15. bölüm / 30
ZORAKİ GECE/İsfad15.
Bölümler 30Şu an: 15.
- 1 1-397 kelime
- 2 2-381 kelime
- 3 3-449 kelime
- 4 4-373 kelime
- 5 5-309 kelime
- 6 6-373 kelime
- 7 7-401 kelime
- 8 8-AKILDA KALICI320 kelime
- 9 9-İSOŞ391 kelime
- 10 10- KISKANÇLIK470 kelime
- 11 11. YARALI KALP388 kelime
- 12 12. BÖLÜM353 kelime
- 13 13. bölüm394 kelime
- 14 14. DALGA GEÇME!!318 kelime
- 15 15.298 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16.339 kelime
- 17 17. TORUN379 kelime
- 18 18. SESSİZ SAVAŞ397 kelime
- 19 19. AİLE GEMİSİ805 kelime
- 20 20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA415 kelime
- 21 21- BENİMLE OYUN MU OYNUYORSUN?1.230 kelime
- 22 22- HİZMETÇİ396 kelime
- 23 23-❤️🩹 SABAH BASKINI~❤️🩹434 kelime
- 24 24- ŞEYTANLA PAZARLIK329 kelime
- 25 25- MÜHÜRLENMİŞ KADER377 kelime
- 26 26-GECE YARISI OPERASYONU: "TURŞULU DONDURMA"429 kelime
- 27 27-BÜYÜK HEYCAN: KIZ MI? ERKEK Mİ?391 kelime
- 28 28- NEHİR GELİYORR363 kelime
- 29 29-408 kelime
- 30 30-FİNAL332 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fadime’nin damarlarında akan o saf öfke ve kıskançlık, korkusunun önüne geçmişti. İso’nun o kadına, Selin’e gidişini izleyip evde oturamazdı. Kendi aracının kontağını çevirdi ve İso’nun farlarını uzaktan takip etmeye başladı. "Görürsün sen Selin’i de, sevkiyatı da..." diye mırıldanıyordu.
Ancak karanlık ve ıssız bir virajda, aniden karşı yönden gelen bir araç uzun farlarını yakarak yolunu kesti. Fadime sert bir frenle durmak zorunda kaldı. Kalbi yerinden çıkacak gibi çarpıyordu. Karşı araçtan inen figür, az önce evini kurşun yağmuruna tutan o karanlık adamdı: Serdar.
Serdar, elindeki silahı beline takıp yavaş adımlarla Fadime’nin camına yaklaştı. Fadime kapıları kilitlese de Serdar camı sertçe tıklattı. Fadime titreyen elleriyle camı hafifçe araladı.
Serdar’ın yüzünde ürkütücü, hastalıklı bir gülümseme vardı. "Demek o küçük pijama partisi veren kız sensin," dedi sesi buz gibi. "Melek’in yerini dolduramazsın ama yerini biliyorsundur."
"Git buradan! İso seni öldürür!" diye bağırdı Fadime, sesi ağlamaklıydı.
Serdar kahkaha attı, bu ses gecenin sessizliğinde yankılandı. "İsmail mi? O piç kurusu şu an eski sevgilisinin dizinin dibindedir. Ama senin için işler değişebilir."
Serdar eğilip Fadime’nin gözlerinin içine baktı. "Şimdi beni iyi dinle küçük hanım. Önünde iki yol var. Ya o Melek denilen kadının yerini bir şekilde öğrenip bana söylersin... ya da İsmail’in canını fena yakarım. Öyle kurşunla falan değil, yavaş yavaş, acı çektirerek..."
Fadime’nin nefesi kesildi. "Bunu yapamazsın..."
"Hangisi daha kötü Fadime?" dedi Serdar, sesi zehir gibi akıyordu. "Sevdiğin adamın annesini bana söylemek mi, yoksa sevdiğin adamın ölmesi mi? Karar senin. Eğer akıllı bir kızsan, İsmail’in cesedini limandan toplamak yerine o kadını feda edersin."
Serdar arkasını dönüp aracına binerken son sözünü söyledi: "Yarına kadar vaktin var. Melek ölürse İsmail yaşar. Melek yaşarsa... İsmail için helva kavurmaya başla."
Fadime direksiyonun başında donup kaldı. Bir yanda İso’nun hayatı, diğer yanda İso’nun dünyadaki tek varlığı olan annesi Melek... Ve tüm bunlar olurken İso, hiçbir şeyden habersiz Selin’in yanına gidiyordu.
Bölüm etkileşimi
