Balkan Ninnisi kitap kapağı

10. bölüm / 25

Balkan Ninnisi

Balkan Ninnisi nikâh 8 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Defne Alaca7

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Balkan Ninnisi nikâh 8 BÖLÜM

İTALYA – VİLLA / SABAH – VERANDA – DEVAM
Feride ve Pusat bir süre sessizce karşı karşıya dururlar. Aralarındaki mesafe kısa ama yıllar kadar uzundur. Gözlerindeki o görünmeyen bağ, ikisinin de kalbinde hafif bir sızıya dönüşür.
Feride (fısıltı gibi):“Beni gerçekten sevdiğini biliyorum… Ama ben hâlâ kendimi tam tanımıyorum, Pusat. Bu yol… beni neye dönüştürecek, bilmiyorum.”
Pusat:“Feride, bu yol seni dönüştürmeyecek. Sadece seni ortaya çıkaracak. Sen zaten güçlüsün. Ben sadece yanında yürüyeceğim. Ne eksik, ne fazla.”
Feride gözlerini kaçırır, bir an soluklanır. Sonra başını kaldırır, gözlerinde hem korku hem umut karışımı bir bakış.
Feride:“Peki… bu çocuk… O ne olacak? Bir anlaşmanın parçası mı kalacak, yoksa…”
Pusat (sesi derinleşir):“Ben bir çocuğa sadece ‘korunma karşılığı var olmuş’ biri olmasını istemem. Eğer bu hayatı birlikte kuracaksak, o çocuk sevgiden doğmalı. En azından benim tarafımdan öyle olacak.”
Feride gözlerini kısmadan ona bakar. Birkaç saniyelik suskunluk… sonra hafifçe başını sallar.
Feride:“Ben… anne olacağım, Pusat. Ama bu kez kimsenin beni seçmediği bir kaderle değil. Kendi irademle.”
Pusat yaklaşıp göz hizasında durur. Elleri hâlâ yanındadır, Feride’ye dokunmaz. Ama sesi yumuşar.
Pusat:“Ben senin elini sadece sen uzattığında tutarım.”
Feride’nin gözleri dolar ama ağlamaz. Sadece başını hafifçe öne eğer. Sonra bir şey yapar—birkaç saniye boyunca bakışlarını kaçırmadan Pusat’ın elini bulur, parmaklarıyla hafifçe kavrar.
Feride:“İşte şimdi tutabilirsin.”
Pusat’ın gözleri dalgalanır. Elini sımsıkı tutmaz. Sadece parmaklarını onunkilerin üzerine yerleştirir, usulca. O temas, ilk kez sessiz bir güven gibi içlerine işler.
Arka planda, güneş bulutların arasından çıkar. Kuş sesleri yerini hafif bir melodiye bırakır—doğanın kendi ninnisi gibi.
FERİDE (İÇ SES):“Bir kağıt… bir imza… bir çocuk… Ama belki de en çok, ilk kez biri tarafından görülmenin hissi… Bu başlangıç, korkunun değil… cesaretin adı.”
⸻
İTALYA – VİLLA / AKŞAMÜSTÜ
Villanın büyük yemek salonunda sade ama özenli bir masa hazırlanmıştır. Sadece iki kişilik. Mumlar yanar. Feride sade bir elbise giymiştir. Pusat siyah bir gömlek. Yüzük kutusu masada beklemektedir—gösterişli değil, zarif bir sadelikle.
Pusat yüzük kutusunu açar. Feride’nin gözlerine bakar.
Pusat:“Resmi olsun. Her şeyin önünde, biz bile birbirimize dürüst olalım.”
Feride kutudan yüzüğü alır. Bir an bakar, sonra parmağına takar.
Feride:“Şahit yok. Ama kalbim burada. O yeter.”
Pusat da kendi yüzüğünü takar. İkisi de yerlerine oturur. Masaya sessizce şarap doldurur. İlk kadehleri tokuşturduklarında, Pusat usulca mırıldanır:
Pusat:“Yeni hayatımıza.”
Feride:“Ve yarım kalmayan bir geleceğe.”
______
İTALYA – VİLLA / ÖĞLE VAKTİ – NİKÂH GÜNÜ
Feride pencere kenarında oturmuş, dışarıdaki bahçeye bakarken bir kapı sesiyle irkilir. Hizmetçi, zarif bir gülümsemeyle içeri girer. Elinde beyaz, ipek dokulu bir kutu vardır.
Hizmetçi:“Beyefendi, bunları sizin için seçti. Dışarıda sizi bekliyor.”
Kutunun içinden zarif bir gelinlik çıkar. Dantel ve tül işlemeleriyle göz alıcıdır. Yanında cam çiçek kutusunda el yapımı, zarif bir gelin ayakkabısı, pırıltılı bir çanta, kristal detaylı takılar ve beyaz inciyle süslenmiş bir gelin buketi yer alır.
Feride’nin gözleri dolu dolu olur. Bir de not iliştirilmiştir:
Not (Pusat’tan):“Bu yol kolay olmayacak ama senin yanında durmak, her zorluğa değer. Bu sadece bir nikâh değil Feride… bu, iki hayatın birbirine sözü. Seni dışarıda bekliyorum.”
Feride, aynaya yaklaşır. Hizmetçi saçlarını özenle hazırlar; dalgalı, yarı toplu saç modeliyle, zarif taç başına yerleşir. Gelinliğini giyer. Dantel eldivenlerini takarken elleri titrer ama gözlerinde kararlılık vardır.
⸻
BAHÇE – NİKÂH TÖRENİ
Bahçeye adım attığında mis gibi çiçek kokuları arasında Pusat onu beklemektedir. Üzerinde asil duruşunu yansıtan beyaz damatlığı vardır. Siyah ayakkabıları, ellerinde tuttuğu küçük kutu ve mavi taşlı yüzük dikkat çeker.
Pusat (alçak sesle):“Annem bir zamanlar bu yüzüü bana vermişti seni tamamlayan birini bulduğun zaman takarsın demişti… şimdi seninle tamamlanacağım.”
Kutuyu açar. İçinde gösterişli mavi taşlı lotus yüzük vardır Feride gözlerini kaçırmaz.
Feride:“Bu yüzüğe baktığımda ne göreceğimi biliyorum… bir kök, bir geçmiş, bir güven.”
İkili, yüzükleri takarken nikâh memuru söz hakkı verir. Sessizlik olur ama sonra Feride konuşur:
Feride:“Ben bu evliliği sadece bir kurtuluş olarak değil, yeni bir hayatın başlangıcı olarak kabul ediyorum. Korkularım hâlâ var… ama senin yanında, cesaret buluyorum.”
Pusat:“Ben de bu evliliği, senden hiçbir şey istemeden… seni her hâlinle kabul ederek yapıyorum. Geçmişinle, yaralarınla… ama en çok kalbinle.”
Bir masa etrafında nikâh memuru, iki şahit ve birkaç yakın kişi hazır beklemektedir.
Nikâh Memuru (ciddi ve saygılı bir ses tonuyla):“Feride Demirsoy, siz… adınızı, soyadınızı ve anne-babanızın isimlerini lütfen yüksek sesle söyler misiniz?”
Feride (kısa bir duraksamadan sonra):“Adım Feride Demirsoy. Annem Nazlı Demirsoy, babam Mustafa Demirsoy.”
Nikâh Memuru:“Pusat Karahanlı, siz de adınızı, soyadınızı ve anne-babanızın isimlerini söyler misiniz?”
Pusat (bakışlarını Feride’ye yönelterek, net ve kararlı bir sesle):“Adım Pusat Karahanlı. Annem Nermin Karahanlı, babam şain Karahanlı.”
Nikâh Memuru:“Tarafınızca belediyemize evlenmek için başvuruda bulunuldu. Yapılan incelemelerde evlenmenize hiçbir yasal engel bulunmamıştır.”
Sonra tekrar Feride’ye döner:
Nikâh Memuru:“Feride Demirsoy, hiçbir baskı altında kalmadan, kendi hür iradenizle Pusat Karahanlı’yı eş olarak kabul ediyor musunuz?”
Feride, derin bir nefes alır. Gözleri dolsa da sesi nettir:
Feride:“Evet.”
Memur bu defa Pusat’a döner:
Nikâh Memuru:“Pusat Karahanlı, siz de hiçbir baskı altında kalmadan, kendi hür iradenizle Feride Demirsoy’u eş olarak kabul ediyor musunuz?”
Pusat gözlerini Feride’nin gözlerine diker. Hafifçe gülümser:
Pusat:“Evet.”
Nikâh Memuru:“Şahitler, sizler de bu evliliği onaylıyor musunuz?”
Sağ tarafta duran Pusat’ın sağ kolu Reyiz, başıyla onaylayarak:
Reyiz:“Evet.”
Hemen yanında, kardeşi ve sol kolu olan Gece:
Gece:“Evet.”
Memur son kez dosyasına bakar, sonra tebessüm ederek sözlerini tamamlar:
Nikâh Memuru:“Belediyenin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak, sizleri karı-koca ilan ediyorum. Gelini öpebilirsiniz.”
Alkışlar yükselirken Pusat hafifçe Feride’ye yaklaşır. Önce elini tutar, sonra yavaşça alnına bir öpücük kondurur. O an, tüm bahçe susar. Sadece kuş sesleri duyulur ve mavi yüzükteki taş güneş ışığında parlar.
Nikâh memuru, evlilik cüzdanını uzatır. Pusat cüzdanı alır, özenle bakar, sonra iç sağ ceket cebine yerleştirir. Şahitler, gelin ve damat belgeleri imzalar. Herkes ayağa kalkar. Bahçeyi hafif bir meltem sarar. Feride, Pusat’ın koluna girer. Yeni hayatları başlamak üzeredir.

Gelinlik saç tacı ve duvak

Damatlık ayakkabıları Aliansları ve Pusatın Annesinin ona verdiği yüzük
Gelinlik eldivenleri

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.