5. bölüm · Zihnimdeki Katil

BÖLÜM 5: Okul Koridorunda Kanlı Düello

Dre Yko

Bölümler
1 BÖLÜM 1: Kan Lekeli Taç 2 BÖLÜM 2: Choi Tarzı Kurtarma Operasyonu 3 BÖLÜM 3: Şüphe Tohumları 4 BÖLÜM 4: İki Ateş Arasında 5 BÖLÜM 5: Okul Koridorunda Kanlı Düello 6 BÖLÜM 6: Büyük Kaçış ve Choi'nin Cezası 7 BÖLÜM 7: Telefon Baskını ve Sinsi Mesajlar 8 BÖLÜM 8: Parktaki Hesaplaşma 9 BÖLÜM 9: Maskelerin Arkasındaki Yangın 10 BÖLÜM 10: Kırık Maskeler ve Sessiz Çığlıklar 11 BÖLÜM 11: Zoraki Kurtarıcı 12 BÖLÜM 12: Koruyucu Kanatlar 13 BÖLÜM 13: Duvar Arkasındaki Gerilim 14 BÖLÜM 14: Karizmanın Çöküşü 15 BÖLÜM 15: Gölgelerin Arasındaki Bıçak 16 BÖLÜM 16: Kanlı Göğüs ve İnatçı Kalpler 17 BÖLÜM 17: Yakın Tehdit, Uzak Kalpler 18 BÖLÜM 18: Kuklacının Gölgesi 19 BÖLÜM 19: Kütüphanede Kaos ve Kırılan Kemikler 20 BÖLÜM 20: Kanlı Gömlek ve Sessiz İhbar 21 BÖLÜM 21: Karanlıktan Kaçış 22 BÖLÜM 22: Ölüm Tarihi Şifresi 23 BÖLÜM 23: Kararsız ve Çaresiz 24 BÖLÜM 24: Fedakarlık ve Ölümcül Oyun 25 BÖLÜM 25: Kanlı İtiraf 26 BÖLÜM 26: Ruhun Karanlık Odası 27 BÖLÜM 27: Kayıp İzler ve Kışkırtma 28 BÖLÜM 28: Kırılan Zincirler ve Kanlı Yumruklar 29 BÖLÜM 29: Komik Kahraman ve Demir Topuk 30 BÖLÜM 30: Zehirli Şüphe ve Karanlık Yol 31 BÖLÜM 31: Zoraki Veda 32 BÖLÜM 32: Şüphenin Üç Rengi 33 BÖLÜM 33: İhanetin Sessizliği 34 BÖLÜM 34: Uyanış ve Adalet 35 BÖLÜM 35: Zoraki Misafir ve Çilekli Süt 36 BÖLÜM 36: Yarım Kalan Nefes ve Acı Gerçek 37 BÖLÜM 37: Gölgelerin Dansı 38 BÖLÜM 38: Geçmişin Prangaları 39 BÖLÜM 39: Prangaların Kırılışı 40 BÖLÜM 40: Akıntı ve İttifak 41 BÖLÜM 41: Kapkara Suların Altındaki Nefes 42 BÖLÜM 42: Yarım Kalan Gece ve Sabah Güneşi 43 BÖLÜM 43: Sabah Şoku ve Kaçak Kraliçe 44 BÖLÜM 44: Duvarların Arkasındaki Canavarlar 45 BÖLÜM 45: Balkondan Aşağı ve Kan Kırmızısı Mermi 46 BÖLÜM 46: Çarpışma ve Karanlık Tutsaklık 47 BÖLÜM 47: Çaresizliğin Kıyısı 48 BÖLÜM 48: Kırık Urganlar ve Gözyaşı 49 BÖLÜM 49: Mahşer Yeri ve Durmuş Bir Kalp 50 BÖLÜM 50: Yalanın Gölgesinde Yas 51 BÖLÜM 51: Ölümün Kıyısında Bir Çığlık 52 BÖLÜM 52: Gerçeğin Öpücüğü 53 BÖLÜM 53: Maskelerin Ardındaki Şeytan 54 BÖLÜM 54 (FİNAL): Karanlıktan Sonra Doğan Güneş

Ertesi gün Shinil Lisesi’nin koridorlarındaki hava, fırtına öncesi sessizlik gibi ağırdı. Shin, o gece aldığı gizemli mesajın etkisinden çıkamamıştı. Siyah saçlarını omuzlarından geriye doğru savurarak koridorda yürürken, gözleri ister istemez etraftaki şüphelileri arıyordu.
Tam okulun ana koridorundaki kilitli dolapların önüne gelmişti ki, arkasından gelen o sert sesle irkildi.
"Bana bak, buz dolabı. Dün Do-hee’nin kafasını saçma sapan yalanlarınla bulandırmışsın," dedi Choi.
Shin hızla arkasına döndü. Choi, o esmer teni ve çekik gözleriyle her zamanki gibi okul ceketini tek omzuna atmış, sinirden gözleri kararmış bir şekilde Kang’ın karşısına dikilmişti. Ama bu sefer yüzünde o bildiğimiz alaycı, komik gülümsemeden eser yoktu. Tam tersi, inanılmaz tehlikeli görünüyordu.
Kang ise dolabına kitaplarını yerleştirirken arkasını bile dönmedi. "Yalan söylemedim, Choi. Sadece gerçekleri görmesini sağladım. Tabii bu senin o parlak maskeni düşürdüyse, o benim sorunum değil."
"Sana maskenin ne olduğunu şimdi göstereceğim!"Choi daha lafını bitirmeden, Kang’ın yakasından tuttuğu gibi onu sertçe demir dolaplara fırlattı! Büyük bir gürültü koridorda yankılanırken, etraftaki öğrenciler çığlık atarak geri çekildi. Shin donakalmıştı.
Kang, sırtına gelen darbeye rağmen yüzündeki o buz gibi ifadeyi bozmadı. Hızla toparlanıp Choi’nin suratına mükemmel bir sağ kroşe indirdi! Choi’nin başı yana savruldu, dudağının kenarından anında sızan kırmızı kan, esmer teninde korkunç ama bir o kadar da vahşi bir karizma katmıştı. Choi, başparmağıyla dudağındaki kanı sildi, çekik gözlerini kısarak Kang’a baktı ve delice bir kahkaha attı.
"İşte şimdi eğlence başlıyor!" diyerek Kang’ın üzerine atıldı.
İki çocuk koridorun ortasında, dolapları devire devire, yumruk yumruğa birbirine girdi. Tam bir vahşet sahnesiydi; Choi’nin o seri, öfkeli hamlelerine karşı Kang’ın o soğukkanlı ve acımasız savunması koridoru yıkıyordu.
Shin, "Durun! Yapmayın!" diye bağırarak ileri atılmak istedi ama tam o sırada kalabalığın arasından sıyrılan Yoon, hızla Shin’in yanına geldi ve onun kolunu sıkıca kavradı. Yoon’un gözleri fal taşı gibi açılmıştı ama yüzünde garip, korkunç bir haz vardı.
"Shin, sakın araya girme!" diye fısıldadı Yoon, sesi titriyordu ama bu korkudan değil, heyecandandı. "Bırak birbirlerini öldürsünler. Görmüyor musun, ikisi de Baek’in katili! Birbirlerini yok ederlerse biz kurtuluruz!"
Shin, Yoon’un bu ani çıkışıyla irkildi. Tam o anda gözü, kavga eden çocukların arkasında yere düşen Kang’ın okul çantasına kaydı. Kavganın şiddetiyle çantanın fermuarı patlamış ve içindekiler koridora saçılmıştı. Kitapların arasından fırlayan kırmızı kapaklı bir dosya tam Yoon’un ayaklarının dibine kadar yuvarlandı.
Yoon, dosyanın üzerindeki amblemi gördüğü an yüzündeki o masum kız ifadesi tamamen silindi. Gözleri çılgın gibi döndü. Çocukların kavgaya devam etmesini fırsat bilip, kimse görmeden o kırmızı dosyayı kapmaya çalıştı.
Ama Shin ondan daha hızlı davrandı. Siyah saçlarını savurarak öne eğildi ve dosyayı Yoon’un parmaklarının ucundan çekip aldı. Dosyanın üzerinde büyük harflerle "BAEK AH-RIN - ŞANTAJ KAYITLARI" yazıyordu!
Yoon, dosyanın Shin’in eline geçtiğini görünce durdu. O sinsi, tatlı kız maskesi bu sefer tamamen düştü. Shin’in kulağına doğru eğildi, sesi artık bir yılanın tıslaması gibiydi:
"Onu hemen bana ver Shin. Yoksa o kütüphane masasındaki ikinci ceset sen olursun. Ve inan bana, Choi bile seni benim elimden kurtaramaz."
Shin dehşetle Yoon’a bakarken, koridordaki kavga Choi’nin Kang’ı yere yıkıp boğazına yapışmasıyla tepe noktasına ulaşmıştı. Müdür ve güvenlik görevlileri nihayet koridora dalarken, Shin elindeki ölümcül sırla yapayalnız kalmıştı.