10. bölüm / 38
APARTMAN 1710 BÖLÜM
Bölümler 38Şu an: 10 BÖLÜM
- 1 Apartman 17265 kelime
- 2 BÖLÜM 2261 kelime
- 3 3 BÖLÜM273 kelime
- 4 4 BÖLÜM259 kelime
- 5 5 BÖLÜM291 kelime
- 6 6 BÖLÜM349 kelime
- 7 7 BÖLÜM340 kelime
- 8 8 BÖLÜM410 kelime
- 9 9 BÖLÜM382 kelime
- 10 10 BÖLÜM457 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 K ARAKTER TANITIM296 kelime
- 12 KARAKTERLER 🔥263 kelime
- 13 11 BÖLÜM234 kelime
- 14 12 BÖLÜM232 kelime
- 15 13 BÖLÜM621 kelime
- 16 14 BÖLÜM716 kelime
- 17 15 BÖLÜM490 kelime
- 18 16 BÖLÜM521 kelime
- 19 17 BÖLÜM:LANET494 kelime
- 20 18 BÖLÜM488 kelime
- 21 19 BÖLÜM749 kelime
- 22 20 BÖLÜM568 kelime
- 23 21 BÖLÜM526 kelime
- 24 22 BÖLÜM528 kelime
- 25 23 BÖLÜM447 kelime
- 26 24 BÖLÜM509 kelime
- 27 25 BÖLÜM437 kelime
- 28 26 BÖLÜM454 kelime
- 29 BÖLÜM 27306 kelime
- 30 BÖLÜM 28347 kelime
- 31 29 BÖLÜM380 kelime
- 32 30 BÖLÜM386 kelime
- 33 31 BÖLÜM473 kelime
- 34 32 BÖLÜM258 kelime
- 35 33 BÖLÜM237 kelime
- 36 35 BÖLÜM222 kelime
- 37 36 BÖLÜM674 kelime
- 38 37 BÖLÜM543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 10
Asansördeki On Yedinci Düğme
Kapının altından gelen fotoğrafı elim titreyerek yerden aldım.
Altı çocuk...
Birisi bendim.
Birisi Leyla'ydı.
Ve en arkada duran küçük çocuk...
Ege'ydi.
Ama bu imkânsızdı.
"Ege..." diye fısıldadım.
"Sen hiç Apartman 17'ye gelmediğini söylemiştin."
Ege'nin yüzü soldu.
"Çünkü hatırlamıyorum."
Fotoğrafı eline aldı.
Parmakları titriyordu.
"Ben... gerçekten burada mıydım?"
---
Sabah olduğunda kimsenin uyuyacak hâli kalmamıştı.
Leyla, anneannesinin günlüğünü tekrar açtı.
Beyza mutfakta bir aşağı bir yukarı dolaşıyordu.
Selin ise her zamanki gibi mantıklı olmaya çalışıyordu.
"Belki de bu fotoğraf sahtedir."
"Ya da biri bizimle oyun oynuyordur."
Beyza ona döndü.
"Bir aynanın kendi kendine yazı yazması da mı oyun?"
Selin sustu.
"Tamam..." dedi.
"...Ben de korkuyorum."
İlk kez bunu itiraf etmişti.
---
Ege elindeki anahtar kolyeye baktı.
"Bu anahtar..."
"Belki bir kapıyı açıyordur."
Tam o sırada Leyla günlüğün arasından eski bir apartman planı çıkardı.
Planın üzerinde kırmızı kalemle işaretlenmiş bir not vardı.
«'17. kata ulaşmak için yukarı çıkmayın.'»
Hepimiz birbirimize baktık.
"Nasıl yani?" diye sordum.
"17. kata çıkmak için yukarı çıkmayacak mıyız?"
Leyla'nın sesi titredi.
"Sanırım..."
"...Aşağı inmemiz gerekiyor."
---
Akşam olduğunda hep birlikte apartmanın eski asansörünün önüne geldik.
Paslı kapısı yarı açıktı.
İçeri girdiğimizde Beyza burnunu buruşturdu.
"Burada garip bir koku var."
Selin düğmelere baktı.
"Bir, iki, üç..."
"Sekiz."
"Başka kat yok."
Tam geri dönecekken...
Ege'nin boynundaki anahtar hafifçe parlamaya başladı.
"Efşan..." dedi korkuyla.
"Bu normal mi?"
Hayır.
Normal değildi.
Ege anahtara dokunduğu anda...
Asansördeki düğmeler değişmeye başladı.
Dört.
Dokuz.
On üç.
Ve...
Daha önce olmayan bir düğme ortaya çıktı.
«17»
Beyza çığlık attı.
"Az önce orada değildi!"
Selin'in sesi titriyordu.
"Kimse o düğmeye basmasın."
Asansör kendi kendine çalıştı.
Kapılar kapandı.
Ve 17 numaralı düğmenin ışığı yandı.
---
Asansör yukarı çıkmıyordu.
Aşağı iniyordu.
Birinci kat...
Eksi bir.
Eksi iki.
Eksi üç...
Beyza gözlerimi buldu.
"Abla..."
"Nereye gidiyoruz?"
Cevap veremedim.
Çünkü bilmiyordum.
Eksi on.
Eksi on bir.
Eksi on iki...
Sonunda asansör durdu.
Ding...
Kapılar yavaşça açıldı.
Karşımızda uzun bir koridor vardı.
Duvarlarda çocuk çizimleri asılıydı.
Ve her çizimde aynı apartman vardı.
Apartman 17.
Koridorun sonunda küçük bir kapı duruyordu.
Kapının üzerinde beyaz boyayla tek bir isim yazılmıştı:
«ZEHRA»
Leyla'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Bu..."
"Bu onun odası."
Tam o sırada koridorun içinden küçük ayak sesleri duyuldu.
Tak...
Tak...
Tak...
Karanlığın içinden ince bir kız sesi yükseldi.
«"Neden bu kadar geç kaldınız?"»
Kalbim duracak gibi oldu.
Çünkü bu sesi daha önce duymuştum.
Kırmızı kurdeleli kız...
Yavaşça karanlıktan çıktı.
Bu kez yüzü görünüyordu.
Ve bana bakıp gülümsedi.
«"Efşan..."»
«"Gerçekleri öğrenmeye hazır mısın?"»
Ardından Ege'ye döndü.
Yeşil gözleri bir anlığına hüzünle doldu.
«"Peki ya sen?"»
«"Bu kez bizi hatırlayacak mısın?"»
Ege'nin elindeki fotoğraf yere düştü.
Çünkü fotoğraftaki altı çocuktan biri...
Birkaç saniye önce kırmızı kurdeleli kızın tam arkasında durmuştu.
Ama o çocuk...
Ege'nin ta kendisiydi.
Ve fotoğrafın arkasında yeni bir cümle belirmişti:
«"Asıl hikâye şimdi başlıyor."»
Bölüm etkileşimi
