17. bölüm / 30
ZORAKİ GECE/İsfad17. TORUN
Bölümler 30Şu an: 17. TORUN
- 1 1-397 kelime
- 2 2-381 kelime
- 3 3-449 kelime
- 4 4-373 kelime
- 5 5-309 kelime
- 6 6-373 kelime
- 7 7-401 kelime
- 8 8-AKILDA KALICI320 kelime
- 9 9-İSOŞ391 kelime
- 10 10- KISKANÇLIK470 kelime
- 11 11. YARALI KALP388 kelime
- 12 12. BÖLÜM353 kelime
- 13 13. bölüm394 kelime
- 14 14. DALGA GEÇME!!318 kelime
- 15 15.298 kelime
- 16 16.339 kelime
- 17 17. TORUN379 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 18. SESSİZ SAVAŞ397 kelime
- 19 19. AİLE GEMİSİ805 kelime
- 20 20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA415 kelime
- 21 21- BENİMLE OYUN MU OYNUYORSUN?1.230 kelime
- 22 22- HİZMETÇİ396 kelime
- 23 23-❤️🩹 SABAH BASKINI~❤️🩹434 kelime
- 24 24- ŞEYTANLA PAZARLIK329 kelime
- 25 25- MÜHÜRLENMİŞ KADER377 kelime
- 26 26-GECE YARISI OPERASYONU: "TURŞULU DONDURMA"429 kelime
- 27 27-BÜYÜK HEYCAN: KIZ MI? ERKEK Mİ?391 kelime
- 28 28- NEHİR GELİYORR363 kelime
- 29 29-408 kelime
- 30 30-FİNAL332 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastanenin beyaz koridorlarında yankılanan tek ses, İso’nun ağır adımlarıydı. Annesi Melek uyanmıştı ancak zihni, uğradığı saldırının ağırlığını taşıyamamış, son birkaç yılı silip atmıştı. En önemlisi de; Serdar’ı, baskını ve Fadime’nin bu işteki payını tamamen unutmuştu.
Fadime, korku ve suçluluk azabıyla kapıda beklerken İso dışarı çıktı. Yüzü her zamanki gibi mermer gibiydi. "İçeri gir," dedi buz gibi bir sesle. "Seni bekliyor."
Fadime titreyerek içeri girdiğinde, Melek Hanım yatakta doğrulmuş, ona şefkatle gülümsüyordu. "Güzel kızım, gel yamacıma..."
Fadime şaşkınlıkla yaklaştı. "Anne? Beni hatırlıyor musun?"
Melek Hanım, Fadime’nin elini tuttu. "Hatırlamaz mıyım? İsmail’imin bir tanesi, gelinim... Ama bak, ben o kadar badire atlattım, bir şeyi fark ettim. Hayat çok kısa kızım."
Tam o sırada İso kapı eşiğinde belirdi. Melek Hanım’ın gözleri oğluna döndü ve o beklenen, her şeyi değiştirecek cümleyi kurdu:
"İsmail, Fadime... Ben ölmeden önce bu eve bir neşe lazım. Şöyle kucağıma alıp seveceğim, evi birbirine katacak bir torun istiyorum. Madem beni bu kadar seviyorsunuz, bana bu dünyadaki son hediyem bir torun olsun."
Fadime’nin başından aşağı kaynar sular döküldü. İso ile aralarındaki o buz dağı kadar soğuk sessizlik varken, bir çocuk fikri imkansızın da ötesindeydi. Fadime bakışlarını İso’ya çevirdi. İso’nun gözlerindeki o "karanlık dalgalanma" geri gelmişti ama hala tek kelime etmiyordu.
O Gece: Sessizliğin İçindeki Savaş
Eve döndüklerinde İso her zamanki gibi çalışma odasına yöneldi. Fadime artık dayanamadı ve önüne geçip onu durdurdu.
"Duydun anneni... Ne yapacağız? Kadın torun diye tutturdu, senin yüzüne her baktığında bunu soracak. İso, lütfen bir şey söyle!"
İso durdu. Fadime’nin gözlerinin içine baktı. O bakışta hala ihanetin acısı vardı ama annesine olan düşkünlüğü bu acıyla çarpışıyordu.
"Annem..." dedi İso, günlerdir ilk kez konuşarak. Sesi paslanmış bir kapı menteşesi gibi gıcırtılıydı. "Annem gerçekleri bilseydi, yüzüne bakmazdı Fadime. Ama şimdi seni 'melek' sanıyor."
Fadime bir adım yaklaştı, sesi fısıltıya dönüştü. "Peki sen? Sen beni ne sanıyorsun? Hala o ihanet eden kız mıyım?"
İso cevap vermedi. Elini kaldırıp Fadime’nin yanağına yaklaştırdı, dokunacakmış gibi yaptı ama son anda elini yumruk yapıp geri çekti. "Annemin mutluluğu için her oyunu oynarım," dedi sertçe. "Ama bu oyunun içinde biz yokuz, sadece onun hayalleri var."
Fadime, İso’nun bu "mecburiyet" kokan cümlesinden sonra bir kez daha anladı: İso onu affetmiş gibi görünebilirdi ama kalbindeki kapıları hala mühürlüydü.
Ancak Melek Hanım’ın "torun" baskısı, bu ikiliyi aynı odada, aynı yatakta ve aynı sırrın içinde kalmaya mahkum edecekti.
Bölüm etkileşimi
