11. bölüm / 25
Gölgelerin SözüBölüm 11:Geceye Düşen Ateş
Bölümler 25Şu an: Bölüm 11:Geceye Düşen Ateş
- 1 Bölüm 1:Sol yanımda bir dağ443 kelime
- 2 Bölüm 2:Haritanın Gizlediği Yangın178 kelime
- 3 Bölüm 3:Dağın kalbinde tek bir nefes169 kelime
- 4 Bölüm 4:Fırtınada Çatışma280 kelime
- 5 Bölüm 5:Sessizlikten sonra gelen fırtına195 kelime
- 6 Bölüm 6:Sığınağın sıcağı245 kelime
- 7 Bölüm 7:Şafak vakti verilen söz246 kelime
- 8 Bölüm 8:Karakolun soğuk duvarları279 kelime
- 9 Bölüm 9:Gece gelen ihbar267 kelime
- 10 Bölüm 10:Kırmızı Kayalıklar280 kelime
- 11 Bölüm 11:Geceye Düşen Ateş482 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Bölüm 12:Sıcak gece,Soğuk mermer227 kelime
- 13 Bölüm 13:Şafağın Gölgesinde216 kelime
- 14 Bölüm 14:Karakola Dönüş ve Soğuk Duvarlar191 kelime
- 15 Bölüm 15:Gece Nöbeti ve İtiraf164 kelime
- 16 Bölüm 16:Sınırda Yeni Tehtit144 kelime
- 17 Bölüm 17:Sisli vadide pusu276 kelime
- 18 Bölüm 18:Kör Nokta Ve Çember241 kelime
- 19 Bölüm 19:Aşkın ve Görevin Savaşı266 kelime
- 20 Bölüm 20:Son Hesaplaşma191 kelime
- 21 Bölüm 21:Mayınlı Bölgede Zaman341 kelime
- 22 Bölüm 22:Nefes Nefese264 kelime
- 23 Bölüm 23:Şafakta Bir Yemin227 kelime
- 24 Bölüm 24:Birlikte Yeni Bir Sayfa158 kelime
- 25 Bölüm 25:Epilog (Gölgelerin Sözü)FİNAL95 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kırmızı Kayalıklar’daki çatışmanın ateşi henüz soğumamışken, vadinin yukarısından gürleyen ikinci bir patlama sesiyle ortalık yeniden karanlığa gömüldü. Düşman kaçarken geçit hattına tuzaklanmış bir mühimmatı patlatmıştı.
Kayalıklardan kopan devasa taş ve toprak kütlesi hızla aşağı kaymaya başladı.
"Geri çekilin! Siper alın!" diye gürledi Göktuğ.
Göktuğ, üzerlerine doğru gelen yıkımı gördüğü an arkasına bile bakmadan Defne’ye doğru fırladı. Onu göğsüne basıp büyük bir kayanın kuytusuna çekerek kendi gövdesini Defne’nin üzerine siper etti. Yıkıntı gürültüyle yanlarından kayıp giderken, toz ve duman ikisini de yuttu.
Sessizlik geri geldiğinde Göktuğ kıpırdamadı. Bütün ağırlığıyla Defne’nin üzerindeydi.
"Göktuğ... Göktuğ, iyi misin?" dedi Defne, sesi titreyerek. Elleri hızla Göktuğ’un omuzlarına, sırtına dokundu. Yüzbaşı’nın sırtına çarpan küçük bir taş parçası yüzünden Göktuğ hafifçe dişlerini sıktı ama acısını tamamen gizledi.
Göktuğ başını kaldırıp dumanların arasından Defne’nin yüzüne baktı. Yüzü toza bulanmış ama gözleri kaygıdan çıldırmak üzere olan bir adamın gözleriydi.
"Sana... bir şey oldu mu?" diye sordu Göktuğ, sesi pürüzlü ve hırıltılı çıkarak.
"İyiyim, ben çok iyiyim! Ama sen..." Defne’nin gözlerinden süzülen bir damla yaş, yanağındaki tozu silip geçti. "Neden kendini öne attın? Neden hiç düşünmüyorsun?"
Göktuğ, titreyen elini kaldırıp Defne’nin gözyaşını parmağının tersiyle sildi. Yüzündeki acı ifade bir anda yerini derin, durdurulamaz bir aşka bıraktı.
Düşünecek bir şey yoktu Defne," dedi Göktuğ, dudakları Defne’nin kulağına yaklaşarak. "Benim dünyam sensin. Dünya üzerime yıkılsa, seni korumak dışında bir şey yapmam."
Defne uzanıp Göktuğ’un ensesinden tuttu ve alnını Göktuğ’un alnına bastırdı. İkisinin de göğsü hızla inip kalkıyor, toz bulutunun içinde sadece birbirlerinin sıcaklığını hissediyorlardı.
"Bana bir şey olursa yaşayamazsın sanıyorsun," dedi Defne, göz pınarlarında biriken yaşlarla Göktuğ’un gözlerinin en derinine bakarak. "Peki ya sana bir şey olursa ben nasıl yaşarım Göktuğ? Hiç düşündün mü bunu?"
Göktuğ’un gözleri koyulaştı. Parmakları Defne’nin belinde kenetlendi; onu daha da kendine çekti, aralarında tek bir milim bile boşluk bırakmayacak kadar sıkıca sarıldı. Yüzünü Defne’nin boynuna gömdü. Şah damarının hemen üzerinden derin bir nefes aldı. Silopi’nin barut ve toprak kokan havasında, sadece Defne’nin kokusu vardı onun için.
Düşünmek bile aklımı başımdan alıyor..." diye fısıldadı Göktuğ, sesi pürüzsüz ve dürüsttü. "Bu yüzden ikimiz de birbirimiz için hayatta kalacağız. Söz mü?"
"Söz," dedi Defne, dudaklarını Göktuğ’un şakağına bastırarak. "Dağların gölgesinde verilen söz."
O sırada yıkıntıların arasından el fenerinin ışığı sızdı. Samet (Sessiz) ve Sherlock, kayaların arasından onları bulmuştu. Samet ortamdaki o derin, nefes kesen havayı fark edip bakışlarını hemen başka bir yöne çevirdi.
"Komutanım! İyi misiniz?" diye seslendi Samet, sesindeki kaygıyı gizlemeye çalışarak. "Yol kapandı ama yan geçit temiz. Sherlock iz buldu."
Göktuğ derin bir nefes alarak yavaşça Defne’nin üzerinden doğruldu. Elini uzatıp Defne’yi de kaldırdı. Üzerindeki tozu silkerken sesi yeniden o sarsılmaz Yüzbaşı tonuna kavuştu ama bakışlarındaki korumacı ateş yerinde duruyordu.
"İyiyiz Samet," dedi Göktuğ, elini Defne’nin belinden son bir an gecikmeyle çekerek. "Toplanın, izi takip ediyoruz. Bu gece bu dağda kimseyi arkamızda bırakmayacağız."
Defne tüfeğini kavrayıp Göktuğ’un hemen ardında hizalandı. Kırmızı Kayalıklar’ın karanlığında ilerlerken, sırtlarındaki tehlike ne kadar büyük olursa olsun, kalplerindeki o sarsılmaz bağ hepsinden daha güçlüydü.
480 Kelime
Bölüm etkileşimi
