Bölümler 33Şu an: 22. Bolum
- 1 Tanıtım71 kelime
- 2 1. Bolum162 kelime
- 3 2. Bolum292 kelime
- 4 3. Bölüm364 kelime
- 5 4. Bölüm263 kelime
- 6 5. Bolummmmm200 kelime
- 7 6.bölüm442 kelime
- 8 7.Bolummmmm479 kelime
- 9 8. Bolummmmm496 kelime
- 10 9.bolum889 kelime
- 11 10. Bolummmm755 kelime
- 12 11. Bolummmmm1.366 kelime
- 13 12.bolumm879 kelime
- 14 13.bolumm891 kelime
- 15 14.bolum520 kelime
- 16 15.bolım479 kelime
- 17 16. Bolum528 kelime
- 18 17. Bolummmmm518 kelime
- 19 18. Bolum333 kelime
- 20 19. Bolum411 kelime
- 21 20.bolum590 kelime
- 22 21.bolum639 kelime
- 23 22. Bolum470 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 23. Bolumm609 kelime
- 25 24.bolum322 kelime
- 26 25.bolum516 kelime
- 27 26.bolum631 kelime
- 28 27. Bolum568 kelime
- 29 28.bolum545 kelime
- 30 29.bolum918 kelime
- 31 30.bolum1.070 kelime
- 32 31.bolummm920 kelime
- 33 32482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ohaa yırmı iki oldukkkk
Bolumm
**************************************************
— "Gelmiyoruz!" dedim geri adım atmayarak. "Biz iki yıldır kendi başımızın çaresine bakıyoruz Hamza. Senin adamlarına da korumana da ihtiyacımız yok!"
Hamza’nın gözlerinde o Karadeniz fırtınası daha da karardı. Yüzündeki buz gibi maske bir anlığına çatladı; içindeki o eski, burnundan kıl aldırmayan öfke dışarı sızdı. Yanımızdaki masaların ve mekanın korumalarının bakışları üzerimize dönmüştü ama Hamza kimsenin varlığını umursamıyordu.
Furkan bir adım öne çıkıp Yaren’e baktı. Sesi sertti ama gözlerinin derinlerinde panik gibi bir şey çakıp söndü:
— "Yaren, Azra’ya laf anlat. Mekanda dönen işlerden haberiniz yok. İki dakika sonra burada ne patlayacağını bilmiyorsunuz. İnat etmeyin!"
Göksu kollarını göğsünde birleştirdi, Emir’in gözlerinin içine dik dik baktı. "Bize emretmeyi bırakın artık! İki yıl önce bizi arkasından bile bakmadan bırakan adamlar gelmiş, şimdi patronluk taslıyor!"
Emir çenesini sıktı, dişlerinin arasından konuştu: "Göksu, o gece ne olduğunu sanıyorsun bilmiyorum ama şu an mahkeme salonunda değilsin! Burası sokak ve şu an burada sizin olmamanız gerekiyor!"
Hamza masadaki araba anahtarını geri almadı. Tam aksine, ellerini takım elbisesinin ceplerine sokup iyice üzerime doğru eğildi. Aramızdaki o iki yıllık mesafe bir anda sıfırlandı. Kokusu, nefesi, gözlerindeki o kapkara kuyu...
— "Benimle geliyorsunuz Azra," dedi, tane tane ve itiraz kabul etmeyen bir tonla. "İster kendi ayaklarınızla o arabaya binersiniz, ister ben sizi buradan kucağımda çıkarırım. Tercih senin."
— "Sen ne hakla—"
Lafımı bitirmeme izin vermeden kolumdan tuttu. Canımı yakmayacak kadar nazik ama kaçmama izin vermeyecek kadar çelik gibi sert bir tutuştu bu.
— "Furkan, Emir... Kızları alın," dedi arkasını bile dönmeden.
Yaren tam itiraz edecekken Furkan onun beline hafifçe elini koyup önünü kesti. Göksu ise Emir’in buz gibi bakışları karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Mekandaki herkes "Kaptan" diye bildikleri bu adamların kızlara yaklaşımını izliyor, kimse araya girmeye cesaret edemiyordu.
Mekandan çıktığımızda dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Siyah zırhlı aracın kapısı adamlar tarafından açıldı. Hamza beni yavaşça arka koltuğa bindirdi, kendisi de hemen yanıma oturdu. Furkan ile Yaren, Emir ile Göksu da arkadaki diğer zırhlı araca geçmişlerdi.
Siyah camların arkasında, gürleyen motor sesiyle birlikte araba sokağa fırladı. İçeride ağır bir sessizlik vardı.
Hamza başını cama doğru çevirmiş dışarıyı izliyordu ama vücudundaki tüm kasların gerginliği hissediliyordu. Elim kolum titriyordu; hem öfkeden hem de iki yıl sonra onunla bu kadar yakın bir mesafede aynı arabada oturuyor olmaktan...
— "Neden?" dedim en sonunda, sessizliği yırtarak. Sesi kısıktı ama öfkem dipdiriydi. "Neden geldin Hamza? Neden iki yıl sonra tam yanımıza taşındın? Neden mekanda karşıma çıkıp hayatıma müdahale ediyorsun?"
Hamza başını yavaşça bana doğru çevirdi. Siyah gözleri gecenin karanlığında bile parlıyordu. Ceketinin cebine elini attı ve parmaklarının arasındaki o Karagöl bilekliğini çıkardı. Yavaşça elinin içinde sıktı.
— "Çünkü Azra..." dedi sesi ilk defa bu kadar derinden ve kırık çıkarak. "Siz o yan eve taşındığınız gün, benim iki yıldır gömdüğüm her şey yeniden ayağa kalktı. Ve ben... Senin kılına bile zarar gelmesine izin vermem. Ben ne kadar kararırsam kararayım."
Bölüm etkileşimi
