Gölgelerin Sözü kitap kapağı

8. bölüm / 25

Gölgelerin Sözü

Bölüm 8:Karakolun soğuk duvarları

Vaveyla Yazarı: Nur .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Bölüm 8:Karakolun soğuk duvarları

Helikopter Fırtına Karakolu’nun pistine teker koyduğunda, pervanenin yarattığı rüzgâr etraftaki karları savuruyordu. İntikal bitmiş, Silopi dağlarının o ıssız ve korunaklı atmosferi geride kalmıştı. Karakolun nizamiye kapısından içeri adım attıkları an, askeri disiplinin ve rütbelerin getirdiği o aşılmaz duvarlar yeniden örüldü.

Operasyon odasına geçtiklerinde Yüzbaşı Göktuğ masanın başına geçti. Üzerindeki çamurlu ve karla kaplı parkayı çıkarırken duruşu yine o çelik gibi sert komutan haline bürünmüştü. Ancak gözleri, haritanın diğer ucunda raporları düzenleyen Teğmen Defne’ye her kaydığında o sertlik yerini sarsılmaz bir şefkate bırakıyordu.

Defne, telsiz kayıtlarını sisteme girerken parmaklarının titremesini engellemeye çalışıyordu. Sığınakta Göktuğ’un omzundaki sıcaklığı, yanağındaki dokunuşunu hâlâ hissedebiliyordu.

"Raporlar tamamlandı komutanım," dedi Defne, resmi bir tonla. "Cebrail Deresi hattı emniyete alındı."

Göktuğ başını kaldırdı. Odada Samet (Sessiz) ve diğer nöbetçi askerler vardı. Göktuğ resmiyeti bozmadan, ama gözlerindeki o gizli alfabeyle yanıt verdi: "Eline sağlık Teğmen. İyi iş çıkardınız."

Samet, Sherlock’un tasmasını çözerken ikisinin arasındaki bu sessiz elektriklenmeyi gayet iyi anlıyordu. Yavaşça Göktuğ’a yaklaşarak alçak sesle konuştu: "Komutanım, çay demlettim. Biraz dinlenseniz iyi olur, saatlerdir ayaktasınız."

"Sağ ol Samet," dedi Göktuğ. Sonra Defne’ye döndü. "Teğmen, dinlenme odasındaki evrakları kontrol etmemiz gerekiyor. Benimle gel."

Dinlenme odasının kapısı kapandığı an, odadaki soğukluk yerini derin bir nefese bıraktı. Göktuğ hiç tereddüt etmeden Defne’ye doğru bir adım attı ve aralarındaki mesafeyi kapattı. Elini yavaşça Defne’nin beline koyup onu kendine çekti.

"Burada, bu duvarların arasında senden uzak durmak dağda çatışmaya girmekten daha zor," dedi Göktuğ, sesi pürüzsüz ve tutku doluydu.

Defne, ellerini Göktuğ’un göğsüne koyarak gözlerinin içine baktı. "Biliyorum... Ama birbirimize nasıl baktığımızı gören herkes anlar Göktuğ. Çok dikkatli olmalıyız."

Göktuğ eğilip dudaklarını Defne’nin alnına bastırdı. "Görsünler Defne... Varsın bütün dünya bilsin. Ben seni bu kalbe bir kez kazıdım, geri dönüşü yok.”

277 Kelime

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.