6. bölüm / 25
Gölgelerin SözüBölüm 6:Sığınağın sıcağı
Bölümler 25Şu an: Bölüm 6:Sığınağın sıcağı
- 1 Bölüm 1:Sol yanımda bir dağ443 kelime
- 2 Bölüm 2:Haritanın Gizlediği Yangın178 kelime
- 3 Bölüm 3:Dağın kalbinde tek bir nefes169 kelime
- 4 Bölüm 4:Fırtınada Çatışma280 kelime
- 5 Bölüm 5:Sessizlikten sonra gelen fırtına195 kelime
- 6 Bölüm 6:Sığınağın sıcağı245 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Bölüm 7:Şafak vakti verilen söz246 kelime
- 8 Bölüm 8:Karakolun soğuk duvarları279 kelime
- 9 Bölüm 9:Gece gelen ihbar267 kelime
- 10 Bölüm 10:Kırmızı Kayalıklar280 kelime
- 11 Bölüm 11:Geceye Düşen Ateş482 kelime
- 12 Bölüm 12:Sıcak gece,Soğuk mermer227 kelime
- 13 Bölüm 13:Şafağın Gölgesinde216 kelime
- 14 Bölüm 14:Karakola Dönüş ve Soğuk Duvarlar191 kelime
- 15 Bölüm 15:Gece Nöbeti ve İtiraf164 kelime
- 16 Bölüm 16:Sınırda Yeni Tehtit144 kelime
- 17 Bölüm 17:Sisli vadide pusu276 kelime
- 18 Bölüm 18:Kör Nokta Ve Çember241 kelime
- 19 Bölüm 19:Aşkın ve Görevin Savaşı266 kelime
- 20 Bölüm 20:Son Hesaplaşma191 kelime
- 21 Bölüm 21:Mayınlı Bölgede Zaman341 kelime
- 22 Bölüm 22:Nefes Nefese264 kelime
- 23 Bölüm 23:Şafakta Bir Yemin227 kelime
- 24 Bölüm 24:Birlikte Yeni Bir Sayfa158 kelime
- 25 Bölüm 25:Epilog (Gölgelerin Sözü)FİNAL95 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tipi göz gözü görmeyecek seviyeye ulaştığında helikopterin iniş yapamayacağı haberi telsizden duyuldu. Göktuğ, timin emniyeti için Cebrail Deresi’nin yukarısındaki eski bir taş sığınağa geçme kararı aldı.
Taş sığınağın içine girdiklerinde rüzgârın keskin uğultusu dışarıda kaldı. Samet, köşede Sherlock ile birlikte nöbet pozisyonu alırken Göktuğ ile Defne sığınağın iç kısmında baş başa kaldı.
Dondurucu soğuk ikisinin de kemiklerine işlemişti. Göktuğ, üzerindeki kalın askeri parkayı çıkarıp tir tir titreyen Defne’nin omuzlarına örttü.
Göktuğ, yapma... Sen de üşüyeceksin," dedi Defne, parkayı geri vermeye çalışarak.
Göktuğ, Defne’nin ellerini tutup engelledi. İki elini de kendi avuçlarının arasına alıp nefesiyle ısıtmaya başladı. "Ben alışkınım Teğmen. Ama senin bir damla soğuk yemeni bile istemiyorum."
Defne gözlerinin içine bakarken, aralarındaki mesafe aniden kayboldu. Göktuğ başını eğip alnını Defne’nin alnına dayadı. Sığınaktaki tek ses, ikisinin hızlı hızlı alınıp verilen nefesleriydi.
"Bana öyle bakma Defne," diye fısıldadı Göktuğ, sesi pürüzsüz ve derindi. "Kendime hâkim olmakta zorlanıyorum."
Hâkim olma," dedi Defne cesaretle. "Bu dağlarda yarının ne getireceği belli değilken, hissettiklerini gizleme benden."
Göktuğ yavaşça uzanıp dudaklarını Defne’nin şakağına, ardından dondurucu soğuktan kızarmış yanağına bastırdı. Bu küçük, tutkulu dokunuş ikisinin de kalbindeki yangını alevlendirmeye yetti.
Samet’in dışarıdan gelen adımlarıyla ikisi de istemeyerek de olsa geri çekildi. Samet, içeri girmeden önce öksürerek kendini belli etti: "Komutanım, tipi sabaha karşı etkisini kaybedecekmiş. Şimdilik emniyetteyiz."
"Sağ ol Samet," dedi Göktuğ, gözlerini Defne’den ayırmadan. "Sabahı bekleyeceğiz."
Gece boyunca sığınağın karanlığında, el ele tutuşarak sabaha kadar nöbet tuttular. Silopi dağlarında fırtına dinmek üzereydi ama kalplerinde başlayan bu sevda artık durdurulamazdı.
243 Kelime
Bölüm etkileşimi
