12. bölüm / 25
Balkan NinnisiBalkan Ninnisi 10 BÖLÜM
Bölümler 25Şu an: Balkan Ninnisi 10 BÖLÜM
- 1 Karakter tanıtımı497 kelime
- 2 1 bölüm843 kelime
- 3 2 bölüm1.296 kelime
- 4 Karakter tanıtımı244 kelime
- 5 Şirket meselesi 3 bölüm.1.281 kelime
- 6 Akşam yemeği 4 bölüm2.297 kelime
- 7 Balkan Ninnisi 5 BÖLÜM1.057 kelime
- 8 Balkan Ninnisi 6 BÖLÜM1.123 kelime
- 9 Balkan Ninnisi 7 BÖLÜM1.002 kelime
- 10 Balkan Ninnisi nikâh 8 BÖLÜM931 kelime
- 11 Balkan Ninnisi 9 BÖLÜM669 kelime
- 12 Balkan Ninnisi 10 BÖLÜM1.174 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Balkan Ninnisi 11 BÖLÜM1.380 kelime
- 14 Balkan Ninnisi 12 BÖLÜM2.280 kelime
- 15 Balkan Ninnisi 13 Bölüm858 kelime
- 16 Balkan Ninnisi Doğum 14 BÖLÜM1.757 kelime
- 17 BALKAN NİNNİSİ – DOĞUM SONRASI 15 BÖLÜM618 kelime
- 18 BALKAN NİNNİSİ 16 BöLÜM707 kelime
- 19 BALKAN NİNNİSİ 17 BÖLÜM İÇ SAVAŞ328 kelime
- 20 BALKAN NİNNİSİ 18 BÖLÜM1.001 kelime
- 21 BALKAN NİNNİSİ 19. BÖLÜM900 kelime
- 22 BALKAN NİNNİSİ 20 BÖLÜM650 kelime
- 23 BALKAN NİNNİSİ 21. BÖLÜM Dönüş779 kelime
- 24 BALKAN NİNNİSİ 22 BÖLÜM884 kelime
- 25 BALKAN NİNNİSİ 23. Bölüm – Karahanlı Konağı1.932 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İTALYA – VİLLA / HAMİLELİĞİN 3. AYI
FERİDE:“Üç ay… Yani on iki hafta…Bedenim sanki bana yabancılaşmıyor da, yeniden tanıtılıyor. Aynaya her baktığımda, karnımdaki o belli belirsiz çıkıntıya dokunuyorum. Daha bir şey yok gibi ama ben oradalar biliyorum. İki kalp…İkisi de benden, ama biri gibi hissetmiyor. Sanki içimde iki ayrı dünya kurulmuş.”
Sabah bulantıları hâlâ uğruyor ama artık alıştı. Kokulara karşı hassasiyeti sürüyor, en çok da kahve… Oysa ne çok severdi.
Feride sabahları yavaş yavaş kalkıyor artık. Geceleri sık uyanıyor, çünkü rüyalarında bebeklerin siluetlerini görüyor. Yüzlerini göremese de, bir çift minik el hep uzanıyor ona doğru.
“Bu çocuklar… sanki beni tanıyorlar Pusat. Daha doğmadan ellerini uzatıyorlar rüyamda. Bir de ikiz olduklarını öğrenince… sanki kalbim ikiye bölündü ama daha büyük hissettim.”
⸻
PUSAT:“Üçüncü ay… Feride’nin gözlerinin altı mor, ama gözlerinin içi parlak.Ona her sabah meyve hazırlarken, mutfağın köşesinden izliyorum. Karnını yoklarkenki parmak ucu teması…İçindeki hayatlara olan hayranlığına şahit olmak, adamı diz çöktürür.”
O gün akşam, Pusat Feride’ye karnına dokunmak isteyip istemediğini sorar. İzin alınmadan hiçbir şeye dokunmayan bir adamdır. Feride gözleriyle “evet” der. Pusat elini yavaşça yerleştirir:
Pusat (fısıltıyla):“Henüz hissedemiyorum ama biliyorum… siz oradasınız. Ve biz sizi bekliyoruz.”
FERİDE (iç ses):“Parmakları…O kadar ağır ki sanki… bir dağın gölgesi gibi dokundu içime.Ama içimde ilk defa bu kadar güvende hissettim kendimi.O an, çocuklar değil de ben sanki onun avucundaydım.Korunuyordum.”
Feride başını Pusat’ın omzuna yaslar. Sessizlik, villa duvarlarından değil, kalplerinden yankılanır. Zamansız bir huzur gibi…
PUSAT:“Onlara her gün bir şey anlatıyorum içimden.Babanız kimdir, nasıldır…İlk kavganızda sizi kim korur,İlk adımınızda kim alkışlar,İlk hayal kırıklığınızda kim susup sabaha kadar yanınızda bekler.Ben olacağım, diyorum.Babanız Pusat Karahanlı olacak.Ama önce… önce annenize âşık olmaya devam edeceğim.”
Feride gülümser. Gözleri dolar.Başını kaldırıp Pusat’a bakar.
FERİDE:“İkisi de hissediyor bunu biliyor musun?Bana değil sadece, sana da bağlanıyorlar…Benim karnım’da değilmiş gibi bazen.Senin kalbinde büyüyorlar sanki.”
PUSAT (usulca):“İyi ki geldin Feride…İyi ki kaçtın, iyi ki beni seçtin.İyi ki… yeniden başladık.Biliyorum, yol uzun. Ama ben bu yolda yürümeye razıyım.Seninle, bu evde, bu ülkede, bu hayatla.”
FERİDE:“Yol dedin de…Biliyor musun, her sabah uyanınca ilk düşündüğüm şey bu:Eğer bir gün buradan gidecek olursak…Beni yine bulur musun?”
Pusat eğilir, alnını Feride’nin alnına yaslar. Gözleri gözlerinde, sözü sessizlikte yankılanır:
PUSAT:“Yüz kere kaybolsan, bin kere bulurum seni.Ama bu sefer ben bırakmam, Feride.Sen razı ol yeter ki…Bize, bu evliliğe, bu aileye.”
⸻
O gece, Pusat uyumadan önce Feride’nin göbeğine küçük bir öpücük kondurur.Ardından sadece bir kelime fısıldar:
“Geceler size emanet…”
Ve ilk defa Feride, bir uykunun değil bir hayatın içine düşer.İçinde iki kalp, yanında bir adam.Adını huzur koyar.
İTALYA – VİLLA / GECE – FERİDE’NİN RÜYASI
Ay ışığı odanın duvarlarını sıvazlarken, Feride derin bir uykudadır.Ama uykusu eskisi gibi değil artık…İçinde çocuklarının adımlarını duyduğu bir yer vardır.
RÜYADA – GÜMÜŞ RENGİNDE BİR ORMANFeride, çıplak ayakla nemli toprağın üstünde yürür.Ağaçların arasında yankılanan ince bir kahkaha sesi duyar.Sonra biri daha.İki küçük siluet, ellerinde fenerlerle ağaçların arasından ona doğru koşar.Yüzleri hâlâ belli değildir ama…Sesleri var artık.
KIZ ÇOCUĞU:“Anneeeee!”
ERKEK ÇOCUĞU:“Bekle bizi! Daha oyun bitmedi!”
Feride dizlerinin üstüne çöker, kollarını açar.Siluetler ona sarılır.Küçük kolları boynuna dolanırken, Feride sadece bir şey fısıldar:
FERİDE (rüyasında):“Ben buradayım… her zaman.”
⸻
SABAH – VİLLA MUTFAĞI
Feride gözlerini açtığında henüz gün doğmamıştır.Yavaşça yataktan kalkar, Pusat’ı uyandırmamak için sessizce yürür.Mutfağa indiğinde bir kâğıt bulur:
“Mutfağın köşesine bak.Meyve tabağında bu sabah biraz daha portakal var.Senin iç sesin dün gece ‘canım çekti pusat ’ dedi.
Feride tebessüm eder. Tabağı alıp mutfağın cam kenarına oturur.Hafif bir serinlik, ince geceliğinin üzerinden geçer.Ama üşümez.İçinde büyüyen o iki kalp, onu ilk kez bu kadar sıcacık yapar.
⸻
PUSAT – GÜNLÜK NOTU / O GECE YAZILMIŞ
“Bu gece seni izledim, Feride.İzledim derken… korkma.Sadece baktım sana.Karnındaki o hafif kabarıklığa değil,Ruhunun yeni haline baktım.Anne olmuş bir kadına değil,Yeni bir evren kuran kadına baktım.
Ve şunu düşündüm:Dünya ne kadar karanlık olursa olsun,Eğer senin gözlerinle başlıyorsa sabah…Ben o sabaha varım.”
İTALYA – VİLLA / HAMİLELİĞİN 4. AYI
FERİDE (iç ses):“Dördüncü ay…Artık gizlenmiyorlar.Karnım, ben söylemeden de ‘ ben hamile’yim’ diyor insanlara.”“Aynaya baktığımda, tanıdığım ama artık eskisi olmayan bir kadını görüyorum.Gözlerim aynı, ama içinde daha derin bir deniz var.Biri bana ‘nasılsın’ dediğinde içimden iki cevap çıkıyor:‘İyiyim’ diyen ben, ‘eksik’ diyen diğeri.”
⸻
GÜN ORTASI – VİLLA BAHÇESİ
Feride, büyükçe bir şapka takmış, gölgedeki salıncakta oturuyor. Elinde tıbbi bir kitap ama sayfaları çevirmiyor.Pusat, bahçede çocuklar için küçük bir havuz alanı hazırlıyor. Toprakla cebelleşirken eli yüzü çamur içinde.
PUSAT ( içten bir homurtuyla):“Allah’ım sabır ver ha! Bi toprağa laf anlatamadım, senin karşında nasıl duracam Feride’m…”
Feride hafif gülümser ama sesi biraz buruk.
FERİDE:“Senin toprağın konuşuyor en azından…Benimkiler sessiz.”
PUSAT (durur, yaklaşır):“Yine İstanbul’u mu düşündün?”
FERİDE:“İstanbul değil…Annemin sabah sesini.Kardeşlerimin gürültüsünü…özledim.Bazen kendime diyorum, ‘buralar güzel ama, ben buraya ait değilim’.Senin doğduğun yer var ya Pusat,Ben o yerin bile kokusunu duymadan bir aileyim diyemem kendime.”
Pusat bir süre susar.Sonra yanına oturur, elini Feride’nin karnına koyar.
PUSAT:“Ben o topraklardan geldim ama,Seninle ev oldum.Yine de…Eğer istersen,Doğumdan sonra çocukları alır gideriz Karadeniz’e.Benim yuvam da seninle büyür, Feride’m.”
Feride, başını Pusat’ın omzuna yaslar.
FERİDE:“Ben o çocuklara senin hikâyeni anlatmak istiyorum.Karadeniz’in hırçınlığını, annenin şevkatini, babaannenin inadını…Hepsiyle tanışsınlar.Ama önce…Ben de tanıyayım.”
⸻
GECE – VİLLADA HAFİF BİR RÜZGAR
Feride ve Pusat bahçede battaniyeye sarılmış.Gökyüzüne bakıyorlar.Pusat, Feride’nin karnına konuşuyor.
PUSAT:“Babanız dağ gibi, ama ananız o dağı yerinden oynatır çocuklar…Bunu sakın unutmayın ha.İnatlaşın, nazlanın, ama annenizin gözünden bir damla yaş düşerse,dünyayı yıkarım haberiniz ola.”
Feride gözyaşını belli etmeden siler.Sakince cevap verir:
FERİDE:“Ve ben seninle her yere gelirim,Ama kendimi ilk kez böyle hissediyorum.Gerçekten bir yere ait…”
İTALYA – VİLLA / HAMİLELİĞİN 5. AYI
FERİDE (iç ses):“Beşinci ay…Karnım artık saklanmıyor, saklanmak da istemiyor zaten.Göğsümde yavaş yavaş sıkışan o nefes… yerini bambaşka bir ağırlığa bıraktı.İçimde iki can değil artık,İki kişilik bir yalnızlık büyüyor.”“Ama yalnız değilim.Pusat var…Deli gibi sevdiğim,Bazen sustuğumda bile sesimi duyan adam.”
⸻
BANYO / SABAH
Feride aynanın karşısında duruyor.Üzerinde ince, bol bir sabahlık var. Karnına uzun uzun bakıyor.Bir yandan iç çekiyor, bir yandan kararsız.
Kapı aralanıyor. Pusat giriyor, sessizce.Elinde Feride’nin çay fincanı.
PUSAT:“Yine mi tartışıyorsunuz?”
FERİDE (gülümser):“Ben ve göbeğim? Her sabah…Ne giyeceğiz, ne yiyeceğiz, neyi sevmeyeceğiz…Savaş çıkarıyoruz.”
PUSAT:“İkisine de tek tek anlatırım.Ama sen önce şu çayı iç. Doktor hanım olman, kendi tansiyonuna laf geçireceğin anlamına gelmiyor.”
Feride fincanı alır, yudumlar. Sonra Pusat’a döner.
FERİDE:“Biliyor musun Pusat…Geçen gece rüyamda çocuklar senin şivenle konuşuyordu.Biri bağırıyordu: ‘anne uyan da pişuleru yeduk”Diğeri ‘Daha yenu uyuduk uyy sus da uyuyalım!’Uyandım, ağladım. Hem güldüm, hem ağladım.”
PUSAT (kıyamaz gibi):“ne güzel olurdu ha…İnşallah dağ gibi olur bizim oğlan,Laz kızı gibi inatçı olur bizim kız.”
FERİDE:“Peki ya ben?Ben ne olurum Pusat?”
PUSAT:“Sen mi?Sen onların evi olursun Feride’m…Sen olmasan, bizim ne kökümüz olur, ne dalımız.”
⸻
AKŞAM – VİLLA SALONU
Feride yorgun. Sırtı ağrıyor, otururken nefesi kesiliyor bazen.Pusat yere oturmuş, onun ayaklarını yavaşça ovuyor.
PUSAT:“Bak ben anladım…Sen İstanbul’dansın ama, İstanbul sensiz yetim kalır.Ama o çocuklar… onlar seni Karadenizli yapacak ha.”
Feride bir kahkaha atar, sonra gözleri dolar.Konuşmaz.Başını geriye atar, tavanı izlerken usulca fısıldar:
FERİDE:“Galiba hiç bu kadar sevilmemiştim…Ve hiç bu kadar…Kendimi böylesine sevmemiştim.”
⸻
GECE / YATAKTA
Feride karnına dokunur. Bebeklerden biri hareket eder.İlk tekme.Küçük.Ama dünyayı yerinden oynatacak kadar güçlü.
FERİDE (heyecanla):“Pusat! Kıpırdadı! Biri kıpırdadı!”
Pusat yerinden fırlar, elini Feride’nin karnına koyar.Bir an durur.Sonra gözleri büyür. Gülümsemez.Ciddi bir sesle konuşur:
PUSAT:“Şimdiden hareketlenmeye başladılarsa, yandık.Kesin bana çeken çocuğun biri bu!”
Feride gülerek başını yastığa koyar.Ve o gece…İlk kez üçü birden, aynı anda uykusuz kalır.
Bölüm etkileşimi
