27. bölüm / 26
GÖLGE25.BÖLÜM
Bölümler 26Şu an: 25.BÖLÜM
- 1 GİRİŞ424 kelime
- 2 1.Bölüm435 kelime
- 3 2.Bölüm363 kelime
- 4 3.BÖLÜM445 kelime
- 5 4.BÖLÜM477 kelime
- 6 5.BÖLÜM611 kelime
- 7 6.BÖLÜM622 kelime
- 8 7.BÖLÜM696 kelime
- 9 8.BÖLÜM535 kelime
- 10 9.BÖLÜM1.044 kelime
- 11 10.BÖLÜM1.125 kelime
- 12 11.BÖLÜM1.112 kelime
- 13 12.BÖLÜM503 kelime
- 14 13.Bölüm569 kelime
- 15 14.BÖLÜM521 kelime
- 16 15.BÖLÜM572 kelime
- 17 16.BÖLÜM666 kelime
- 18 17.BÖLÜM558 kelime
- 19 18.BÖLÜM530 kelime
- 20 19.BÖLÜM469 kelime
- 21 20.BÖLÜM538 kelime
- 22 21.BÖLÜM705 kelime
- 23 22.BÖLÜM602 kelime
- 24 23.BÖLÜM875 kelime
- 25 24.BÖLÜM1.018 kelime
- 26 25.BÖLÜM761 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kuzey
Yukarı hızlı adımlarla çıktım. Lara, baran’ı ve Ela’yı bulmuştu. Odaya doğru koştum ve kapıyı kapattım yatağa oturduğum anda telefonum titredi. Kilidi açıp baktım… yazan o’ydu. Katil… evet lara’nın aradığı kişi. ‘’Lara bir şey öğrenmiş mi?’’ Gözlerim doldu. Onlara bunu yapmak istemiyordum ama yapmak zorundaydım… özür dilerim lara… ‘’Baran‘ı araştırıyorlar.’’ Çevrimdışı olmuştu. Ne planlıyor bilmiyorum ama bunu yaptığım için kendimi çok kötü hissediyordum. Karnıma bir ağrı girmişti. Yatağın yanındaki komidinden ağrı kesici aldım. Sürahiden su doldurup ilacı içtim.
O anda yine mesaj geldi. ‘’Araştırsınlar hiçbir şey bulamazlar… ama bundan emin olamayız o yüzden asla onların yanından ayrılma eğer gözden kaçırdığın bir şey olursa neler olacağını biliyorsun.’’ Biliyordum. Ama arkadaşlarım bana güveniyordu. Ben ise onların güvenini kırıyordum.
Gözlerimi kapatıp bir iki dakika kafamı toplamaya çalıştım. ‘’Bu gece luka’yı oyala lara’yı bir yere çağıracağım eğer luka yine orada olursa seni gebertirim… adam dövüşmeyi iyi biliyor.’’ Evet luka sekiz yaşından beri dövüş kurslarında eğitim aldı. Ve birçok dalda madalyası vardı… Ben luka’yı nasıl oyalayacaktım? Asıl soru katil lara’ya ne yapacaktı. Ah bunu yapmak asla istemiyordum.
Lara
Sadece yarım saat uyuyabilmiştim. Hala başım ağrıyordu. Yavaşça ayağı kalktım, çekmecedeki ağrı kesicimi aldım. Yatağımın yanında duran su ile içtim. Şimdi artık herşeyi toparlama zamanıydı. Yataktan kalkıp masama yöneldim. Yavaşça sandalyeyi geri çekip oturdum ve dolaptan defterimi aldım. Herşeyi buraya yazamaya başlayacaktım. Deftere ilk yazdığım cümle şu oldu ‘’Baran kim?’’ Bunu öğrenirsem herşey çözülecekmiş gibi hissediyordum. O an içeri annem girdi. Defteri hızlıca kapadım ve anneme baktım. ‘’Anne ne oldu?’’ Annem elindeki meyve tabağını gösterdi. ‘’Luka ban hasta olduğunu söyledi. Çok endişeliydi hemen manava gidip sana meyve filan aldı.’’ Luka mı?
Annem masaya tabağı bıraktıktan sonra yatağın köşesine oturdu. Ben de sandalyemi ona doğru çevirdim. ‘’kızım nasıl yıllar sonra birbirinizi buldunuz?’’ Ona Ece’nin katilini bulmaya depoya gittim. Orad karşılaştık benim tarafımda olmak istedi sonrada onunla eskiden arkadaş olduğumuzu öğrendim diyemezdim. Anne özür dilerim ama yalan söylemek zorundayım. ‘’Instagramdan takipleştik, ilk o beni tanıdı’’ dediğimde annem kaşlarını çattı bir süre yüzüme baktı. Daha sonra çattığı kaşları gevşedi bana inanmıştı. Annem’e söyleyemezdim çünkü ona söylersem katili bulamazdım.
Derin bir nefes aldım. ‘’Anne… baran kim?’’ Annem uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra konuştu. ‘’Bizim… bizim lise arkadaşımız’’ kafam iyice karışmıştı bu düğümü çözmek için annem’den daha fazla bilgi almam lazımdı. ‘Bana neden hiç anlatmadın’’ annem derin bir nefes aldı ve sol eli ile sağ bileğindeki bileklik ile oynamaya başladı. ‘’O… o gün yaşananları hatırlamak istemiyordum’’ kaşlarımı çattım ne olmuştu o gün? ‘’ o gün ne oldu?’’ Annem bilekliği ile oynamayı bıraktı ve bana baktı. ‘’Bunu şimdi anlatamam’’. Ne zaman anlatacaksın anne ben ölünce mi? Katil bana yaklaşıyordu ve ben daha hiçbir şey çözememiştim.
Annem yavaşça kalktı, masamda duran boş tabağı aldı ve odadan çıktı. Onun arkasından bakarken kuzey’de kendi kaldıkları odadan çıktı. Yan gözle bana baktı ve aşağı kata doğru ilerlemeye başladı. Üst katta benden başka kimse yoktu. O yüzden bende yavaşça ayağa kalkıp aşağı kata doğru yöneldim.
Aşağı indiğimde herkes aşağdaydı. Annem mutfaktaydı, luka ve kuzey ise koltukta oturmuş televizyon izliyordu. Ama kuzey ara sıra uzun bir süre luka’ya bakıyordu. Benim geldiğimi görünce bakışlarını luka’dan çekmişti. Ama bunu yaparken ter içinde kalmıştı.
Luka’nın yanına oturdum. Ve geriye doğru yaslandım. ‘’Lara iyi misin?’’ Kafamı kaldırıp luka’ya baktım. ‘’İyiyim… Bu arada meyveler içinde teşekkür ederim.’’ Luka gülümseyip kafasını aşağı yukarı salladı. Bu adam neden her gülümsediğinde kalbim hızlanıyordu?
O anda telefonumun titreşimi ile kendime geldim. Telefonu açtığımda bilinmeye bir numaradan mesaj vardı. Sohbeti açtığımda gördüğüm mesajla şok oldum. ‘’Lara, Ben Ece. Ölmedim. Ne olur, dışarı çık.’’ bu cidden Ece miydi? Ama ya katil bana oyun oynuyorsa.
Ama ya gerçekten Ece ise ben gitmezsem ya ona bir şey olursa. Hayır buna izin veremezdim. Hemen ayağa kalkıp diğerlerine baktım. ‘’Ben iki dakika dışarı çıkmam gerek birazdan gelirim’’. Luka bir şey söylemek üzereyken izin vermedim ve hızlıca terliklerimi giyip dışarı çıktım. Kapının önünden parka bakmaya çalıştım ama göremedim. Sağıma soluma baktığımda hiç tanımadığım insanlar normal hayatlarını yaşıyorlardı.
Bir süre durduktan sonra karşıya geçmeye karar verdim. Karşıya geçerken kulaklarımı yırtan fren sesiyle başımı kaldırdım. Siyah bir araba bana doğru hızla geliyordu. Kaçmak istedim ama ayaklarım sanki yere çivilenmişti. Araba tam bana çarpacakken biri kolumdan tuttu ve beni kaldırıma doğru çekti. Yere düşmüştüm refleksle gözlerimi kapadım. Bir süre öyle bekledikten sonra gözlerimi açtım karşımda duran luka’ydı. ‘’Lara iyi misin?’’ Sanki boğazım düğümlenmişti. Konuşamıyordum. ‘’Lara’’ luka bana seslenmeye devam ediyordu. ‘’Lara beni duyuyor musun?’’ Sonunda kendime gelmiştim. ‘’İyiyim beni kaldırır mısın?’’ Luka beni kolumdan tutup kaldırdı ama dengemi bulamadığım için bir anda beni kucağına aldı. ‘’cidden çocuk gibisin’’ onun söylediği sözlere aldırmadım. Sadece gözlerimi kapatıp kafamı luka’nın göğüsüne yasladım.
Katil beni korkutmuyordu. Beni adım adım istediği yere sürüklüyordu.
Bölüm etkileşimi
