ZORAKİ GECE/İsfad kitap kapağı

10. bölüm / 30

ZORAKİ GECE/İsfad

10- KISKANÇLIK

Vaveyla Yazarı: 𝓘ş𝓘𝓵 ♡

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 10- KISKANÇLIK

İso, zamanla yarışarak hazırladığı o planla limana vardığında, operasyon saat gibi işlemeye başladı. Tırlar limana yanaşıyor, konteynerler dev vinçlerle gemiye yükleniyordu. İso, arabanın önünde dikilmiş, elindeki telsizle koordinatları son kez kontrol ediyordu.
Tam o sırada, siyah şık bir jip limana toz duman içinde giriş yaptı. Araçtan inen kişi, İso’nun yıllardır sağ kolu olan, soğukkanlılığı ve güzelliğiyle tanınan Selin Aydın’dı. Selin, elindeki tableti düzelterek doğrudan İso’nun yanına yürüdü.
"Sevkiyat tamamlanmak üzere İsmail," dedi Selin, sesi profesyonel ama aralarında yılların getirdiği o samimiyetin tınısı vardı. "Arda’nın adamları kıyıda göründü ama müdahale etmeye cesaret edemediler. Planın kusursuz."
İso, gözlerini denizden ayırmadan başını salladı. "Güzel. Selin, akşamki dağıtım ağını da senin yönetmeni istiyorum. Kimseye güvenmiyorum, sadece sana."
Selin hafifçe gülümsedi ve elini dostça İso’nun omzuna koydu. "Biliyorsun, senin için her zaman buradayım."
O sırada, merakına yenik düşen ve İso’nun arkasından gizlice limana gelen Fadime, şoförün durduğu yerin biraz gerisindeki araçtan bu manzarayı izliyordu. Selin’in elinin İso’nun omzunda duruşu, birbirlerine olan o güvenli bakışları... Fadime’nin göğsüne bir yumru oturdu.

Fadime, araçtan inmemek için tırnaklarını avucuna geçirdi. "Kime bu samimiyet?" diye mırıldandı kendi kendine. "Benimleyken odun olan adam, elin kadınıyla ne kadar da güzel konuşuyor!"
İso ve Selin baş başa vermiş, harita üzerinde bir şeyler tartışmaya devam ediyorlardı. Selin, bir ara İso’nun kulağına eğilip bir şeyler söyledi ve ikisi de hafifçe güldü. Fadime için bu bardağı taşıran son damlaydı ama bir yandan da "Neden kıskanıyorum ki? Ben ondan nefret ediyorum!" diye kendini ikna etmeye çalışıyordu.
Akşama doğru İso eve döndüğünde, Fadime’yi salonda kollarını kavuşturmuş, ayağını sinirli sinirli yere vururken buldu.
"Sevkiyat bitmiş herhalde," dedi Fadime, sesi iğneleyici bir tondaydı. "Tabii, sağ kolların falan yanındaymış. Keyfin yerindedir."
İso, ceketini çıkarıp koltuğa atarken kaşlarını kaldırdı. "Selin’den mi bahsediyorsun? Evet, işini en iyi yapan odur. O olmasaydı bu işler bu kadar hızlı yürümezdi."
Fadime dişlerini sıktı. "Selin... Ne güzel ismi varmış. İşini de 'elini omuzlara koyarak' mı yapıyor genelde?"
İso duraksadı. Bir adım yaklaşıp Fadime’nin yüzüne eğildi. Gözlerinde o sinir bozucu ama zeki parıltı vardı. "Sen... Sen beni mi takip ettin? Yoksa kıskandın mı?"
"Ne alakası var be!" diye bağırdı Fadime, yüzü anında kıpkırmızı olmuştu. "Sadece... sadece evde sıkıldım, dışarı çıktım. Kimseyi kıskandığım falan yok. Hele seni? Asla!"
İso, bir adım daha yaklaşıp Fadime’yi duvarla kendi arasına aldı. "Diyemiyorsun," dedi alçak bir sesle. "Kıskandım diyemiyorsun ama gözlerin 'o kadını parçalamak istiyorum' diye bağırıyor."
Fadime başını çevirdi. "Git başımdan İso. Selin’in yanına git, o daha iyi anlar senin dilinden."
İso, Fadime’nin çenesini tutup kendine çevirdi. Bu sefer alay etmiyordu. "Selin benim iş arkadaşım Fadime. Ama sen..." Durdu, kelimeleri seçerken zorlanıyor gibiydi. "Sen benim başımın belasısın. Ve inan bana, hiçbir iş arkadaşı, senin şu saçma kıskançlık krizlerin kadar kafamı karıştırmıyor."
Fadime söyleyecek bir söz bulamadı. İso’nun nefesi yüzüne çarparken, kapı aniden çalındı. Gelen Fırat'tı ve sesi bahçeyi inletiyordu:
"İsmail! Çık dışarı! O Selin denilen kadınla ne işler çeviriyorsunuz, her şeyi öğrendim!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

463okunma 37beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.