32. bölüm / 31
Gümüş ServiÖzel Bölüm #4
Bölümler 31Şu an: Özel Bölüm #4
- 1 1.Taşınma1.787 kelime
- 2 2.Üst komşu1.682 kelime
- 3 3.Sarışın1.515 kelime
- 4 4.Kurabiye1.157 kelime
- 5 5.Konuşan gözler1.173 kelime
- 6 6.Elmalı Kurabiye Meselesi2.033 kelime
- 7 7.Tabu Eğlencesi2.801 kelime
- 8 14 Şubat Özel Bölüm874 kelime
- 9 8.Düşünceler1.844 kelime
- 10 9.Yavaş Adımlar3.197 kelime
- 11 10.Beklenmedik Baskın4.422 kelime
- 12 11.Artan Dostluk Bağı4.650 kelime
- 13 12.Anlamsız Kıskançlık4.073 kelime
- 14 13.Büyük Adımlar5.404 kelime
- 15 14.Karışık Durumlar4.098 kelime
- 16 15.Aşk5.276 kelime
- 17 16.Karışık Duygular4.843 kelime
- 18 17.Olan Var Olmayan Var Kıskanırlar5.520 kelime
- 19 23 Nisan Özel bölüm457 kelime
- 20 18.Tartışma3.496 kelime
- 21 19.Kaos İçinde Kaos6.743 kelime
- 22 20.Doğum Günü6.643 kelime
- 23 21. Kış Tatili6.856 kelime
- 24 22.Aşk Vakti7.076 kelime
- 25 23.Üç Ses7.559 kelime
- 26 24. Kalpten Fırtınalar6.583 kelime
- 27 FİNAL!5.583 kelime
- 28 Özel Bölüm #11.187 kelime
- 29 Özel Bölüm #21.565 kelime
- 30 Özel Bölüm #33.161 kelime
- 31 Özel Bölüm #41.624 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Heyooo!!!
Nasılsınız?!!
(🫠Biz sıcaktan ölmekle meşguluz de☀️)
Bakalım Altunay ailesinde neler olmuş
🤭
İyi okumalar!
HAFSA ALTUNAY
Akşam dışarıyı izlerken, elim karnıma gitti. Yavuz'la olan ilk karşılaşmamız geldi aklıma. Gerçi tam anlamıyla bir karşılaşma sayılmazdı, çünkü beni ilk gördüğünde Yasemin yüzünden yere düştüğüm o rezil anı görmüştü.
Başta yabancı olan komşum şimdi ise oğlumun babasıydı. Gerçi bu sadece benim için değil, Eflin ve Yasemin için de geçerliydi.
Bu düşüncelerden sıyrılmamı sağlayan şey, Yavuz'un karnıma doladığı kollarıydı. Başını boynuma gömüp önce derin bir nefes aldı ve daha sonrasında boynumu öptü.
"Uyudu mu?" diye sordum çünkü oğlumuz masal okunmadan uyuyamıyordu.
Yüzünü boynuma gömdüğü için çıkan boğuk sesiyle,
"Hı hı." dedi.
"Yavuz." dedim sesim öyle nazik ve ikna edici çıkmıştı ki.
"Efendim karıcığım." onunda sesi sanki 'acaba ne isteyeceksin' der gibi çıkmıştı.
"Benim canım tatlı çekti."
"Olmaz bir tanem. Bunu daha önce de konuşmuştuk."
Aslında yiyebilirdim ama normal bir miktar olduğu müddetçe. Zaten tatlıya zaafı olan biriyim, hamile olunca iştahta açılıyor. Haliyle iki kişilik yemek durumunda kalıyordum. Asla kendim için değil. Ne yapayım kızımın canı tatlı istiyorsa? İzin vermediği zamanlar, geceleri ondan gizli yediğim oluyordu. Tabi çoğunlukla yakalanıyordum.
"Söz, azıcık yiyeceğim."
"Hayatım, sen bu söylediğine gerçekten inanıyor musun?"
"Evet. Ayrıca sen bana çok yediğimi mi ima ediyorsun?"
Konuyu bu noktaya çekmeme şaşırdı tabi. Başta bir duraksadı, daha sonra kendini savunmaya geçti.
"Olur mu öyle şey hayatım. Aşırı yemen bebeğimiz için zararlı." dedi.
"Bebeğe zararlı öyle mi? Sen anca kızını düşün zaten. Doğru, o senin kızın ben el kızıyım tabi değil mi?" diyerek yatak odasına doğru ilerlemeye başladım. O da söylediklerimden sonra donup kalmıştı daha sonrasında, bana yetişmeye çalışan ayak seslerini duydum.
...
Sabah kapıdaki tıkırtı sesleriyle gözümü açtım. Yavuz bana sarılmış başını boynuma gömerek uyuyordu.
İçeriye giren Emir'e bakarak güldüm. Koşarak yanıma geldi.
"Günaydın anne."
"Günaydın bir tanem."
Arkamdan bana sarılan Yavuz konuşmamız ile kıpırdandı ama uyanmadı.
"Anne." dedi tatlı tatlı.
"Efendim bebeğim."
"Kardeşim ne zaman gelecek?"
"Az kaldı. Çok yakında gelecek."
Yavuz, her konuşmamızda huysuz mırıltılar çıkartarak bana biraz daha sarılıyordu. Önümde olan oğlum bu durama sonunda el attı ve babasını omzundan minik elleriyle itmeye çalıştı.
Ben ise hiç sesimi çıkartmadan gülerek yapmaya çalıştığı şeyi izliyordum.
Yavuz en sonunda,
"Ne oluyor ya?" diyerek gözlerini açtığında, Emir'in cevabı gecikmedi.
"Baba az ileri git ya." diyerek hâlâ daha Yavuz'u itmeye çalışıyordu.
"Niye?" dedi uyku sersemliğiyle.
"Çünkü senin yüzünden anneme sarılmıyorum."
Amacı Yavuz'la ortamıza yatıp, babasını kovmaktı. Oğlum beni babasından kıskanıyordu.
"Gitmiyorum. O benim karım tabi ki sarılacağım." dedi Yavuz.
"Hayır o benim." diyerek kısa kollarıyla sardı beni.
"Hayır o benim karım." dediğinde, Emir inadına yanağımdan öptü. Nispet yapar gibi bakıyordu babasına.
"O benim karım lağn." diyerek yalandan kaşlarını çattı Emir'e. Emir amacına ulaşmış, babasını kıskandırmıştı ve hala daha sıkı sıkıya bana sarılıyor, bir yandan yanağımdan öpüyordu. Yavuz da diğer yanağımdan öpmeye başladığında ikisi arasında kalmış hem mutluluktan, hem de huylandığım için kahkaha atıyordum.
"Durun artık, yoksa doğuracağım şimdi." dedim sonunda. Çünkü gülmekten artık karnım ağrımaya başlamıştı.
İkisi de durdu. Emir'e döndüm.
"Annecim sen şimdi odana git, üstünü değiştir. Sonra beraber kahvaltı edelim." dedim.
"Tamam annecim." diyerek babasına bakarak yanağımdan öptü gitmeden önce.
"Sıpaya bak ya! Benim karımı benden almaya çalıyor. " dedi.
"Yavuz o bir çocuk ve bizim oğlumuz." dedim hayretle.
"Yani? Bu seni onunla paylaşacağım anlamına gelmiyor." dedi.
'Sen iflah olmazsın' der gibi baktım ona. Ama bir yandan da gülmemek için kendimi tutuyordum.
Bana iyice yaklaşarak,
"En çok beni mi seviyorsun, yoksa Emir'i mi?"
"Yavuz sana inanmıyorum. Sen ciddi misin?" dedim. Arada böyle garip kıskançlıkları ve kendini Emir ile kıyasladığı oluyordu.
"Evet gayet ciddiyim. Doğduğundan beri aramızı açtı, bütün ilgiyi üzerine çekiyor. Alacağım bir gün boyunun ölçüsünü. Hatırlamıyor musun? Yeni doğduğunda, sana sarıldığımda ağlıyordu, ayrıldığımda susuyordu. Ben karımı pay-la-şa-mam."
Dediklerini hayretle dinlerken,
"Ben mi? Kızın mı ?" diye sordum.
Beklemediği için şaşırıp kaldı ve bir süre düşündü.
"Ben aldım cevabımı diyerek yataktan kalktım."
Arkamda sarılıp,
"Tabi ki sen." dedi.
...
3 YIL SONRA
Kızım, Naz'ın doğumunun üstünden üç yıl geçmişti. Yavuz Naz'a ayrı bir düşkündü.
Zamanında o beni Emir'den kıskanırken, şimdi ben de onu kızmadan kıskanıyordum. Çünkü onu ben doğurdum. Yavuz'u kıskanma sebebim buydu.
Uyandığımızda ben Emir'in odasına, Yavuz da Naz'ın odasına gidiyordu.
"Oğlum." diyerek yanağından öpüp saçlarını okşadım.
Başta mırıldandı sonra güzünü açıp gülümsedi ve
" Günaydın." dedi.
"Günaydın anneciğim. Hadi kalk. Elini yüzünü yıka, üstünü değiştir. Bugün hep birlikte pikniğe gideceğiz unuttun mu?" dedim.
Kızlarla plan yapmıştık, pikniğe gidecektik. Erkekler de mangal işini halledecekti.
Bir anda yataktan kalktı ve
" Anne ne giysem. Bir de saçımı yapar mısın? Yakışıklı olmak istiyorum." dedi hevesle.
Bu haline güldüm ve kim için hazırlandığını bilsem de sormak istedim.
"Yaparım tabi annecim. Ayrıca neden yakışıklı olmak istiyorsun? Sen zaten yakışıklısın. " dedim.
Bakışlarını kaçırıp,
"Nehir beğensin istiyorum." dedi.
Bu haline gülmemek için kendimi sıktım.
"Hıı anladım. Oldu o zaman, gel de seni bir hazırlayalım." dedim.
O sırada Yavuz, kızının yanında Naz'ın sabah konuşmasını dinliyordu. Tabi buna konuşma denirse. Kelimeleri tam söyleyemediği için anlaşılmıyordu, ama Yavuz anlıyormuş gibi
'evet kızım.' diyerek Naz'a cevaplar veriyordu.
Hafsa Emir'i hazırladıktan sonra, Yavuz'un yanına gitti. Naz, babasına sürekli bir şeyler anlatıyordu.
Hafsa Naz'a doğru,
"Günaydın kızım. Sen ne anlıyorsun babana? Hadi birazda anneye gel." diyerek kollarımı uzatmıştım ama kızım başını babasının boynuna gömdü.
"Aa o ne öyle. Bir de saklanmaya mı çalışıyorsun?!" dedim
Yavuz, Naz'ı oyuncaklarının olduğu yere koydu ve bana sarıldı. Boynumdan ve yanaklarımdan öptü.
Ben de tam ona karşılık verecekken, oyuncaklarıyla oynayan naz bizi fark etmiş olacak ki elindeki oyuncağı bıraktı. Kıskandığını anladığım için Yavuz'a daha çok sarıldım ve öptüm.
"Canım kocam. Yakışıklım" diyerek Yavuz'u öpüyordum. Yavuz'un elleri ise belimdeydi.
Yavuz halinden gayet memnundu. Bir kızının kıskançlığına, bir de benim Naz'ı kıskandırma çabama kahkaha atmamak için dudaklarını bastırıyordu.
Naz "Baba, baba" diye seslendiğinde ona baktık ama ben Yavuz'a sarılmaya devam ettim. Bu sefer ağlamaya başladığında, Yavuz kıyamadığı için Naz'ı kucağına aldı ve öptü. Naz, Yavuz'un kucağına gider gitmez sustu, sımsıkı sarıldı kocamın boynuna. Bir yandan bana 'o benim' bakışları atıyordu.
"Bana bak bakayım. Ben doğurdum seni, ne bu baba aşkı?" dedim yalandan kızarak.
"Babammmm. " diyerek yüzünü çevirdi bana.
"İyi öyle olsun..." Yavuz'a döndüm ve
"Hayatım Naz hanımı sen giydirir misin? Ben de hazırlanayım."
"Giydiririm hayatım." dediğinde içeri gittim ve mavi üstünde çiçekler olan bir elbise giydim. Bir süre sonra Yavuz geldi ve aynada saçımı düzeltirken, hayran hayran beni izledi. Sonrasında arkamdan sarıldı.
"Biraz fazla mı güzel olmuşsun sanki?" dedi.
"Bilmem. Öyle mi olmuşum?"
"Evet. aklım başımdan gitti." boynumdan öptüğünde geri çekildim ve
"Biz bu gidişle pikniğe falan gidemeyeceğiz . Hadi hazırlan sende." dedim.
Giyinme odasına ilerlediğinde, ben de arkasından gittim. Genelde ben seçiyordum ne giyeceğini.
"Hmmm." diyerek dolaba baktım.
"Sana da güzel bir şeyler seçelim de oğlunun yanında sönük kalma." dedim.
"O niye?" dedi.
"Nehir onu beğensin istiyormuş." dedim gülerek.
"Bak sen." dedi uzatarak.
"Demir, kızı için olan bu tehdidi anlarsa, oğluma ne yapar bilemiyorum." dedim.
"Valla orasına karışamam. Oğlum olabilir ama ben de kız babasıyım." dedi.
...
Çocuklar park alanında oynarken, bizde kızlarla sohbet ediyorduk. Erkekler de kendi aralarında muhabbet ediyorlardı.
Ara ara, ben dahil kızlarda çocuklara bakıyorduk. Sonuçta hepimiz anneydik ve kontrol etmeden edemiyorduk.
Yasemin "Senin Emir'in saçları ne güzel olmuş öyle. Ayrı bir tatlı olmuş bugün." dedi.
"Aman diyeyim oğlumun yanında ona tatlı demeyin, üzülür. Bugün yakışıklı olmak istiyormuş canı." dedim.
Eflin araya girip "Nehir de kalktı geldi yanıma 'en sevdiğim çiçekli elbisemi giymek istiyorum, bugün güzel olmam lazım' diye. Şaşırdım bi." dedi.
Yasemin araya girdi ve gülerek "Sizin çocuklar bu yaşta birbirleri için süsleniyor. Şu hallerine bakın. dedi gözüyle nehir'i ve Emir'i göstererek.
El ele tutuşmuş kaydırağın oradaki merdivenlere doğru ilerliyorlardı. Ece ise salıncakta sallanıyordu.
Demir'in "Emir efendiye bak, kızımla flörtleşiyor." dediğini duyunca güldüm.
Eflin araya girdi ve "Demir, onlar daha çocuk."
"Küçülsün de cebime girsin. Emire bak sen kızıma nasıl da bakıyor." dedi.
Ben de kısa bir an Emir ve Nehir'e baktım. Ele ele tutuşmuş merdivenleri çıkıyorlardı. Muhtemelen az sonra kaydıraktan kayacaklardı.
"Ne var ya! Benim oğlum gayet kibar. Bak kızana yardım ediyor." dedim.
Bu sırada piknik yaptığımız yerde olan küçük kum havuzunda oynayan Naz ve Ege'ye baktım yaşları yakın olduğu için gayet iyi anlaşıyorlardı.
Ege bir anda ağlamaya başladığında hemen yanına gittik. Ege elini gösteriyordu. Yavuzda bir an panik olmuştu, ağlama sesini duyunca Naz'a bir şey oldu diye ödü koptu. Söz konusu emir olduğunda daha sakindi. Oyun parklarındaki o ipli parkurların en tepesine çıkardı. Ödüm kopardı oğluma bir şey olacak diye. Yavuz son derece sakin bir şekilde bırak oynasın bir şey olmaz derdi. Ama dediğim gibi Naz2a ayrı bir ilgisi vardı.
Naz'a "Ne oldu annecim?" diye sorduğumda plastik oyuncağı eline aldı ve
"Anne bu." diyerek oyuncağın kırılmış ucunu gösterdi. Muhtemel eline batmıştı ve canı yanmıştı.
Ege sakinleşene kadar yanımızda durdu. Tabi ki pamuk kalpli kızım dayanamadı ve Ege'nin yanına gitti. Ege'ye
"İyi misin?" dedi çocuksu bir tınıda.
Ege oyuncağın battığı elini uzatıp göstererek,
"Acıyo." dedi. Naz, Ege'nin elini tutup acıyan yeri öptü. Şuan bütün odak onlardaydı. Kızlarla birbirimize bakıp gülümsüyorduk.
Yavuz'a baktığımda, Demir munzurca Yavuz'a bakıp gülüyordu.
Yavuz ise "Yok ben dayanamayacağım." diyerek Naz'ı kucağına aldı.
"Babacım gel amcalarla mangala bakalım." diyerek kızımızı mangalın başına götürdü.
Amcalarının onunla ilgilenmesine bayılıyordu.
Daha sonra yan yana Emir, Nehir ve Ece geldi. Oynamaktan yorulmuşlardı tabi, su istediler hepsi. Biraz oturduktan sonra Emir babasının ve amcalarının yanına gitti. Peşinden Ece ve Nehir de gitti. Bütün çocuklar erkeklere kalmıştı, bizde o sırada kızlarla biraz muhabbet ettik.
Bir ara Yavuz'a doğru baktığımda, Emir'i de kucağına aldığını gördüm. Emir, Yavuz'un diğer kolunda olan kardeşini öptü. Demir ve Özgür'e baktığımda onlarda çocukları kucaklarına almıştı. Onların bu hallerini görmek içimi ısıtıyordu. Hep birlikte kocaman bir aile olmuştuk.
•
Bölüm nasıldı?!!
Siz okumayı bizde yazmayı özleyeceğiz...
(Yks illetini kaldırın lütfen djshjs Biz sadece
tüm odağımızı kurgularımıza ayırmak istiyoruz
😭😭😭)
Buraya kadar okuduğunuz ve bizi bu yolda asla yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz.
Başka özel bölüm ilerde belki gelebilir ama şu an da bir tarih veremiyoruz maalesef
İyi tatiller dilleriz
Başka bir kurgu da görüşmek üzere
🤎🖤💛
Bölüm etkileşimi
