8. bölüm / 38
APARTMAN 178 BÖLÜM
Bölümler 38Şu an: 8 BÖLÜM
- 1 Apartman 17265 kelime
- 2 BÖLÜM 2261 kelime
- 3 3 BÖLÜM273 kelime
- 4 4 BÖLÜM259 kelime
- 5 5 BÖLÜM291 kelime
- 6 6 BÖLÜM349 kelime
- 7 7 BÖLÜM340 kelime
- 8 8 BÖLÜM410 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9 BÖLÜM382 kelime
- 10 10 BÖLÜM457 kelime
- 11 K ARAKTER TANITIM296 kelime
- 12 KARAKTERLER 🔥263 kelime
- 13 11 BÖLÜM234 kelime
- 14 12 BÖLÜM232 kelime
- 15 13 BÖLÜM621 kelime
- 16 14 BÖLÜM716 kelime
- 17 15 BÖLÜM490 kelime
- 18 16 BÖLÜM521 kelime
- 19 17 BÖLÜM:LANET494 kelime
- 20 18 BÖLÜM488 kelime
- 21 19 BÖLÜM749 kelime
- 22 20 BÖLÜM568 kelime
- 23 21 BÖLÜM526 kelime
- 24 22 BÖLÜM528 kelime
- 25 23 BÖLÜM447 kelime
- 26 24 BÖLÜM509 kelime
- 27 25 BÖLÜM437 kelime
- 28 26 BÖLÜM454 kelime
- 29 BÖLÜM 27306 kelime
- 30 BÖLÜM 28347 kelime
- 31 29 BÖLÜM380 kelime
- 32 30 BÖLÜM386 kelime
- 33 31 BÖLÜM473 kelime
- 34 32 BÖLÜM258 kelime
- 35 33 BÖLÜM237 kelime
- 36 35 BÖLÜM222 kelime
- 37 36 BÖLÜM674 kelime
- 38 37 BÖLÜM543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 8
Makarna, Kahkaha ve Aynadaki İsim
Bir gecede bu kadar çok şey yaşadıktan sonra tek isteğim normal bir sabah geçirmekti.
Ama Apartman 17'de "normal" diye bir şey yoktu.
Mutfaktan Beyza'nın sesi geldi.
"Evde yiyecek hiçbir şey kalmamış!"
Selin dolabı açıp kapattı.
"Bir paket makarna, iki bisküvi ve turşuyla ne kadar yaşayabiliriz?"
Leyla ciddiyetle düşündü.
"Üç gün."
Hepimiz ona baktık.
"...Şaka yapıyordum," dedi omuz silkerek.
İlk kez hepimiz kahkahaya boğulduk.
"Ben markete giderim," dedim montumu giyerken.
"Tek başına mı?" diye sordu Selin.
"Ruhlar alışveriş yapmıyor sonuçta."
Beyza güldü.
"Henüz."
---
Merdivenlerden inerken poşetlerle uğraşıyordum.
Bir yandan telefonuma bakıyor, bir yandan da aklımda kırmızı kurdeleli kızın söylediklerini düşünüyordum.
Tam o sırada...
PAT!
Birine çarptım.
Elimdeki bütün poşetler havaya uçtu.
Süt kutusu merdivenlerden aşağı yuvarlandı.
Makarnalar etrafa saçıldı.
Ben de dengemi kaybedip yere oturdum.
"Ahh! Önüne baksana!" diye bağırdım.
Karşımdaki çocuk da yerde oturuyordu.
"Ben mi?" dedi şaşkınlıkla.
"Sen telefonuna bakıyordun!"
"Hayır, sen..."
Bir an sustu.
Yerde yuvarlanan makarnaya baktı.
Sonra bana döndü.
"...Sanırım kahvaltını öldürdüm."
Birkaç saniye sessizce yüzüne baktım.
Sonra istemsizce gülmeye başladım.
"Bu hayatımda duyduğum en saçma özür."
Çocuk da gülmeye başladı.
"İnsanlarla tanışma konusunda pek başarılı değilim."
Yere eğilip süt kutusunu aldı.
"Tekrar deneyelim."
Ayağa kalktı ve elini uzattı.
"Merhaba. Ben Ege."
Elini sıktım.
"Efşan."
Ege'nin gülümsemesi bir anlığına kayboldu.
"...Efşan mı?"
"Evet."
Kaşlarımı çattım.
"Neden öyle söyledin?"
Bir an duraksadı.
"Şey..."
"Sanki bu ismi daha önce duymuş gibiyim."
---
Birlikte yere saçılan eşyaları toplarken Ege konuşmaya devam etti.
"Bu arada, bu apartmanda mı oturuyorsun?"
"Evet."
"Allah kolaylık versin."
İstemsizce güldüm.
"Neden?"
"Bu bina bana hiç normal gelmiyor."
Elindeki makarnayı poşete koydu.
"Dün gece buradan geçerken üçüncü kattaki pencerede biri bana el salladı."
"Eee?"
"Sonra apartmanın üç katlı olmadığını öğrendim."
Kalbim sıkıştı.
"Şaka yapıyorsun, değil mi?"
Ege bana baktı.
"Keşke."
---
Tam o sırada telefonum çaldı.
Beyza arıyordu.
Telefonu açar açmaz çığlık attı.
"ABLA!"
"Ne oldu?!"
"Sakın o çocukla yalnız kalma!"
Olduğum yerde donup kaldım.
"Neden?"
Beyza'nın sesi titriyordu.
"Aynada yazı çıktı."
"N-ne yazıyordu?"
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra fısıldadı:
«"Anahtarı taşıyan çocuk geldi."»
Ege bana döndü.
"Bir sorun mu var?"
Titreyen ellerimle telefonu kapattım.
Gözlerim Ege'nin boynuna takıldı.
Montunun içinden eski, paslı bir kolye sarkıyordu.
Küçük bir anahtar...
Üzerinde kazınmış tek bir sayı vardı.
«17»
Nefesim kesildi.
"Ege..." dedim kısık bir sesle.
"O kolyeyi nereden buldun?"
Ege anahtara baktı.
Yüzündeki gülümseme kayboldu.
«"Bilmiyorum."»
«"Çocukluğumdan beri bende."»
«"Ama onu bana kimin verdiğini hiç hatırlamıyorum."»
Ve o an anladım...
Ege'yle tanışmamız tesadüf değildi.
Apartman 17...
Onu da yıllardır bekliyordu.
Bölüm etkileşimi
