4. bölüm · Zihnimdeki Katil
BÖLÜM 4: İki Ateş Arasında
Shin, çantasından çıkan o tehdit notunu ve Kang’ın söylediklerini düşündükçe delirmek üzereydi. Kime güvenecekti? Kendisini polisin elinden alan o karizmatik ve eğlenceli Choi’ye mi, yoksa her haliyle tehlike saçan ama acımasızca mantıklı konuşan Kang’a mı?
Gerçeği öğrenmenin tek bir yolu vardı: Kang ile teke tek yüzleşmek.
Okulun Eski Deposu - Kang ile Yüzleşme
Shin, okul çıkışı Kang’ı eski spor malzemelerinin tutulduğu loş depoya kadar takip etti. Kapıyı aralayıp içeri girdiğinde, Kang arkası dönük bir şekilde duruyordu. Adım sesini duymuştu.
"Seni buraya getiren şey merakın mı, yoksa ölüm korkun mu Do-hee?" dedi Kang. Sesi her zamanki gibi pürüzsüz, soğuk ve mesafeliydi. Yavaşça döndü, gözlerini Shin’e dikti.
"Dün ne demek istedin?" diye sordu Shin, sesinin titrememesi için dişlerini sıkarak. "Baek’in ölmeden önce Choi’yi aradığını nereden biliyorsun?"
Kang, deponun tozlu masasına kalçasını yasladı, kollarını göğsünde birleştirdi. O kadar sakin ve mantıklı konuşuyordu ki insan ister istemez ona inanmak istiyordu:
"Basit bir mantık, Do-hee. Baek okulun kraliçesiydi ama Choi’nin ailesinin gücü karşısında hiçbir şeydi. Baek son zamanlarda birinden şantaj mesajları alıyordu. Öldüğü gece, kütüphaneye girmeden hemen önce Choi’yi aradı çünkü şantajcının o olduğunu düşünüyordu. Choi’nin polise verdiği o kamera kaydını hatırla... Neden o kayıt polisin eline geçmeden önce Choi’nin kişisel server'ındaydı? Çünkü Choi o gece kütüphanenin etrafında ne olup bittiğini herkesten önce kontrol etmek zorundaydı. Seni kurtarması bir kahramanlık hikayesi değil Do-hee, suçu benim üzerime yıkıp kendisini aklamak için mükemmel bir hamleydi. Katil, kurbanını her zaman en yakından izler."
Shin’in kafası karmakarışık olmuştu. Kang’ın dedikleri o kadar mantıklıydı ki... Kang bir adım öne çıktı, Shin’e doğru eğildi: "Şimdi git ve o her zaman gülen çocuğa sor bakalım; o gece neden Baek'in aramalarına cevap vermiş?"
Shin, okul çıkışında Choi’nin o parlak, lüks arabasına bindiğinde hala deponun soğukluğunu hissediyordu. Choi direksiyonda her zamanki gibi havalı ve neşeliydi. Dikiz aynasından saçlarını düzeltip Shin’e döndü:
"Ee, benim küçük dedektifim? Bugün yüzün bir hayli solgun. Yoksa o buz dolabı Kang yine mi canını sıktı? Söyle, gidip onun o asık suratını biraz daha esneteyim."
Shin, derin bir nefes aldı ve doğrudan konuya girdi: "Baek öldüğü gece seni aramış, Choi. Neden?"
Arabadaki o neşeli hava saliseler içinde yok oldu. Choi arabayı kenara çekti, motoru durdurdu. Yüzündeki o komik çocuk gitti, yerine acayip karizmatik ama bir o kadar da ciddi bir adam geldi. Direksiyona vuran parmaklarını sabitleyip Shin’e baktı. Bakışları o kadar net ve dürüsttü ki, Shin ne yapacağını şaşırdı.
"Sana yalan söylemeyeceğim Do-hee," dedi Choi, sesi derin ve etkileyiciydi. "Evet, Baek beni aradı. Çünkü o aptal kız, Kang’ın onun hakkında topladığı karanlık dosyaları benim sızdırdığımı sanıyordu. Kang Joon, dışarıdan o sessiz, kendi halindeki çocuk gibi görünür ama okuldaki herkesin bir açığını bulup onları parmağında oynatır. Baek o gece kütüphaneye Kang ile buluşmaya gitti, benimle değil! Ben o aramayı aldıktan sonra ters giden bir şeyler olduğunu anlayıp okula döndüm. Geldiğimde her şey bitmişti, Kang odadan çıkıyordu ve sen de oradaydın. Eğer o kamera kaydıyla oynamasaydım, Kang suçu saniyeler içinde senin üzerine yıkacaktı. Kang o kadar zeki bir psikopat ki Do-hee, seni benden uzaklaştırmak için benim ismimi kullanıyor. Çünkü eğer bana güvenmeyi bırakırsan, seni o koridorda tek başına avlaması çok daha kolay olacak."
Choi, yavaşça elini uzatıp Shin’in yanağına düşen bir saç telini geriye doğru itti. Dokunuşu sıcacıktı ama sözleri buz gibiydi: "Şimdi karar ver. Seni korumak için polisle oynayan bana mı inanacaksın, yoksa cinayet mahallinde elini kolunu sallayarak gezen o gölgeye mi?"
Shin odasına döndüğünde yatağına uzandı ve tavanı izledi. İkisi de o kadar mantıklı, o kadar kusursuz konuşmuştu ki... Biri suçluydu ya da ikisi birden bu oyunun içindeydi.Tam o sırada telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi. Mesajda sadece bir fotoğraf vardı. Fotoğraf, Yoon’un dün gece okulun arkasında Kang ile gizlice konuşurken çekilmiş bir görüntüsüydü. Altında ise şu yazıyordu:
"Herkes erkeklere bakarken, arkandaki yılanı kaçırıyorsun Shin."
