN AŞK ATEŞİ"1.498 kelime
- 27 25. BÖLÜM: "DEV SİMÜLASYON, KALP ÇARPINTILARI VE İSTANBUL'A İLK ADIM"1.454 kelime
- 28 26. BÖLÜM: "İSTANBUL SOKAKLARI, KARAKÖY TUZAĞI VE İLK KIVILCIM"1.447 kelime
- 29 27. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA AŞK İLANI, MİMAR SİNAN HEYECANI VE UNUTULMAZ SÖZLER"1.434 kelime
- 30 28. BÖLÜM: "BODRUM'A DÖNÜŞ, PATLAMAYA HAZIR DİNAMİTLER VE BEKLENMEYEN GECE"1.024 kelime
- 31 29. BÖLÜM: "ALEVLERİN İÇİNDEKİ SIR, KARAKÖY HESAPLAŞMASI VE SÖZLERİN EN GÜZELİ"1.086 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 30. BÖLÜM: "İSTANBUL’A İLK ADIM, FINDIKLI’DAKİ GİZEM VE ZERECEN SÖZLER"859 kelime
- 33 31. BÖLÜM: "KAYIP TABLONUN BİTEZ KEHANETİ VE FINDIKLI’DA PATLAYAN SAVAŞ"1.508 kelime
- 34 32. BÖLÜM: "FINDIKLI’DA SOKAK DÖVÜŞÜ, MİMAR SİNAN BASKINI VE AKKAYA MÜHRÜ"1.295 kelime
- 35 33. BÖLÜM: "KANLI HARİTANIN İZİNDE, SÜLEYMANİYE MAHZENLERİ VE BÜYÜK İTİRAF"920 kelime
- 36 34. BÖLÜM: "MİMAR SİNAN’DA TAHİRİ TEPKİ, KASETİN AÇIKLANMASI VE AKKAYA HOLDİNG’İN ÇÖKÜŞÜ"534 kelime
- 37 35. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA BİR KADER YEMİNİ VE DEVASA BİR DÜĞÜN"843 kelime
- 38 36. BÖLÜM: "BİTEZ’DE MAVİ BALAYI VE BÖĞÜRTLEN KOKULU AKŞAMLAR"794 kelime
- 39 Duyuru!47 kelime
- 40 37. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARINDA BALAYI SÜRPRİZİ VE BİTEZ DAĞLARINDAKİ NİŞAN"923 kelime
- 41 38. BÖLÜM: "İSTANBUL’A DÖNÜŞ, CİHANGİR’DE YENİ HAYAT VE MİMAR SİNAN HEYECANI"633 kelime
- 42 39. BÖLÜM: "CİHANGİR’DE TEKNE DÜĞÜNÜ VE ÇİFTE NİŞAN HEYECANI"541 kelime
- 43 40. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA GECE, TEKNE DÜĞÜNÜ VE TEHLİKELİ GÖLGELER"861 kelime
- 44 41. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA ÇİFTE DÜĞÜN, KUTAY’IN ŞOVU VE YENİ TEHLİKE"1.000 kelime
- 45 42.BÖLÜM969 kelime
- 46 43. BÖLÜM: "BİTEZ’E DÖNÜŞ VE KIZIL GÜN BATIMINDAKİ KUTLAMA"492 kelime
- 47 44.BÖLÜM618 kelime
- 48 45. BÖLÜM (DEV FİNAL) - "BİTEZ’E DÖNÜŞ VE KADERİN TEKNE İSKELESİ"1.660 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
29. BÖLÜM: "ALEVLERİN İÇİNDEKİ SIR, KARAKÖY HESAPLAŞMASI VE SÖZLERİN EN GÜZELİ"
Bitez sahilinin gizli koyunda yankılanan o dehşet verici patlama sesi, denizin huzurlu dalgalarını bir anda alev kırmızısına bürüdü.
Kayalıklardan aşağıya, kumsalın hemen kenarına doğru alevler içinde yuvarlanan siyah spor arabanın çatırtıları geceyi yırtıyordu.
Otomobilin içinden yükselen simsiyah dumanlar yıldızları kapatırken, alevlerin aydınlattığı direksiyondaki kanlı kol ve bilekte parıldayan o gümüş künye, sahildeki herkesin kanını dondurmuştu.
Deniz’in ciğerleri sökülürcesine attığı "TEOMAAAAN!" çığlığı Bitez kayalıklarında defalarca yankılandı.
Deniz, alevlerin sıcağına aldırmadan, kontrolden çıkmış bir halde yanan arabaya doğru koşmaya başladı!
"Deniz dur! Gitme, patlayacak!" diye bağırdı Aras, hızla öne atılıp Deniz’i belinden yakalayarak geri çekti.
Deniz Aras’ın kollarında çırpınıyordu, gözyaşları yanaklarını sel gibi kaplamıştı. "Bırak beni Aras! Teoman orada! Bırak gideyim, ölürüm o yoksa!"
Sıla ve Leyla da ağlayarak Deniz’in yanına koştular. Sıla Denom’un ellerini tutup onu yere düşmekten son anda kurtardı.
"Denom! Canım arkadaşım, dur ne olur! Aras ile Barış baksın, tehlikeli!"
Barış ve Kutay ellerine aldıkları kalın deniz battaniyeleriyle yanan arabaya doğru ilerlediler.
Alevlerin yakıcı sıcaklığı yüzlerini kavururken Kutay bağırıyordu: "Teoman! Kaptan! Ses ver birader!"
Kutay yanan arabanın kırık camından içeri bakıp direksiyondaki kişiyi çekmeye çalıştığında bir anda donakaldı.
Alevlerin ışığı altında gördüğü yüz... Teoman’a ait değildi!
"Bu... Bu Teoman değil!" diye bağırdı Kutay. "Barış bu Öykü’nün İstanbul’daki kuzeni Alp’in adamı! O serseri bu!"
O sırada koyun arkasındaki zifiri karanlık patikadan, çalılıkların arasından sert, tok ve nefes nefese kalmış bir adım sesi yükseldi.
Siyah tişörtünün kolları yırtılmış, elindeki özel çelik muşta kan içinde kalan Teoman, karanlığın içinden bir dev gibi belirdi!
"Kimse o arabaya dokunmasın," dedi Teoman. Sesi karanlıkta bir fırtına gibi çınladı.
Deniz o sesi duyduğu an başını hızla kaldırdı.
Gözyaşlarının arasından duran, dimdik ayakta duran sevgilisini gördüğünde yüreği yerinden fırlayacak gibi oldu.
Aras’ın kollarından sıyrılıp var gücüyle Teoman’a doğru koştu ve kendini onun göğsüne attı!
"Teoman! Yaşıyorsun... Yaşıyorsun!" Deniz ellerini Teoman’ın yüzüne, saçlarına koyup onu deliler gibi öpmeye başladı.
Teoman tek koluyla Deniz’i belinden sımsıkı kavrayıp onu tamamen kendi göğsüne çekti.
Onu korumak istercesine sarmaladı, dudaklarını Deniz’in saçlarının arasına bastırdı.
"Sakin ol güzelim..." dedi Teoman. Sesi boğuk, pürüzsüz ama derin bir öfke barındırıyordu. "Ben buradayım bebeğim. Ben seni bırakıp hiçbir yere gitmem."
Tayfa şaşkınlık ve rahatlamayla etraflarını sardı. Aras öne çıktı. "Oğlum ne oldu burada? Araba nasıl patladı, o adam kim?!"
Teoman Deniz’in omzunu sımsıkı tutarak anlatmaya başladı. Bakışları alev alev yanıyordu.
"Siz sonuçlara bakarken, patikada bir hareketlilik sezdim. Alp’in adamı arabama bomba mekanizması kurup kaçmaya çalışıyordu. Arabayı sahil yolunda patlatıp suçu üzerimize atacak, Deniz’in birincilik sevincini kana bulayacaklardı. Çalılıkların arasında yakaladım p*çi. Boğuşurken arabayı çalıştırıp kaçmak istedi ama frenler tutmayınca kayalıklardan aşağı uçtu."
Sıla elini göğsüne koydu. "İnanmıyorum... Bu Öykü ve kuzeni tamamen kafayı yemiş!"
Kutay öfkeyle yumruğunu sıktı. "Ulan şerefsizler! Denom’un Mimar Sinan birinciliğini bile zehir etmeye çalıştılar!"
Teoman, belindeki Deniz’i daha da kendine çekti. "Zehir edemediler Kutay. Çünkü o hamak katillerinin hepsi bu gece polisin eline geçecek. Selim Hoca ve emniyet yolda."
Deniz başını Teoman’ın göğsüne gömmüş, onun kokusunu içine çekiyordu. "Çok korktum Teoman... Seni kaybettim sandım."
Teoman eğildi, kimseden çekinmeden Deniz’in dudaklarına derin, kor gibi yakıcı ve tutkulu bir öpücük kondurdu.
"Beni kimse senden ayıramaz bebeğim. Ben senin için varım."
Olay yerine gelen polis ve itfaiye ekipleri yanan arabayı söndürüp gerekli incelemeleri yaparken, Alp ve arkasındaki şebeke bu son kanıtlarla birlikte tamamen çökertildi.
Öykü’nün ve ailesinin Bodrum’daki tüm nüfuzu yerle bir olmuş, adalet yerini bulmuştu.
Gece saat üçe doğru, polis ifadesinin ardından tayfa Bitez sahilindeki otelin terasında toplandı.
Yaşanan o büyük şokun ardından sıcak çaylar içiliyor, herkes yavaş yavaş kendine geliyordu.
Barış, Ezgi’nin omuzlarına örttüğü şalı düzeltirken gülümsedi. "Çok şükür her şey bitti Ezgim. Artık ne Öykü var ne de bir kumpas. Önümüz bomboş."
Ezgi Barış’ın elini tutup gülümsede. "Sen yanımda oldukça ben hiçbir şeyden korkmuyorum Barışım."
Aras da Leyla’nın başını omzuna koymuş, kucağındaki dizüstü bilgisayardan İstanbul’daki kiralık daire ilanlarına bakıyordu.
"Leyla’m, Mimar Sinan’a yakın çok güzel bir daire buldum. Balkonu tam Boğaz manzaralı."
Leyla sevinçle Aras’ın yanağını öptü. " Aras’ım! Sen nereyi seçersen orası bizim yuvamız olur."
Terasın diğer ucunda ise Kutay ile Sıla yalnız kalmışlardı. Kutay elindeki çay bardağını sallarken, Sıla’nın o hala hafifçe titreyen ellerine baktı.
Kutay tereddüt etmeden elini uzatıp Sıla’nın elini tuttu. Sıla ilk defa elini çekmedi.
"Sıla..." dedi Kutay. O cırtlak, gürültücü ses tonu gitmiş, yerine son derece içten ve savunmasız bir ses gelmişti.
"Bu gece o patlama olduğunda... Teoman’ı kaybettiğimizi sandığımız o an, gözümün önüne ilk sen geldin. Ben hayatımda hiçbir şeyden bu kadar korkmadım."
Sıla başını kaldırıp Kutay’ın gözlerinin içine baktı. Gözleri buğulanmıştı. "Kutay..."
"Ben yıllardır seninle atışıyorum, sana şebeklik yapıyorum ama..." dedi Kutay, yutkunarak.
"Sırf sen bana bakıp gülümse diye yapıyorum hepsini. Ben seni çok seviyorum Sıla. Benimle sevgili olur musun? Artık sahalarda değil, hayatın ortasında pasörüm olur musun?"
Sıla’nın gözünden bir damla yaş süzüldü. Yüzünde kocaman, pırıl pırıl bir tebessüm belirdi. "Seni gidi budala şebek... Ben de seni bekliyordum zaten!"
Sıla öne atılıp Kutay’ın boynuna sarıldı! Kutay coşkuyla Sıla’yı kucağına alıp döndürdü.
Masadan bir anda alkışlar ve çığlıklar yükseldi! Barış bağırdı: "Sonunda be Kutay! Yıllardır beklediğimiz an geldi!"
Deniz gülerek Sıla’ya sarıldı. "Çok mutlu oldum Sıla’m! Hak ettiğiniz o güzel aşkı yaşıyorsunuz!"
Teoman da Kutay’ın omzuna vurdu. "Aferin lan Kutay. Kızın kıymetini bil."
Sabaha karşı saat dörtte, terastaki gürültü dindiğinde Teoman Deniz’in elinden tutup onu sahilin en sessiz, erguvan ağaçlarının altındaki ahşap iskeleye götürdü.
Bodrum denizinin üzerine vuran ay ışığı, gümüş bir yol gibi uzanıyordu.
Rüzgar Deniz’in kıvırcık saçlarını savururken, Teoman arkasından yaklaşıp Deniz’i kollarının arasına aldı. Sırtını kendi geniş göğsüne yasladı.
"Yorulduk değil mi güzelim?" diye sordu Teoman, çenesini Deniz’in omzuna koyarak.
"Tatlı bir yorgunluk bebeğim..." dedi Deniz. Bileğindeki ahşap dalga bilekliğine dokundu. "Her şey bitti. Türkiye 1.'si oldum, Öykü belası gitti, arkadaşlarımız mutlu. Ve en önemlisi... Sen yanımdasın."
Teoman Deniz’i kendi etrafında döndürüp yüz yüze gelmelerini sağladı. Hands'ini Deniz’in beline sıkıca doladı. Yaklaşma başladığı an ikisinin arasındaki o tutkulu, devasa aşk Ege gecesini kapladı.
Teoman başını eğip Deniz’in gözlerinin içine baktı. "Sana bir söz vermiştim güzelim. 'O Mimar Sinan kapısı senin için açılacak ve ben senin arkanda duracağım' demiştim. Sözümü tuttum mu?"
Deniz ellerini Teoman’ın ensesindeki saçlara doladı. "Sen sözünü hep tuttun Kaptan. Sen benim kahramanımsın."
Teoman’ın bakışlarında karanlık, derin ve sonsuz bir yemin belirdi. Sesi mermer kadar sağlam çınladı:
"O zaman şimdi yeni bir söz veriyorum bebeğim. İstanbul’a gideceğiz, o üniversiteyi bitireceğiz ve ben seni o Bitez sahilinde, bu denizin şahitliğinde karım yapacağım. Seninle bir ömür aynı yastıkta yaşlanacağız."
Deniz’in kalbi yerinden çıkacak gibi çarptı. Gözyaşları mutluluktan süzülürken fısıldadı: "Sonsuza kadar evet Teoman... Seninle her şeye evet."
İyi gecelerrrr
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınnn seviliyorsunuzzzz 🎀 🤍 ⭐
Arkadaşlar kusura bakmayın hastaydın anca bu kadar oldu.
Bölüm etkileşimi
