25. bölüm · Zihnimdeki Katil
BÖLÜM 25: Kanlı İtiraf
Hastane koridorları, neon ışıkların titrek beyazlığıyla aydınlanıyordu. Choi, kucağındaki Yoon’u acil servisin kapısından içeri dalarken adeta bir hayalet gibiydi. Üzerindeki kanlar kurumaya başlamış, esmer yüzü ter ve toz içindeydi.
"Yardım edin! Arkadaşım... Arkadaşım orada kanlar içinde yatıyordu!" diye bağırdı. Sesi koridorun sonunda yankılanırken, hemşireler hızla sedye getirdiler.
Choi, hastane odasının dışında, duvara yaslanmış, titreyen ellerine bakıyordu. Birkaç saat sonra kapı aralandı ve doktor Yoon’un uyandığını söyledi. Choi hızla içeri girdi. Yoon, yatağında bembeyaz bir yüzle, bir deri bir kemik kalmış gibi uzanıyordu.Choi, Yoon'un yanına yaklaştı. Sesini alçaltarak, dişlerinin arasından konuştu: "Kang yaptı değil mi? O pislik yaptı bunu..."
Yoon, gözlerini tavana dikmişti. Choi’nin sorusuna verdiği yanıt, Choi’nin beklentisinin tam aksine, sadece tek bir kelimeydi:
"Hayır."
Tam o anda, kapı sertçe açıldı ve içeri iki polis girdi. Sorgulama başlamıştı. Choi, polislere doğru atıldı, gözlerinde alevler yanıyordu: "Kang Joon yaptı! O adamın yaptığı işleri araştırmıyor musunuz? İnanın bana, Yoon'un bu hale gelmesinin tek sebebi o!"
Polisler Choi’yi sakinleştirmeye çalışırken, yatakta doğrulmaya çalışan Yoon, o acı verici, hafif buruk gülümsemesiyle söze girdi:
"Kimse bir şey yapmadı. Ben... Ben kendime zarar verdim."
Odanın içi bir anda buz kesti. Choi, saniyeler önce "Kang yaptı" diye bağıran adam değilmiş gibi, dehşetle Yoon’a baktı. Gözleri faltaşı gibi açılmış, ne diyeceğini bilememişti.
Polisler şaşkınlıkla birbirlerine bakıp not defterlerini çıkardılar: "Neden? Neden böyle bir şey yaptın?"
Yoon, derin bir nefes aldı. Gözlerinde, Choi’nin hayatında ilk defa gördüğü o dipsiz karanlık ve çaresizlik vardı. Hafifçe, sanki çok basit bir şeyden bahsediyormuş gibi acı bir şekilde gülümsedi:
"Çünkü Baek’i ben öldürdüm."
Odada çıt sesi bile çıkmıyordu. Choi, Yoon’un bu sözleriyle sarsılarak bir adım geri çekildi. Hepimiz ekran başında donup kalmıştı; tüm bu olayların, Kang’ın zorbalıklarının, o gizemli telefon kayıtlarının merkezinde aslında Yoon’un kendi işlediği bir cinayet mi vardı? Baek'i öldüren Yoon ise, Kang neden Yoon'u bu kadar sıkıştırıyordu? Onu korumak için mi, yoksa elinde bir koz olduğu için mi?
Choi, Yoon'a baktı. Artık karşısında yardıma muhtaç bir arkadaş değil, sırlarıyla birlikte tüm dünyayı ateşe vermeye hazır, bambaşka bir kız vardı.
