18. bölüm / 25
Gölgelerin SözüBölüm 18:Kör Nokta Ve Çember
Bölümler 25Şu an: Bölüm 18:Kör Nokta Ve Çember
- 1 Bölüm 1:Sol yanımda bir dağ443 kelime
- 2 Bölüm 2:Haritanın Gizlediği Yangın178 kelime
- 3 Bölüm 3:Dağın kalbinde tek bir nefes169 kelime
- 4 Bölüm 4:Fırtınada Çatışma280 kelime
- 5 Bölüm 5:Sessizlikten sonra gelen fırtına195 kelime
- 6 Bölüm 6:Sığınağın sıcağı245 kelime
- 7 Bölüm 7:Şafak vakti verilen söz246 kelime
- 8 Bölüm 8:Karakolun soğuk duvarları279 kelime
- 9 Bölüm 9:Gece gelen ihbar267 kelime
- 10 Bölüm 10:Kırmızı Kayalıklar280 kelime
- 11 Bölüm 11:Geceye Düşen Ateş482 kelime
- 12 Bölüm 12:Sıcak gece,Soğuk mermer227 kelime
- 13 Bölüm 13:Şafağın Gölgesinde216 kelime
- 14 Bölüm 14:Karakola Dönüş ve Soğuk Duvarlar191 kelime
- 15 Bölüm 15:Gece Nöbeti ve İtiraf164 kelime
- 16 Bölüm 16:Sınırda Yeni Tehtit144 kelime
- 17 Bölüm 17:Sisli vadide pusu276 kelime
- 18 Bölüm 18:Kör Nokta Ve Çember241 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 Bölüm 19:Aşkın ve Görevin Savaşı266 kelime
- 20 Bölüm 20:Son Hesaplaşma191 kelime
- 21 Bölüm 21:Mayınlı Bölgede Zaman341 kelime
- 22 Bölüm 22:Nefes Nefese264 kelime
- 23 Bölüm 23:Şafakta Bir Yemin227 kelime
- 24 Bölüm 24:Birlikte Yeni Bir Sayfa158 kelime
- 25 Bölüm 25:Epilog (Gölgelerin Sözü)FİNAL95 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çatışmanın şiddeti dakikalar geçtikçe tırmanırken, kayalıkların arkasından gelen telsiz cızırtıları durumun ciddiyetini ortaya koyuyordu. Samet ve Sherlock sağ kanattaki baskıyı püskürtmeyi başarmıştı fakat ana geçitteki Göktuğ ve Defne, tepe hattından açılan çapraz ateş altında sıkışıp kalmıştı. Üstelik yoğun sis helikopterlerin yakın hava desteği vermesini imkansız kılıyordu.
"Göktuğ! Mühimmat tükenmek üzere, son şarjörler!" dedi Defne, tüfeğinin mekanizmasını çekip yeni şarjörü takarken.
Göktuğ çevreyi hızlıca taradı. Tepedeki ağır makineli tüfek mevzii üzerlerindeki baskıyı artırıyordu. Birkaç dakika içinde tepe hattından sızan gruplar siperlerini tamamen saracaktı. Göktuğ, hayati bir karar vermek zorunda olduğunu hissetti.
Geriye çekilip Defne’nin yanına siper aldı. Mermiler hemen tepelerindeki taşları parçalarken Göktuğ iki eliyle Defne’nin kaskının kenarlarından tuttu. Onu kendine çekip alnını Defne’nin alnına yasladı. O cehennem sıcağında ve kurşun yağmurunun ortasında zaman bir anlığına durdu.
"Bana bak Defne," dedi Göktuğ, sesi gürültüye rağmen sarsılmaz bir kararlılık ve derin bir şefkat taşıyordu. "Bu çemberi yaracağız. Ben ateşi üzerime çekip ana mevziyi oyalayacağım. Sen o sırada Samet’in olduğu sağ kanada kayıp emniyetli bölgeye geçeceksin."
Defne’nin gözleri anında büyüdü, gözpınarlarında biriken yaşlar barut karasına karıştı. "Asla! Kendini yem etmene izin vermem! Seni burada tek başına bırakmam Göktuğ!"
"Bu bir emirdir Teğmen!" diye gürledi Göktuğ. Ancak sesindeki o emredici ton, gözlerindeki yalvarış ve katıksız aşka mağlup oluyordu. "Sana bir şey olmasına göz yumamam. Benimle tartışma, emri uygula!"
"Bu emri reddediyorum Yüzbaşı’m!" dedi Defne, Göktuğ’un hücum yeleğini iki eliyle yakalayarak. "Seni ölüme terk etmem! Ya birlikte çıkacağız bu boğazdan ya da birlikte kalacağız!"
239 Kelime
Bölüm etkileşimi
