10. bölüm · Gecemde Ay'ım Oldun

10.Bölüm BİTİŞ VE BAŞLANGIÇ

Lunorisolzey .

Sabah uyandığımda yanımda yatan kişi alaz'dı.
Dün ne olmuştu hatırlamıyordum ama etrafa ve bizim halimize bakınca çok yanlış bişey yapmıştık.
Kendime yavaş yavaş gelmeye başlamıştım.
Dün sarhoştum ve hala kafam yerinde değil gibiydi.
Derin bir nefes alıp yataktan kalktım.
Kıyafetlerimi giyip saçımı ve akmış makyajımı düzeltip odadan çıkacakken
Alaz"Nereye gidiyorsun?"dedi.
Yüzüne bakamıyordum.
"Seni ilgilendirmez."
Alaz birkaç adım yaklaştı bana hissediyordum.
"Dün gece böyle demiyordun?"
Gözlerimi kapattım onu görmek istemiyordum.
"Dün geceyi unut."dedim
Sessizlik.
"Ne?"
"Yaşanan her şeyi unut."
Bişey demedi.
Cesares ederek yüzüne baktım.
Ciddi bir şekilde bakıyordu.
"Hata mıydı?"dedi.
Cevap vermedim.
"Emin misin?"dedi
Bir süre sessizlik oldu.
"Eminim."dedim.
Alaz sadece baktı. Ama ben onun gözlerine bakamıyordum.
"Gözlerimin içine bakarak söyle."
Başımı kaldırdım ve baktım.
Ama söyleyemedim.
Çünkü yalan söylüyordum.
Birkaç saniye birbirimize baka kaldık.
Sonra arkamı döndüp.
Ve yürümeye devam ettim.
Bu sefer Alaz durdurmadı. Gitme demedi.
Sadece arkamdan baktı.
........
Bir süre yürüdükten sonra kendi arabamın olduğu yere gelmiştim.
Barın önünde duruyordu.
Arabaya bindim.
Direksiyonu tutuyordum ama sanki ellerimi hissetmiyormuş gibiydim.
Ellerime bakınca titriyordu oysaki.
Birkaç dakika boyunca hareket edemedim.
Telefonum çakınca uzanıp açtım.
Turgut arıyordu.
"Efendim"dedim.
"Alo gökçe nerdesin?"
"Ben gece cemredeydim 1 saate eve gelirim"dedim
"Sen iyimisin sesin bi değişik geliyor"dedi. Anlamıştı.
"Yo ne alaka bilmem belki dün akşam biraz içtim ondandır belki"dedim.
"Almaya gelmemi istemisin?"dedi
"Yok teşekkür ederim "dedim
Ve kapattım.
Arabayı çalıştırdım.
Ve tek bir yere sürdüm.
Adrian'ın yanına.
Çünkü gidebilecek en mantıklı yer orası en güvendiğim insandı.
.......
Kapısındaydım.
Zile bastım ve
Kapı açıldı.
Adrian karşısında duran beni bu şekilde görünce kaşlarını hafifçe çattı.
"Ne oldu?"
Cevap vermedim.
Adrian geri çekildi.
"İçeri gel."
İçeri girdim ama artık hiç bişeyi ben kontrol etmiyor gibi hissediyordum.
Ayakta durmaya devam ettim.
"İyi misin?"
Bu soruya dürüst bir şekilde cevap verdiğim insanlar nadirdi.
"Değilim."
Ona bakınca bakışları değişti.
"Anlat."dedi
Neyi anlatıyım ben yanlış birşey yapmıştım ha neyi.
Başımı iki yana salladım.
"Anlatamam."
Sessizlik oldu.
Adrian zorlamadı.
Ve bende anlatmadım.
Sadece bekledi.
Ve birkaç saniye sonra gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı.
"Her şey birbirine girdi" dedim.
Ama sesim titriyordu.
"Ne yapacağımı bilmiyorum."
Adrian hiçbir şey söylemedi.
Sadece yanıma geldi.
Ben ilk kez güçlü görünmeye çalışmadım.
İlk kez yorulduğumu kabul ettim.
Kendimi koltuğa bıraktım ellerimi yüzümün arasına aldım .
Adrian önümde çökmüştü ve ellerimi kendi ellerinin arasına aldı.
Onun büyük elinin yanında benim elim küçük kalmıştı.
Adrian sessizce bana baktı.
"Biliyorum."dedi.
O an ihtiyacım olan şey çözüm değildi.
Sadece yanında duran biriydi.
Ve Adrian bunu biliyordu.
......
1 hafta sonra;
Mafya örgütü toplantısındayım.
Büyükbabamı kim kaçırdığını bulmuştum ve kurtarmak için plan yapıyorduk.
O kadar bir sürü öneri sunmuşlardı.
Başım ağrıyordu oysaki.
Mert
"Bunu tek başımıza yapamayız."
Emir
"Devlet desteği lazım."
"Hayatta olmaz."dedim
Atlas:
"Başka seçeneğimiz yok."
"Ama gibide hayır onlardan destek alamayız veya beraber çalışırsak bizim hayatımız ne olcak?"diye bağırdım.
"Pardon ama yani "dedim.
"Patron zaten teşkişalat size ortak olduğunuzu söylemişlerdi"dedi.
"Yani aslında bir sıkıntı görmüyorum ben doğrusu "dedi leo.
Arkaya doğru yaslandım.
Tam o an kapı açıldı içeri siyah takım elbiseli adamlar girdi.
Anında belimdeki silahıma uzandım.
"Silahını bırak."dedi.
Adamın sesi soğuk bir sesle.
"MİT."
Odada gerilim yükseldi.
Kaan öne çıktı.
"Bu özel mülk."
Adam gözünü bile kırpmadı.
"Konuşmaya gelmedik."
Kaşlarımı çattım.
"Ne istiyorsunuz?"
Adam masanın üzerine bir dosya bıraktı.
"Kaçıranları biz de bulduk."
Ona olan bakışlarım sertleşti.
"Öyleyse neden buradasınız?"
"Çünkü bu operasyon artık sadece sizin meseleniz değil."dedi
Dosya açtım.
İçindeki fotoğrafları gören herkes susmuştu.
Bu sıradan bir örgüt değildi.
Devletin yıllardır peşinde olduğu bir yapıydı.
Adam devam etti.
"İsteseniz de istemeseniz de birlikte çalışacağız."
"Hayır."
Cevabım netti.
"Bu bizim meselemiz."dedim
Adam bana baktı.
"Artık değil."dedi
.......
Ertesi gün operasyon toplantısı için masada toplanıyoruz demişlerdi.
Karşımda tanımadığım insanlar vardı.
Ve bana mal mal bakıyorlardı.
Kapı açılınca oraya baktım.
Kapıdan içeri giren yaklaşıp 1,5 haftadır yüzüne bile bakamadığım alaz' dı.
Yüzüne bakmadım gine.
Ama bu sefer oda bana bakmadı.
Masadaki görev dağılımı okunuyordu.
"Alaz."
"Buradayım."dedi
"Gökçe."
"Buradayım."dedim
Görev dağılımı devam etti.
Sonra görevli kişi son cümleyi söyledi.
"Alaz ve Gökçe aynı ekip."
İkimizde aynı anda konuştuk.
"Hayır"dedik.
Odada kısa bir sessizlik oldu.
Tanımadığım bir adam başını iki yana salladı.
"Ne yazık ki evet."dedi.
Bıkkınlıkla önüme döndüm.
.....
Saatler sonra araçlarla hedef bölgeye doğru gidiyorduk.
Arabanın içinde ağır bir sessizlik vardı.
Sonunda Alaz konuştu.
"Neden gittin?"dedi
Camdan dışarı bakıyordum.
Cevap vermedim.
"Neden gittin Gökçe?"dedi
Üstüne basa basa sordu.
Bu kez gözlerimi kapattım.
Konuşmak istemiyordum oysaki.
"Çünkü korktum."dedim
Alaz bana doğru döndü.
"Neyden?"
Sessizlik oldu.
"Senden."
Alaz'ın kaşları çatıldı.
"Benden mi?"
Bu kez ona baktım.
"Seni kaybetmekten."dedim.
Alaz bir şey diyemedi.
Veya diyemedi.
........
Bölgeye varmıştık arabadan inince silahımı alıp parmağım tetiğin üzerinde bekledi .
Alaz'a doğru bakıp ilerledim.
Tam o sırada silah sesleri yükseldi.
Çatışma başlamıştı.
Ekip pozisyon aldı.
Alaz karşı binaya nişan almıştı.
Silah biz varisler için çok erken yaşlarda öğretilen birşeydi.
Babama erken yaşta öğrenmişti.
Ve bana en çok koyan anneminde bir mafya kızı olmasıydı. Babam ile mafya toplantısında birbirlerini görüp aşık olmuşlar ve evlenmişler.
Büyükbabama bişey olması duygusu bile beni korkutuyordu
Ellerim titremiyor ve acımıyordu.
Yıllar önc bu örgüt ile bir çatışma daha yaşamıştık.
Ve en büyük düşmanlarımız olması göt gibi koymuştu.
Alaz'a bakınca ona olan duygularımı tam anlamıyordum kırgın,üzgün,mutlu emin değildim.
Ona baktığımı anlamış gibi bana baktı.
Bakışlarımı kaçırdım.
Fazla bakamıyordum nedensizce ama ona bakamadan edemiyordum.
Bişey fark etmiştim.
Alaz'ın arkasındakı binanın çatının üzerinde bir keskin nişancı vardı.
Ve hedef doğrudan Alaz'dı.
Bunu ilk fark eden kişi olmuştum.
"ALAZ!"diye bağırdım.
Alaz bana doğru döndü.
Tam o anda tetiğe basıldı.
Hiç düşünmeden kendimi onun önüne attım.
Ona siper olmuştum.
Patlama sesi duyuldu.
Mermi karnına saplandı.
Dengemi kaybederek yere düştüm.
"GÖKÇE!"diye bağırdı.
Alaz dizlerinin üzerine çöktü.
Ellerini yaraya bastırdı.
Kan durmadan akıyordu.
"Hayır hayır"
Çok acıyordu.
Acıyla nefes aldım.
Alaz'ın elleri titriyordu.
"Neden yaptın bunu?"
Güçlükle gülümsedi.
"Çünkü..."
Nefesi kesiliyor gibiydi.
"senin vurulmanı istemedim."
Alaz yüzümü ellerinin arasına aldı.
"Sus."dedi.
"Alaz..."
"Sus dedim."
İlk kez sesi titriyordu.
İlk kez korkuyordu.
Ve ilk kez kaybetme ihtimaliyle yüzleşiyordu belki.
Elimi zorluklakaldırıp yanağına dokundum.
"Bak..."
Alaz başını salladı.
"Konuşma."
"Sana söylemem gereken..."
"Sonra söylersin."
"Ya söyleyemezsem?"
Alaz'ın gözlerinden yaş süzüldü.
"Hayır."
Sadece ona baktım.
Ve çok yavaş bir sesle fısıldadı
Çünkü artık bilincim kapanıyor gözlerim kapanıyordu.
"Ben seni çok sevdim. Ve öyle kalacak seni çok sevi-"dedim.
....
Gökçe kelimesini tamamlayamadı.
Alaz onu duyamadı.
Siren sesleri yaklaşırken Alaz onun elini daha sıkı tuttu.
"Bir yere gitmiyorsun."
Bu kez emir gibi değil.
Sanki bir yalvarış gibiydi.
Alaz o an ilk defa onu kaybetme duygusu yaşadı....