18. bölüm / 30
ZORAKİ GECE/İsfad18. SESSİZ SAVAŞ
Bölümler 30Şu an: 18. SESSİZ SAVAŞ
- 1 1-397 kelime
- 2 2-381 kelime
- 3 3-449 kelime
- 4 4-373 kelime
- 5 5-309 kelime
- 6 6-373 kelime
- 7 7-401 kelime
- 8 8-AKILDA KALICI320 kelime
- 9 9-İSOŞ391 kelime
- 10 10- KISKANÇLIK470 kelime
- 11 11. YARALI KALP388 kelime
- 12 12. BÖLÜM353 kelime
- 13 13. bölüm394 kelime
- 14 14. DALGA GEÇME!!318 kelime
- 15 15.298 kelime
- 16 16.339 kelime
- 17 17. TORUN379 kelime
- 18 18. SESSİZ SAVAŞ397 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 19. AİLE GEMİSİ805 kelime
- 20 20. TORUN HAZIRLIKLARI-GERÇEĞİN VE HAYALİN ARASINDA415 kelime
- 21 21- BENİMLE OYUN MU OYNUYORSUN?1.230 kelime
- 22 22- HİZMETÇİ396 kelime
- 23 23-❤️🩹 SABAH BASKINI~❤️🩹434 kelime
- 24 24- ŞEYTANLA PAZARLIK329 kelime
- 25 25- MÜHÜRLENMİŞ KADER377 kelime
- 26 26-GECE YARISI OPERASYONU: "TURŞULU DONDURMA"429 kelime
- 27 27-BÜYÜK HEYCAN: KIZ MI? ERKEK Mİ?391 kelime
- 28 28- NEHİR GELİYORR363 kelime
- 29 29-408 kelime
- 30 30-FİNAL332 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Melek Hanım’ın hastaneden eve dönüşü büyük bir şölenle olmuştu. Ancak evin içindeki o "sessiz savaş" devam ediyordu. Melek Hanım, akşam yemeğinde sofranın başköşesine oturmuş, bir İso’ya bir de Fadime’ye bakıp manalı manalı gülümsüyordu.
"Eee İsmail," dedi Melek Hanım, tabağına uzanırken. "Selin kızım bugün aradı, sevkiyatlar, işler güçler bitmiş. Artık eve, karına vakit ayırırsın herhalde. Ben odamı alt kata taşıttım, üst kat tamamen sizin. Ses gürültü istemem, sadece bebek müjdesi isterim!"
Fadime elindeki çatalı tabağına düşürdü. İso ise istifini bozmadan suyundan bir yudum aldı.
"Anne," dedi İso, sesi hala mesafeliydi. "Daha yeni iyileştin, bunları düşünüp yorulma."
"Ben torun sevmeden iyileşmem!" diye kestirip attı Melek Hanım. "Bu gece odaya erken çıkın. Hadi bakayım!"
Odanın İçindeki Sessizlik
Üst kata çıktıklarında Fadime kapıyı kapattı ve sırtını ahşap yüzeye yasladı. İso, yatağın kenarına oturmuş, ayakkabılarını çıkarıyordu. Aralarındaki o konuşmama yemini, annesinin baskısıyla delinmek üzereydi.
"İso..." dedi Fadime fısıltıyla. "Annen ciddi. Yarın sabah bile soracak. Ne yapacağız?"
İso ayağa kalktı. Fadime’ye doğru yürüdü. Her adımda Fadime’nin kalbi daha hızlı atmaya başladı. İso tam önünde durduğunda, o tanıdık ama uzak kokusu Fadime’yi sarıp sarmaladı.
"Ne yapmak istiyorsun Fadime?" diye sordu İso. Sesi karanlıktı. "Bana ihanet etmişken, annemin hayatını tehlikeye atmışken... Şimdi onun hayallerini gerçekleştirmemi mi bekliyorsun?"
"Ben sadece seni kurtarmak istedim!" diye savundu kendini Fadime, gözleri dolarak. "Ölecektin İso! Seni kaybetmektense nefretini kazanmayı seçtim."
İso, Fadime’nin çenesini sertçe kavrayıp yüzünü kendine yaklaştırdı. "Beni kaybetmedin Fadime. Ama bende sana dair ne varsa, hepsini o gün o çiftlik evinde bıraktın."
Fadime, İso’nun bu sertliğine rağmen elini onun göğsüne koydu. Kalp atışlarını hissedebiliyordu; hızlı ve düzensizdi. İso da etkileniyordu, ne kadar inkar etse de Fadime’nin dokunuşu onu sarsıyordu.
"Madem öyle," dedi Fadime meydan okurcasına. "Madem bende sana dair bir şey kalmadı... Neden hala beni bu odada tutuyorsun? Neden kapıyı kilitleyip çalışma masanda sabahlıyorsun? Korkuyor musun İso? Bana tekrar yenilmekten mi korkuyorsun?"
İso’nun gözlerindeki o karanlık ilk kez şehvetle karıştı. Fadime’yi belinden kavrayıp kendine öyle bir çekti ki, aralarındaki hava tükendi.
"Sana yenilmem Fadime," diye fısıldadı İso dudağına milimler kala. "Ben sadece... senin vicdan azabında boğulmanı bekliyorum."
Tam o sırada kapı hafifçe tıklandı. Melek Hanım dışarıdan seslendi:
"Işıkları hala kapatmadınız mı çocuklar? Hadi, geç kalmayın!"
İso ve Fadime birbirine bakakaldı. İso sinirle bir gülüş savurdu. Fadime’yi bırakmadan yatağa doğru yöneldi.
"Oyun istiyorsan Fadime," dedi İso onu yatağa yatırırken. "Oyunun kurallarını ben koyarım. Annem torun mu istiyor? O zaman bu geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Hazır mısın?"
Bölüm etkileşimi
