9. bölüm · Zihnimdeki Katil

BÖLÜM 9: Maskelerin Arkasındaki Yangın

Dre Yko

Bölümler
1 BÖLÜM 1: Kan Lekeli Taç 2 BÖLÜM 2: Choi Tarzı Kurtarma Operasyonu 3 BÖLÜM 3: Şüphe Tohumları 4 BÖLÜM 4: İki Ateş Arasında 5 BÖLÜM 5: Okul Koridorunda Kanlı Düello 6 BÖLÜM 6: Büyük Kaçış ve Choi'nin Cezası 7 BÖLÜM 7: Telefon Baskını ve Sinsi Mesajlar 8 BÖLÜM 8: Parktaki Hesaplaşma 9 BÖLÜM 9: Maskelerin Arkasındaki Yangın 10 BÖLÜM 10: Kırık Maskeler ve Sessiz Çığlıklar 11 BÖLÜM 11: Zoraki Kurtarıcı 12 BÖLÜM 12: Koruyucu Kanatlar 13 BÖLÜM 13: Duvar Arkasındaki Gerilim 14 BÖLÜM 14: Karizmanın Çöküşü 15 BÖLÜM 15: Gölgelerin Arasındaki Bıçak 16 BÖLÜM 16: Kanlı Göğüs ve İnatçı Kalpler 17 BÖLÜM 17: Yakın Tehdit, Uzak Kalpler 18 BÖLÜM 18: Kuklacının Gölgesi 19 BÖLÜM 19: Kütüphanede Kaos ve Kırılan Kemikler 20 BÖLÜM 20: Kanlı Gömlek ve Sessiz İhbar 21 BÖLÜM 21: Karanlıktan Kaçış 22 BÖLÜM 22: Ölüm Tarihi Şifresi 23 BÖLÜM 23: Kararsız ve Çaresiz 24 BÖLÜM 24: Fedakarlık ve Ölümcül Oyun 25 BÖLÜM 25: Kanlı İtiraf 26 BÖLÜM 26: Ruhun Karanlık Odası 27 BÖLÜM 27: Kayıp İzler ve Kışkırtma 28 BÖLÜM 28: Kırılan Zincirler ve Kanlı Yumruklar 29 BÖLÜM 29: Komik Kahraman ve Demir Topuk 30 BÖLÜM 30: Zehirli Şüphe ve Karanlık Yol 31 BÖLÜM 31: Zoraki Veda 32 BÖLÜM 32: Şüphenin Üç Rengi 33 BÖLÜM 33: İhanetin Sessizliği 34 BÖLÜM 34: Uyanış ve Adalet 35 BÖLÜM 35: Zoraki Misafir ve Çilekli Süt 36 BÖLÜM 36: Yarım Kalan Nefes ve Acı Gerçek 37 BÖLÜM 37: Gölgelerin Dansı 38 BÖLÜM 38: Geçmişin Prangaları 39 BÖLÜM 39: Prangaların Kırılışı 40 BÖLÜM 40: Akıntı ve İttifak 41 BÖLÜM 41: Kapkara Suların Altındaki Nefes 42 BÖLÜM 42: Yarım Kalan Gece ve Sabah Güneşi 43 BÖLÜM 43: Sabah Şoku ve Kaçak Kraliçe 44 BÖLÜM 44: Duvarların Arkasındaki Canavarlar 45 BÖLÜM 45: Balkondan Aşağı ve Kan Kırmızısı Mermi 46 BÖLÜM 46: Çarpışma ve Karanlık Tutsaklık 47 BÖLÜM 47: Çaresizliğin Kıyısı 48 BÖLÜM 48: Kırık Urganlar ve Gözyaşı 49 BÖLÜM 49: Mahşer Yeri ve Durmuş Bir Kalp 50 BÖLÜM 50: Yalanın Gölgesinde Yas 51 BÖLÜM 51: Ölümün Kıyısında Bir Çığlık 52 BÖLÜM 52: Gerçeğin Öpücüğü 53 BÖLÜM 53: Maskelerin Ardındaki Şeytan 54 BÖLÜM 54 (FİNAL): Karanlıktan Sonra Doğan Güneş

Kang’ın elindeki fenerin çiğ ışığı, çardağın altındaki üç yüzü de aydınlatıyordu. Kang, sanki orada bir araba dolusu gerilim yokmuş gibi, elleri montunun cebinde, yüzünde tek bir kas bile oynamadan duruyordu. Bakışları o kadar ifadesizdi ki, Shin onun bir insan mı yoksa taştan bir heykel mi olduğunu bazen ayırt edemiyordu.
Choi, Shin’in önünü kapatacak şekilde bir adım öne çıktı. Çekik gözlerini kısıp dudağının kenarındaki kanı silerken hafifçe sırıttı. "Gece yürüyüşleri için yanlış bir rota seçmişsin Joon. Malum, buranın havası senin o hassas ciğerlerine biraz ağır gelebilir."
Kang feneri yavaşça Choi'nin yüzüne sabitledi. Sesi her zamanki gibi pürüzsüz ve ruhsuzdu: "Benim ciğerlerim sağlam Choi. Ama senin arkanda sakladığın Do-hee’nin hafızası o kadar sağlam mı, ondan emin değilim."
Shin, siyah saçlarının arkasından Kang’a baktı. "Ne demek istiyorsun?"
Yoon yerdeki çamurlu üstünü silkeleyerek ayağa kalktı ve şeytani bir gülüşle araya girdi: "Ah... Tabii ya. Shin hiçbir şey hatırlamıyor, değil mi Kang? Çünkü o her zaman 'masum' olan küçük bir kurban."
Herkes cinayet dosyasının peşindeyken, Kang yavaşça cebinden eski, kenarları yanmış bir fotoğraf çıkardı. Fenerin ışığının altına tuttu. Fotoğrafta üç yıl öncesine ait, alevler içinde yanan lüks bir villa vardı.
"Herkes Baek’in ölümüne odaklanmış durumda," dedi Kang, gözlerini Shin’in şokla açılan gözlerine dikerek. "Çünkü hiçbiriniz üç yıl önceki o büyük yetimhane yangınını hatırlamak istemiyorsunuz. Choi'nin ailesinin sahibi olduğu ve bir gecede küle dönen o yetimhaneyi."
Shin’in başı aniden dönmeye başladı. Zihninde acı verici bir görüntü parladı: İtfaiye sirenleri, dumanlar ve ağlayan çocuklar...
Kang konuşmaya devam etti, sesi adeta bir yargıç gibi soğuk ve kesgindi: "O yangında üç çocuk içeride kilitli kaldı. Biri Baek’ti. Biri bendim. Diğeri ise... Yoon’du. Biz o cehennemden Choi’nin babasının adamları sayesinde değil, içeriden kapıyı açan biri sayesinde kurtulduk. Ve o yangını çıkaran, polisin raporlarına 'kaza' diye geçen sabotajın arkasındaki asıl isim..."
Choi aniden Kang’ın üzerine yürüdü, yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuştu. "Kapa çeneni Kang Joon! O konuyu açmaya cüret bile etme!"
"Neden?" dedi Kang, bir santim bile geri adım atmadan. "Do-hee'den neyi saklıyorsun? O yangının çıktığı gece, yetimhanenin deposunda elinde çakmakla yakalanan ve Choi’nin ailesi tarafından adı kayıtlardan silinen o küçük kızın aslında kim olduğunu mu?"
Kang elindeki feneri bu kez doğrudan Shin’in yüzüne çevirdi.
"O yangını çıkaran sendin Do-hee. Üç yıl önce bizim hayatımızı mahveden, Baek’in canını kurtarmak için yıllarca psikolojik tedavi görmesine sebep olan asıl suçlu sensin. Baek senin kim olduğunu hatırladığı ve bunu bir dosyaya dönüştürdüğü için öldü. Choi seni masum olduğun için değil... Kendi ailesinin o yangındaki parmağını gizlemek ve seni susturmak için koruyor."
Shin sarsılarak geriye doğru gitti. Siyah saçları yüzünü tamamen kapattı. Zihninin derinliklerindeki o kilitli kapı bir anda kırılmıştı. Çakmak sesleri, alevler... Kang yalan söylemiyordu. Shin, okuldaki herkesten şüphelenirken, aslında tüm bu felaketin fitilini yıllar önce ateşleyen kişinin bizzat kendisi olduğu gerçeğiyle yüzleşmişti.
Choi, Shin’in titreyen omuzlarını tuttu, çekik gözlerinde bu kez saf bir çaresizlik vardı. "Do-hee, dinleme onu! O sadece senin kafanı karıştırmaya çalışıyor!"
Ama Shin, Choi’nin ellerini yavaşça üzerinden itti. Parkta, o karanlık ağaçların arasında herkes birbirine bakarken, en büyük düşmanın aslında aynadaki yansıması olduğunu fark etmişti.