Beklenmedik An kitap kapağı

27. bölüm / 33

22. Bolum

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: 22. Bolum

Ohaa yırmı iki oldukkkk
Bolumm
**************************************************
— "Gelmiyoruz!" dedim geri adım atmayarak. "Biz iki yıldır kendi başımızın çaresine bakıyoruz Hamza. Senin adamlarına da korumana da ihtiyacımız yok!"
Hamza’nın gözlerinde o Karadeniz fırtınası daha da karardı. Yüzündeki buz gibi maske bir anlığına çatladı; içindeki o eski, burnundan kıl aldırmayan öfke dışarı sızdı. Yanımızdaki masaların ve mekanın korumalarının bakışları üzerimize dönmüştü ama Hamza kimsenin varlığını umursamıyordu.
Furkan bir adım öne çıkıp Yaren’e baktı. Sesi sertti ama gözlerinin derinlerinde panik gibi bir şey çakıp söndü:
— "Yaren, Azra’ya laf anlat. Mekanda dönen işlerden haberiniz yok. İki dakika sonra burada ne patlayacağını bilmiyorsunuz. İnat etmeyin!"
Göksu kollarını göğsünde birleştirdi, Emir’in gözlerinin içine dik dik baktı. "Bize emretmeyi bırakın artık! İki yıl önce bizi arkasından bile bakmadan bırakan adamlar gelmiş, şimdi patronluk taslıyor!"
Emir çenesini sıktı, dişlerinin arasından konuştu: "Göksu, o gece ne olduğunu sanıyorsun bilmiyorum ama şu an mahkeme salonunda değilsin! Burası sokak ve şu an burada sizin olmamanız gerekiyor!"
Hamza masadaki araba anahtarını geri almadı. Tam aksine, ellerini takım elbisesinin ceplerine sokup iyice üzerime doğru eğildi. Aramızdaki o iki yıllık mesafe bir anda sıfırlandı. Kokusu, nefesi, gözlerindeki o kapkara kuyu...
— "Benimle geliyorsunuz Azra," dedi, tane tane ve itiraz kabul etmeyen bir tonla. "İster kendi ayaklarınızla o arabaya binersiniz, ister ben sizi buradan kucağımda çıkarırım. Tercih senin."
— "Sen ne hakla—"
Lafımı bitirmeme izin vermeden kolumdan tuttu. Canımı yakmayacak kadar nazik ama kaçmama izin vermeyecek kadar çelik gibi sert bir tutuştu bu.
— "Furkan, Emir... Kızları alın," dedi arkasını bile dönmeden.
Yaren tam itiraz edecekken Furkan onun beline hafifçe elini koyup önünü kesti. Göksu ise Emir’in buz gibi bakışları karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Mekandaki herkes "Kaptan" diye bildikleri bu adamların kızlara yaklaşımını izliyor, kimse araya girmeye cesaret edemiyordu.
Mekandan çıktığımızda dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Siyah zırhlı aracın kapısı adamlar tarafından açıldı. Hamza beni yavaşça arka koltuğa bindirdi, kendisi de hemen yanıma oturdu. Furkan ile Yaren, Emir ile Göksu da arkadaki diğer zırhlı araca geçmişlerdi.
Siyah camların arkasında, gürleyen motor sesiyle birlikte araba sokağa fırladı. İçeride ağır bir sessizlik vardı.
Hamza başını cama doğru çevirmiş dışarıyı izliyordu ama vücudundaki tüm kasların gerginliği hissediliyordu. Elim kolum titriyordu; hem öfkeden hem de iki yıl sonra onunla bu kadar yakın bir mesafede aynı arabada oturuyor olmaktan...
— "Neden?" dedim en sonunda, sessizliği yırtarak. Sesi kısıktı ama öfkem dipdiriydi. "Neden geldin Hamza? Neden iki yıl sonra tam yanımıza taşındın? Neden mekanda karşıma çıkıp hayatıma müdahale ediyorsun?"
Hamza başını yavaşça bana doğru çevirdi. Siyah gözleri gecenin karanlığında bile parlıyordu. Ceketinin cebine elini attı ve parmaklarının arasındaki o Karagöl bilekliğini çıkardı. Yavaşça elinin içinde sıktı.
— "Çünkü Azra..." dedi sesi ilk defa bu kadar derinden ve kırık çıkarak. "Siz o yan eve taşındığınız gün, benim iki yıldır gömdüğüm her şey yeniden ayağa kalktı. Ve ben... Senin kılına bile zarar gelmesine izin vermem. Ben ne kadar kararırsam kararayım."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

51okunma 15beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…