Balkan Ninnisi kitap kapağı

20. bölüm / 25

Balkan Ninnisi

BALKAN NİNNİSİ 18 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Defne Alaca7

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: BALKAN NİNNİSİ 18 BÖLÜM

FERİDE’NİN AĞZINDAN
Bir sıcaklık vardı.
Uykumun içinde bile hissedebildiğim bir sıcaklık Sanki biri kalbimin üstüne elini koymuştu Yavaşça nefes aldım.
Gözlerim hâlâ kapalıydı ama bir şeyin değiştiğini hissediyordum.
Birinin yakın olduğunu… Onun yakın olduğunu
Pusat
Parmaklarımın arasında bir kumaş vardı.
Gömlek.
Refleks gibi biraz daha sıkı tuttum Çünkü biliyordum…Bırakırsam kaybolacakmış gibi geliyordu Uykuyla uyanıklık arasında fısıldadım.
“Gitme…”
Sesim o kadar kısıktı ki belki duyulmamıştır diye düşündüm Ama hemen ardından bir hareket oldu Elimi tutan bir el… Parmaklarımı okşayan bir başparmak.
Sonra onun kokusu geldi
toprakla buluşan yağmur kokusu ( ay çok severim bu kokuyu)
Pusat
Kalbimin atışı biraz hızlandı.
Gözlerimi açmadım Çünkü korkuyordum Gözlerimi açarsam bu an bitecekmiş gibi geliyordu Ama yine de konuştum.
“Burada mısın…” Bu sefer sesim biraz daha netti Bir an sessizlik oldu Sonra çok yakından gelen bir fısıltı.
Pusat’ın sesi
Derin… yorgun… ama yumuşak.
“Buradayım.”
Kalbim o an tuhaf bir şekilde sıkıştı Çünkü onun sesinde bir şey vardı Sanki…
Gözlerimi yavaşça açtım.
Pusat yatağın kenarında eğilmiş duruyordu.
Başını omzuma yakın koymuştu Bir eli benim elimdeydi.
Diğer eli Elay’ın küçük battaniyesinin üzerindeydi Asaf’ın nefesi de odanın sessizliğine karışıyordu.
O an içimde bir şey çözüldü Ama başka bir şey de yükseldi Korku…Pusat’ın gözlerine baktım.
“Uyumamışsın…”
O hafifçe başını salladı.
“Sen de uyuyamadın biraz daha uyu çocukları emzirmen için ben seni kaldırırım.”
“Yok uykum kaçtı uyuyamam şimdi Pusat “
Bi an Sessizlik oldu
“yeni uyandığın zaman yemek yemediğini biliyorum ama çocukları emzireceiğin için yemek yemelisin Feride “
“Sen yemek yedin mi Pusat “
Bi elini ensesine atarak “şey ben heyecan’dan unutmuşum yemeyi “
İç çekerek “ peki o zaman söyle adamlarına yemeklerimizi getirsinler birlikte yiyelim “____________ Yemeklerimizi yemiştik şimdi de Elay’ın karnını doyuruyordum
Ela kucağımda yavaş yavaş emmesini bitirdi. Küçük dudakları gevşediğinde uykuya dalmıştı bile. Başını omzuma yasladım, sırtını hafifçe sıvazladım.
Pusat o sırada sessizce bizi izliyordu. Asaf onun kucağındaydı.
Ela’nın gazını çıkardıktan sonra onu hastanedeki küçük beşiğe ( tam adını bilmiyorum araştırmaya da üşeniyorum )yatırdım. Üzerini örttüm. Minik yüzü sakinleşmişti.
Küçük adam huzursuzca kıpırdanınca Pusat bana doğru eğildi. Hiç konuşmadan Asaf’ı kollarıma bıraktı.
Hastane yatağına oturup Asaf’ı göğsüme yaklaştırdım.
Asaf daha aceleciydi. Küçük elleriyle bluzumu tutup hemen emmeye başladı. Birkaç dakika içinde o da sakinleşti.
Onu da omzuma alıp gazını çıkardım Kısa bir ses çıkardıktan sonra o da uykuya teslim oldu.
Asaf’ı da Ela’nın yanındaki beşiğe yatırdım İkizler yan yana uyuyorlardı Küçük yumrukları kapalıydı. Nefesleri yavaş ve sakindi.
Bir süre ikimiz de konuşmadan onları izledik.Odanın içinde sadece bebeklerin düzenli nefesi vardı.Sonra Pusat yavaşça konuştu.“Feride…”Başımı ona çevirdim.
Pusat beşiklere bakıyordu.“sen korkuyor musun Feride “ dedi sakin bir sesle Kaşlarım hafifçe çatıldı.
“Neden?” diye sordum.Gözlerini beşiklerden ayırmadan cevap verdi.“Anlaşmadan.”Kalbim sıkıştı.Bir şey söylemedim.
Pusat derin bir nefes aldı “Anlaşmanın süresi bitince ne olacağını düşünüyorsun değil mi ”
Bakışlarımı pusat’tan çekip yere sabitledim doğruydu.Bunu düşünmemeye çalışıyordum ama her gece aklıma geliyordu.
Bir gün…
Her şey biter miydi Pusat bir süre sustu. Sonra ağır ağır konuşmaya başladı.
“Ben seni o dünyaya sokmak istemedim Feride.”Başımı kaldırdım.“Benim hayatım…” dedi yavaşça.“Temiz bir hayat değil.”Bir an durdu.
“İçinde tehlike var. Kir var. Hesaplaşmalar var. İnsanlar var… öfkeleri olan, düşmanlıkları olan.”Sesi sakin ama ağırdı.“Bu yüzden senden uzak durdum “
“Çünkü seni o dünyanın içine çekmek istemedim. biliyorum bu ikimize de acı çektirdiğim gerçeğini değiştirmiyor.”Kalbim sıkıştı.
Sonra gözlerini kapatıp kısa bir nefes verdi.
“Ama senden uzak kalmak…” dedi.Başını iki yana salladı.“O kadar kolay değilmiş.”Bakışları tekrar bana döndü.
“Seni özlemek sana hasret kalmak…” dedi.Sesi biraz kısıldı.
“Ölümden betermiş Feride.”Göğsüm sıkıştı.Pusat devam etti.
“Hele senin evleneceğini öğrendiğim’de.”Mirza’nın adını söylemedi.Ama kimden bahsettiğini ikimizde biliyoruz
Pusat başını iki yana salladı.
“Ve ben o an anladım…”Sesi daha da ağırlaştı.“ben sensiz yapamam”
O an odadaki hava bile ağırlaştı.“Dayanamadım,” dedi.“Gittim… hayatına girdim.”
Bir an durdu.
“Kalleşçe.”
Sessizlik oldu.
Sonra ona baktım.“Peki neden?” dedim.Sesim neredeyse fısıltıydı.“Neden hayatıma bir anlaşmayla girdin?”
Pusat başını hafifçe eğdi.
Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.“Çünkü başka türlü giremezdim hayatına.”Kaşlarım hafifçe çatıldı.”
”Sen kabul etmezdin beni .”Birkaç adım yürüyüp beşiklere baktı.
Ela’nın küçük elini izledi.Minik parmakları hafif kıpırdatarak uyuyordu
Pusat o manzaraya bakarak konuştu.“Belki bencillikti,” dedi.
“Ama seni o kadar özlemiştim ki Feride…”Derin bir nefes aldı.“Artık dayanacak gücüm kalmamıştı.”Sonra bana döndü.
“Ben seni zorla bir evlilikten aldım.”
Bir an durdu.
“…ama başka bir evliliğin içine koydum.”
Sözleri ağırdı.
“Üstelik anlaşmanın içine bir de bebek koydum“ Bakışlarım istemsizce beşiklere kaydı.Pusat da onlara baktı.
“Sana dedim ki…” dedi.“Doğurduktan sonra çocukları alamazsın demiştim Anlaşmada da yazıyor. ama Çocukları annelerinden ayıramam Feride.” Başını hafifçe eğdi. Bir süre sustu. Sonra tekrar bana baktı.“Şimdi istersen…”Bakışlarım ona döndü.
“…boşanırız.”
Bu kelime kalbime sert çarptı.
Pusat devam etti.
Sesi sakindi ama çok gerçekti.“Belki yaptığım şeyler doğru değildi”
Belki adil de değildi.”Bir adım daha yaklaştı.“Ben seni zorladım.”Gözleri doğrudan gözlerime kilitlendi.
“Ama şunu bilmeni istiyorum.”Sesi daha yumuşaktı şimdi.“Ben sizi bırakmak istemiyorum.”Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra ekledi.“Ben sizinle bir aile olmak istiyorum Feride.”Kalbim hızlı atıyordu.Boğazımdaki düğüm büyüdü.
Bir süre sustum.Sonra sonunda fısıldadım.
“Pusat…”
“Ha?”
Derin bir nefes aldım.
“Eğer anlaşmaya uysaydın yani çocukların doğumundan bir kaç zaman geçtiğinde Bir gün…”
Duraksadım.
“Bir gün bu anlaşma bittiğinde…”Sesim titredi.
“…gidecek miyidin?”
O an oda tamamen sessizleşti.Pusat’ın yüzündeki ifade değişti.Sanki biri göğsüne ağır bir taş koymuştu.Bana uzun uzun baktı.Sonra hafifçe nefes verdi.
“Ula Feride…”Başını biraz yana eğdi.
“Sen hâlâ onu mu düşüneysun?”dedi Gözlerim doldu ama cevap veremedim.Pusat bir an gözlerini kapattı.Sonra bana yaklaştı Alnını alnıma dayadı.Ve çok sakin konuştu.
“Ben sana çocuk için veya başka bir şey için gelmedum kadun hâlâ anlamadun mu ”
Kalbim duracak gibi oldu.
“İlk O anlaşma’yla sana geldiğime bakma o anlaşmanın hiç bir önemi yok”
“ benim sana gelmemin sebebi hem hasretine dayanamadığım’dan hem’de ne yalan söyleyeyim kıskandığım’dan “ sesi değişti.Daha derin.Daha gerçek.
Parmağıyla yanağımdan akan yaşı sildi.“Sonra seni kaybetmekten korktum.”Göğsüm sıkışıyordu.Pusat fısıldadı.
“Ben bu aileyi kurdum Feride.”Sonra beşiklere baktı.
Ela’ya…
Asaf’a…
Sonra tekrar bana.
“Şimdi bana diyorsun ki kurduğun Aileyi tek bir hamle’de yık”Başını iki yana salladı.
“Ula ben manyak mıyım ha?”
Elini göğsümün üzerine koyup “kalbim senin kalbinle bir atıyor Feride .”Gözlerimden yaşlar akıyordu artık.Pusat son cümleyi fısıldadı.
“Sen gidersen…”
Bir an durdu.
“…ben ölürüm Feride.”
O an kalbimde yıllardır duran o duvar…
İlk defa çatladı.
Başımı onun omzuna koydum.
Ve ilk defa korkmadan düşündüm.
Belki…
Gerçekten bir Aile oluruz

_____________________________________Temsili fotoğraflar

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.