5. bölüm · ESİR

4.Bölüm

Nursen Ağ

Oy ve yorumlarınızı
Bekliyorum arkadaşlar

Keyifli okumalar💜

Esir hayatımın artık son bulduğunu özgürlüğe kavuştuğumu zannederken, benim için geleceğini söylediğinde, bunun hiç bir zaman gerçekleşmeyecek olduğunu anladım.

Arabadan çıkıp kapıyı suratına çarptım arkama hiç bakmadan hızlı adımlarla evime yürüdüm. İnanamıyorum evime geldiğime annem ve babamı çok özledim. Büyük bir heyecanla kapının ziline bastım, kısa bir süre sonra kapı açıldı.

Annem gözlerini açmış büyük bir şaşkınlıkla bana baktı, dolan gözlerini tutamayarak "yavrum" diyerek bana sarıldı. Birbirimize sarılıp ağlamaya başladık, yüzümün her yerini koklayarak öpüyordu.
"Yavrum geldin annem, geldin" dedi annemin fenalaşacağını anladım artık ayakta duramıyordu.
O anda babamın sesini duydum, "kızım" diyerek yanımıza geldi.

Annemin ayakta duramayacağını anlayıp ona sarılarak "içeriye geçelim" dedi. Onlar eve girerken ben arkamı dönüp Sarp'a baktım bizi izliyordu, benim ona dönmemle arabasını çalıştırıp uzaklaştı.

Salona geçtiğimde koşar adım babama sarıldım benim gibi oda ağlıyordu.
Bu güne kadar babamın hiç ağladığını görmemiştim.
"Kızım iyisin, iyisin değilmi nasıl geldin? Nasıl kurtuldun?"
"Başıma gelenlerin ne kadarını biliyorsunuz bilmiyorum babacım size her şeyi anlatıcağım" deyip koltuğa annemin yanına oturdum, babacığım da yanıma oturdu. Başıma gelenleri olduğu gibi onlara anlattım.

"Beni aramak için ne bir polis nede bir başkası gelmedi, tamam bana zarar verecek hiç bir şey yapmadılar ama sizin hasretiniz beni kahretti. Neden benim için gelmediniz babacim? Tamam benim yüzümden başınızın belaya girmesini istemiyorum ama bir umut işte bekledim."

Babam gözyaşlarını silerek, "canım kızım çok denedik, arkadaşların seni ormanda çok aramışlar Mafya kılıklı bir grup önlerini kesip onları zorla kaldıkları kulübeye geri götürüp tehdit edip seni bir daha aramamalarını aksi takdirde seni öldüreceklerini söylemişler. Seni neden ve nerede tuttuklarını ısrarla sorsalarda cevap alamamişlar. Sessizce evlerinize gidin kimseyede bir şey söylemeyin deyip gitmişler."

"Peki onlar iyimi bir zarar vermediler deyilmi" onlara bir zarar gelmesinden çok korkuyordum.
"Annem, arkadaşların iyiler kızım zaten olaydan sonra hiç durmayıp buraya geldiler. Tabi onlar gelmeden önce o adamlar gelmişti." Duyduklarım içimi ürpertti.
"Burayamı geldiler size dokundularmı."

"Yok kızım içeri girip senin ellerinde olduğunu söyleyip, peşine düşmeyin yoksa bir daha kızınızı göremezsiniz dediler.Ben üstlerine gidip şakamı yapıyorsunuz kimsiniz siz kızımdan ne istiyorsunuz dedim. O sırada kapı çaldı gelenler arkadaşlarındı. Hepimizi seni öldürmekle tehdit edip gittiler. Şikayette bulunmak için evden çıktığımızda gitmemişlerdi bize silah doğrultup içlerinden biri "amca merak etme kızınız bir süre misafirimiz olucak" dedi.
Bağırarak üzerine gittim kızımı bana getirin diye o ise "eğer rahat durmazsanız kızınızı bir daha göremezsiniz" dedi."

Canlarım, benim için çok endişelenmişler onlara bunu yaşattığım için çok kötü hissediyorum. Babam bir kaç defa şikayette bulunmak için evden çıktığında Sarp'ın adamları yolunu kesip durdurmuşlar.

Başımdan geçenleri anlattım aileme. Ben anlattım onlar dinledi birbirimize sarıldıp hasrat giderdik. Sarp'ın son sözleri geldi aklıma ama onlara söyleyemedim üzülmesinler diye.
"Şimdi git ailenle hasrat gider senin için yine geleceğim."

Güzel bir duş aldım sıcak su iyi gelmişti yorgun vücuduma, banyodan çıktım üzerime pijamaları mı giyindim. Saçlarımı tarayıp kuruttum tam odamdan çıkıyordum ki kapının zili çaldı olduğum yerde panikleyerek durakladım ya beni almak için gelen Sarp ise diye.

Annem kapıyı açtı gelenler arkadaşlarımdı içeriye girip yüzüme baktılar, kısa bir süre bakışrıktan sonra üzerimdeki paniği atıp gülümseyerek kollarımı açtım. Koşarak bana sarıldılar bir yandan ağlıyor bir yandan gülüyorduk onları çok özlemiştim. Annemin sesiyle hazırlamış olduğu sofraya oturduk.

Bir yandan yemeğimizi yiyip bir yandan neler yaşadığımı anlattım arkadaşlarıma.
Kaya "kızım, seni çok merak ettik çok aradık demekki sen yakınlarda bir evdeymişsin, sana zarar verdilermi?"
"Hayır her şey anlattığım gibi bana zarar vermediler"
"Peki seni neden tutmuşlar bunca zaman?"
"Bir kızı arıyorlar söylediklerine göre bana çok benziyormuş."
Elif "peki seni eve kadar bıraktıklarını?"
"Sarp denen adam getirdi."
"Peki şu Sarp denen adam yakışıklımı kaç yaşında? Yasemin'in sorusu beni utandırmıştı ona babamı işaret edip sessizce "ayıp" dedim. Yasemin'in hiçte umrunda değildi.

Yemekten sonra mutfakta kızlarla bir yandan çay demleyip annemin yaptığı kurabiye ve keki hazırladık bir yandan konuşuyorduk. Aslı "Ceyda çok merak ediyorum o evde bir çok adamın içinde bunca zaman nasıl dayandın?" Aslı'nın yüzüne baktım bir süre ona cevap veremeyince "yoksa sana bişeymi yaptılar? Sesi yüksek çıkınca Aslı'nın ağzını kapattım Elif ve Yasemin de gözlerini büyütüp bana bakıyorlardı.

"Aslı düşündüğün gibi değil adamlar bana hiç yaklaşmadı yanlarından geçerken bile ben yokmuşum gibi görmezden geldiler. Üçü birden "nasıl yani" dediler. "Öyle işte Sarp ve arkadaşı Aytaç hariç kimseyle diyalok kurmadım"
Yasemin "şu Sarp'tan biraz bahsedermisin yemekte sordum cevap vermedin"
"Aman Yasemin nesini merak ediyorsun"
"Kızım yakışıklımı yaşı kaç onu merak ediyorum."
"Yaşını bilmiyorum benden bir kaç yaş büyüktür"
"Eee yakışıklımı" Yasemin'e ne cevap vereceğimi düşünürken Kaya mutfağa geldi.

"Kızlar çaylar hazır değilmi salona gelin artık" diyerek bana sarıldı.
"Ceyda sana birşey oldu diye çok korktum, kaybolduğun günden beri doğru düzgün uyuyamıyorum."
"Geldim işte Kaya artık rahat uyuyabilirsin" diyerek tebessüm ettim.
Kaya boynuma doladıgı kollarını gevşeterek omzuma yavaşça vurdu.
"Kız sen nasıl yanımızdan kaybolmayı becerdin öyle?"
"Ne bileyim oldu işte" gülüşerek çayları, kurabiyeleri ve kekide alıp salona annem ve babamın yanına geçtik.

Geç vakite kadar muhabbet edip hasret giderdik. Arkadaşlarım işe başlamışlar, ben bir kaç gün ailemle vakit geçirecektim.

**************

Geldiğimden beri kaç gündür evden dışarıya çıkmadım bilmiyorum, bütün günümü ailemle geçirip televizyon izliyor annemle yemekler yapıp ev işleri yaparak geçiriyorum. Sanki evden çıksam Sarp dediğini yapar beni almaya gelir korkusunu içimden atamıyorum ama şimdiye kadar gelmediyse artık gelmez diye umuyordum.

Kötü düşünceleri içimden atıp babamın telefonundan arkadaşlarımı arayıp yanlarına geleceğimi söyledim ve evden çıktım. Malum, Sarp telefonumu alıp bir daha geri vermedi.

Yolda yürürken mahallede maç yapan çocukların arasına karıştım topa vurduğum gibi bir çocuğun başına denk geldi.
"Ceyda abla ya sen oynamayı bilmiyorsun kaleye geç"
"Oğlum, Anıl ben kalede durmayı sevmiyorum" dedim ama Anıl ve Mustafa kolumdan çekiştirerek beni kaleye getirdiler. Bu çocuklar hep böyle yapıyordu. Ve düşe kalka maçın sonunda
18 e 15 galiptik. Yenmiştik yenmesine ama bu çocuklar canımı çıkarmıştıňň üstüm başım toz içindeydi.

Üzerımi biraz çırpıp kafeye doğrü yürüdüm. Evden çiktığımdan beri bir adam dikkatimi çektiyordu sanki beni takip ediyordu çocuklarla oynarkende etraftaydı, belki benim paranoyaklığım bilemiyorum. Yaşadıklarım piskolojimi bozmuştu takmamaya çalışarak yoluma devam ettim.

Kafeye giriş yaptığımda Kaya, beni kucaklayarak etrafında döndürdü.
"Güzellik hoş geldin"
"Kaya yeter başım döndü indir beni" Kaya'nın indirmeye niyeti yoktu.
"Bak, başım dönüyor üzerine kusarım şimdi" dediğimde kucağından indirdi. Elini omzuma atarak sarıldı "gel bak sana sürpriz hazırladık" dedi ve benim için hazırladıkları masaya doğru ilerledik.

Aslı "Kaya kızı bırakta bizde sarılalım" diyerek Kaya'yı iterek boynuma sarıldı.
"Hoş geldin canım nasılsın?"
"Daha iyiyim canım" dedim. Yasemin ve Elif'e de sarıldım her akşam iş çıkışı yanıma geliyolardı ama yinede onları çok özlüyordum.

Benim için azırladıkları masaya döndüm, en sevdiğimden kakaolu büyük bir pasta yanında içecekler ve bir sürü atıştırmalıklar hazırlamışlardı. Gözlerim doldu canım arkadaşlarıma dönerek "sizi çok seviyorum siz bir tanesiniz canlarım" dedim ve tekrar sarıldım onlara.

"Çekilinde birazda bana kalsın Ceyda" bu Firuze ablanın sesiydi. Ona dönerek, "nasılsın ablacım" diyerek boynuna sarıldım.
"Ben iyiyimde asıl sen nasılsın? Başına neler geldi öyle bizi çok korkuttun canım" dedi.
"İyiyim ablacım anlatırım" dedim.

Yasemin, pastanın üzerindeki mumları yakmış "hadi Ceyda'cım üfle mumları bu gün kutlayamadığımız doğum gününü kutlayalım."
Ona gülümseyerek mumları üfledim. Kaya'nın ıslığı eşliğinde alkış tuttular.

Kafe her zamanki gibi kalabalıktı ama arkadaşlarım bir yandan gelenlerle ilgilenip bir yandan benimle ilgileniyorlardı.

Firuze abla eğlenceli müzikler acıyor bizde pastalarımızı yiyiyor, müziğin ritmine göre oynuyorduk. Şimdi yükselen müzik sesi ise bir halay müziğiydi.

Kaya yanıma yaklaşarak "hadi Ceyda gir koluma."
"Ama ben halay bilmem ki."
"Ben sana ö0retirim" diyerek koluma girdi. Arkadaşlarımla birlikte halay çekmeye başladık müşterilerde bize katıldı. Müziğin ritmine öyle kendimizi kaptırmıştık ki artık halay çekmeyi öğrenmiştim.

Dağ evindeyken öyle ümidimi kesmiştim ki böyle arkadaşlarıma kavuşup eğleneceğimi hiç düşünemiyordum. Kahkahalar atarak oynuyorduk.
"Kaya sen nereden biliyorsun böyle güzel halay çekmeyi.

"Bilirim ben kızım biz Van'lıyız bizim yörenin oyunları bunlar" dedi. Kahkaha atarak, başımla işaret ettim karşımda halay çeken Yasemin'i gösterdim.
"Şuna bakarmısın çok komik görünüyor" dedim. Halay çekmeye çalışıyordu ama çok komik görünüyordu.

Çok eğleniyorum, çok mutluydum hareketli müziğe kendimi öyle kaptırmıştım ki karşımda masada oturmuş beni seyreden kişiyi yeni farkediyordum. Ne zamandır oradaydı, söylediği gibi beni almaya mı gelmişti. Hayır onunla gitmek istemiyordum tekrar onun esareti altına girmeyecektim.

"Ceyda neyin var" Kaya"nın dürterek konuşmasıyla irkildim.
"Ceyda ne oldu iyimisin ?"

"İ iyiyim" diyerek karşıya baktım hala gözlerini benden ayırmadan orada oturuyordu. Başını aşağıya eğerek bana işaret etti bu gel anlamına geliyordu.
Kaya"ya döndüm tedigin bir şekilde bana bakıyordu.
"Ceyda kendini iyi hissetmiyorsan oturalım" diyerek elimi tuttu.

Ben yine önüme dönüp ona baktım.
Kaşlarını çatarak yine gel işareti yaptı.
Kaya"nın ellerini bırakarak "ben iyiyim sen keyfine bak dedim ve karşı masaya yani Sarp'ın yanına doğru ilerledim.

"Neden geldin" dedim.
"Otur"
"Oturmuyorum sana neden geldin dedim."
"Senin için geleceğimi söylemiştim."
"Seninle gelmiyorum seni görmek istemiyorum" dedim.
"Önce şu sesini alçalt sonrada otur şuraya" diyerek elimden çekiştirerek beni yanına oturttu.

O sırada "Kaya ve kızlar yanımıza geldi.
"Ne oluyor burada, Ceyda bu adam da kim? Kaya'nın sorusuna ben cevap veremeden Sarp cevapladı.

"Sizi ilgilendiren bir konu değil şimdi çekin gidin, Ceyda ile konuşacaklarımız var" dedi Sarp.
Kaya "ne diyorsun lan kimsin sen" diye bağırdı.
"O sesinin ayarına başlamadan defol git."
"Ne yapacaksın lan gavat" Kaya'nın bu sözünün üzeine Sarp silahını çıkarıp ona doğru tuttu.

Kaya'nın önüne geçtim ve Sarp'a bakarak "ne olur indir silahını, onlar sadece benim için endişeleniyorlar" dedim. Arkadaşlarıma dönüp "sadece konuşacağız hadi siz gidin" dedim.
Kaya "bu seni zorla tutan herifmi" dedi yüksek sesle. Kızlarda tıpkı Kaya gibi her an Sarp'ın üzerine atlayacak gibi duruyorlardı.
"Evet o, sadece konuşacağız hadi gidin" dedim.
"Hemen bir kaç adım ilerindeyiz bir şey yaparsa seslen." Onlar uzaklaşınca masaya geçtim Sarp silahını kaldırmıştı.

"Ne söylemek istiyorsan hemen söyle ve git" dedim gözlerine bakarak.
"Seni görmeye geldim."
Söylediği beni şaşırtmıştı neden beni görmeye gelmişti ki.
"Şakamı yapıyorsun neden beni görmeye geldin?"
"Seni merak edemezmiyim?"
"Edemezsin sen benim hiç birşeyim değilsin."
"Evet değilim ama bu olmuyacağım anlamına gelmez belkide bir anda herşeyin olurum."

Bu ne saçmalıyordu, söyledikleri karşısında nedense heyecanlanmıştım kalbim sanki ağzımda atıyordu! Kendimi toparlayıp,
"sen ne saçmalıyorsun eziyetlerin yetmemiş gibi şimdide benimle dalga geçmeye mi geldin" dedim.

Ellerini masaya koyup bana doğru yaklaştı, kahve rengi güzel gözlerini kısarak ellerimi tuttu. Ellerimi çekmeye çalıştım ama bırakmıyordu öylece gözlerime bakıyordu. Ondan etkilenmek istemiyordum yakışıklı bir adam ama ne olduğu belli olmayan, bir haftadan fazla beni zorla tutan mafya bozuntusunun tekiydi.

"İyi görünüyorsun bakıyorumda, arkadaşlarını görünce neşende yerine gelmiş yalnız bir sorun var, bu dallama seninle niye bu kadar ilgileniyor? Ondan uzak duracaksın" dedi.

"Sen kimsin de bana hesap soruyorsun bırak elimi beni rahat bırak defol buradan."
"Cık cık cık insan müstakbel kocasıyla böyle konuşurmu?
"Defol git, ne kocasından bahsediyorsun bir daha rahatsız etme beni, istemiyorum seni hayvan herif."
"Çok yakında bu laflarını yedirticem sana, şimdi gidiyorum bir dahaki gelişimde istesende isemesende karım olacaksın.

Ellerimi birakıp sol yanağımı sıkarak göz kırptı ve kalkarak kafeden çıkıp gitti.

"Ceyda neden ağlıyorsun bitanem sana ne söyledi" Elif'in sesiyle kendimi toparladım, ağladığımın farkında bile değildim. Gözlerimi silerek yanıma gen arkadşlarıma baktım.

Gülümseyerek "önemli değil boş verin" dedim.
Kaya "ne demek boş verin, ne dedi sana niye gelmiş ne istiyor senden? Öyle silah çekmekle adam olunmaz erkekse silahsız gelsiz."
"Tamam Kaya lütfen uzatmayalım gitti işte artık bu konuyu kapatalım."

Beni eve Kaya bırakmıştı ertesi gün işe başlayacaktım akşam yemeğinden sonra erkenden odama çekildim. Sarp'ın söylediklerini düşündüm, bana aşık olduğunu sanmıyorum peki insan aşık olmadığı kişiyle neden evlenmek ister ki.

Sabah kalktığmda hiç keyfim yoktu annemin ısrarlarına rağmen kahvaltı yapmadan evden çıkmıştım. Bütün gün arkaşlarımla vakit geçirip kafede çalışarak düşüncelerinden sıyrılmıştım.
Taki annemden gelen telefona kadar.
Hemen eve gelmemi söylemişti sesi telaşlıydı ne kadar ısrar etsemde, biz iyiyiz sadece eve gelmen gerek demişti.

Şimdi yolda hızlı adımlarla eve gidiyorum. Acaba babama bir şeymi oldu annemin sesi neden telaşlıydı Allah'ım deliricem.

Eve vardığımda bahçe kapısında iki tana siyah araba ve takım elbiseli adamlar duruyordu. "Sizde kimsiniz" dedim ama cevap vermediler. Tedirgin ir şekilde evin kapısına ilerledim, kapı açıktı içeriye girdim.

Gördüğüm manzara beni dehşete düşürdü. İki silahlı adam annem ve babamın başına silah dayamış bana bakıyorlardı.

"Ne oluyor burada kimsiniz siz" diye bağırdım.
"Bırakın onları eşkiyamısınız" annem ve babam üzgün bir halde suratıma bakıyordu.
"Babacığım bir şey söyle ne istiyor bunlar sizden?

"Kızım" duyduğum sesle arkamı döndüm.
Ellili yaşlarında koltukta oturan bir adam.
"Seni almaya geldim kızım, ben baban Aziz Doğanlar."

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere

Hoşça kalın🌹