2. bölüm · ESİR

1.Bölüm

Nursen Ağ

Oy ve yorumlarınızı
Bekliyorum arkadaşlar

Keyifli okumalar💜

İki yıldır çalıştığım Tarot kafede yine yoğun birgün geçiriyoruz.Gelen müşterilerin çoğu, fal bakan patronumuz Firuze ablanın falları için geliyor. Kafede beş kişi çalışıyoruz .iki yılda çok samimi beş arkadaş olmuştuk.

Kafe tadilata gireceği için bugün bir haftalık izne ayrılıyoruz. Neyse ki mesaimizin bitmesine az bir süre kalmıştı. Ki Firuze abla ellerini bir birine çırpıp ,
"Çocuklar buraya gelin " diye bize seslendi .
"Çocuklar kimse kalmadı oturun şöyle masama."
"Zaten çok yorulmuştum ayaklarıma kara sular indi" diye söylenerek Firuze ablanın masasına oturdum. Arkadaşlarım da birer sandalye çekip oturdular.

Firuze abla "Bir hafta izinlisiniz bol bol dinlenin sonra yine işinizin başına, hepinizi dinlenmiş bir şekilde bekliyorum çocuklar ama, önce son bir kez falınıza bakıyorum" dedi.
Yasemin "Firuze abla önce benim falıma bakarmısın? ne zaman yakışıklı bir sevgilim olucak."
Kaya "Oğlum daha bir hafta oldu sevgilinden ayrıldın boş durmak bilmez misin sen."
"Sana ne çok bile boş kaldım." Diyerek sarı saçlarını savurdu. Yasemin sarı saçlı yeşil gözlü güzel bir kız bunun avantajlarını kullanıp sık sık sevgili değiştirir aşka inanmaz gönlünü eğlendirir kendince.
Firuze abla ilk Yasemin'in falına bakmaya başladı. Yakın zamanda değil ama yakışıklı uzun boylu zengin bir sevgilisinin olucağından ve daha bir sürü şeyden bahsetti. Sırasıyla Aslı, Elif ve Kaya'nın falına baktıktan sonra sıra bana gelmişti.

"Firuze abla aslında fala inanmıyorum biliyorsun ama neler söyleyeceğini çok merak ediyorum" deyip iyice yanaştım Tarot kartlarına. Kaya " Ceyda zaten fala baktırmana gerek yok biliyorsun falında ben çıkacağım"deyip sırıttı. "Kaya lütfen sululuğa gerek yok yine başlama" dedim. "kızım seni seviyorum diyorum sen hala dalga geçtiğimi düşünüyorsun."Kaya'yı arkadaşım olarak çok sevdiğimden onu kırmamak için gülümseyerek önce ona sonrada kızlara bakıp, "biliyorum bu sevimsiz kızları değil en çok beni seviyorsun." Kızlar hep birlikte "Ceyda" diye bağırdılar.

Firuze abla "Tamam çocuklar hadi devam edelim" dedi ve kartları dizmeye başladı. Birsüre sonra başını kartlardan kaldırıp yeşil gözlerini irice açıp bana baktı. Sessiz kalınca " ne " dedim. "Ne gördün ölücekmiyim? Aslı "Ceyda" diye bağırarak masadaki kalemi yüzüme fırlattı. Gülerek "Ne yapayım Firuze abla öyle şaşkınca yüzüme bakıp donunca ölüyorum herhalde diye düşündüm" dedim.

"Öyle bir şey değil ama Ceyda çok karışık şeyler görüyorum kartlarda." "Nasıl yani abla neler görüyorsun." "Büyük bir karışıklığın içindesin, doğru bildiklrin yalan çıkacak büyük bir kaosun içinde görüyorum seni." "Yok artık benim hayatımda bir annem bir babam birde siz varsınız sıradan bir hayatım var nasıl bir kaos olabilir ki." "Kendine dikkat et Ceyda büyük bir çıkmaza sürükleneceksin" dedi."

Elif " Evet bir sevgilisi bile yok "dedi gülerek. Kaya "tabi kızım o beni bekliyor."

"Of Kaya dalga geçmeyin ben bir sevgili istemiyorum yakında 20 yaşıma giricem acelem yok ne zaman evleneceğim adamı bulursam o zaman seveceğim. Birde falımda çikanlar beni ürkütsede inanasım gelmiyor benimki sadece merak."

Aslı " Neyse arkadaşlar yarın dağ evine gidiyoruz, hepiniz izinleri aldımı son anda bir sıkıntı çıkarmayın."

"Babamdan çok zor izin aldım ıssız yerde başınıza bir iş gelir tatil yapacak başka yer bulamadınız mı dedi."

"Biz her yaz gidiyoruz bir sorun olmaz canım sabah gelir babanla konuşuruz Ceyda'cım."

Kafeyi toparladıktan sonra ertesi gün için sözleşip çıktık. Firuze abla tadilat nedeniyle bizimle gelemiyor. Biz beş arkadaş Aslı'nın dedesinin dağ evinde bir kaç gün geçiricektik. Babam baştan karşı çıktı ama sonra ısrarlarıma dayanamadı. Evin tek çocuğu olduğum için annem ve babam biraz tedirgin büyüttüler beni. Bende bu güne kadar hep dikkat ettim hiç üzmedim onları.

Eve geç geldiğim için ailemle biraz sohbet ettikten sonra odama çekildim. Çok yorulmuştum pijamaları mı güçlükle giyinip yatağıma uzandığım gibi uykuya daldım.

************

Kulağıma gelen kahkaha sesleriyle uyanmaya çalıştım. "Öf ya ne oluyor sabah sabah "diye bağırdım yastığımı başımın üzerine koydum uyumaya devam etmeye çalıştım ama yok kahkahalar kesilmiyor. Oflaya poflaya yataktan kalkıp odamdan çıktım. Salona girdiğimde kahvaltı masasında oturmuş annem ve babamla gülüşen arkadaşlarımı gördüm. " Çocuklar bu saatte ne işiniz var burada? Kaya " ne o kovuyormusun bizi." "Hayır yanlızca şaşırdım öğleden sonra gelicektiniz." Yasemin surat asarak "Aynen, bu gün biraz uyuyacaktık ama Kaya bey sabahın köründe kapıya dayandı." Kaya "amma yaptınız kızlar saat on olmuş yeter bu kadar uyku yat yat şiştiniz" dedi. Tam Kaya diye bağıracaktım ki babam gülerek "tamam çocuklar hadi kahvaltınızı yapın da sonra çıkarsınız. Kızım sende elini yüzünü yıkada gel kahvaltını yap" dedi.

Kahvaltıdan sonra üzerime rahat bir şeyler giyinip odamdan çıktım. Annem ve babamın tombiş yanaklarından öpüp onlara sıkıca sarıldım. "Beni merak etmeyin anneciğim Aslı ve ailesi sürekli gidiyor dağ evine bir sorun olmayacak."

Annem "Tamam kızım ama telefonun açık olsun sürekli, merak ederim seni ilk defa yatılı bir yere gidiyorsun." Babam annemin omzuna elini koyarak

"Sevil sultan, merak etme onlar çocuk değil artık büyüdüler kızımız yakında 20 yaşında olacak" dedi.

Kaya "Merak etmeyin Yusuf amca, ben varken kızlara hiç bir şey olmaz."

"Biliyorum oğlum "

Evden çıkıp Kaya'nın arabasına bindik. Yasemin ön yolcu koltuğuna oturmak için ne kadar çok çabalasada Kaya izin vermeyip beni oturttu. Yol boyunca mohabbet ederek şarkılar söyleyerek gittik bir ara durup marketten yiyecek içeceklerimizi aldık tekrar yolumuza devam ettik. Yaklaşık 2 saat sonra İstanbul dışındaki dağ evine gelmiştik. Arabadan inince etrafa bakındım tek katlı fazla büyük olmayan küçük bahçeli şirin bir ev, etrafı ağaçlarla dolu ıssız orman.

"Aslı eminmisin buranın tekin bir yer olduğuna" dedim. Aslı gülerek "Korktunmu kız Ceyda." "Hayır korkmadım ama burası çok sessiz gece korkunç olur buralar diye düşünüyorum." "Merak etme biz her yaz geliriz başımıza hiç kötü bir şey gelmedi zaten etrafta komşu evler var yalnız değiliz yani şekerim."

Elif "Kurtlar, ayılar, yırtıcı hayvanlar varmıdır burada."

"Yok canım olsada hiç görmedim" dedi Aslı.

Kaya "Tamam kızlar bu kadar gerilim yeter şu bir kaç günümüz çok güzel geçecek haydi şimdi bavullarımızı içeriye taşıyalım" dedi.

Arabadan eşyalarımızı alıp bahçeye girdik. Bahçede ceviz ve çam ağaçları vardı birde kamelya evin kapısına geldiğimizde Aslı cebinden çıkardığı anahtarla kapıyı açtı. İçeriye girdik iki oda ve mutfaklı salondan oluşan şirin bir ahşap ev.

Aslı, "Yasemin sen ve Ceyda arka odaya ben ve Elif ön tarafa bakan odada kalırız Kaya sende salonda yani buradaki büyük koltukta yatarsın."

"Nedenmiş o ben Ceyda'nın odasında yatarım birinizde burada yatar." Kaşlarımı çatarak "Uzak dur benden" diyerek arkamı dönüp eşyalarımla ön taraftaki odaya yürüdüm ve "ben bu odaya yerleşiyorum canım sıkılır öyle arkalarda" dedim.

Odalarda ikişer çekyat koltuklar vardı onları açıp yatak haline getirdik yastık ve çarşafları serdik. Kıyafetlerimizi dolaba yerleştirdik yatağa uzanıp cebimden telefonu çıkardım annemi aradım ilk çalışta açıldı telefon. "Ceyda'm"

"Telefonun başında mı bekliyordun Sevil sultan."

"Canım kızım bende seni arıyacaktım vardınız mı diye."

"Canım annecim vardık bizi merak etme burası çok güzel." "Tamam kızım bazen ara beni kendinize dikkat edin." Olur annecim öpüyorum o tombiş yanaklarından" dedim ve telefonu kapatıp çıktım odadan.

Kaya güzel bir müzik açmış bir yandan şarkıya eşlik ediyor bir yandan getirdiğimiz yiyecekleri yerleştiriyordu, bende başladım onunla bir şarkıyı söylemeye.

Kiminin babası padişah, sorunu çözer
Kiminin babası fotoğraftan gülümser
Kimi gider uzaya, öbürü bi odada
Müebbet komada

Sesimi duyunca bana döndü bir yandan şarkıyı söylüyoruz bir yandan dans ediyoruz.

Her sabah yeni bi filme başladım
Farklı sonlar istesem de hep aynı finalle bitti
Sonra birden dank etti, dünyayı anladım
Aldım onu karşıma anlatmaya başladım

Bir birimize bakıp gülerek nakarat bölümünü söyledik

Koca yaşlı şişko dünya

Koca yaşlı şişko dünya

Kaya sağ kolunu boynuma sararak "Ceyda bu yüzden seni çok seviyorum kızım, enerjin bana iyi geliyor sen cansın . "Bende seni seviyorum Kaya, ama lütfen bazen bana aşıkmışsın gibi konuşup canımı sıkma." "Tamam ya hiç canını sıkarmıyım senin, sen benim kardeşimsin" deyip ardından "ama sevgilim olsaydın hiç fena olmazdı dedi."

"Ne o sadece Ceyda'yı mı seviyorsun, ya bizi?." Aslı"nın sesiyle arkamızı döndük Elif, Aslı, ve Yasemin dizilmişler bizi izliyorlardı. Kaya "Gelin bakayım buraya deyince kızlarda gelip bize sarıldı.

Kaya, en büyüğümüz 25 yaşında kara gözleri siyah saçları uzun boyuyla çok yakışıklı. Liseden sonra okumak istemeyince babasıyla arası açılmış durumları çok iyi olduğu halde kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor.

Yasemin, 22 yaşında yeşil gözlü sarı saçlı eski aşkı tarafından aldatıldığı için erkeklere güvenci kalmamış sürekli sevgili değiştiriyor.

Aslı da 22 yaşında kahve renk gözler ve siyah saçlarıyla hoş bir kız, erkek arkadaşı Alp işi için şehir dışında olduğu için bizimle gelemedi.

Elif, 20 yani, ikimiz aynı yaştayız yalnızca Elif yaşını doldurdu, benim ise doğum günüme az kardı. Ela gözlü ve kumral saçlı On yaşındayken babasını trafik kazasında kaybetmiş erkek kardeşi ve annesiyle yaşıyor.

Hep birlikte akşam yemeğimizi hazırladık, sofrayı dışarıdaki kamelya ya kurduk. Kaya biraları da getirdi sofraya. Yeşilliklerin arasında mis gibi havada yemek çok keyifli. "Çocuklar ne iyi ettik te geldik buraya bundan sonra sık sık gelsek ya mis gibi orman havası iştahım açıldı valla" dedim.

Elif, "Ben pek emin değilim" dedi.

"Burada Kaya gibi ağabeyiniz var ben korurum sizi kızlar hadi keyfimize bakalım" diyerek birasını yudumladı Kaya.

Gece boyu müzik eşliğinde biralarımızı içip yemeklerimizi yedik şarkılar söyledik. Gece biraz ürkütücü geliyordu ama hepimiz bir arada olunca keyifliydi. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorduk.

Yasemin ağlamaklı sesiyle "Kaç kadeh içtim ben böyle ya başım dönüyor." Galiba benimde kafam güzeldi Yasemin'in lafı üzerine aklıma bir şarkı geldi başladım söylemeye.

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde
Bir türlü kendimi avutamadım
Bu aşkta hayır yok unut dediler
Ne yaptımsa sesi unutamadım
Ne yaptımsa seni unutamadım

"Of len ne güzel söylüyorsun Ceyda" dedi Kaya. Güldüm keyfim yerindeydi. Yasemin "Geçmiyor, zaman geçiyor ama ihanetin acısı geçmiyor" deyince ben yine başladım akılıma gelen şarkıyı söylemeye.

Geçer geçer daha öncekiler gibi bu da geçer.

Neler neler geçmedi ki yere düşer aşka aşka

Hep birlikte gülüştük. Saat gecenin üçüne doğru masamızı toplayıp odalarımıza çekildik.

**************

Güneşin ışığı gözlerimi kamaştırıyor açmak istiyorum ama açamıyorum. Üzerimde bir ağırlık var karnıma baskı yapıyor tekrar uyuyayım diyorum yok karnımdaki baskı izin vermiyor. Zorlukla açtım gözlerimi Yasemin kafasını karnıma gömmüş üstümde yatıyor. "Yasemin."

"Hııı"

"Üzerimden kalkarmısın." Hiç niyeti yok kalkmaya. "Yasemin" diye bağırdım birden yeşil gözlerini kocaman açıp "noluyo ya" dedi.

"Şu an üstümde yatıyorsun hemen kalkmazsan seni yataktan aşağıya atarım" Hemen başını kaldırıp "ben nasıl geldim buraya ya" dedi. "Bilmen sana sormalı acaba sen uyur gezer misin?" "Hayır sadece gece çok içmişim" deyip üzerimden kalktı. Üzerimden ağırlığın kalkmasıyla rahat bir nefes aldım.

O ise hiç bir şey olmamış gibi yatağına girip uyumaya devam etti. Odadan çıktım. Kaya salondaki masaya kahvaltıyı hazırlamış bile, elindeki sucuk tavasyla bana döndü. "Oo güzellik uyanmışsın" deyip yanağımı sıktı. "Sende erkencisin." "Nerdeyse öğlen oldu hadi kızlara seslen uyumaya gelmedik buraya çıkıp gezelim" dedi. Tamam deyip zorlada olsa kızları kaldırmayı başardım.

Güzel bir kahvaltı yapıp üzerimizi değiştirdik. Beyaz kalın askılı güpürden güzel bir buliz altına ise haki yeşili kapri ve beyaz spor ayakkabılarımı giyindim. Uzun dalgalı kumral saçlarımı salık bıraktım. Açık kahve gözlerime siyah rimel dudağıma ise gül kurusu ruj sürdüm elimdeki küçük aynada kendimi rahat göremediğim için, odadan çıktım salondaki aynaya yöneldim ama kızların hepsi önünde güzelliklerine bakıyorlardı.

"Yeter aynayı çatlattınız artık çekilinde birazda ben güzelliğime bakayım" dedim. Kızları itip aynanın önüne geçtim "Ooo fena değilim değilmi kızlar" dedim ardından, "kahretsin"diye bağirdım." Kızlar korkuyla gözlerini bana dikip "ne oldu"dediler telaşla. Ben gülümseyerek "bu gün yine çok güzelim" dedim. Ve çıkışa doğru koşmaya başladım. Arkamdan kızların bağırma sesleri geliyordu dışarı çıktığım gibi bahçede bizi bekleyen Kaya'nın arkasına saklandım.

"Koru beni Kaya, bu kızlar beni parçalar"

Kaya gülerek "ne yaptın yine Ceyda?" dedi.

"Hiç bişey" kızlar karşımızda sinirli bir şekilde durdular.

Elif "Bizi çok korkuttun Ceyda."

"Sadece şaka yaptım ne var bunda" diyerek kahkaha attım.

Kaya "kızlar hayırdır kime süslendiniz bu kadar? Yasemin eliyle sarı saçlarını savurarak,
"ya kısmetim ormanda karşıma çıkarsa" dedi." Bu kızlara hiç aklım ermiyor" diyerek bana döndü Kaya "bakayım sende süslendinmi" deyip beni süzdü. "Sende çok güzel olmuşsun fıstık" deyip kolunu boynuma attı. "Hadi kızlar biraz etrafı gezelim." Diyerek yürümeye başladık.

"Kızlara ne şakası yaptın Ceyda." "Aynada nekadar güzel oldum diye bakarken kahretsin diye bağırdım kızlar korkuyla bana baktılar ardından, bu gün yine çok güzel olmuşum dedim. Kızlar bu küçük şakayı kaldıramadı" dedim. Kaya gülerek "sevimli şey" deyip burnumu sıktı.

Bir süre dolaştıktan sonra artık sıcaktan bunalmıştım. "Kaya artık benden ayrılırmısın sıcaktan bunaldım git birazda ona sarıl" diyerek başımla yanımızda yürüyen Elif'i gösterdim. Beni bırakıp Elif'e sarıldı.

Elif "Kaya orman beni ürpertiyor yılan varmıdır burada" dedi.
"Merak etme Elif cim ben yanınızdayken size hiç bir şey olmaz korurum ben sizi."

"Her tarafta orman meyvesi var tadı çok güzel" diyerek topladıklarımı ağzıma attım. Yasemin "Ceyda yeme zehirlidir onlar. "Zehirli değiller yiyebilirsiniz" Aslı'dan onay alınca yemeye devam ettim.

Bir saat olmuştu dağ evinden ayrılalı Yasemin "ben şimdiden sıkıldım ne zaman evimize döneriz, burada yapacak hiç bir şey yok" dedi.
Kaya "Süslü ne çabuk sıkıldın daha dün geldik bir kaç gün kalırız."
"Sıkıldıysanız hadi bir oyun oynayalım" dedi Aslı.

Elif "Ne oynayabiliriz ki" deyince. "Saklanbaç"dedi Aslı.
"Ebe sensin o zaman" dedim.
"Neden benmişim Ceyda." Fikir senden çıktı."
"Kabul ikinci ebede sensin ozaman."

Yaklaşık yarım saat içinde Aslı hepimizi bulmuştu tabiki şimdi sıra bendeydi.
Kaya "Ceyda yüze kadar say" dedi. Bir ağaca kolumu dayayıp yüzümü üzerine kapattım başladım saymaya bir iki üç elliye geldiğimde yeter ya deyip arkamı döndüm.

Etrafıma bakındım hiç biri görünmüyor. Ağaçların arkasına, çalılıklara bakmaya başladım Elif'in ayakları bir ağacın yanında sırıtıyordu "Elif seni buldum ağacın arkasındasın" dıye bağırdım.

Biraz ileride çalıların arkasından mırıltılar geliyordu çalılara yaklaştım, Yasemin çalıların üstüne düşmüş söyleniyordu.
"Yasemin yerin çok rahat galiba" dedim gülerek. Saçı başı dağılmış suratını ekşiterek bana baktı.

"Saklanıcam diye şu lanet çalılığa düştüm kalkmama yardım et Ceyda." "Elimi uzatıp kolunu tuttum ve çalılıktan çıkardım.

Elif ve Yasemin bir yere otururken bende ötekileri aramaya başladım. Neredeyse on dakikadır arıyorum ama yoklar. Onları ararken ne kadar yürüdüm, nekadar yerimizden uzaklaştım bilmiyorum birden kaybolduğumu farkettim. "Olamaz kayboldum! nasıl ya" içime bir korku girdi bağırmaya başladım.

Kaya, Aslı tek tek isimlerini bağırarak seslendim beni duymadılar. Telaşla koşmaya başladım birden ayağım takıldı çalılık bir yere yuvarlanmaya başladım.
"Of şu başıma gelene bak ya her yerime dikenler battı" söylenerek kalktım zorlukla çalılıktan çıkmayı başardım.

"Ellerimin haline bak hep çizilmiş, ayağım ağrıyor." Ayağımın acısından topallayarak yürümeye çalıştım. Son anda aklıma gelenle elimi başıma vurdum telaşdan arka cebimdeki telefonu unutmuşum telefonu cebimden çıkardım. Ekranına baktım telefon kapalı düşünce kapandı sanırım. Açmaya çalıştım açılmıyor arkamı dönüp geldiğim yöne doğru gitsem belki bulurum bizimkileri. Bir geriye baktım birde önümdeki iki katlı gösterişli eve, bende bir merak uyandırdı. Bu dağ başında böyle güzel bir evi kim yapar ki.

"Şu başıma gelenlere bak! kaybolduğum yetmezmiş gibi birde ayağımı incittim ne yapacağım şimdi. Acaba şu eve girsem bana yardım ederler mi? , Burada yaşayan birileri vardır elbet. "

Tedirgin bir şekilde evin büyük bahçe kapısını açıp içeri girdim. Ayağımın acısına dayanamayıp bahçe girişindeki kamelyaya oturdum oflayarak burkulan sol ayağımı sağ bacağımın üzerine alıp ovalamaya başladım. "Ah Ceyda ne işin var buralarda ne geliyorsa şu merakın yüzünden geliyor başına. "Kendi kendime söylenirken ensemdeki sert cisimle sustum. Silah mı o!

Umarım bölümü beğenmişsinizdir.

Bir sonraki bölümde görüşmek dileği ile

Hoşça kalın🌹