18. bölüm · APARTMAN 17

16 BÖLÜM

İNCİLA 🖤

APARTMAN 17 – BÖLÜM 16

Çatı Katındaki Gizemli Kişi

Çatı katının kapısı gıcırdayarak açıldı.

Beyza, Selin, Efsan ve Ege karanlığa doğru baktılar. İçerisi eski mobilyalar, tozlu kutular ve örümcek ağlarıyla doluydu. Ay ışığı, küçük çatı penceresinden içeri süzülüyor, yerde uzun gölgeler oluşturuyordu.

Tam o sırada aynı ses yeniden duyuldu.

"Sonunda geldiniz..."

Ege çığlık atarak Selin'in arkasına saklandı.

"Ben buraya kadar geldim, bu kadarı fazla!"

Selin şaşkınlıkla ona baktı.

"Bir dakika! Ben neden ön taraftayım?"

Beyza cesaretini toplayarak bir adım attı.

"Kim var orada?"

Karanlığın içinden yaşlı bir adam çıktı. Elinde eski bir fener vardı. Üzerinde kahverengi bir hırka, burnunun ucunda yuvarlak gözlükler vardı.

Çocuklar şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.

"Siz de kimsiniz?" diye sordu adam.

"Biz... Apartman 17'de oturuyoruz," dedi Beyza.

"Ben Beyza, bunlar Selin, Efsan ve Ege."

Yaşlı adamın yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.

"Demek yeni dörtlü sizsiniz."

Ege kaşlarını kaldırdı.

"Yeni dörtlü mü?"

Adam elindeki feneri yukarı kaldırdı.

"Ben Kemal Dede. Yıllardır bu çatı katının düzeniyle ilgilenirim."

Selin şaşkınlıkla sordu:

"Ama biz sizi daha önce hiç görmedik."

Kemal Dede gülümsedi.

"Çünkü insanlar yukarı çıkmayı unuttu. Bazen eski hikâyeler de unutulur."

Beyza cebinden siyah zarftan çıkan mektubu çıkardı.

"Bu mektupları siz mi gönderiyorsunuz?"

Kemal Dede başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Peki kim gönderiyor?" diye sordu Efsan.

"Onu öğrenmek için sonuna kadar gitmeniz gerekecek."

Ege homurdandı.

"Herkes neden bilmeceli konuşuyor?"

Kemal Dede onları çatı katının arka tarafına götürdü.

Orada büyük, eski bir sandık duruyordu.

Sandığın üzerinde şu cümle yazılıydı:

'Geçmişini bilmeyen, geleceğini anlayamaz.'

Kemal Dede cebinden küçük bir anahtar çıkardı.

"Bu sandığı açabilirsiniz. Ama içindekileri dikkatle inceleyin."

Sandık açıldığında çocukların gözleri büyüdü.

İçinde eski fotoğraflar...

Günlükler...

Gazete kupürleri...

Ve dört çocuğun siyah beyaz bir fotoğrafı vardı.

Fotoğrafın arkasında bir not yazıyordu:

"Apartman 17'nin Koruyucuları – 1986"

"Koruyucular mı?" diye fısıldadı Efsan.

Beyza dikkatlice fotoğrafa baktı.

"Dört kişiler..."

Selin şaşkınlıkla,
"Tıpkı bizim gibi," dedi.

Ege ürperdi.

"Bu biraz korkutucu olmaya başladı."

Beyza günlüklerden birini açtı.

İlk sayfada şöyle yazıyordu:

'Eğer bu satırları okuyorsan, apartman seni seçmiş demektir.'

"Seçilmiş miyiz yani?" diye sordu Ege.

"Ben sadece poğaça almaya çıkmıştım."

Selin gülmemek için dudağını ısırdı.

Beyza okumaya devam etti.

'Apartman 17 sadece bir bina değildir. İçinde yaşayan insanların dostluğu onu özel kılar. Gerçek sır, gizli bir hazine değil; birbirine güvenmeyi öğrenmektir.'

Bir süre sessizlik oldu.

Efsan gülümsedi.

"Belki de sır budur."

Ama Beyza günlükteki son satırı fark etti.

Yüzündeki ifade değişti.

"Bir dakika..."

Selin merakla yaklaştı.

"Ne yazıyor?"

Beyza yavaşça okudu:

'Fakat bodrum katında açılmaması gereken bir kapı vardır...'

Ege'nin gözleri kocaman açıldı.

"Bir dakika! Bizim apartmanın bodrumunda mı?"

Kemal Dede'nin yüzü ciddileşti.

"Ben size sadece buraya kadar yardım edebilirim."

"Neden?" diye sordu Beyza.

"Çünkü geri kalanını sizin keşfetmeniz gerekiyor."

Çocuklar çatı katından inerken herkes düşünceliydi.

"Gerçek sır dostluk olabilir," dedi Efsan.

Selin başını salladı.

"Ama bodrumdaki kapıyı da merak ediyorum."

Ege derin bir nefes aldı.

"Merak etmek güzel ama umarım içinde fare yoktur."

Beyza gülümseyerek arkadaşlarına baktı.

"Ne olursa olsun, bunu birlikte çözeceğiz."

Dört arkadaş bodrum kapısının önüne geldiklerinde kalpleri hızla atıyordu.

Kapının üzerinde yıllardır silinmeyen eski bir uyarı vardı:

"GİRİLMEZ."

Ve tam o anda...

Kapının arkasından hafif bir tıklama sesi duyuldu.

Sanki biri içeriden kilidi çeviriyordu...

DEVAM EDECEK...

17. Bölüm: Bodrumdaki Yasaklı Kapı

🏢🔑📖🚪👀