14. bölüm / 30
ZORAKİ GECE/İsfad14. DALGA GEÇME!!
Bölümler 30Şu an: 14. DALGA GEÇME!!
- 1 1-397 kelime
- 2 2-381 kelime
- 3 3-449 kelime
- 4 4-373 kelime
- 5 5-309 kelime
- 6 6-373 kelime
- 7 7-401 kelime
- 8 8-AKILDA KALICI320 kelime
- 9 9-İSOŞ391 kelime
- 10 10- KISKANÇLIK470 kelime
- 11 11. YARALI KALP388 kelime
- 12 12. BÖLÜM353 kelime
- 13 13. bölüm394 kelime
- 14 14. DALGA GEÇME!!318 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15.298 kelime
- 16 16.339 kelime
- 17 17. TORUN379 kelime
- 18 18. SESSİZ SAVAŞ397 kelime
- 19 19. AİLE GEMİSİ805 kelime
- 20 20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA415 kelime
- 21 21- BENİMLE OYUN MU OYNUYORSUN?1.230 kelime
- 22 22- HİZMETÇİ396 kelime
- 23 23-❤️🩹 SABAH BASKINI~❤️🩹434 kelime
- 24 24- ŞEYTANLA PAZARLIK329 kelime
- 25 25- MÜHÜRLENMİŞ KADER377 kelime
- 26 26-GECE YARISI OPERASYONU: "TURŞULU DONDURMA"429 kelime
- 27 27-BÜYÜK HEYCAN: KIZ MI? ERKEK Mİ?391 kelime
- 28 28- NEHİR GELİYORR363 kelime
- 29 29-408 kelime
- 30 30-FİNAL332 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fadime, arabanın koltuğuna çöktüğü an titreyen ellerini dizlerine bastırdı. "Üvey abin mi yaptı bunu?" diye sordu sesi titreyerek. "Ölüyordum be... Ölüyordum az kalsın! Bir gün daha o evde kalsaydım, beni annen sanıp delik deşik edecekti o manyak!"
İso direksiyonu sıkıca kavradı, aynadan arkayı kontrol ederken yüzünde belli belirsiz, sinir bozucu bir tebessüm belirdi. "Fadime, ölmedin işte. Bak, çenen hala her zamanki gibi zehir zemberek çalışıyor. Ölmek üzere olan biri bu kadar iyi laf yetiştiremez."
Fadime öfkeyle yan koltuktan ona döndü. "Sus be! Dalga geçme benimle! Adam dışarıda orduyla bekliyor, sen hala şaka yapıyorsun. Senin bu buzdan kalbin ne zaman eriyecek?"
"Eriyince neler olduğunu dün gece gördük," dedi İso, sesi aniden ciddileşerek. "Şimdi güvenli bir yere geçmemiz lazım."
Fadime kendi arabasına geçmek için diretti. İso engel olmaya çalışsa da Fadime, "Kendi başımın çaresine bakabilirim!" diyerek kendi aracına atladı. İki araç, gecenin karanlığında arka arkaya şehrin dışına doğru sürmeye başladılar.
Bir süre sonra ıssız bir yol kenarında İso işaret vererek arabayı durdurdu. Araçtan inip Fadime’nin camına vurdu. Fadime camı indirdiğinde İso’nun yüzünde o mesafeli, iş odaklı ifadesi geri gelmişti.
"Benim gitmem lazım," dedi İso. "Selin’e gideceğim. Sevkiyatın geri kalanını ve Serdar meselesini onunla netleştirmem gerekiyor. Güvenliğimizi ancak o organize edebilir."
Fadime, Selin ismini duyunca içindeki o kıskançlık canavarı yeniden uyandı. Üstelik az önce ölümden dönmüşlerdi ve İso yine "o kadına" gidiyordu.
"Allah yolunu açık etmesin!" dedi Fadime, gözlerini devirerek. "Hatta tek kaşık suda boğsun seni inşallah! Git, git o pürüzsüz Selin'ine!"
İso, Fadime’nin bu çocuksu ama içten öfkesine baktı. Eğilip camdan içeri doğru uzandı, yüzü Fadime’nin yüzüne çok yakındı. Gözlerinde ilk kez muzip bir parıltı vardı.
"İnşallah," dedi İso, sesi alçak ve etkileyiciydi. "Ama boğulacaksam, o kaşığı senin tutmanı tercih ederim."
İso arkasını dönüp arabasına binerken, Fadime direksiyona bir yumruk attı. "Gıcık! Pislik! Odun!"
Fadime gaza basıp uzaklaşırken, dikiz aynasından İso’nun arkasından baktığını görebiliyordu. İkisi de biliyordu ki; bu nefretin altında, her geçen gün büyüyen ve kaçamadıkları bir yangın vardı
Bölüm etkileşimi
