16. bölüm · Zihnimdeki Katil

BÖLÜM 16: Kanlı Göğüs ve İnatçı Kalpler

Dre Yko

Bölümler
1 BÖLÜM 1: Kan Lekeli Taç 2 BÖLÜM 2: Choi Tarzı Kurtarma Operasyonu 3 BÖLÜM 3: Şüphe Tohumları 4 BÖLÜM 4: İki Ateş Arasında 5 BÖLÜM 5: Okul Koridorunda Kanlı Düello 6 BÖLÜM 6: Büyük Kaçış ve Choi'nin Cezası 7 BÖLÜM 7: Telefon Baskını ve Sinsi Mesajlar 8 BÖLÜM 8: Parktaki Hesaplaşma 9 BÖLÜM 9: Maskelerin Arkasındaki Yangın 10 BÖLÜM 10: Kırık Maskeler ve Sessiz Çığlıklar 11 BÖLÜM 11: Zoraki Kurtarıcı 12 BÖLÜM 12: Koruyucu Kanatlar 13 BÖLÜM 13: Duvar Arkasındaki Gerilim 14 BÖLÜM 14: Karizmanın Çöküşü 15 BÖLÜM 15: Gölgelerin Arasındaki Bıçak 16 BÖLÜM 16: Kanlı Göğüs ve İnatçı Kalpler 17 BÖLÜM 17: Yakın Tehdit, Uzak Kalpler 18 BÖLÜM 18: Kuklacının Gölgesi 19 BÖLÜM 19: Kütüphanede Kaos ve Kırılan Kemikler 20 BÖLÜM 20: Kanlı Gömlek ve Sessiz İhbar 21 BÖLÜM 21: Karanlıktan Kaçış 22 BÖLÜM 22: Ölüm Tarihi Şifresi 23 BÖLÜM 23: Kararsız ve Çaresiz 24 BÖLÜM 24: Fedakarlık ve Ölümcül Oyun 25 BÖLÜM 25: Kanlı İtiraf 26 BÖLÜM 26: Ruhun Karanlık Odası 27 BÖLÜM 27: Kayıp İzler ve Kışkırtma 28 BÖLÜM 28: Kırılan Zincirler ve Kanlı Yumruklar 29 BÖLÜM 29: Komik Kahraman ve Demir Topuk 30 BÖLÜM 30: Zehirli Şüphe ve Karanlık Yol 31 BÖLÜM 31: Zoraki Veda 32 BÖLÜM 32: Şüphenin Üç Rengi 33 BÖLÜM 33: İhanetin Sessizliği 34 BÖLÜM 34: Uyanış ve Adalet 35 BÖLÜM 35: Zoraki Misafir ve Çilekli Süt 36 BÖLÜM 36: Yarım Kalan Nefes ve Acı Gerçek 37 BÖLÜM 37: Gölgelerin Dansı 38 BÖLÜM 38: Geçmişin Prangaları 39 BÖLÜM 39: Prangaların Kırılışı 40 BÖLÜM 40: Akıntı ve İttifak 41 BÖLÜM 41: Kapkara Suların Altındaki Nefes 42 BÖLÜM 42: Yarım Kalan Gece ve Sabah Güneşi 43 BÖLÜM 43: Sabah Şoku ve Kaçak Kraliçe 44 BÖLÜM 44: Duvarların Arkasındaki Canavarlar 45 BÖLÜM 45: Balkondan Aşağı ve Kan Kırmızısı Mermi 46 BÖLÜM 46: Çarpışma ve Karanlık Tutsaklık 47 BÖLÜM 47: Çaresizliğin Kıyısı 48 BÖLÜM 48: Kırık Urganlar ve Gözyaşı 49 BÖLÜM 49: Mahşer Yeri ve Durmuş Bir Kalp 50 BÖLÜM 50: Yalanın Gölgesinde Yas 51 BÖLÜM 51: Ölümün Kıyısında Bir Çığlık 52 BÖLÜM 52: Gerçeğin Öpücüğü 53 BÖLÜM 53: Maskelerin Ardındaki Şeytan 54 BÖLÜM 54 (FİNAL): Karanlıktan Sonra Doğan Güneş

Kütüphanenin loş havasında kesif bir kan kokusu yayılıyordu. Kapüşonlu figürün karanlık koridorlarda kayboluşunu izleyen Choi, öfkeyle soluyarak yerinden doğruldu. "Onu yakalamam lazım, bırak beni Shin!" diyerek sendeleyerek kapıya doğru bir adım attı.
Ancak Shin’in hamlesi onu olduğu yerde dondurdu.
Shin, hızla Choi’nin kan sızan bileğini değil, sağlam olan elini yakaladı. Parmakları, Choi’nin parmaklarının arasına kenetlendi. Gözleri dolmuştu, sesi titriyordu ama oldukça kararlıydı. "Gitme..." dedi Shin, neredeyse bir fısıltıyla. "O bıçak... Az kalsın sana saplanıyordu. Lütfen, gitme."
Choi duraksadı. Shin’in elinin sıcaklığı, kolundaki acıyı bir anlığına unutturdu. Çekik gözleri yumuşadı, o sert ve serseri ifadesi Shin’in yüzündeki endişeyi görünce yerini şaşkınlığa bıraktı.Choi’yi kütüphanenin masasına oturttu. Shin, elleri titreyerek kütüphanenin acil durum çantasını açtı. Dezenfektanı çıkarıp pamuğa döktü. Choi’nin yırtılan gömleğinin altındaki derin kesiğe pansuman yapmaya başladı.
Choi, kolundaki acıya rağmen o meşhur alaycı gülümsemesini takındı. "Biliyor musun, Do-hee? Genelde kızlar bana pansuman yaparken bayılacak gibi olurlar ama sen resmen cerrah gibi davranıyorsun. Bu kadar soğukkanlı olman beni korkutmalı mı, yoksa daha mı çok hoşuma gitmeli?"
Shin, kaşlarını çatarak onun kolunu daha sıkı sardı. "Susar mısın? Az kalsın ölüyordun ve sen hala dalga geçiyorsun!"
Choi, boşta kalan eliyle Shin’in çenesini hafifçe tuttu, yüzünü kendine doğru çevirdi. Gözleri doğrudan Shin’in gözlerine kilitlendi. "Ölmemi istemiyor musun yoksa? Bu, hayatını kurtaran adam için oldukça cesurca bir itiraf. Yoksa... benden hoşlanmaya mı başladın küçük dedektif?"
Shin, elindeki sargı bezini Choi’nin koluna biraz sertçe düğümledi. "Sadece borcumu ödüyorum, Choi! Hayatımı kurtardığın için teşekkürü borçluyum, hepsi bu."
Choi acıyla yüzünü buruşturdu ama gülümsemesi silinmedi. "Ah! Tamam,tamam... Kalbimi değil, kolumu tamir ediyorsun. Ama unutma, ben seni sadece bir kere kurtarmadım. Bu, aramızdaki skoru 2-0 yapıyor. Artık hayatın tamamen bana ait."
Shin, Choi’nin kolunu sardıktan sonra masanın üzerine baktı. Kapüşonlu kişi kaçarken bir şeyi düşürmüştü.
Shin, eline küçük, siyah bir cisim aldı. Bu bir okulun kütüphane giriş kartıydı ama üzerinde isim yazmıyordu; sadece "Y.R" harfleri kazınmıştı.
Choi, kartı Shin’in elinden aldı. Gözleri kısıldı. "Y.R mi? Bu Yoon Ye-rin’in baş harfleri olmasın? Yoksa bizim sinsi kız, katil kılığında senin canını mı almaya çalıştı?"
Tam o sırada, kütüphanenin kapısı sertçe açıldı. Kang Joon içeri girdi. Elinde okulun güvenlik kamerası kayıtlarını gösteren bir tablet vardı. "İkiniz de yanılıyorsunuz," dedi Kang, sesi her zamanki gibi buz gibiydi. "Güvenlik kayıtlarını sildim ama kapüşonlunun bıraktığı bir izi yakaladım. O bıçaktaki kan... kütüphanedeki o katilin kanı değil. O kan, dün gece ölen Baek'in kanı. Biri, onun kanını bir şişede saklayıp size gözdağı vermek için kullanmış."
Choi ve Shin birbirlerine baktılar. Bu, katilin sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da onlarla oynadığı anlamına geliyordu.