28. bölüm / 34
Gecemde Ay'ım Oldun27.Bölüm ONUN YANINDA
Bölümler 34Şu an: 27.Bölüm ONUN YANINDA
- 1 1.Bölüm. TANINMAYAN YÜZLER677 kelime
- 2 2.Bölüm BEKLE BENİ635 kelime
- 3 3. Bölüm İLK DEFA886 kelime
- 4 4.Bölüm NEFESSİZ ACILAR1.579 kelime
- 5 5. Bölüm ACI GERÇEKLER746 kelime
- 6 6.Bölüm GERÇEK AŞK701 kelime
- 7 7.Bölüm SAKLI GERÇEKLER1.204 kelime
- 8 8.Bölüm KARANLIK MİRAS755 kelime
- 9 9.Bölüm BEN SENDEN VAZGEÇEMİYORUM.1.825 kelime
- 10 10.Bölüm BİTİŞ VE BAŞLANGIÇ1.042 kelime
- 11 11. Bölüm KALBİMİN SAVAŞI1.391 kelime
- 12 Karekter tanıtımı hepsi (devamı gelcek)312 kelime
- 13 12.Bölüm BAŞKA BİR EVRENDE1.100 kelime
- 14 13.Bölüm YA BİR GÜN BULUŞURSA AY VE GÜNEŞ1.057 kelime
- 15 14.Bölüm NE O NE BEN1.944 kelime
- 16 15.Bölüm CEVAPSIZ SORULAR748 kelime
- 17 16.Bölüm SESSİZ CÜMLELER1.392 kelime
- 18 17.Bölüm SORSALAR1.295 kelime
- 19 18.Bölüm YORULDUM1.378 kelime
- 20 19.Bölüm BAĞIMLILIK1.096 kelime
- 21 20.Bölüm MASKELER1.146 kelime
- 22 21.Bölüm İLK KARŞILAŞMA1.247 kelime
- 23 22.Bölüm BAZI SESSİZ VEDALAR1.071 kelime
- 24 23.Bölüm YIKILIŞ1.101 kelime
- 25 24.bölüm GÖLGEDEKİ ARMA1.381 kelime
- 26 25.Bölüm EN KARANLIK GECEMDE IŞIK OLDUN2.948 kelime
- 27 26.Bölüm KALBİME GELEN MİSAFİR2.717 kelime
- 28 27.Bölüm ONUN YANINDA2.172 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 28.Bölüm İÇİMDEKİ HAİN1.211 kelime
- 30 29.Bölüm O GÜN1.391 kelime
- 31 30.Bölüm GEÇMİŞ1.376 kelime
- 32 31.Bölüm VE ARTIK BİZ2.190 kelime
- 33 32.Bölüm EV1.853 kelime
- 34 33.Bölüm ZITLIK957 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Alarmımın sesiyle gözlerimi açtım.
Üzerimdeki gereksiz yorgunluk beni rahatsız etmişti.
Ayağa kalkıp gözlerimi ovuşturdum.
Dün gece ailelerimiz tanışmıştı ve bir hafta sonra beni istemeye geleceklerdi.
Babam başta biraz istememişti. "Çok erken," diyordu ama aslında önümüzde gayet yeterli bir süre vardı.
Bugün günlerden Pazardı.
Ve bugün nişanım için alışverişe çıkacak, gerekli bazı eşyaları alacaktık.
Ayağa kalkıp duşa girdim.
...
Duştan çıktıktan sonra altıma eşofman, üstüme de bir badi giyip aşağı indim.
"Günaydın." dedim.
"Günaydın kızım." dedi babam.
Daha yemeğe oturmamışlardı. Yanlarına gidip ben de oturdum.
Tam o sırada Turgut kendi odasından çıkıp yanımıza geldi.
"Günaydın yeni gelin."
"Ya ne alaka ya?" dedim.
Yanıma gelip oturdu.
Elini omzuma attı.
Ben de omzuna yaslandım.
"Turgut, senden önce evleniyorum."
"Ya ben daha Asena'nın gidişine alışamamışım, sen gelmiş bana 'Senden önce evleniyorum.' diyorsun."
Güldüm.
"Bugün yemekten sonra alışverişe çıkacağız ve sen de geleceksin."
"Gelirim. Neler alacağız?"
"Nişan elbisem, ayakkabım, yüzükler, hediyelikler, Alaz'ın bana getireceği çiçek, çikolata, mekânın süslemeleri, arka plan, kuaför randevusu, nişan tepsisi, kurdele, makas ve Alaz'a küçük bir bohça hazırlayacağız."
Ona baktığımda bana garip garip bakıyordu.
"Ne? Ne oldu?"
"Sence makas ve tepsi gerçekten gerekli mi? Yani evdekiler de olurdu."
"Hayır tabii! Siz erkekler nereden anlayacaksınız?" dedim.
Tam o sırada telefonum çaldı.
Ekrana baktım.
Adriel.
Ayağa kalkıp balkona çıktım.
"Alo."
"Gökçe."
"Adriel! Sen neredesin?"
"Türkiye'ye geldim."
"Gerçekten mi?"
"Evet."
Çok mutlu olmuştum.
"Alaz bana evlilik teklifi etti."
"Sen ne dedin?"
"Evet dedim."
"Mutlu musun?"
"Evet."
"O zaman bana da abi görevi düşer. Senin adına çok mutlu oldum."
"Ve bugün sen de bizimle alışverişe çıkacaksın. Hazırlık yapmamız lazım."
"Gelirim ama neden?"
"Çünkü haftaya kardeşini istemeye geliyorlar. Senin aklın nerede? Dün akşam sana anlattım ya."
"He doğru, doğru... Anlatmıştın."
"Sus ya! Ben anlatırken uyuyup kaldın değil mi?"
"Yani... Evet. Şey... Hatırladım."
Kahkaha atarak güldüm
"Ben seni aradığımda hazır ol ve sahte kimliğini yanına al." dedim.
"Tamamdır, yeni gelin."
"Kapatıyorum."
Sinirlenmiştim. Ben yeni gelin olabilirdim ama hâlâ küçük bir kızdım.
Yemek için içeri girdiğimde Ateş ve Işıl yanıma geldi.
"Günaydın, ablalarının balları."
"Abla, bize kıyafet alacak mısın?"
"Evet, güzelim. Ne oldu?" dedim.
"Dün Ayaz abi bize dedi ki, 'Ablanızın çocuğu olunca sizi unutacak ve hatta size kıyafet bile almayacakmış.'" dedi Ateş.
Ayaz çok salak, hem de komik bir çocuktu.
"O sizi kandırmış." dedim.
......
Çantamı akıp evden çıkmıştık.
Rahat bir kombin yapmıştım.
Adriel,turgut,tuğçe ve açelya teyze gelicekti.
Adriel annesii ile gelicekti.
Bizde giderken tuğçeyi alıcaktık.
Evden çıkıp arabaya bindik.
"Evet ilk başta tuğçeyi alalajm"dedim.
...
Tuğçe'nin gelmesini bekliyorduk.
Biraz geç kalmıştı ama Turgut ağzını bile açmamıştı. Çünkü benden tecrübeliydi. Ağzını açarsa ben ve Umay'ın ona söyleyeceği sevgi dolu sözleri çok iyi biliyordu.
Kapı açılınca Tuğçe geldi.
"Pardon, geç kaldım."
"Sorun değil." dedim.
Tuğçe şu an okuyordu, bu yüzden Ankara'daydı.
Telefonum çalınca arayan Alaz'dı.
"Alo."
"Güzelim, neredesiniz?"
"Daha yeni çıktık. Şu an AVM'ye gidiyoruz."
"Tamam, biz daha çıkmadık. Siz alışverişinizi yapın. Bir sorun olursa ara."
"Tamam, görüşürüz." dedim ve telefonu kapattım.
...
Arabayı park ettikten sonra indik.
İlk önce elbise bakacaktık, sonra diğer ihtiyaçlarımızı alacaktık.
"Ben bir konuşma yapacağım." dedim.
İkisi de kafa salladı.
Bir köşeye geçip Adriel'in aramasını açtım.
"Geldiniz mi?"
"Geldik. Siz neredesiniz?"
"Kapının oradayız."
"Tamam, gördük. Geliyoruz."
Telefonu kapattıktan sonra bizimkilerin yanına gittim.
Biraz bekledikten sonra Adriel ve Açelya teyze geldi.
"Arkadaşım Alper ve annesi."
"Kuzenim Tuğçe ve en yakın arkadaşım Turgut."
Tanışma faslından sonra kıyafet bakmaya başladık.
"Gökçe abla, sen nasıl bir şey bakıyorsun? Aklında bir model var mı?"
"Yani öyle belirli bir model yok ama sade ve çok açık olmayan bir elbise istiyorum." dedim.
Bir mağazaya girdiğimizde etrafta dolaşmaya başladım.
Adriel ve Turgut kendilerine bakmaya gitmişti.
Açelya teyze hafif taşlı ama güzel bir elbise gösterdi.
"Benlik değil." dedim.
Burada istediğim gibi bir kıyafet bulamayınca çıkıp başka mağazalara baktık.
Ama hâlâ aradığım modeli bulamamıştık.
Başka bir mağazaya girdiğimizde artık umudumu kaybetmeye başlamıştım ve oldukça yorulmuştum.
"Bu son mağaza olsun. Eğer burada da bulamazsak diğerlerine bakarız ya da başka bir gün geliriz." dedim.
Mağazaya girince etrafa göz gezdirdim ve gözüme çok güzel bir elbise takıldı.
Elime alıp onlara döndüm.
"Nasıl?" dedim.
Bana baktılar.
"Çok güzel Gökçe." dedi Açelya teyze.
"Bence de çok güzel." dedi Tuğçe.
"O zaman ben bir deneyeyim." dedim.
Kabine girince heyecanlanmıştım.
Elbisenin korse kısmını yapamadığım için Tuğçe'yi çağırdım.
Bana yardım ederken gülümsedi.
"Çok güzel olacak." dedi.
Hazırlanıp perdeyi açarak dışarı çıktım.
Üzerimdeki elbise gerçekten çok güzeldi. Korse detayları zarifti, fazla açık değildi ve üst kısmında tül detayları vardı. Tam hayal ettiğim gibi sade ama şık bir elbiseydi.
Aynadaki yansımama bakınca çok güzeldim.
Alaz bana en çok aşkı ve güzelliği öğretmişti.
"Oyy, maşallah güzel kızıma." dedi.
"Alaz abim gerçekten hayatında yaptığı en güzel seçim bu olmuş." dedi.
Kapı açılınca içeri Alaz, annesi ve Umay girdi.
Alaz beni gördüğünde ayakları durdu ve sadece bana baktı.
"Hoş geldiniz." dedim.
Alaz sadece kafasını salladı.
"Alaz, iyi misin oğlum? Ay kızım, maşallah! Öyle bir güzelsin ki insanın aklını başından alıyorsun." dedi Defne anne.
"Estağfurullah... Teşekkür ederim."
Şu an ağzımdan çıkacak ama bir türlü çıkmayan kelimeler söylüyordum.
"Alaz, bir şey demeyecek misin?"
"Şey... O kadar güzel olmuş ki dilimi yuttum."
Gülümsedim.
"Ben o zaman bunu alacağım. Tuğçe ve Açelya teyze, siz isterseniz kendinize bakmaya gidin. Ben bunu alıp çıkarım."
"Evet, bence de. Anne, Umay, siz de gidin. Biz alıp geliriz." dedi.
"Heh, iyi o zaman. Hızlı gelin."
"Ben içeri gireyim o zaman, değiştireyim." dedim.
"Bekliyorum." dedi.
İçeri girmiştim ama kalbim yerinden çıkacak gibiydi.
Kıyafetin arkasını açmaya çalıştım ama olmadı.
"Alaz, arkamı açar mısın?"
"Tabii." dedi.
İçeri girip korsenin arkasındaki ipleri çözmeye başladı.
"Yapabildin mi?"
"Evet." dedi.
Elimle korseyi tuttum, yoksa kayacaktı.
"E tamam, çık."
"Ayıp olur."
Alaz'ın dışarı çıkması için elimi çekince korse düştü.
Üzerimde iç çamaşırım vardı.
Yanıma gelip kulağıma eğildi.
"Çok az kaldı... Artık benimsin." dedi sinsi bir gülümsemeyle.
"Siktir git lan." dedim.
"Küfür etmeyelim." dedi.
Hâlâ gülüyordu.
.....
Elbiseyi alıp çıkıp diğerlerine yanına doğru ilerledik.
Alaz ile ellerimiz kenetlenmiş şekildeydi.
Ve ben bunu asla şikayet etmiyordum.
Tuğçeyi mağazanın önünde görünce oraya girdik.
Etrafda renk renk kıyafet vardı.
"Ee baktınızmı?"dddi alaz.
"Daha yeni geldiler"dedim.
Yaklaşık 3 saat olmuştu.
Tuğçe kendine Antep fıstığı rengi farklı kıyafet bulmuştu ve denemeye gştmişti.
Kabinden çıkınca ten rengine çık yakışmıştı hafif üstğnde taşlar vardı.
"Çok güzel olmuşşun"dedim.
"Ayy çok teşekkür ederim "dedi.
Aynadaki kendine bakarken gözleir parıldıyordu.
Alaz'ın omzuna yaslandım.
"Kendini çok yorma"
"Olur"dddim.
Ama sadce deneyecektim.
Açelya teyze kendine Antep fıstığı rengi elbise almıştı.
Tuğçe ile pişti olduklatı için kavga ediyorlardı.
Onun kıyafetide çok güzeldi.
Umay ve Defne anne kendine birşey bulamamışlar.
"Siz alın onları bizde damatlık lamaya turgut'gilin yanına gidiyoruz"
"Tamam bizde geliyoruz ödeyip"dedi tuğçe.
Alaz benim elbisemi taşıyordu.
Ayakkabı olarak evde stok fazla olduğu için almaya gerek duymamıştım.
Mağazaya hirince merdivenlerden çıkıp kocaman bir yere gelmiştik.
Etrafıma bakjnca turgut ve adrile'i gördüm.
Yanlarıma doğru gittik.
"Biz geldik"dedim.
Bize baktıklarında gülümsedim.
"Naptınız?"dedim.
"Hiç bu salak Alper hala bualamdı"
"Turhçgut olum bak buarada gökçe var diye yapıyorsun ama salak filan hayırdır"
"Of ya ne saçmaladınız"dedim.
İkisini ayırıp alaz ve diğer ikisini damatlık için yolladım tekli koltuğun üstüne oturdum.
Hafif gözlerimi kapattım.
....
"Gökçe"
"Olum uyandırmasana"
"Bi sussanız keşke"
Gözlerimi açtığımda 6 çift göz bana bakıyordu.
"Nolduyo amına-"
Turgut ağzını kapattı.
"Bu kız bu aralar iyice küfürbaz oldu terbiyesiz "
"Baktınızmı bakalım "dedim.
Üçüne bakınca üçüde jilet gibi olmuştu.
Turgut hafif lacivert tonlarında bir takım elbise giymişti.
Adrile onla göre daha rahat ve salaş bir takım giymişti.
Alaz'a bakınca çok yakışıklıydı.
Beyaz gömlek
Siyah pantolon
Siyah ceket ve siyah kravat.
"Çok yakışıklı olmuşşunuz"dedim.
"Kızım onları boşver sen kocana baksana"dedi alaz.
"Kızım asıl sen bize bakıyordu abilerine "dedi turgut,adriel ile kendini göstererk.
"Yanı şuan kocama bakmam daha makül"dedim.
"Sen bakmazsan Umay bakar nede olsa iledeki müstakbel karım"dedi turgut karım kelimesini bastırarak söylemişti.
"Bak "dedi sinirli sinirli.
"Bati banada anam baksın"dedi adriel.
Ayağa kalkıp kravatını düzelttim.
"Çok yakışıklı olmuşsun "
"Çok yakın bir zamanda benimsin artık"dedim onun dediğine benzer bir şekilde.
Kafamı çekince yüzündr kocaman bir gülümseme vardı.
"Kabulüm srn varsan herşeyr hemde" dedi.
Bana doğru gelip sıkı sıkı sarıldı.
"Alaz beni sakın bırakma"
"Srnş bırakmam için en fazla ölmem filan lazım ama o zmanda bırakmam seni"dedi.
Eli belimde kafası boynumdaydı.
Boy farkından dolayı ayak ucuna kalkıp sarılıyordum.
"Bir daha senin yanına gelirken kesinlikle topuklu ayakkabılarımı giyicem yoksa çok kısa kalıyorum"dedim.
Bu sefer kahaka attı.
Kabini gösterip içeri girdi.
Koltuğa oturup gözlerimi kapattım.
....
Alaz'ın anlatımı;
Kabinden çıkınca gökçe'ye baktım.
Uyuya kalmıştı.
Annemin yanına gidip.
"Abne ben sana kartımı versem sen ödesen "
"Neden "
Gökçe'yi göstetip.
"Uyuya kalmış bem arabaya gidiyorum sen ödeyip gelirmisin?"
"Tamam gelirim "dedi.
Takım elbiseyi verip gökçe'nin yanına gittim.
Onun kıyafetini elime alıp yavaşca kucağıma aldım.
Etrafımızda bize bakan gözler umrumda değildi.
Kucağıma alıp asansöre bindim.
"Alaz"
"Söyle güzelim"
"Karın mıyım"
"Karımsın"dediğim şeye gülümsedi.
Yanağına öpücük kondurdum.
Gamzeleri çok güzeldi.
Bdn kna ait olan her zerresini seviyordum sadece yaptığımız işler uyuşmuyordu belki ama benim gökçe ile bir sorunumuz yoktu.
....
Arabaya gelince kapıyı açıp sağ koltuğa koydum.
Elbisesini arkaya koyup .
Ön tarafa geçip oturdum.
Kafamı arkaya yaslayıp ona baktım.
Çok güzeldi gözleri artık eskisi gibi bakmıyordu.
Eskiden bana olan bakışları kin,nefret ve biraz umuttu.
Ama artık aşk, gözlerine öyle derin yerleşmişti ki, o bakışlarda öfkeden geriye tek bir iz bile kalmamıştı.
Ve ben onun bu halini çok seviyordum ben onu ilk gördüğüm gün otelde gözlerine aşık olmuştum.
Yıllar sonra büyük ve devlet için çalışmam ile gökçe ile tekrar karşılaşmıştık.
Annem bize doğru geldiğini görünce arabayı çalıştırdım.
"Aldım al kartın buda "diyip uzattı.
"Ay kızım ne kadar çok yoruldu "dedi.
Ona ne kadar kendini yorma desemde beni dinlemeyecekti.
Telefonu çalmaya başlamıştı ellemek istemiyordum ama ısrarla çalıyordu.
Uzanıp çantasından aldım.
Telefonuna bakınca ortak yazıyordu.
Gökçe'ye bakınca sanki anlamış gibi gözlerini açtı.
"Benim telefonummu o"dedi.
"He evet açmadım sadce kapatıcaktım"
"Sorun yok alıyımmı"dedi.
Uzatınca açmadım ama mesaj attı.
.....
Eve gelmiştik.
Arabayı durdurup çıktım.
Gökçe ve annemin kapısını açtım dışarı çıkyıktan sonra içerdeki elbiseleri alıp eve doğru ilerledik.
"Ben aslında kendi ebime gitseydim daha iyi olurdu"dedi gökçe.
Yanına doğru gidip.
"Güzelim zaten buatssı senin evin değilmi"
"Evet burası rvim ama asıl evim senin kalbin"dedi.
Bana gülümseyip annemin yanına gitti.
Arkasındna sadec güldüm çoçuk gibiydi.
Evin kapısını açıp girdik.
"Kızım bence sen yavaş yavaş eşyalarını buraya taşımaya başla" dedi annem.
"Benvede nede olsa evlendikten sonra burada yaşıyoruz istersen"dedim.
"He yok burası güzel olur yarın yada bugün beni eve bıraktığında bdnle bize gel bazılarını toplarız srn buraya getirirsin"
"Olur"dedim.
.....
Akşam olamaya başlamıştı gökçeyi evine bırakacaktım.
"Çıkalım"dedi.
...
Evine varınca arbadan imdik.
Yanıma gelip elimi tuttu.
"Güzelim "
"Efendim"
"Arayan kişi kimdi?"
Derin bir nefes alıp.
"Alper varya o biz çok yakınız o benim çoçukluk arkadaşım küçğkken. Okuldan kaçtığımız çok olurdu o zamandan kalan bir ortaklık" dedi. Bana bakıp gülümsedi.
Eve girip zile bastım.
Kapıyı ışıl açtı.
"Ablaa"dedi gökçe'ye ama gökçe donmuştu.
"Gökçe iyimisin"dedim.
Ağlıyordu.
İçerden turgut gelip sarıldı gökçe'ye ve kulağına birşey fısıldadı.
Gökçe'nin hayatını çok fazla araştırmamıştım.
Zamanı geldiğinde gelip kendisinin bana anlatmasını istiyordum.
"İyimsim"dedim.
Turgut yanıma gelip .
"Alaz hoşgeldin gökçe geçmişte yaşadığı bireyden dolayı oldu"dedi.
İçeti girmiştik gerley arayıp jızlı gelişiyordu.
İçeri girdik dvde sadce ışıl ve turgut vardı herlade.
"Biz yukarı çıkıyoruz"dedi gökçe.
Şuam birçok şey yaşanmıştı ama elimi birkez bile bırakmamıştı.
Odasına şuana kadar hiç birkez girmemiştim.
Odasının kapısını açınca girmem için çekildi içeri girdiğimde içeri girip kapıyı kapattı.
"Nasıl odam"dedi.
Sade ve şık bir odaydı.
Etrafıma bakınca masasının üstündeki resim dikkatimi çekti elime alıp baktiğimda annesi,babası ve kendisiydi.
Ama annesi buarada hamileydi.
"Annen ile çok benziyorsun"dedim.
Gözleri,saçları ikizi gibiydi.
Biryerin kapısını açtı.
"Giyinme odam" dedi.
"Topuklu aşkı"dedim.
Dediğim şeye güldü.
"Sen bakmazsan istediğn yere çekinme ve bak karıştır bdnde depodan karton kutular alıp geliyorum"
"Yardım diyimmi"
"Gerek yokk aslan parçası "dedi ve çıktı.
Masasının üstündeki fotoğraflara baktım.
Motorunun yanındaydı ama saçları lacivertti ve ekindeki kırmızı ruju sürerken çekiliş bir fotoğrafdı.
Turgut ile çekilmiş güzel bir fotorafdı.
Buarada 18 yaşında duruyordu.
Ve bizim fotoğrafımız vardı dün çekildiğimiz fotoğrafı çerçeveletmişti.
Gökçe bu hayatta gördüğüm en düşünceli kızdı.
Belki dışardan sert ve değişik dursada.
İnsanlar onu tanıdıkça onun ne kadar merhametli ve iyi kalpli olduğunu anlıyordu.
Resimleri yerine bırakıp odasında gezindim yerdeki kaskı alop bakyım etrafına.
Bu daha deminki resimdeki kask değildi.
Zaten gökçe bunu kullanmıyordu onun kırmızı bir kaskı vardı.
Motor süreceği zaman hep onu kullanırdı.
Kaskın etrafına bakınca.
El yazısı ile yazınmış bir yazı vardı.
"Des étoiles à la Lune "
(Yıldızlardan ay'a).
Kapı açılınca kaskı yerine bıraktım.
Yanına gidip elindekilerini aldım.
"Kaska mı bakıyordun?"
"Evet "
"Annem almıştı "
"Ben çok isterdim o zmanmar doğum günümde almıştı."dedi.
Elindeki bırakıp çekmeceyi açtı.
"Alaz şunu çıkarsana"dedi.
Uzanıp çekmeceyi çıkarıp yere koydum.
Yere oturup banada oturmam için gösterdi.
Onun gibi oturdum.
"Bakalım buarda neler varmış"dedi.
Küçük bir kutuyu açtı içindr renk renk toka vardı.
"Biz önceden ordu'da yaşıyorduk sonradan buaray taşındık ordudaki evimizde hala birçok eşyam orada ve oradan alabildiğim çok az eşya vardı bu tokalardan oradandı."dedi.
Gökçe anlatımı;
Çoğu kıyafetimi yerleştirmiştik.
Çekmecelerde ruhunu unuttuğum çoğu şeyi bulmuştum.
Şu küçücük zamanda bile alaz'la çok güzrl vakit geçirmiştik.
Çekmeceleri karıştırırken.
Elime bir defter geldi uzanıp aldığımda kalın bir defterdi biraz yırtılmış eski duruyordu .
Ters tuttuğum için düzeltip baktım.
"Gökçe hilal karahan'ın günlüğü okuyanı babama şikayet ederim"
Yazıyordu.
Ruhunu unutmuşum.
İlk sayfasını açmak istedim ama olmadı daha dazla bakamayarak bıraktım..
...
Alaz gitmişti herşeyi yapmıştık çoğu eşyam gitmişti.
Yorulmuştum .
Halim yoktu.
Yatağıma girip uzanıp ve saatlerce ağladım sadece ağladım....
Bölüm etkileşimi
