ZORAKİ GECE/İsfad kitap kapağı

20. bölüm / 30

ZORAKİ GECE/İsfad

20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA

Vaveyla Yazarı: 𝓘ş𝓘𝓵 ♡

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA

GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA
"Geldiniz mi yavrularım?" dedi Melek Hanım, sanki az önce büyük bir savaşı kazanmış gibi bir neşeyle. "Hadi gelin, bakın neler buldum!"
Fadime ve İso masaya yaklaştıklarında, üzerindeki "Bebek Odası Takımları" ve "Organik Bebek Tekstili" yazılı katalogları gördüler. Melek Hanım, açık mavi ve pudra pembesi kumaş örneklerini Fadime’nin eline tutuşturdu.
"Bak Fadime kızım, üst kattaki o boş odayı boşuna mı tutuyoruz? Oraya bembeyaz bir beşik, üzerine de tül cibinlik yaptıracağım. Hatta İso, bak bu araba koltukları çok güvenliymiş, senin adamlarına söyledim şimdiden bir tane ayırttılar."
Fadime yutkunarak İso’ya baktı. İso’nun yüzünde o "donmuş" ifade vardı ama göz seğirmesi sinirlendiğini ele veriyordu.
"Anne," dedi İso, sesi tehlikeli bir sakinlikteydi. "Daha ortada bir şey yokken bu kadar hazırlık yapmak doğru değil."
Melek Hanım elini elinin tersiyle salladı. "Aman, hazırlık olsun ki bereketi gelsin! Hem ben bugün odaya girip biraz ölçü aldım. İkinizin fotoğraflarını da koydum başucuna, bebek kime benzeyecek diye şimdiden merak ediyorum."
Fadime, vicdan azabı ve bu tatlı heyecanın altında eziliyordu. Kadın, kendisini ölüme gönderen kişinin Fadime olduğunu bilmeden ona bir gelecek kuruyordu. "Anne... ben biraz yorgunum, yukarı çıksam olur mu?" diyebildi sadece.
Gecenin Sessizliği
Odaya çıktıklarında İso kapıyı kapatmadı, adeta çarptı. Fadime yatağın kenarına oturdu, Melek Hanım’ın verdiği pembe kumaş parçasını hala elinde tutuyordu.
İso ceketini fırlatıp Fadime’nin tam karşısında durdu. "Mutlu musun?" diye sordu, sesi zehir gibiydi. "Annemi bu yalanın içine bu kadar soktuğun için mutlu musun?"
Fadime ayağa kalktı, gözleri dolu doluydu. "Ben mi soktum İso? Annenin hafızasını ben mi sildim? Ben sadece... o üzülmesin diye susuyorum."
"Susmuyorsun Fadime, rol yapıyorsun!" dedi İso, bir adım daha yaklaşarak. "Aşağıda o kumaşlara bakarken gözlerin parlıyordu. Yoksa gerçekten... benimle bir çocuk hayal edecek kadar ileri mi gittin?"
Fadime elindeki kumaşı İso’nun göğsüne fırlattı. "Hayal etsem ne olur? Sen bana bir yabancı gibi bakarken, ben neyi hayal edebilirim ki? Sen beni affetmedin İso, sen beni cezalandırıyorsun. Annene torun vererek değil, beni bu sessizliğin içinde boğarak cezalandırıyorsun!"
İso, Fadime’nin bu çıkışıyla bir an duraksadı. Aralarındaki mesafe o kadar azdı ki, Fadime’nin hızlanan nefesi İso’nun boynuna çarpıyordu. İso elini kaldırıp Fadime’nin saçlarına doladı, onu kendine doğru sertçe çekti.
"Seni cezalandırmıyorum Fadime," dedi sesi bu sefer hırıltılı bir fısıltıydı. "Seni unutmaya çalışıyorum ama sen... her nefesinde kendini bana hatırlatıyorsun."
İso’nun dudakları Fadime’ninkilere değmek üzereyken aşağıdan Melek Hanım’ın sesi duyuldu:
"Çocuklar! Kapıyı kilitlemeyi unutmayın, cereyan yapıyor!"
İso, alnını Fadime’nin alnına dayayıp acı bir gülüş bıraktı. "Gördün mü? Annem bile bizi bu odadan dışarı çıkarmamaya kararlı. Ama unutma Fadime... Bu odadaki her şey bir zorunluluk, bir kalp meselesi değil."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

445okunma 33beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.