5. bölüm · APARTMAN 17
5 BÖLÜM
BÖLÜM 5
Maviye Çalan Gözler
Sabaha kadar uyuyamadım.
Elimdeki eski fotoğrafa bakıp duruyordum.
Beş çocuk...
Biri bendim.
Ama diğerlerini tanımıyordum.
Ya da...
Tanımayı unutmuştum.
"Abla, kahvaltı hazır," diye seslendi Beyza.
Fotoğrafı çekmeceye koyup mutfağa gittim. Selin hâlâ gergin görünüyordu.
"Bu iş kontrolden çıkıyor, Efşan," dedi. "Belki de buradan taşınmalıyız."
Tam cevap verecekken kapı çaldı.
Üçümüz aynı anda birbirimize baktık.
Bir an için kimsenin hareket etmeye cesaret edemediği bir sessizlik oldu.
Sonunda kapıyı açtım.
Karşımda, omuzlarına dökülen sarı saçlı bir kız duruyordu.
Maviye çalan ela gözleri dikkatle yüzümü inceliyordu.
"Sen Efşan mısın?" diye sordu.
Şaşkınlıkla başımı salladım.
"Evet."
Kız derin bir nefes aldı.
"Ben Leyla."
Bir an duraksadı.
"Ve seni bulmam gerekiyordu."
---
Leyla salona oturduğunda Beyza ve Selin ona şüpheyle bakıyordu.
"Seni tanımıyoruz," dedi Selin.
Leyla başını eğdi.
"Ama ben sizi tanıyorum."
İçime kötü bir his çöktü.
"Nereden?"
Leyla çantasından eski, yıpranmış bir günlük çıkardı.
"Anneannem öldüğünde bunu bana bıraktı."
Günlüğü açtı.
Sayfaların birinde, yıllar önce çekilmiş aynı fotoğraf vardı.
Ve fotoğraftaki çocuklardan biri...
Leyla'ydı.
"Bu imkânsız..." diye fısıldadım.
"Ben seni hiç görmedim."
Leyla gözlerini bana çevirdi.
"Çünkü sen unutmak zorunda kaldın."
O anda odadaki lambalar titredi.
Bir rüzgâr esmeye başladı.
Günlüğün sayfaları kendi kendine çevrildi.
Ve bir cümlede durdu.
«'Yeşil gözlü kız geri döndüğünde, mühür kırılacak.'»
Beyza korkuyla bana baktı.
"Yeşil gözlü kız..."
Selin yutkundu.
"Bu sensin, Efşan."
Leyla'nın sesi titriyordu.
"Anneannem bana seni bulmamı söyledi."
"Neden?" diye sordum.
Leyla'nın gözleri doldu.
"Çünkü Apartman 17'de sıkışıp kalan ruhlar seni bekliyor."
Sessizlik çöktü.
Ve tam o anda...
Kapının arkasından tanıdık bir kız sesi duyuldu.
"...Leyla..."
Leyla'nın yüzündeki bütün renk çekildi.
Çünkü o sesi tanımıştı.
"Hayır..." diye fısıldadı.
"Bu mümkün değil."
"Kim?" diye sordum.
Leyla gözlerini kapıya dikti.
Titreyen dudaklarından tek bir isim döküldü.
«"Zehra..."»
Ve ilk kez...
Leyla da korkmaya başlamıştı.
