29. bölüm / 30
ZORAKİ GECE/İsfad29-
Bölümler 30Şu an: 29-
- 1 1-397 kelime
- 2 2-381 kelime
- 3 3-449 kelime
- 4 4-373 kelime
- 5 5-309 kelime
- 6 6-373 kelime
- 7 7-401 kelime
- 8 8-AKILDA KALICI320 kelime
- 9 9-İSOŞ391 kelime
- 10 10- KISKANÇLIK470 kelime
- 11 11. YARALI KALP388 kelime
- 12 12. BÖLÜM353 kelime
- 13 13. bölüm394 kelime
- 14 14. DALGA GEÇME!!318 kelime
- 15 15.298 kelime
- 16 16.339 kelime
- 17 17. TORUN379 kelime
- 18 18. SESSİZ SAVAŞ397 kelime
- 19 19. AİLE GEMİSİ805 kelime
- 20 20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA415 kelime
- 21 21- BENİMLE OYUN MU OYNUYORSUN?1.230 kelime
- 22 22- HİZMETÇİ396 kelime
- 23 23-❤️🩹 SABAH BASKINI~❤️🩹434 kelime
- 24 24- ŞEYTANLA PAZARLIK329 kelime
- 25 25- MÜHÜRLENMİŞ KADER377 kelime
- 26 26-GECE YARISI OPERASYONU: "TURŞULU DONDURMA"429 kelime
- 27 27-BÜYÜK HEYCAN: KIZ MI? ERKEK Mİ?391 kelime
- 28 28- NEHİR GELİYORR363 kelime
- 29 29-408 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 30-FİNAL332 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fadime, Nehir’i emzirdikten sonra beşiğine yatırmış, yorgunluktan derin bir uykuya dalmıştı. Melek Hanım aşağıda dua okuyor, İso ise çalışma odasında son güvenlik raporlarını inceliyordu. O sırada Selin, elinde bir bardak suyla sessizce bebeğin odasına girdi. Koridorun başındaki nöbetçiyle konuşup onu bir bahaneyle aşağı göndermişti.
Selin, beşiğe yaklaştı. Nehir bebeğin o melekler gibi uyuyuşuna baktı. İçinde bir anlık merhamet kırıntısı bile kalmamıştı. Bebeği battaniyesiyle birlikte kucağına aldı ve arka kapıdan, Serdar’ın beklediği orman yoluna doğru kaçırdı.
"NEHİR YOK!"
Bir saat sonra Fadime, annelik içgüdüsüyle aniden uyandı. Elini beşiğe uzattığında boşlukla karşılaştı. Odada sadece açık kalmış bir pencerenin soğuğu vardı.
"İSMAİİİİİL! NEHİR YOK! BEBEĞİM YOK!"
Fadime’nin feryadı konağın duvarlarını döverken İso odaya daldı. Boş beşiği gördüğünde dünya başına yıkıldı. Güvenlik kameralarını kontrol ettiklerinde Selin’in bebeği kucağında arka bahçeden çıktığını gördü.
"Selin..." dedi İso, sesi bir canavarın kükremesi gibi çıktı. "Seni kendi ellerimle öldüreceğim!"
İso, Selin’in gidebileceği yerleri, Serdar ile olan tüm bağlantılarını beyninde taradı. Serdar’ın limandaki eski, terk edilmiş bir hangarı üs olarak kullandığını biliyordu. "Fırat! Silahları hazırlayın! Kimseyi sağ bırakmayacağız!"
HANGARDA HESAPLAŞMA
İso, fırtına gibi hangarın kapısını patlatarak içeri girdi. Serdar, elinde Nehir bebeğin olduğu pusetle masanın başında oturuyordu. Selin ise hemen yanında, titreyerek İso’ya bakıyordu.
"Dur orada İsmail!" diye bağırdı Serdar, silahını pusetin üzerine doğrultarak. "Bir adım daha atarsan, bu nehir bugün kurumaya başlar!"
İso durdu. Gözleri kan çanağına dönmüştü. Silahını indirdi. "Bırak onu Serdar. Sorunun benimle. Bir bebeğe dokunacak kadar alçaldın mı?"
"Beni sen bu hale getirdin!" diye bağırdı Selin araya girerek. "Beni hiçe saydın İso! O çocuk her şeyi bitirdi!"
İso, Selin’e iğrenerek baktı. "Sen zaten hiç yoktun Selin. Ama artık nefes bile almayacaksın."
O sırada İso, Fırat’a işaret verdi. Fırat arka taraftan hangara sızmış, Serdar’ın adamlarını sessizce etkisiz hale getirmişti. Bir anda hangarın tavanından bir patlama sesi duyuldu. İso, o kargaşadan yararlanarak üzerine atılan Serdar’ı tek hamlede yere serdi. Yumrukları mermi gibi iniyordu Serdar’ın yüzüne.
"Kızıma... dokunmak... neymiş... göreceksin!"
İso, Serdar’ı bayıltana kadar dövdükten sonra pusetin yanına koştu. Nehir bebek ağlıyordu. İso onu kucağına aldı, kalbinin üzerine bastırdı. "Baban burada kızım... Geçti, bitti."
SON VE YENİ BAŞLANGIÇ
Selin polislere teslim edilirken, Serdar ağır yaralı halde cezaevine gönderildi. İso, kucağında Nehir ile konağa döndüğünde Fadime kapıda dizlerinin üzerine çöktü.
İso, bebeği Fadime’nin kollarına bıraktı ve karısının önünde diz çöktü. "Söz verdim size... Kimse dokunamaz dedim. Ve bir daha asla dokunamayacak."
İso, Fadime ve Nehir’e sarıldı. Artık ne gurur ne de sessizlik vardı. Sadece birbirine kenetlenmiş bir aile ve her şeye rağmen yeniden akan bir Nehir vardı
Bölüm etkileşimi
