3. bölüm / 31
Gümüş Servi3.Sarışın
Bölümler 31Şu an: 3.Sarışın
- 1 1.Taşınma1.787 kelime
- 2 2.Üst komşu1.682 kelime
- 3 3.Sarışın1.515 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Kurabiye1.157 kelime
- 5 5.Konuşan gözler1.173 kelime
- 6 6.Elmalı Kurabiye Meselesi2.033 kelime
- 7 7.Tabu Eğlencesi2.801 kelime
- 8 14 Şubat Özel Bölüm874 kelime
- 9 8.Düşünceler1.844 kelime
- 10 9.Yavaş Adımlar3.197 kelime
- 11 10.Beklenmedik Baskın4.422 kelime
- 12 11.Artan Dostluk Bağı4.650 kelime
- 13 12.Anlamsız Kıskançlık4.073 kelime
- 14 13.Büyük Adımlar5.404 kelime
- 15 14.Karışık Durumlar4.098 kelime
- 16 15.Aşk5.276 kelime
- 17 16.Karışık Duygular4.843 kelime
- 18 17.Olan Var Olmayan Var Kıskanırlar5.520 kelime
- 19 23 Nisan Özel bölüm457 kelime
- 20 18.Tartışma3.496 kelime
- 21 19.Kaos İçinde Kaos6.743 kelime
- 22 20.Doğum Günü6.643 kelime
- 23 21. Kış Tatili6.856 kelime
- 24 22.Aşk Vakti7.076 kelime
- 25 23.Üç Ses7.559 kelime
- 26 24. Kalpten Fırtınalar6.583 kelime
- 27 FİNAL!5.583 kelime
- 28 Özel Bölüm #11.187 kelime
- 29 Özel Bölüm #21.565 kelime
- 30 Özel Bölüm #33.161 kelime
- 31 Özel Bölüm #41.624 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sellamm!!
Nasılsınız?
Çarşambayı beklemek zor mu🤭
İnstagram/Tiktok: hadadellsol
İYİ OKUMALLARR🧸🤍💋
•
YASEMİN
Sabahçı garsonu olarak, son siparişimi de verince bitmiştim. Evet, evet baya bir bitmiştim. Yorgunluktan. Kafe bugün fazla mı kalabalıktı ne?!
Duyduğum gitar sesi ile kafamı kaldırıp kafenin sahne alanına baktım. Özgür gitarı elinde, sessizce bir şeyler mırıldanıp çalıyordu. Elimdeki tepsiyi kasaya bırakıp yanına ilerledim
"Kendi şarkını mı çalıyorsun?"
"Evet, saat geldiği için son kez prova alıyordum."
"Şarkının adı ne?"
"Beklemedin." Neyi demek için kendimi zor tutmuştum. Şarkı adına ithafen "Merakla bekliyorum." deyip, gülümsedim.
Bu hareketim onunda gülümsetmişti.
"Az kaldı zaten son on beş dakika. Saat altı olunca başlayacağım."
"Selam!" Hafsa yüzündeki otuz iki diş sırıtmasıyla Eflin ile beraber yanımıza geliyordu.
Yanıma gelince. Özgür'e çaktırmayacak şekilde kulağıma eğilip fısıldadı.
"Ben sana akşam sorarım. Aramızda bir şey yok deyip, kafe köşelerinde gülüşmeyi."
"Hafsa sus. Saçmalama normal muhabbet ediyoruz ya! Bak Özgür duyacak yanlış anlayacak!"
"Vallahi ben yanlış anlamasını doğru anlamasını bilmem. Akşam döküleceksin hanımefendi."
"Tamam, tamam!"
"İyi akşamlar millet!"
Kaşlarım çatılırken, duyduğum yabancı sese döndüm. Yapılı vücudundan, bu kişinin Hafsa'nın bahsettiği Demir olduğunu anlamıştım. Hafsa olan biten her şeyi mesajla anlatmıştı. Yanında ise Yavuz vardı. Bizzat tanışmasam da, ikisini de duyduklarımla nasıl biri olduklarını öğrenmiştim.
Yavuz da kısa bir baş selamı ile "İyi akşamlar." dediğinde.
Kızlara kısa bir, 'ne oluyor?' bakışı attım. Bakışlarından bu akşam hep beraber takılacağımızı anlamıştım. Ortamda anlamsız bir sessizlik olunca konuşma ihtiyacı hissederek.
"İsterseniz şu masaya geçelim."
Sahnenin hemen sağ çaprazında kalan masayı işaret ettim. Herkes onaylarken birer birer sandalyelere oturmaya başladılar.
Herkes yerleştiğinde Fikret beyin geldiğini gördüm. Özgür'ün omzuna dokunarak bir şeyler söylemişti. Sanırsam çalmaya başlayabileceğini söylemişti.
Özgür kısa bir duraksamanın ardından boğazını temizleyip mikrofona dokundu.
"Değerli müşterilerimiz, La Lumiére kafeye hepiniz hoş geldiniz. Ben Özgür Vural. İzninizle birkaç parça çalmak istiyorum."
'Yapma N'olursun' şarkısını çalmaya başladığında heyecanla onu dinlemeye başladım.
Özgür bir yandan şarkıyı söyleyip bir yandan gitarını çalıyordu! Evet, bu çok şaşılacak bir şey değildi. Konservatuar okuyup müzisyen olacaktı sonuçta ama o şu an çok farklıydı sanki. Her zamankinden daha farklı, daha havalı, daha yakışıklı. Allah'ım neler düşünüyordum!
Kemikli parmakları gitarın tellerine vurdukça resmen bana bir şeyler oluyordu ama neden? Ve sesi çok güzeldi. Beklediğimden daha güzel. Öyle ki kafedeki kızların hepsi gözlerini dikmiş yüzlerinde otuz iki diş sırıtma ile ona bakıyorlardı. Hayır ne vardı yani ayı mı oynuyordu?
Şarkı bitince büyük bir alkış aldı. İkinci şarkısına geçince. Onu hayran hayran izlemeye devam ettim.
İstanbul Beyefendisini söylüyordu.
"İlk bakışta aşk mı olur? Yoktur öyle şey" derken göz göze gelmiştik.
O önüne dönüp şarkısına devam ederken, ben çoktan hayal dünyama geçmiştim.
Şarkının sonlarına geldiğinde gözlerim etrafı turladı. Ta ki camdan keskin ela gözlerinde takılı kalana kadar. Az önceki göz göze gelmede yanlış anlaşılmamak için hemen gözlerimi kaçırmıştım ama şu an bunu asla yapamıyordum. Sanki zaman durmuş ve sadece biz kalmıştık .Eflin'in kolumu dürtmesi ile irkilerek gözlerimi Özgür den kaçırdım.
"İyi misin sen?" Değilim Eflin, değilim. Boğazımı temizleyerek, sandalyeme yayıldım.
"İyiyim." dediğimde şarkı bitmişti.
Bu sefer daha büyük bir alkış tufanı koptu. Alkışlara ıslıklar da eşlik ettiğinde yüzüm buruştu. Çok ses olmuştu. O an tekrar gözlerim Özgür'e değdi. İnsanlarla sohbet ediyordu.
Peki neden böyle olmuştu bize? Neden Özgür ile birbirimizde takılı kalmıştık? Daha tanışalı birkaç gün oluyordu, o zaman kesin şarkının etkisindendi. Ama daha yeni tanıştığın, adını ve sadece birkaç özelliğini bildiğin bir insan ile bir şarkı yüzünden takılı kalabilir miydi bir insan?
Ben az önce Eflin'e yakalanmış olmanın utancı ile kızarmış yüzümü masaya eğip bunları düşünürken,
Özgür yüzünde hoş bir tebessüm ile "İlk akşam olması dolayısıyla ve sizleri de çok sıkmamak için son şarkımı söyleyip bitireceğim. Bu şarkıyı daha önce duymadınız çünkü bu benim kendi bestem. Ve huzurlarınızda Bekledim."
"Yıllarca bekledim seni.
Beni bul, bana gel diye.
Oysa sen, hiç aramadın bile beni.
Bekledim, sabahlara kadar.
Gelirsin diye, bekledim.
Gelmedin.
⋆ ⋆ ⋆
Çoktan bulmuştun yerime birini.
Sana iyi geleceğini düşündün.
Düşündün...
Pişman oldun.
Peki söyle şimdi deydi mi?
Deydi mi?
Bize bunu yapmana?
Deydi mi..."
İşte bunu beklemiyordum çünkü bu çok güzeldi. Melodisi, sözleri ve Özgür'ün sesi. Bu sefer utanmadan, sıkılmadan ayağa kalkarak alkışladım. Bunu özellikle Özgür kendini iyi hissetsin, şarkısını beğendiğimi anlasın diye yaptım. Ayağa kalktığımı gören kafedeki diğer insanlarda ayaklanarak alkışlamaya başladılar.
"İşte benim kardeşim be bravo!" diye bağıran Demir ile hafifçe kıkırdayarak Özgür'e döndüm.
Gitarı elinde ayağa kalkmış, kibarca eğilerek insanları selamladı. Bize doğru gelmeye başladığında, Yavuz eliyle Özgür'ün sırtını pat patladı.
"Harikaydın kardeşim."
Demir ile de tokalaşınca. Hafsa ve Eflin de güzel dileklerini sundular. Herkes yerlerine oturduğunda ayakta olduğum için bana dönen Özgür'e, gitarını işaret ettim.
"İstersen gitarını içeri bırak."
Beni başıyla onaylayıp personel odasına doğru ilerledi. Masadakilere kısa bir bakış attıktan sonra hızlı adımlarla bende personel odasına girdim. Hızlı bir giriş yaptığım için kendimi frenleyemeyerek duvara sıkıca tutunarak durdum. Sesler üzerine arkasını dönen Özgür beni gördüğüne şaşırmıştı.
Sana değil Yasemin odaya pat diye girmene şaşırdı!
Boynumu kaşıyarak "Mükemmeldin..." demem üzerine Özgür dudağının sol tarafını yukarı kaldırarak güldü.
"Yani mükemmeldin derken sahnede mükemmeldin anlamında. Hani sesin güzel ya."
Bir yandan salakça bir gülüş sunarken bir yandan ellerimi sallayarak açıklamaya çalışıyordum.
"Zaten sesin kötü olsa burada olmazdın!"
Ne, ne diyordum ben!
"Teşekkür ederim Yasemin" dedi güzel bir tebessüm ile.
Yanaklarım kızarırken "Rica ederim." dedim.
"Ben içeri geçeyim."
Saçlarımı sırtıma atarak daha fazla saçma bir şey dememek için odadan çıktım. Masaya vardığımda Hafsa ve Demir üniversite hakkında konuştuğunu duydum. Eflin ise kahvesini içiyor Yavuz'sa sadece onları dinliyordu.
Özgür'ün de yanımıza gelmesi ile biraz daha muhabbet edip kalktık. Sitenin asansörünün büyük olması sebebiyle hepimiz birlikte binmiştik. Dördüncü kata gelmesi ile kızlarla beraber inerken herkes birbirine bakmış ve "İyi geceler, iyi akşamlar" sözleri eşliğinde dairemize girmiştik.
⋆𐙚₊˚⊹♡
ÖZGÜR
Çalan alarmın sesiyle erkenden kalkmıştım. Bugün iş görüşmesi için birkaç mekana gidecektim. Üzerime gri kot pantolon ve aynı renk bisiklet yaka, kazak giydim. Saçlarıma sprey sıkıp düzeltirken bir yandan da geç kalmamak için kahvaltıyı dışarıda yapmaya karar verdim. Yeşil deri ceketimi de üzerime geçirerek kapıya doğru ilerlediğim sırada elinde kahvesi ile balkondan çıkan Yavuz'la karşılaştım.
"Günaydın"
"Günaydın, babam" diyerek gülümsedim. Bizden iki yaş büyük olduğu için Demir'le ona kendi aramızda 'babam' diyorduk. Tabi bu Yavuz'un çok hoşuna gitmiyordu.
"Dışarı mı çıkıyorsun?"
"Evet, iş görüşmesi için birkaç mekana bakacağım."
"Kahvaltı yaptın mı?"
"Hayır, geç kalmayayım şimdi mekanlardan birinde yaparım."
"Tamam, kolay gelsin."
"Eyvallah."
Otoparka inip Porcsche 911 Turbo s black arabama bindim. Bu arabayı seviyordum, hız tutkunu bir insan olarak verdiği hissiyat bambaşkaydı. Bu araba bana gerçekten özgür hissettiriyordu.
⋆ ⋆ ⋆
Kırlangıç, Sadem, Ahlas ve şimdi de La Lumiére kafeye gelmiştim. Girdiğim mekanlarda şartları öğrenip CV'mi bırakıyordum. Bu mekana da internet sitesinden CV'mi göndermiştim.
İçeri girip yerleri paspaslayan kadına yaklaştım ve "İş görüşmesi için gelmiştim. Yardımcı olabilir misiniz?"
Kadın bana dönüp "Tabii beni takip edin." demişti.
Kafenin arka tarafına kahverengi kapılı bir odaya gelmiştik.
"Burası Fikret Beyin odası, kendisi kafenin patronudur."
"Teşekkür ederim."
Kapıyı tık tıklayarak içeri girdim. Bir anda ela gözlerim cam gibi parlak mavi gözlerle buluştu. Muhtemelen benim yaşlarımda, sarı saçlı, dolgun dudaklı, küçük burunlu,ince belli çok güzel bir genç kızdı. Hemen gözlerini kaçırmıştı ama ben dalmış gibi ona bakıyordum. O çok güzeldi. Neden bilmiyorum gözüme bir anda çok masum gelmişti. Gözlerini tekrardan bana çevirince, yanaklarının hafif kızarmış olduğunu gördüm. Bu onu çok tatlı yapmıştı.
Bana bakmaya devam edince onda takılı kaldığımı anlayıp kendime çeki düzen vermeye çalıştım.
"Pardon."
Kısık ama bir o kadar tatlı sesi ile "Sorun yok." dedi.
Kısaca Fikret beyle konuştuktan sonra dediklerine karşılık başımı salladım. Burada kalıcı olmak istediğimi şimdiden biliyordum.
Fikret bey benimle olan konuşmasını bitirince yanımda ki kıza döndü.
"Yasemin, sen gezdir kafeyi Özgür'e. Nerde çalışacağını bilsin. Sorun olursa ben buradayım."
O Fikret beyi onaylarken ben isminin ona ne kadar yakıştığını düşünüyordum. Yasemin...
Yasemin, bana doğru dönünce bir anda camdan yansıyan güneş ışığı yanaklarına düştü. İşte o zaman ilk bakışta fark etmediğim çillerini gördüm. İşte şimdi kalbim depar atıyordu. Boğazını temizlediğinde gözlerimi kırpıştırıp düşüncelerimden kurtuldum.
"Çekilirseniz size gösteriyim etrafı."
Bir elimi saçlarıma atıp karıştırırken diğer elimi uzatarak ona yol verdim.
"A, tabii."
Kısa bir kafe turunun ardından gezimiz bitmişti. Kafe zaten küçüktü. Yasemin kendi işi için kafe bölümüne doğru ilerlerken, ben bu günlük işim bittiği için kafeden çıkıp arabama doğru ilerledim. Arabamı bizim binanın biraz uzağına park ettim. Her zaman park ettiğim yer doluydu.
Binaya doğru ilerlerken site kapısının önünde Yasemin ve yanında arkadaşları olduğunu düşündüğüm iki kız gördüm. Güvenlikçi Fatih abiye selam verip yoluma devam ettiğimde arkamdan gelen kısık fısıltıları duydum.
Bir anda oluşan sessizlikle arkamı döndüğüm sırada Yasemin önüme geçip hızlıca ilerlemeye başladı. Arkasından kızlarda ilerlerken binaya girmişlerdi. Beraber asansöre bindik onlar dördüncü kata basarken, ben beşinci kata basmıştım.
Burada mı yaşıyordu acaba yoksa arkadaşlarını mı ziyarete gelmişti?
Dördüncü kata gelince iki kız hemen inerken Yasemin inmeyerek bana döndü.
"İyi akşamlar." dediğinde sesi çok kısık gelmişti. Asansörden indiğinde kapılar kapanmadan anlık bir cesaretle "İyi geceler sarışın!" diye seslendim. Ve emindim bugün onu gördüğüm için günüm çok güzel geçecekti.
⋆ ⋆ ⋆
~PAZAR AKŞAMI~
Bugün beklediğimden çok daha güzel geçmişti, insanlar şarkımı beğenmiş çokça tebrik etmişlerdi. Ve Yasemin... Aklımı başımdan alıyordu.
Bugün şarkıları söylerken gözüm hep ona dalmıştı. Özellikle beni tebrik ederken ki halleri, hatırladıkça yüzümde sırıtma meydana geliyordu.
Diğerlerinin aksine onunla arkadaş olamayacağım kesindi, yani umarım.
•
Her karakter için böyle bölüm olacak✨
Sakın karakter aynı bölümde diye shiplemeyin🫠 Kimin kiminle olacağını bilemezsiniz🤭
ÖZGÜR⤵️
Bölüm hakkında düşünceleriniz?
⭐️YILDIZA BASMAYI UNUTMAYIINN!!
Bölüm etkileşimi
