22. bölüm / 34
Gecemde Ay'ım Oldun21.Bölüm İLK KARŞILAŞMA
Bölümler 34Şu an: 21.Bölüm İLK KARŞILAŞMA
- 1 1.Bölüm. TANINMAYAN YÜZLER677 kelime
- 2 2.Bölüm BEKLE BENİ635 kelime
- 3 3. Bölüm İLK DEFA886 kelime
- 4 4.Bölüm NEFESSİZ ACILAR1.579 kelime
- 5 5. Bölüm ACI GERÇEKLER746 kelime
- 6 6.Bölüm GERÇEK AŞK701 kelime
- 7 7.Bölüm SAKLI GERÇEKLER1.204 kelime
- 8 8.Bölüm KARANLIK MİRAS755 kelime
- 9 9.Bölüm BEN SENDEN VAZGEÇEMİYORUM.1.825 kelime
- 10 10.Bölüm BİTİŞ VE BAŞLANGIÇ1.042 kelime
- 11 11. Bölüm KALBİMİN SAVAŞI1.391 kelime
- 12 Karekter tanıtımı hepsi (devamı gelcek)312 kelime
- 13 12.Bölüm BAŞKA BİR EVRENDE1.100 kelime
- 14 13.Bölüm YA BİR GÜN BULUŞURSA AY VE GÜNEŞ1.057 kelime
- 15 14.Bölüm NE O NE BEN1.944 kelime
- 16 15.Bölüm CEVAPSIZ SORULAR748 kelime
- 17 16.Bölüm SESSİZ CÜMLELER1.392 kelime
- 18 17.Bölüm SORSALAR1.295 kelime
- 19 18.Bölüm YORULDUM1.378 kelime
- 20 19.Bölüm BAĞIMLILIK1.096 kelime
- 21 20.Bölüm MASKELER1.146 kelime
- 22 21.Bölüm İLK KARŞILAŞMA1.247 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 22.Bölüm BAZI SESSİZ VEDALAR1.071 kelime
- 24 23.Bölüm YIKILIŞ1.101 kelime
- 25 24.bölüm GÖLGEDEKİ ARMA1.381 kelime
- 26 25.Bölüm EN KARANLIK GECEMDE IŞIK OLDUN2.948 kelime
- 27 26.Bölüm KALBİME GELEN MİSAFİR2.717 kelime
- 28 27.Bölüm ONUN YANINDA2.172 kelime
- 29 28.Bölüm İÇİMDEKİ HAİN1.211 kelime
- 30 29.Bölüm O GÜN1.391 kelime
- 31 30.Bölüm GEÇMİŞ1.376 kelime
- 32 31.Bölüm VE ARTIK BİZ2.190 kelime
- 33 32.Bölüm EV1.853 kelime
- 34 33.Bölüm ZITLIK957 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saçlarımı sıkı bir at kuyruğu yaparken bşr ana duraksadım
Aynadaki halim ne hissettiğini bilmiyordu.
Yoon ile buluşacaktım.
Neden ben diye düşünmeden edemiyordum.
Sebep,niçin ve daha fazla sorular geliyordu aklıma.
Beni almaya gelecekti tabiki kendisi değil adamları.
Kendi örgütümde benle gelecekti ve iyiki geliyorlardı.
Onlar yanımdayken daha güvenli hissediyordum.
Ve bence çok normaldi.
Atlas en fazla yanında 5 silah bulunduruyordu.
Saatimi takarken gülümsedim.
Aynaya tekrar bakınca ne kadar güzel olduğumu düşündüm böyle anlar nadir hissediyordum.
At kuyruğumu düzelttim yatağa doğru ilerledim.
Oturduktan sonra ilerleki topuklu ayakkabılarımı alıp giydim.
Ayağa kalkıp aynanın karşısında ay kolyemi taktım.
Annem nedensizce hep 'bir gün beni ruhunda taşımak yerini ay'ını bul ve onu taşı'derdi.
Ve ben ay'ımı bulduğuma emin değildim.
Belki bulmuştum ama onu ruhumda taşımak için hala emin değildim.
Alaz benim ay'ım olmuştu.
Her dakika konuşuyorduk gece yatmadan bana mesaj atıyordu.
Veya gün içinde.
Telefonum çalınca yabancı bir numaraydı.
"Alo"
"Gökçe hanım sizi dışarıda bekliyoruz bizi yoon bey gönderdi"
"Tamam geliyorum "dedim ve kapattım.
Görüşme zamanı gelmişti.
Çantamı koluma takarak odamdan çıktım.
Evden çıktığımda dışarının hafif esintisi ve gün batımı.
Gün boyunca yaşananların yorgunluğu bir an üzerime çökmüş gibi hissettim.
Kaskımı bulmuşlardı.
Onu yeniden ellerimin arasına aldığım an hissettiğim rahatlama hâlâ içimdeydi.
O yanımdayken her zaman adriel yanımda hissediyorum.
O benim için arkadaştan öteydi bir abiydi.
Sanki eksik olan bir parçam yerine gelmiş gibiydi.
O andan sonra eve girer girmez derin bir nefes aldığımı hissetmiştim.
Evden çıktıktan sonra dışarıda siyah bir araba beni bekliyordu .
"Kimmiş bakalım beni bu kadar görmek isteyen."dedim kısık bir sesle
Arabaya yaklaşınca kapı açıldı içeri girip oturduktan sonra ön taraftan.
Şoför bana doğru baktı.
"Hoş geldiniz"dedi.
Sessizce başımı salladım.
.....
Yaklaşık yarım saat sonra araç büyük, modern bir binanın önünde durdu.
Yüksek bir binaydı.
Binaya girdikten sonra arkamdan birisi girdi.
"Size eşlik edilmem gerektiği söylendiği için geliyorum"diye açıklama yaptı.
En üst katlardan bir kata bastı. Biraz bekledikten sonra bastığı kata gelmiştik kapı yavaşça açıldı.
Dışarı çıktığımda adam arkamdan yuruyordu.
Topuklu ayakkabılarım yeri inletiyordu.
En sevdiğim hobimdi.
Bir kapıda durunca.
"Buyrun içerde sizi bekliyor"dedi.
Derin bir nefes alıp kapıyı açtım.
İçeri adım attığım anda gözüm doğrudan camların önünde duran adama takıldı.
Uzun boylu.
Saçlarının rengini tam anlammıştım ama kumralı heralde.
Takıntılı birisine benziyordu.
Üzerindeki siyah takım elbise tek bir kırışık bile taşımıyordu.
Araştırmama göre.
Benden en fazla iki yada üç yaş büyüktü.
Ama duruşu yaşından çok daha olgundu.
Ayak seslerimi duyunca arkasını döndü.
Kahverengi gözleri birkaç saniye boyunca üzerimde kaldı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"「ようこそ、ゴクチェ。"
(Hoş geldin, Gökçe.)
Ben de aynı sakinlikle cevap verdim.
Bu an için kaç haftadır japonca öğreniyordum.
"「お招きいただき、ありがとうございます。」"
(Davetiniz için teşekkür ederim.)dedim nazik bir şekilde hiç benlik birşey değildi.
Kaşları hafifçe kalktı.
"Japonca biliyorsun."dedi.
Oda Türkçeyi çok güzel konuşamıyordu ama biraz biliyor gibiydi.
"Biraz."dedim
"Beklediğimden daha iyi."
İstemsizce gülümsedim.
"Diller ilgimi çekiyor."dedim
Elini bana doğru uzattı.
"Ben Yoon."
Ona doğru yaklaşıp elini sıktım.
"Memnun oldum."
Masasına oturduktan sonra bana oturmam için elini uzatıp gösterdi.
Karşısındaki koltuğa oturduktan sonra bacak bacak üstüne attım.
Ona biraz daha bakınca harbiden Japon olduğu belli oluyordu ama biraz kore'liye benziyordu ama banane ya.
Arkama doğru yaslandıktan sonra ona ve masaya baktım.
Masanın üzerinde iki fincan çay vardı.
Birini bana uzattı.
"Kiraz çiçeği."dedi
"İlkbaharda bunu içmeyi severiz."dedi
Fincanı elime alırken gözlerimi ondan ayırmadım.
"Neden benimle görüşmek istediniz?"dedim
Sorumu bekliyormuş gibi hafifçe başını eğdi.
"Çünkü senin hakkında çok şey duydum."
"İyi şeyler mi?"dedim.
Hakkımda o kadar çok dedikodu vardık hiç birine yetişemiyordum.
Bu kez güldü.
"İyi olanlar da vardı."dedi
"Tehlikeli olanlar da."dedi
"Ben duyduklarıma güvenmem."dedi
"İnsanları kendim tanımayı tercih ederim."dedi
Odadaki sessizlik birkaç saniye sürdü.
Sonra ayağa kalkarak pencereye doğru yürüdü.
Bacaklarını kıracaktım bir yerde oturamadı götünde kurt var diye korkuyorum.
"Yakında önemli liderler bir araya gelecek."dedi
Eee yani abi zaten bunu bende biliyom diye içinden geçirdim.
"Bundan önce seninle tek başıma konuşmak istedim."dedi
"Neden?"dedim.
Çok ciddiydim.
"Düşündüğüm kişi gerçekten sen misin, bunu görmek istedim."
Ne demek istediğini tam anlayamamıştım.
Kısa bir an bana baktı.
Yüzümdeki ifadeyi görünce arkasını döndü.
"Merak etme."dedi
"Bu gece senden bir karar vermeni istemeyeceğim."dedi
"Sadece birbirimizi tanıyacağız."dedi
Tam o sırada kapının dışından ayak sesleri duyuldu.
Yoon saate kısa bir bakış attı.
"Sanırım onlar geldi."dedi
Kapı yavaşça açılırken ben hâlâ tek bir şeyi düşünüyordum.
Bu adam.
Beni neden gerçekten görmek istemişti?.
Kapının dışında duyulan ayak sesleri giderek yaklaştı.
Yoon, sakin bir ifadeyle kapıya baktı.
"İzin ver."
Kapı açıldı.
İçeri peş peşe beş kişi girdi.
Hepsi siyah takım elbise ve bir kız siyah uzun bir elbise giymişti.
Hiçbiri konuşmuyordu.
Ve hepsi bir birine benziyordu.
İlk giren uzun boylu, sert bakışlı bir adamdı.
Onun hemen arkasında uzun siyah saçlı genç bir kadın vardı.
Diğer üçü de odaya girdikten sonra aynı anda Yoon'a doğru hafifçe eğildiler.
"Yoon-sama."dediler
Ben ise sessizce onları izliyordum.
Kimse bana düşmanca bakmıyordu.
Ama hepsi beni dikkatle inceliyordu.
Yoon ellerini cebine koyup bana döndü.
"Gökçe"dedi beni göstererek.
"Tanıştırayım."dedi
"Bunlar benim birlikte çalıştığım insanlar."
"Senin örgütün ailen gibi bu insanlarda benim ailem."
Neden benim örgütünü ağzına almıştı.
O cümleyle beş kişi ilk kez bana döndü
İlk adam hafifçe başını eğdi.
"Ben Ren."
Kadın gülümsedi.
"Ben Aiko."dedi kadın.
Diğerleri de sırasıyla kendilerini tanıttılar.
"Haru."
"Daichi."
"Kazuki."
İsimleri aklımda tutmaya çalışırken Yopn yeniden konuştu.
"Onlar benim en çok güvendiğim insanlar."
"Bu gece burada olmalarının tek bir sebebi var."
"Çünkü birazdan konuşacaklarımız yalnızca bu odada kalacak."dedi.
Odadaki hava bir anda değişti.
Herkes yerini alırken içimde tuhaf bir his oluştu.
Sanki bu toplantı, yalnızca bir tanışma değildi.
Asıl hikâye şimdi başlıyordu.
Ve ben o hikayenin içindeydim.
...
Herkez birbirine bakıyordu yoon birisini bekliyordu bu yüzden hala konuşmamıştık.
Ben örgütümde gelicek sanıyordum ama gelmemişti.
Kapı çalınca içeri 6 tane yakışıklı adam girdi.
Benim örgütümdü.
Ayağa kalkarak yanlarına gittim.
Şuraya geldim geleli belki iki kere gülümsemiştim onları görünce gine gülümsemiştim.
"Sen aileni tanıştırdın sıra bende " dedim.
"Atlas"
"Emir"
"Mert"
"Kaan"
"Leo"
"Selim"
Kendimi gösterip .
"Ve ben liderleri"dedim.
Dudağını yanı kuvrıldı beni bir süzdü.
İyiki gömlek ve pantolon giymiştim.
Sevgilim hariç kimse beni süzmesi beni artık biraz rahatsız ediyordu.
Evet ben alaz'ın sevigili olduğumuzu kabul etmiştim başından beri.
"Tanıştığımıza memnum oldum"dedi yoon.
Masaya oturmuştuk.
İki örgüt tanışmıştı.
"Ben ile hala neden görüşmek istediğinizi söylemediniz?"
"Başlayalım o zaman"dedi.
"Büyükbabanın yaşadığını biliyorum ve bize onun yerini söyle"dedi.
Kaskatım kesildi.
Evet yaşıyordu ve bir süredir yurtdışında teşkilattan saklanıyordu.
"Söylemezsem ne olur"dedim sakin bir sesle.
"Söylersen bu hafta bölge liderleri toplanacak ve senin lider olup olmaman adına bir oylama yapılacak çoğu lider genç,cahil olduğunu ve başta kadın olduğun için bu işin sana göre olmdığı ile ilgili oy kullanıcak"
Duraksadı.
Nefes aldı ve devam etti.
"Eğer söylersen liderler senin lider olmanın devam etmesini sürdürecek ve bu benim sayemde olucak ama söylemezsen bende onlara katılıp oy verir ve sen bir daha lider olamaz ailenizden bir erkek çoçuğu olur veya onlarda olamaz ve belki karahan ailesi bir daha lider olamaz"dedi.
O kadar hızlı konuşmuştuki hangisinde yetişeceğimi bilemedim.
"Eğer söylersem büyikbabamın yerini ne yapıcaksınız"dedim.
Bildiğim cevapları belki farklı olur diye sormuştum ama.
"Öldürücez "dedi.
Dedikleri herşeyi sindirememişken bide öldüreceklerini söylemişti.
Yanımdaki emir elini elimin üstüne koydu.
Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Ona bakıp başımı salladım.
Babamdan çok bana babalık etmişti babam annemin ölümünün üstümden ne kadar zaman geçse bile hep bir enkaz gibiydi bizi umursamıyor,dediklerimizi duymuyordu.
Ve o zamanlar yanımda hep büyükbabam vardı ve şimdi bana onun yerini istiyorlar ve öldürecekler.
"B-ben düşünmek istiyorum zaman ver bana"dedim
"Çok zamanın yok bu hafta sonu toplantı ve sadece 5 günün var iyi düşün ve bana ulaş "dedi.
Daha fazla dayanamadım ve anı bir şekilde ayağa kalkıp odadan çıktım.
Asansöre bindikten sonra elimi ağzıma tuttum ve ağladım.
Avazım çıkana kadar bağırmak istiyordum ama olmuyordu.
Ben yorulmuştum ve beni bu dünya yormuştu ....
Gökçe'nin giydiği kıyafet
Bölüm etkileşimi
