19. bölüm · Zihnimdeki Katil

BÖLÜM 19: Kütüphanede Kaos ve Kırılan Kemikler

Dre Yko

Bölümler
1 BÖLÜM 1: Kan Lekeli Taç 2 BÖLÜM 2: Choi Tarzı Kurtarma Operasyonu 3 BÖLÜM 3: Şüphe Tohumları 4 BÖLÜM 4: İki Ateş Arasında 5 BÖLÜM 5: Okul Koridorunda Kanlı Düello 6 BÖLÜM 6: Büyük Kaçış ve Choi'nin Cezası 7 BÖLÜM 7: Telefon Baskını ve Sinsi Mesajlar 8 BÖLÜM 8: Parktaki Hesaplaşma 9 BÖLÜM 9: Maskelerin Arkasındaki Yangın 10 BÖLÜM 10: Kırık Maskeler ve Sessiz Çığlıklar 11 BÖLÜM 11: Zoraki Kurtarıcı 12 BÖLÜM 12: Koruyucu Kanatlar 13 BÖLÜM 13: Duvar Arkasındaki Gerilim 14 BÖLÜM 14: Karizmanın Çöküşü 15 BÖLÜM 15: Gölgelerin Arasındaki Bıçak 16 BÖLÜM 16: Kanlı Göğüs ve İnatçı Kalpler 17 BÖLÜM 17: Yakın Tehdit, Uzak Kalpler 18 BÖLÜM 18: Kuklacının Gölgesi 19 BÖLÜM 19: Kütüphanede Kaos ve Kırılan Kemikler 20 BÖLÜM 20: Kanlı Gömlek ve Sessiz İhbar 21 BÖLÜM 21: Karanlıktan Kaçış 22 BÖLÜM 22: Ölüm Tarihi Şifresi 23 BÖLÜM 23: Kararsız ve Çaresiz 24 BÖLÜM 24: Fedakarlık ve Ölümcül Oyun 25 BÖLÜM 25: Kanlı İtiraf 26 BÖLÜM 26: Ruhun Karanlık Odası 27 BÖLÜM 27: Kayıp İzler ve Kışkırtma 28 BÖLÜM 28: Kırılan Zincirler ve Kanlı Yumruklar 29 BÖLÜM 29: Komik Kahraman ve Demir Topuk 30 BÖLÜM 30: Zehirli Şüphe ve Karanlık Yol 31 BÖLÜM 31: Zoraki Veda 32 BÖLÜM 32: Şüphenin Üç Rengi 33 BÖLÜM 33: İhanetin Sessizliği 34 BÖLÜM 34: Uyanış ve Adalet 35 BÖLÜM 35: Zoraki Misafir ve Çilekli Süt 36 BÖLÜM 36: Yarım Kalan Nefes ve Acı Gerçek 37 BÖLÜM 37: Gölgelerin Dansı 38 BÖLÜM 38: Geçmişin Prangaları 39 BÖLÜM 39: Prangaların Kırılışı 40 BÖLÜM 40: Akıntı ve İttifak 41 BÖLÜM 41: Kapkara Suların Altındaki Nefes 42 BÖLÜM 42: Yarım Kalan Gece ve Sabah Güneşi 43 BÖLÜM 43: Sabah Şoku ve Kaçak Kraliçe 44 BÖLÜM 44: Duvarların Arkasındaki Canavarlar 45 BÖLÜM 45: Balkondan Aşağı ve Kan Kırmızısı Mermi 46 BÖLÜM 46: Çarpışma ve Karanlık Tutsaklık 47 BÖLÜM 47: Çaresizliğin Kıyısı 48 BÖLÜM 48: Kırık Urganlar ve Gözyaşı 49 BÖLÜM 49: Mahşer Yeri ve Durmuş Bir Kalp 50 BÖLÜM 50: Yalanın Gölgesinde Yas 51 BÖLÜM 51: Ölümün Kıyısında Bir Çığlık 52 BÖLÜM 52: Gerçeğin Öpücüğü 53 BÖLÜM 53: Maskelerin Ardındaki Şeytan 54 BÖLÜM 54 (FİNAL): Karanlıktan Sonra Doğan Güneş

Kang’ın o buz gibi, kibirli bir şekilde 3 yıl önceki yangından bahsetmesi, Choi Hyun-woo’nun sigortalarını tamamen attırdı. Esmer yüzündeki serseri gülüş anında tersine döndü, çekik gözleri öfkeden delirecek gibi parladı.
"Sen harbi kaşınıyorsun Joon!" diye kükredi Choi.
O an, kütüphane masasındaki kalın, ansiklopedi gibi devasa bir kitabı kaptığı gibi fırlattı! Kitap havada dönerek doğrudan Kang'ın elindeki fenere çarptı ve fener yere düşüp kırıldı. Ortam iyice loşlaşırken, Choi bir anda "Huhuu!" diye bağırarak masanın üzerinden uçtu ve doğrudan Kang’ın üzerine atladı!
İkisi birden kütüphanenin ahşap zeminine yuvarlandılar. Choi, Kang’ın üzerine çıkmış, yumruğunu havaya kaldırmıştı. O an öyle vahşi, öyle gözü dönmüş görünüyordu ki, o her zaman ruhsuz ve ifadesiz olan Kang’ın gözlerinde ilk defa saf bir korku belirdi. Kang, darbenin geleceğini sanarak gözlerini sıkıca kapattı ve gardını aldı.
Ama Choi, yumruğunu tam suratına indirmek yerine son salisede durdurdu. Kang’ın o korkmuş halini görünce alaycı bir şekilde sırıttı, elini hızla indirip Kang’ın alnına sert bir fiske vurdu.
"Oğlum sen harbi salaksin ya! Korktun değil mi?" diye kahkaha attı Choi. "Ben senin o pahalı suratını dağıtır mıyım hiç?"
Ancak Kang Joon, bu aşağılamayı kaldıracak biri değildi. Choi’nin dikkatsizliğinden ve alaycı tavrından faydalanarak, sol cebindeki sert metal tükenmez kalemi hızla çıkardı. Gözünü bile kırpmadan, kalemin sivri ucunu Choi’nin kütüphanede bıçaklanan ve sargılı olan yaralı koluna var gücüyle sapladı!
"AAAHH!"
Choi, yarasının üzerine binen o ani ve korkunç acıyla inleyerek geriye doğru sendeledi. Kolundaki sargı bezinden anında taze kanlar sızmaya başladı.
Kang, hemen yerinden doğrulup üstünü düzeltmeye çalışırken, Choi kolunu tutarak ayağa kalktı. Çekik gözleri bu kez tamamen siyaha dönmüştü. Yüzündeki o dalgacı çocuk saniyeler içinde öldü. Sesi, kütüphanenin duvarlarında yankılanan bir ölüm fermanı gibiydi:
"İşte şimdi gerçekten kızdım..."
Choi, kolunun acısını tamamen yok sayarak ileri atıldı. Kang daha gardını bile alamadan, Choi onun kalemi tutan sağ elini havada yakaladı. Korkunç bir güçle Kang'ın elini geriye doğru kıvırdı ve tam o esnada kendi sert yumruğunu Kang'ın el parmaklarının üzerine indirdi!
ÇAAATT!
Kütüphanenin sessizliğinde kemik kırılma sesi yankılandı. Kang, acı içinde inleyerek dizlerinin üzerine çöktü; sağ elinin işaret parmağı korkunç bir acıyla kırılmıştı.İki çocuk yerde acı ve öfkeyle birbirini paralarken, Shin Do-hee bu anı bekliyordu. Siyah saçları yüzünün önüne dökülürken, Kang’ın yere düşerken elinden kaçırdığı ve masanın altına doğru yuvarlanan o kırmızı dosyayı gördü.
Shin, bir kaplan gibi ileri atıldı. Yerdeki kavgaya hiç bulaşmadan, masanın altına uzandı ve o uğruna canlarını tehlikeye attıkları "BAEK AH-RIN - ŞANTAJ KAYITLARI" yazılı dosyayı iki eliyle birden sımsıkı kapıp göğsüne bastırdı! Dosya artık ondaydı!
Shin, dosyayı alıp ayağa kalktığında, kütüphanenin kapısında başka bir gölge belirdi. Okulun koridorlarından gelen o ağır ayak sesleri buraya doğru yaklaşıyordu. Kang’ın bahsettiği o polisler kütüphaneye girmek üzereydi!