15. bölüm · APARTMAN 17
13 BÖLÜM
Apartman 17 – Bölüm 13: Bodrumdaki Gerçek
Apartman 17'nin koridorlarında alışılmış sessizlik hâkimdi ama o gece hiçbir şey normal değildi. Beyza, mutfaktan su almak için odasından çıktığında koridorun sonunda bir gölge gördüğüne emindi. Gözlerini kırpıştırdı. Gölge yok olmuştu.
"Yine mi?" diye kendi kendine mırıldandı.
Son günlerde apartmanda yaşanan tuhaf olaylar herkesi germişti. Selin en ufak seste irkiliyor, Leyla gece lambasını kapatamıyor, Efşan ise güçlü görünmeye çalışsa da içinde büyüyen merakı bastıramıyordu.
Sabah kahvaltısında Beyza sessizliğini bozdu.
"Size bir şey söyleyeceğim ama dalga geçmeyeceksiniz."
Selin kaşığını bıraktı.
"Bu cümleyle başlayan hiçbir şey normal olmuyor."
Beyza derin bir nefes aldı.
"Dün gece koridorda birini gördüm. Uzun saçlı bir kadın... Bana bakıyordu."
Leyla'nın yüzü bembeyaz oldu.
"Ben de birkaç gece önce merdivenlerde ayak sesleri duydum."
Efşan kollarını bağladı.
"Tamam. Artık bunların tesadüf olduğunu söyleyemeyiz."
Tam o sırada Ege içeri girdi. Elinde her zamanki gibi simit poşeti vardı.
"Sabah sabah korku filmi mi çekiyorsunuz?"
Beyza ona sertçe baktı.
"Ege, ciddi ol."
Ege gülümsemesini yavaşça kaybetti.
"Aslında... ben de bir şey fark ettim."
Herkes ona döndü.
"Apartmanın girişindeki posta kutularında 17 numaralı daire için gelen eski mektuplar var. Ama o daire yıllardır boş."
Odayı sessizlik kapladı.
---
Öğleden sonra beşli grup apartmanı araştırmaya karar verdi.
İlk olarak kapıcı dairesine gittiler. Yaşlı kapıcı amca onları görünce şaşırdı.
"Hayırdır çocuklar?"
Efşan tereddüt etmeden sordu:
"Bu apartmanda yıllar önce kaybolan biri oldu mu?"
Adamın yüzündeki ifade değişti.
"Kim söyledi size bunu?"
"Ege eski gazetelerde bir haber bulmuş."
Yaşlı adam sandalyesine oturdu.
"Bu apartmanda yıllar önce Elif adında bir kız yaşardı. Bir gün ortadan kayboldu. Kimse ne olduğunu öğrenemedi."
Beyza'nın boğazı kurudu.
"Kaç yaşındaydı?"
"Sizin yaşlarınızdaydı."
"Fotoğrafı var mı?" diye sordu Selin.
Adam eski bir çekmeceyi açtı. İçinden sararmış bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafı gören herkes donup kaldı.
Elif...
Efşan'a inanılmaz derecede benziyordu.
Efşan fotoğrafı titreyen elleriyle tuttu.
"Bu... nasıl mümkün olabilir?"
Kimse cevap veremedi.
---
Akşam olduğunda Ege tek başına bodrum katına inmeye karar verdi.
"Biraz araştırıp geleceğim," dedi.
Beyza hemen itiraz etti.
"Yalnız gitmeyeceksin."
"Merak etme. Beş dakikaya dönerim."
Ama Ege geri dönmedi.
On dakika geçti.
Yirmi dakika geçti.
Beyza telaşla ayağa kalktı.
"Bir şey oldu."
Hep birlikte bodruma indiler.
Merdivenlerden inerken soğuk hava yüzlerine çarpıyordu. Bodrumun sonunda paslı bir kapı vardı. Kapının üzerinde silinmeye yüz tutmuş harflerle şu cümle yazıyordu:
'Gerçeği öğrenmek isteyen bedel öder.'
Selin geri çekildi.
"Ben bunu hiç sevmedim."
Efşan kapıyı itti.
Kapı gıcırdayarak açıldı.
İçeride eski eşyalar, tozlu kutular ve duvarlara asılmış siyah beyaz fotoğraflar vardı.
"Ege?" diye seslendi Beyza.
Cevap gelmedi.
Tam o sırada köşeden bir ses duyuldu.
"Buradayım!"
Ege ortaya çıktı. Elinde eski bir günlük vardı.
"Bunu buldum."
Herkes etrafına toplandı.
Günlüğün ilk sayfasında şu yazıyordu:
'Ben Elif. Eğer bunu okuyorsan demek ki gerçek ortaya çıkmak üzere.'
Beyza yüksek sesle okumaya başladı.
"Bu apartmanda herkesin sakladığı sırlar var. Bana kimse inanmadı. Ama ben onları gördüm..."
Bir sonraki sayfa yırtılmıştı.
Ege kaşlarını çattı.
"Devamı yok."
O anda bodrumdaki ışıklar söndü.
Leyla çığlık attı.
Birkaç saniye sonra loş ışık tekrar yandı.
Fakat duvarda yeni bir yazı belirmişti.
'Çok geç olmadan durun.'
Selin'in gözleri doldu.
"Ben eve gitmek istiyorum."
Efşan kararlı bir sesle konuştu.
"Hayır. Buraya kadar geldik. Gerçeği öğreneceğiz."
Tam arkasını döneceği sırada bodrumun karanlık köşesinden bir kadın çıktı.
Uzun siyah saçları omuzlarına dökülüyordu. Solgun yüzünde hafif bir gülümseme vardı.
Kadın yavaşça onlara yaklaştı.
"Yıllardır kimse beni dinlemedi..." dedi.
Beyza'nın sesi titredi.
"Sen... kimsin?"
Kadın gözlerini Efşan'a çevirdi.
"Ben Elif'im."
Efşan nefesini tuttu.
"Bu imkânsız..."
Elif başını eğdi.
"İmkânsız olan şeyler, Apartman 17'de sandığınız kadar imkânsız değildir."
Kadının gözleri bir anda kıpkırmızı parladı.
Ve bodrum kapısı büyük bir gürültüyle kapanarak kilitlendi.
Beyza korkuyla Ege'nin kolunu tuttu.
"Ege..."
"Efendim?"
"Galiba başımız gerçekten dertte."
Ege yutkundu.
"Sanırım... bu sefer komik bir çözüm bulamayacağım."
Karanlığın içinden Elif'in sesi yeniden duyuldu:
"Şimdi size her şeyi anlatacağım..."
Devam edecek...
