18. bölüm · İmkansızdık Teoden

17. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARI, TAYFANIN TELAŞI VE İLK TURNUVA HEYECANI"

Zöhre Yılmazzz

Bölümler
1 TANITIM ✍️🩷💥 2 1. BÖLÜM: "GİRİŞ YASAĞI" 3 2. BÖLÜM: "YAN SIRA BELASI" 4 3. BÖLÜM: "SATIR ARALARI VE KANTİN SAVAŞLARI" 5 4. BÖLÜM: "ZORUNLU MÜTTEFİKLER VE KAFE SAVAŞLARI" 6 5. BÖLÜM: "GİZLİ PLANLAR VE GECE YARISI PATLAMASI" 7 6. BÖLÜM: "GECEDEN SABAHA, SALONDAN ORMANA" 8 7. BÖLÜM: "SİSLİ PATİKA VE KAYBOLAN İZLER" 9 8. BÖLÜM: "DOLUNAY, DALGALAR VE MAVİ SAVAŞLAR" 10 9. BÖLÜM: "GÖLGELER VE SESSİZ ANLAŞMA" 11 10. BÖLÜM: "İDDİANIN BEDELİ VE ALEV ALAN DUVARLAR" 12 11. BÖLÜM: "DEĞİŞEN DENGELER VE İNCE ÇİZGİ" 13 12. BÖLÜM: "GECE, KISKANÇLIK VE DUVARA SIKIŞAN AŞK" 14 13. BÖLÜM: "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK VE TEHLİKELİ ORTAKLIK" 15 14. BÖLÜM: "TUZAK, AĞIR KIRGINLIK VE KOPAN FIRTINA" 16 15. BÖLÜM: "GECE, SIZINTI VE MASKELERİN DÜŞÜŞÜ" 17 16. BÖLÜM: "GÜNEŞLİ BODRUM, BİZİM SÖZLERİMİZ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ" 18 17. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARI, TAYFANIN TELAŞI VE İLK TURNUVA HEYECANI" 19 18. BÖLÜM: "BODRUM SAHİLİNDE TAM KADRO, PASLAR VE BÜYÜK MAÇ ATEŞİ" 20 19. BÖLÜM: "BODRUM’DA ŞAMPİYONLUK ATEŞİ, SAHADA TER VE TUTKULU TEZAHÜRATLAR" 21 20. BÖLÜM: "ZAFERİN ARDINDAN BODRUM GECELERİ, AŞK VE GELECEK YEMİNLERİ" 22 21. BÖLÜM: "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK, YKS MARATONU VE YAKLAŞAN GÖLGELER" 23 22. BÖLÜM: "BUZ KESEN KORİDORLAR, SAHTE MELEKLER VE SÖNMEYEN AŞK ATEŞİ" 24 Duyuru!!! 25 23. BÖLÜM: "ZEHİRLİ PLAN, ÇALINAN EMEKLER VE KOPAN DEVASA FIRTINA" 26 24. BÖLÜM: "İSTANBUL RÜZGARI, YKS KAMP BOMBASI VE SÖNMEYEN AŞK ATEŞİ" 27 25. BÖLÜM: "DEV SİMÜLASYON, KALP ÇARPINTILARI VE İSTANBUL'A İLK ADIM" 28 26. BÖLÜM: "İSTANBUL SOKAKLARI, KARAKÖY TUZAĞI VE İLK KIVILCIM" 29 27. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA AŞK İLANI, MİMAR SİNAN HEYECANI VE UNUTULMAZ SÖZLER" 30 28. BÖLÜM: "BODRUM'A DÖNÜŞ, PATLAMAYA HAZIR DİNAMİTLER VE BEKLENMEYEN GECE" 31 29. BÖLÜM: "ALEVLERİN İÇİNDEKİ SIR, KARAKÖY HESAPLAŞMASI VE SÖZLERİN EN GÜZELİ" 32 30. BÖLÜM: "İSTANBUL’A İLK ADIM, FINDIKLI’DAKİ GİZEM VE ZERECEN SÖZLER" 33 31. BÖLÜM: "KAYIP TABLONUN BİTEZ KEHANETİ VE FINDIKLI’DA PATLAYAN SAVAŞ" 34 32. BÖLÜM: "FINDIKLI’DA SOKAK DÖVÜŞÜ, MİMAR SİNAN BASKINI VE AKKAYA MÜHRÜ" 35 33. BÖLÜM: "KANLI HARİTANIN İZİNDE, SÜLEYMANİYE MAHZENLERİ VE BÜYÜK İTİRAF" 36 34. BÖLÜM: "MİMAR SİNAN’DA TAHİRİ TEPKİ, KASETİN AÇIKLANMASI VE AKKAYA HOLDİNG’İN ÇÖKÜŞÜ" 37 35. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA BİR KADER YEMİNİ VE DEVASA BİR DÜĞÜN" 38 36. BÖLÜM: "BİTEZ’DE MAVİ BALAYI VE BÖĞÜRTLEN KOKULU AKŞAMLAR" 39 Duyuru! 40 37. BÖLÜM: "BODRUM SOKAKLARINDA BALAYI SÜRPRİZİ VE BİTEZ DAĞLARINDAKİ NİŞAN" 41 38. BÖLÜM: "İSTANBUL’A DÖNÜŞ, CİHANGİR’DE YENİ HAYAT VE MİMAR SİNAN HEYECANI" 42 39. BÖLÜM: "CİHANGİR’DE TEKNE DÜĞÜNÜ VE ÇİFTE NİŞAN HEYECANI" 43 40. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA GECE, TEKNE DÜĞÜNÜ VE TEHLİKELİ GÖLGELER" 44 41. BÖLÜM: "BOĞAZ’DA ÇİFTE DÜĞÜN, KUTAY’IN ŞOVU VE YENİ TEHLİKE" 45 42.BÖLÜM 46 43. BÖLÜM: "BİTEZ’E DÖNÜŞ VE KIZIL GÜN BATIMINDAKİ KUTLAMA" 47 44.BÖLÜM 48 45. BÖLÜM (DEV FİNAL) - "BİTEZ’E DÖNÜŞ VE KADERİN TEKNE İSKELESİ"

17. BÖLÜM:
Cuma sabahı Bodrum, Eylül ayının o kendine has, deniz kokan serin rüzgarıyla uyandı.
Yalalıkavak ve Turgutreis’ten gelen dolmuşların okul önünde indirdiği öğrenciler koridorları doldururken, 12-A sınıfının arka sırasındaki tayfa çoktan kafa kafaya vermiş, günün ilk dersi öncesinde hummalı bir toplantıya girişmişti.
Sınıfın kapısı açıldığında Kutay elindeki plastik çay bardaklarıyla içeri daldı.
"Müjde beyler, müjde kızlar! Beden eğitimi öğretmeni Selim Hoca birazdan bahçede antrenman takvimini asacak. Basketbolcular sahile yakın açık sahada, voleybolcular da kapalı salonda çalışacakmış!"
Barış sırasından fırlayıp Kutay’ın elindeki çaylardan birini kaptı.
"Oğlum yavaş gelseydin ya, çayları üstümüze dökeceksin! Hem ne sahili, Selim Hoca bu sıcakta bizi beton sahada koşturursa turnuvadan önce felç oluruz!"
Leyla masanın üzerindeki test kitabını kapatıp Barış’a kıkırdadı.
"Aman Barış, sanki basketbol takımında 40 dakika oynayacaksın da laf ediyorsun! Yedek kulübesinde su taşımak için bu kadar dertlenme bence."
Aras, Leyla’nın bu tatlı laf sokmasına dayanamayıp yanına oturdu, elini Leyla’nın sandalyesinin arkasına atarak gülümsedi.
"Aşkım ya, Barış’ın üstüne bu kadar gitme. Adam sırf Ezgi antrenmanları izlesin diye üçlük atma talimi yapıyor günlerdir."
Ezgi yanakları hafifçe kızararak sırt çantasını düzeltti. "Aras! Sen de Barış’a uyup saçmalama istersen! Ben sadece turnuva broşürlerini hazırlıyorum."
Sınıftaki bu gırgır şamata devam ederken kapıda Teoman ve Deniz belirdi.
Teoman, siyah tişörtünün üzerine geçirdiği kot gömleğin kollarını katlamıştı.
Deniz’in elini bir an bile bırakmadan içeri girdiler. Deniz’in kolundaki ahşap dalga bilekliği, Bodrum güneşinin sınıfa sızan ışığında parıldıyordu.
Teoman, tayfanın masasına yaklaşırken Deniz’in elini hafifçe sıkıp ona baktı.
"Neyi tartışıyorsunuz yine? Kutay yine ne fırıldak çeviriyor?"
Kutay göğsünü kabarttı.
"Ne fırıldağı Kaptan! Takımın moral kaynağıyım ben burada! Ayrıca Aras ile Leyla masanın altında el ele tutuşuyor, Barış da Ezgi’ye bakmaktan soru çözemiyor sılada tek takılıyor, haberin olsun."
Deniz gülerek Leyla’nın yanına oturdu. "Aras, Leyla’yı çok sıkıştırma bak turnuva öncesi kızın moralini bozma."
Aras, Leyla’ya şefkatle bakarak başını salladı.
"Ben Leyla’nın moralini bozmam güzelim, aksine antrenman çıkışı onu Bodrum Marina’daki o çok sevdiği dondurmacıya götüreceğim."
Leyla’nın gözleri parladı. "Bak işte, kaptanınız Aras gibi ince düşünceli olsun biraz Teoman Bey!"
Teoman tek kaşını kaldırdı, Deniz’e doğru eğilip kulağına fısıldadı.
"Bizim planımız Marina dondurmasıyla sınırlı değil güzelim. Antrenman bitsin, seni Bitez koyunda güneşin batışını izlemeye götüreceğim."
Deniz’in kalbi tekledi, gözlerinin içi gülerek Teoman’a baktı. "Laf değil, icraat görelim Teoman Bey."
Öğleden sonra okulun arkasında, Bodrum denizine bakan açık alandaki basketbol sahasında ve hemen yanındaki spor salonunda hareketlilik tavan yapmıştı.
Bir tarafta kızlar voleybol takımı Deniz’in kaptanlığında ısınma hareketleri yapıyordu.
Deniz, saçlarını sıkı bir atkuyruğu yapmış, filenin başında takım arkadaşlarını motive ediyordu.
"Kızlar! Manşetleri daha sağlam alıyoruz! Selim Hoca turnuvadaki ilk maçımızın çok sert geçeceğini söyledi, servisleri filenin hemen üstünden düşüreceğiz!" diye bağırdı Deniz.
Salonun kapısında duran Leyla ve Ezgi ellerindeki su şişelerini ve havluları kenara koyup Deniz’i alkışladı.
Leyla, "Sana güveniyoruz kaptan! Şu voleybol kupasını bu okula getireceğiz!" diye tezahürat yaptı.
Diğer tarafta, açık sahadaki basketbol antrenmanında ise Teoman tam bir fırtına gibi esiyordu.
Aras guard pozisyonunda oyunu kurarken, Teoman turnikeye girip topu potaya mermer gibi bıraktı.
Barış defansta Teoman’ı durdurmaya çalışsa da Teoman’ın kıvraklığı karşısında çaresiz kalıyordu.
"Ulan Teoman! Azıcık insaf et be brother!" diye sızlandı Barış, terini silerken. "Bizim bacaklar YKS çözmekten kas tutmadı, sen maşa gibisin!"
Aras topu sektirip gülümsedi. "Barış haklı Teoman, biraz temposu düşük tutalım yoksa maça çıkacak adam kalmayacak."
Teoman saha kenarındaki banka geçip havlusunu omzuna attı. Gözleri doğrudan spor salonunun açık kapısından çıkan Deniz’e kaydı.
Deniz, antrenman bitiminde terini silerek bahçeye çıkmıştı. Teoman bir saniye bile beklemeden sahayı bırakıp Deniz’e doğru yürüdü.
Kutay arkasından bağırdı: "Kaptan nereye?! Antrenman bitmedi!"
Aras gülerek Kutay’ın omzuna vurdu. "Bırak Kutay, adamın maçı sahada değil, Deniz’in kalbinde."
Teoman, Deniz’in yanına geldiğinde cebinden çıkardığı soğuk su şişesini ona uzattı.
Yaklaşma başladığı an aralarındaki o sıcak çekim yine etrafı kapladı.
Teoman, Deniz’in yüzüne düşen ıslak saç tutamını yavaşça kulağının arkasına itti.
"Çok hırslıydın filenin başında kaptan," dedi Teoman, sesi pürüzsüz ve hayranlık dolu çıkarak. Gözü Deniz’in antrenmandan dolayı al al olmuş yanaklarına ve hafifçe aralık duran dudaklarına kaydı ve sırıttı. "Smaçları atarken gözün dönüyor valla, tırsmadım değil."
Deniz sudan bir yudum alıp Teoman’a gülümsedi. "Tırs tabii sevgilim. Voleybolda şakam yoktur. Ama bakıyorum da senin de basketbolda attığın üçlükler fena değildi."
"Seni tribünde görünce motivasyonum katlanıyor güzelim," dedi Teoman, eğilip Deniz’in şakağına derin bir öpücük kondurarak.
"Eee, antrenman bittiğine göre Bitez sözümü tutma vakti geldi."
Akşamüstüne doğru Bodrum’un o meşhur dar, beyaz badanalı ve begonvillerle süslü sokaklarında yürümeye başladılar.
Aras ile Leyla el ele önden yürüyor, Bodrum Marina’ya doğru laflayarak ilerliyorlardı.
Kutay ve Barış ise arkadan Ezgi’ye turnuva afişleri hakkında fikir verip duruyordu.
Tayfanın bu neşeli ve bir arada olan hali, Bodrum’un akşam rüzgarıyla birleşince huzur saçıyordu.
Teoman ve Deniz ise gruptan biraz ayrılarak Bitez sahilindeki sakin bir kayalığa geçtiler.
Denizden esen tatlı rüzgar Deniz’in saçlarını dalgalandırırken, Teoman üzerindeki ceketini çıkarıp Deniz’in omuzlarına bıraktı.
"Bu ceket artık tamamen senin simgen oldu biliyorsun değil mi?" dedi Teoman, Deniz’in yanına oturup kolunu beline dolayarak.
Deniz başını Teoman’ın omzuna yasladı. Bileğindeki ahşap bilekliğe dokundu. "Bu ceket de, bu bileklik de, sen de... Hepsi benim, hiçbir yere bırakmam."
Teoman başını eğip Deniz’in burnunun ucunu öptü. "Sonsuza kadar seninim sevgilim."
Güneş Bodrum kızıllığında batarken, arka planda tayfanın neşeli kahkahaları ve sahilin dalga sesleri yükseliyordu.
Önlerinde hem zorlu bir YKS maratonu hem de şampiyonluk bekledikleri turnuvalar vardı ama artık altından kalkamayacakları hiçbir engel yoktu...
İyi akşamlarrrr
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınnn seviliyorsunuzzzz
Ne kadar fazla etkileşim o kadar bölümm