3. bölüm / 34
Gecemde Ay'ım Oldun3. Bölüm İLK DEFA
Bölümler 34Şu an: 3. Bölüm İLK DEFA
- 1 1.Bölüm. TANINMAYAN YÜZLER677 kelime
- 2 2.Bölüm BEKLE BENİ635 kelime
- 3 3. Bölüm İLK DEFA886 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm NEFESSİZ ACILAR1.579 kelime
- 5 5. Bölüm ACI GERÇEKLER746 kelime
- 6 6.Bölüm GERÇEK AŞK701 kelime
- 7 7.Bölüm SAKLI GERÇEKLER1.204 kelime
- 8 8.Bölüm KARANLIK MİRAS755 kelime
- 9 9.Bölüm BEN SENDEN VAZGEÇEMİYORUM.1.825 kelime
- 10 10.Bölüm BİTİŞ VE BAŞLANGIÇ1.042 kelime
- 11 11. Bölüm KALBİMİN SAVAŞI1.391 kelime
- 12 Karekter tanıtımı hepsi (devamı gelcek)312 kelime
- 13 12.Bölüm BAŞKA BİR EVRENDE1.100 kelime
- 14 13.Bölüm YA BİR GÜN BULUŞURSA AY VE GÜNEŞ1.057 kelime
- 15 14.Bölüm NE O NE BEN1.944 kelime
- 16 15.Bölüm CEVAPSIZ SORULAR748 kelime
- 17 16.Bölüm SESSİZ CÜMLELER1.392 kelime
- 18 17.Bölüm SORSALAR1.295 kelime
- 19 18.Bölüm YORULDUM1.378 kelime
- 20 19.Bölüm BAĞIMLILIK1.096 kelime
- 21 20.Bölüm MASKELER1.146 kelime
- 22 21.Bölüm İLK KARŞILAŞMA1.247 kelime
- 23 22.Bölüm BAZI SESSİZ VEDALAR1.071 kelime
- 24 23.Bölüm YIKILIŞ1.101 kelime
- 25 24.bölüm GÖLGEDEKİ ARMA1.381 kelime
- 26 25.Bölüm EN KARANLIK GECEMDE IŞIK OLDUN2.948 kelime
- 27 26.Bölüm KALBİME GELEN MİSAFİR2.717 kelime
- 28 27.Bölüm ONUN YANINDA2.172 kelime
- 29 28.Bölüm İÇİMDEKİ HAİN1.211 kelime
- 30 29.Bölüm O GÜN1.391 kelime
- 31 30.Bölüm GEÇMİŞ1.376 kelime
- 32 31.Bölüm VE ARTIK BİZ2.190 kelime
- 33 32.Bölüm EV1.853 kelime
- 34 33.Bölüm ZITLIK957 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bankta hâlâ beni bekliyor olması çok hoşuma gitmişti. Yanına gidip:
" Seni beklettiğim için özür dilerim,"dedim.
Başını hayır anlamında salladı.
" Sorun değil. Kardeşlerini eve bıraktın mı?" diye sordu.
Şu an neden bunu sorduğundan emin değildim ama cevap verdim.
" Evet, bıraktım. Zaten ben olmasam bile Turgut bırakır" dedim.
Ama söylediğim şeyden sonra neden kaşlarını çattığını anlamamıştım.
"O adam ne diye hep senin peşinde? " dedi.
" Sana ne? Hem benim ondan başka güvendiğim kimsem yok"dedim.
"Belki ileride onun yerine en güvendiğin insan ben olurum" dedi.
"Bu sadece hayalden başka bir şey değil. Ben çok zor bir insanım, kolay kolay bağlanmam ve güvenmem" dedim.
" İleride bu lafını sana hatırlatacağım ve çok pişman olacaksın"dedi.
" Boş yapmadan borcumu ödeyeyim ve bir daha karşıma çıkma" dedim.
Kendi arabama doğru ilerlerken:
"Benim arabamla gidelim"dedi.
"Gerek yok. Ben arabamla gelirim, sen git hadi" dedim.
" İnatlaşmayı bırak ve şu arabaya bin. Yoksa zorla bindirmek istemem" dedi.
İnatlaşmayı bırakıp arabaya bindim. Arabası odunsu ve barut kokuyordu.
Arabaya binince:
"O kadar da zor biri değilsin, küçük hanım," dedi.
Bu lafı her duyduğumda yüzümün şekilden şekile girdiğine emindim.
Biraz yol gittikten sonra bir bara gelmiştik. Buraya daha önce bir kez gelmiştim.
İçeri girince sandalyemi çekti. Ona baktığım anda bakışlarımız kesişti. İlk gözlerini kaçıran ben oldum.
Sandalyeye oturunca yanıma geçti.
" İstediğini söyle, benden"dedim.
Kendisine viski aldı, ben de kırmızı şarap söyledim.
İçecekler gelince önce benim bardağımı doldurdu, sonra kendininkini.
Bardaklarımızı tokuşturduk.
Bardağımı kafama dikip içmeye başladım. Sarhoş olana kadar içmiştim.
Ona baktığımda ise ağır ağır içiyordu. Sanki beni sarhoş etmeye çalışıyordu.
Saatin kaç olduğundan emin değildim. O kadar çok içmiştim ki artık kendimde değildim.
Bir anlık boşluğuma gelip kafamı masaya vurdum. Acımıştı ve ağzımdan bir inleme kaçtı.
Sonra birden ağlamaya başladım.
Sanki biri bana zarar vermiş gibi ağlıyordum.
Ama o an yanımda olmasını istediğim tek kişi annemdi.
Ve o yoktu.
" Anne, neredesin? Sana çok ihtiyacım var. Ne olur gel... "diye hıçkırıyordum.
Alaz bana şaşkın gözlerle bakıyordu.
İlk defa acımı dışarıya vuruyordum.
Ve bunu gören nadir insanlardan biri de Alaz'dı.
Ona baktığımda yüzündeki ifade yüzünden güldüm.
Yanaklarımda gamzeler oluşmuştu.
"Sen ağlama, hep gül. Gamzelerin çok güzel"dedi.
Şaşkınlıktan ağzım açık kaldı.
Elini uzatıp ağzımı kapattı.
Kafamı tekrar masaya vuracakken beni kucağına aldı.
Ellerimi boynuna doladım ve omzuna yaslandım.
Yüzüne baktığımda yeşil gözleri bu kadar yakından çok daha güzel görünüyordu.
Kendime yenilip dudağına küçük bir öpücük bıraktım.
Bunu beklemiyordu.
Bir an duraksayıp gözlerimin içine baktı.
Karşılık veriyordu.
O an her şey bir savaş gibiydi.
Ta ki o yeşil gözlere dalıp gidene kadar.
Arabaya geldiğimizde kapıyı açıp beni koltuğa yerleştirdi.
Emniyet kemerimi bağlarken:
"Çok yakışıklısın. Sen benim kocam ol, hem ben de güzelim, olur" dedim.
"Sen benim başıma nasıl kaldın, küçük hanım?" dedi.
Kendi kendime gülmeye başladım.
Bu lakaba sinir olduğumu biliyordu ve bilerek benimle uğraşıyordu.
Arabayı çalıştırdı.
Beni eve götürecekti ama istemedim.
"Beni sahile bırak. Turgut'u ararım, gelir beni alır"dedim.
" Hayır. Seni evine bırakacağım ve sen onu aramayacaksın" dedi.
İtiraz edecek hâlim kalmamıştı.
"Tamam"diyebildim.
.....
Gözlerim yorgunluktan yavaş yavaş kapandı...
Gözlerimi açtığımda odamda değildim.
Ayağa kalkınca bir aydınlanma yaşadım.
Büyük ihtimalle onun evindeydim.
Hatta onun odasında.
Odası da tıpkı kendisi gibi barut ve odunsu kokuyordu.
Etrafa baktım.
Sade ve şıktı.
Bir sürü kitap ve küçük araba modeli vardı.
Arabalara aşık olduğu belliydi.
Daha fazla kurcalamadan aşağı indim.
Mutfaktan mis gibi yemek kokuları geliyordu.
Sıcak bir ev havası vardı.
Mutfağa girince yemek yaptığını gördüm.
Üstünde bir şey yoktu.
Sadece eşofmanıyla duruyordu.
Bana bakınca ağzımdan istemsizce:
"Ha siktir" çıktı.
Gerçekten çok havalı görünüyordu.
Nutkum tutulmuştu.
Arkamı dönüp nereye gittiğimi bilmeden yürümeye başladım.
" Hey, nereye sabah sabah?" dedi.
Ona dönüp kaslarına bakmamaya çalışarak:
"Şey... Ben eve gidecektim. Yani kendi evime"dedim.
Tam ilerleyecekken kolumdan tutup beni kendine çekti.
Bakışlarımız buluştu.
"Kolumu bırak"dedim.
Temastan hoşlanmazdım.
"Affedersin"dedi ve elini çekti.
"Saat kaç?" diye sordum.
" Sekiz"
"Neee?"diye bir an bağırdım.
" Kızım, niye bağırıyorsun? Kulaklarımı patlattın" dedi.
"Düzgün konuş lan"dedim.
" Pardon"dedi.
" Bugün sınavım var ve geç kalmamam lazım!"
Birden sinirlendim.
"Hem beni neden kendi evine getirdin? Sen kimsin? Ben seni tanımıyorum bile! Kimden izin aldın? Beni neden uyandırmadın?" dedim.
" Kıyamadım. Çok güzel uyuyordun, " dedi.
Şu an iltifatın hiç sırası değildi.
" Beni eve götürebilir misin?"
" Tabii ki. Hemen hazırlanıp geliyorum" dedi.
Ben de biraz toparlanmaya çalıştım.
Saçım başım dağılmıştı, makyajım akmıştı.
Alaz gelince evden çıktık.
Beni eve bırakınca arabadan inmeden önce:
" Borcum kapandığına göre bir daha karşılaşmayalım. Teşekkür ederim, "dedim.
Tam inecekken:
" Bir şey değil ama dün gece bayağı güzeldi,"dedi imalı bir şekilde.
Ne demek istediğini anlamadım.
Zaten hiçbir şey hatırlamıyordum.
Kapıyı kapatıp eve doğru yürüdüm.
Kapıyı açınca herkes bana baktı.
"Merhaba, geldim" dedim.
Babam ayağa kalkıp yanıma geldi.
"Kızım, sen neredeydin? Neden haber vermedin?" dedi.
"Telefonumun şarjı bitmişti. Bir arkadaşımda kaldım, sınava çalışıyorduk. Şimdi gitmem lazım, sınava yirmi dakika kaldı" dedim.
Merdivenlere yönelirken arkamdan:
"Hayır. O sınava girmeyeceksin" dedi.
Bu konuyu defalarca konuşmuştuk ama hâlâ aynı şeyi söylüyordu.
" Ben o sınava gireceğim ve polis olacağım!" dedim.
Babam eskiden polisti.
Annemin öldüğü gün de bir operasyondaydı.
Bu yüzden benim de polis olmamı istemiyordu.
Odama çıkıp eşofmanlarımı giydim.
Çantamı değiştirip daha büyük olanı aldım.
Sınavdan sonra derslerim vardı.
Yirmi bir yaşındaydım ve hâlâ bu sınava girmemiştim.
Normal miydi bilmiyordum.
Ama bu sınav hayatımı belirleyecekti.
Ben PÖH olmak istiyordum.
Bu ülkede annem ve onun gibi binlerce insanı öldürenlerin karşısına çıkacaktım.
Ve buna yemin etmiştim...
Alazın arabası bmw m4
Gökçe'nin arabası bmw i5
Bölüm etkileşimi
