19. bölüm · APARTMAN 17
17 BÖLÜM:LANET
APARTMAN 17 – BÖLÜM 17
LANET
Bodrum katındaki eski kapının önünde dört arkadaş sessizce durmuştu.
Kapının arkasından gelen tıklama sesi tekrar duyuldu.
Tak... Tak...
Ege bir adım geri çekildi.
"Tamam. Bence buradan dönelim. Hepimiz hâlâ hayattayız. Güzel bir hayatımız var."
Selin kollarını bağladı.
"Az önce çok cesur davranıyordun."
"Cesurum," dedi Ege. "Sadece... bodrumlarla aram pek iyi değil."
Beyza, kapının üzerindeki paslı tabelayı inceledi.
GİRİLMEZ
Altında silinmeye yüz tutmuş başka bir yazı vardı:
'Mühür bozulmamalıdır.'
Efsan ürperdi.
"Mühür mü?"
Beyza derin bir nefes aldı.
"Bunca zamandır peşinden gittiğimiz sır bu olabilir."
Tam o sırada kapı kendi kendine hafifçe aralandı.
Dört arkadaş oldukları yerde donup kaldılar.
İçerisi karanlıktı.
Yerde eski kutular, raflar ve üzeri beyaz örtülerle kaplı eşyalar vardı.
Ege fısıldadı:
"Birisi bana bunun kötü bir fikir olduğunu söylesin."
"Bu kötü bir fikir," dedi Selin.
"Biraz geç olmadı mı?" diye cevap verdi Ege.
Beyza telefonunun fenerini açtı.
"Birlikte kalıyoruz. Kimse ayrılmıyor."
Hepsi başlarını salladı.
Bodrumun sonuna doğru ilerlediklerinde taş duvara çizilmiş garip bir sembol fark ettiler.
Efsan yaklaştı.
"Bunu daha önce günlükte görmüştüm."
Sembolün altında eski bir kutu duruyordu.
Kutunun kapağında şu cümle yazılıydı:
'Merak bazen ağır bedeller ödetir.'
Selin tedirgin oldu.
"Açmak zorunda mıyız?"
Beyza kısa bir sessizlikten sonra başını salladı.
"Evet."
Kutuyu açtılar.
İçinden eski bir kolye ve sararmış bir not çıktı.
Notta şu yazıyordu:
"Bu lanet değildir. Korku, insanların birbirine olan güvenini yok ettiğinde başlar."
Ege kaşlarını çattı.
"Ben hiçbir şey anlamadım."
Tam o anda bodrumun ışıkları söndü.
Her yer karanlığa gömüldü.
Efsan çığlık attı.
"Ege?"
Sessizlik...
"Şaka yapıyorsan hiç komik değil!"
Selin panikle etrafına baktı.
"Ege?!"
Beyza'nın sesi titredi.
"Ege, cevap ver!"
Birkaç saniye sonra acı dolu bir ses duyuldu.
"Buradayım!"
Telefon fenerlerini sesin geldiği yöne tuttular.
Ege yere oturmuştu.
Ayağı eski, çürümüş bir tahtanın arasına sıkışmıştı.
"Sanırım ayağımı burktum," dedi dişlerini sıkarak.
Selin hemen yanına çömeldi.
"İyi misin?"
"Canım çok acıyor ama iyiyim."
Beyza ve Efsan dikkatlice Ege'yi kaldırdılar.
Ege yüzünü buruşturdu.
"Tam kahraman olacağım sırada başıma bu geldi."
Selin istemsizce gülümsedi.
"Yine de bizi korkuttun."
Efsan'ın gözleri dolmuştu.
"Bir an seni kaybettik sandım."
Ege arkadaşlarına baktı.
"Ben kolay kolay gitmem."
Tam o sırada Beyza, Ege'nin düştüğü yerde başka bir şey fark etti.
Yerde küçük bir metal plaka vardı.
Üzerinde şu cümle yazıyordu:
"Lanet, bodrumda değil... kalplerinizdeki korkudadır."
Dört arkadaş sessizce birbirlerine baktılar.
Kemal Dede'nin sözleri akıllarına geldi.
Apartman 17'nin sırrı korkutucu bir canavar ya da gerçek bir lanet değildi.
Asıl sınav, korktuklarında birbirlerine güvenip güvenemeyecekleriydi.
Beyza derin bir nefes aldı.
"Bu macera bizi korkutabilir."
Selin başını salladı.
"Ama birlikteyiz."
Efsan gülümsedi.
"Ve birbirimizi bırakmayacağız."
Ege ayağını tutarak hafifçe güldü.
"Bir dahaki sefere gizem çözmeden önce dizlik takacağım."
Dört arkadaş bodrumdan çıkarken arkalarında kalan karanlığa son kez baktılar.
Fakat kimsenin fark etmediği bir şey vardı...
Bodrum kapısı yavaşça kapanırken içeriden bir fısıltı duyuldu:
"Henüz her şey bitmedi..."
Ve kapının iç tarafında tebeşirle yazılmış yeni bir cümle ortaya çıktı:
"Gerçek sır, 18. dairede saklı."
Dört arkadaşın önünde şimdi daha büyük bir gizem vardı.
DEVAM EDECEK...
18. Bölüm: 18. Dairenin Ardındaki Gerçek 🏢🔐👀
