12. bölüm / 25
Gölgelerin SözüBölüm 12:Sıcak gece,Soğuk mermer
Bölümler 25Şu an: Bölüm 12:Sıcak gece,Soğuk mermer
- 1 Bölüm 1:Sol yanımda bir dağ443 kelime
- 2 Bölüm 2:Haritanın Gizlediği Yangın178 kelime
- 3 Bölüm 3:Dağın kalbinde tek bir nefes169 kelime
- 4 Bölüm 4:Fırtınada Çatışma280 kelime
- 5 Bölüm 5:Sessizlikten sonra gelen fırtına195 kelime
- 6 Bölüm 6:Sığınağın sıcağı245 kelime
- 7 Bölüm 7:Şafak vakti verilen söz246 kelime
- 8 Bölüm 8:Karakolun soğuk duvarları279 kelime
- 9 Bölüm 9:Gece gelen ihbar267 kelime
- 10 Bölüm 10:Kırmızı Kayalıklar280 kelime
- 11 Bölüm 11:Geceye Düşen Ateş482 kelime
- 12 Bölüm 12:Sıcak gece,Soğuk mermer227 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Bölüm 13:Şafağın Gölgesinde216 kelime
- 14 Bölüm 14:Karakola Dönüş ve Soğuk Duvarlar191 kelime
- 15 Bölüm 15:Gece Nöbeti ve İtiraf164 kelime
- 16 Bölüm 16:Sınırda Yeni Tehtit144 kelime
- 17 Bölüm 17:Sisli vadide pusu276 kelime
- 18 Bölüm 18:Kör Nokta Ve Çember241 kelime
- 19 Bölüm 19:Aşkın ve Görevin Savaşı266 kelime
- 20 Bölüm 20:Son Hesaplaşma191 kelime
- 21 Bölüm 21:Mayınlı Bölgede Zaman341 kelime
- 22 Bölüm 22:Nefes Nefese264 kelime
- 23 Bölüm 23:Şafakta Bir Yemin227 kelime
- 24 Bölüm 24:Birlikte Yeni Bir Sayfa158 kelime
- 25 Bölüm 25:Epilog (Gölgelerin Sözü)FİNAL95 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yan geçitten tırmanan tim, Cebrail Deresi’nin üst sırtlarına doğru adeta birer gölge gibi süzüldü. Sherlock, kayaların arasından kokuyu takip ederek iz sürmeye devam ediyordu. Gece yarısını çoktan geçmiş, dondurucu Silopi ayazı kemiklere işlemeye başlamıştı.
Kırmızı Kayalıklar’daki patlamanın ardından düşman unsurları dağların derinliklerine çekilmişti. Göktuğ, kayalık bir tepe noktasına ulaştıklarında el işaretiyle timi durdurdu.
"Alan temiz. Karakolla telsiz teması kuruyoruz, ilk ışıklarla birlikte intikal var," dedi Göktuğ.
Samet (Sessiz) çevrenin nöbetini devralırken Sherlock’u yanına çekip pusudaki yerini aldı. Göktuğ ise kayalığın korunaklı ve kuytu bir köşesine çekildi. Defne, tüfeğini kucağına alarak Göktuğ’un yanındaki dar alana sığındı. İkisinin sırtı soğuk kayaya dayalıydı ama omuzları birbirine sıkıca yapışmıştı.
Göktuğ, üzerindeki askeri hücum yeleğinin altından elini uzatarak Defne’nin soğuktan titreyen parmaklarını kendi avucunun içine aldı. Birkaç saniye boyunca hiç konuşmadan sadece parmaklarını kenetledi.
"Yüzün hâlâ tozatı içinde," dedi Göktuğ, sesi karanlığın ve rüzgârın arasında adeta bir fısıltıya dönüştü.
Defne hafifçe gülümsedi. "Senin yüzün çok farklı sanki Yüzbaşı’m?"
Göktuğ serbest kalan elini kaldırıp başparmağıyla Defne’nin elmacık kemiğindeki tozu yavaşça sildi. Parmak ucu Defne’nin tenine dokunduğunda, ikisinin de göğsünden derin bir nefes döküldü.
"Sana bakarken dağları, çatışmayı, bu üniformayı bile unutuyorum Teğmen," dedi Göktuğ, gözleri Defne’nin dudaklarına kayıp tekrar gözlerine kilitlenirken. "Sadece seni ve bu anı yaşamak istiyorum."
Defne, Göktuğ’un tuttuğu elini biraz daha sıktı. "Unutma Göktuğ... Zaten bizi ayakta tutan tek şey bu değil mi? Birbirimize verdiğimiz o gizli söz."
225 Kelime
Bölüm etkileşimi
