SON KUĞU kitap kapağı

16. bölüm / 33

SON KUĞU

Sahneye Doğru (16. Bölüm)

Vaveyla Yazarı: betul _library

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: Sahneye Doğru (16. Bölüm)
  1. 1 Bir Alarm, Bin Bela (1. Bölüm)2.236 kelime
  2. 2 Hayaller (2. Bölüm)1.780 kelime
  3. 3 Son Bir Umut (3. Bölüm)1.165 kelime
  4. 4 İstanbul yolcusu (4. Bölüm)1.368 kelime
  5. 5 huysuzluk (5. bölüm)1.412 kelime
  6. 6 İlk yarı (6. Bölüm)2.481 kelime
  7. 7 Yolun sonu değil (7. Bölüm)4.023 kelime
  8. 8 Yeniden İstanbul (8. Bölüm)1.618 kelime
  9. 9 Verdiğim Söz (9. Bölüm)2.245 kelime
  10. 10 Tanımadığım Tanıdık(10. Bölüm)3.917 kelime
  11. 11 Işıklar Yanacak (11. Bölüm)2.348 kelime
  12. 12 Yine sen (12. Bölüm)2.117 kelime
  13. 13 Aynı Sahnenin İnsanları (13. Bölüm)2.420 kelime
  14. 14 Sahnede İlk İz (14. Bölüm)1.950 kelime
  15. 15 Hocaların Gözünden(15. Bölüm)2.661 kelime
  16. 16 Sahneye Doğru (16. Bölüm)1.569 kelime · Okuduğun bölüm
  17. 17 O An Yaklaşıyor (17. Bölüm)2.085 kelime
  18. 18 Işıklar Altında (18. Bölüm)3.510 kelime
  19. 19 Son Nota (19. Bölüm)2.653 kelime
  20. 20 Önce Sen (20. Bölüm)2.216 kelime
  21. 21 Küçük Bir Umut (21. Bölüm)2.796 kelime
  22. 22 Yeniden Başlamak (22. Bölüm)2.546 kelime
  23. 23 Sahne Bitti, Ben Bitmedim (23. Bölüm)1.659 kelime
  24. 24 Geri Döndüğümde (24. Bölüm)2.579 kelime
  25. 25 Tesadüf mü? (25. Bölüm)3.744 kelime
  26. 26 Aynı Tempoda (26. bölüm)1.477 kelime
  27. 27 Alışıyorum (27. Bölüm)2.436 kelime
  28. 28 Sessiz Bir Prova (28. Bölüm)4.147 kelime
  29. 29 Neyi Görmüşlerdi? (29. bölüm)2.317 kelime
  30. 30 Biraz Sen (30.bölüm)5.088 kelime
  31. 31 Bir Kararın Eşiğinde (31. Bölüm)3.726 kelime
  32. 32 Bir Not, Bir Gülümseme (32. Bölüm)3.989 kelime
  33. 33 Beynimin Oyunu(33. Bölüm)2.643 kelime

Otele döndüğümde üzerimde garip bir yorgunluk vardı.
Bugünkü prova dünkü kadar uzun sürmemişti belki ama nedense zihnim çok daha doluydu. Gün boyunca yaşanan her şey, söylenen her cümle sanki kafamın içinde tekrar tekrar dönüp duruyordu.
Lobiden geçip asansöre yöneldim. Asansörün aynasında kendime bakarken saçlarımın gün boyunca ne hâle geldiğini fark ettim.
Hafifçe güldüm.
"Bugün de atlattık."
Asansörün kapıları açıldı.
Koridorda ilerleyip odama geldiğimde kartımı okutup içeri girdim. Kapıyı arkamdan kapattığım anda çantamı omzumdan çıkardım. Çantayı sandalyenin üzerine bıraktım.
Ayakkabılarımı çıkarıp yatağın kenarına oturdum.
Birkaç saniye boyunca hiçbir şey yapmadan öylece kaldım.
Sonra derin bir nefes verdim.
Bugün gerçekten yorulmuştum.
Ama bu, sadece bedenimin yorgunluğu değildi. Sanki kafamın içinde aynı anda çok fazla düşünce vardı. Birini susturmaya çalışırken başka biri ortaya çıkıyor, ben tam rahatladığımı düşünürken başka bir soru aklıma takılıyordu.
Ayağa kalkıp üzerimi değiştirdim. Prova kıyafetlerimi toparlayıp çantama yerleştirdim. Ardından saçlarımı açıp banyoya geçtim.
Yüzümü yıkadığımda biraz kendime gelmiş gibi hissettim.
Aynadaki yansımama baktım.
Dün...
Bugün...
Ve yarın.
Her şey çok hızlı ilerliyordu.
Birkaç gün önce İstanbul'a geldiğimde yarışma bana hâlâ uzakta gibi geliyordu. Sanki önümde daha çok zaman varmış, hazırlanmak için günlerce prova yapabilecekmişim gibi hissediyordum.
Şimdi ise final tarihinin yaklaşmakta olduğunu gerçekten hissedebiliyordum.
Banyodan çıkıp yatağın üzerine oturdum.
Aklıma yine hocaların konuşması geldi.
"Sahneye çıktığında nasıl tepki vereceğini de görmemiz gerekiyor."
Kaşlarım hafifçe çatıldı.
Bu cümleyi düşünmekten kendimi alamıyordum.
"Acaba neden?"
Belki de söyledikleri şey göründüğünden daha basitti. Belki sadece sahnedeki performansımı değil, beklenmedik bir durumda nasıl davrandığımı da görmek istiyorlardı.
Ama yine de içimde bir huzursuzluk vardı.
Bir süre tavana baktım.
Sonra başımı iki yana salladım.
"Tamam Nehir."
Yastığa yaslandım.
"Her şeyi şimdi çözmek zorunda değilsin."
Belki gerçekten önemli bir şey değildi.
Belki de hocalar bütün yarışmacıları farklı yönlerden değerlendirmek istiyordu.
Üstelik yarın yeni bir şey çıkabilirdi.
Ama bir tarafım hâlâ merak ediyordu.
Hem de fazlasıyla.
Telefonumu elime aldım.
Tam ekranı açtığım sırada telefonum titredi.
Yeni WhatsApp mesajı.
Kaşlarımı kaldırdım.
"Kim yazdı?"
Bildirim ekranına baktım.
Bir grup daveti vardı.
İstanbul Bale Yarışması-Final
Bir an ekrana bakakaldım.
"Final..."
Kelimeyi içimden tekrar ettim.
Sadece birkaç gün önce bu kelimeyi duyduğumda heyecanlanıyordum. Şimdi ise aynı kelime, içimde hem heyecan hem de garip bir gerginlik oluşturuyordu.
Sonra gruba eklendiğimi gördüm.
Daha telefonu tamamen açmadan peş peşe bildirimler gelmeye başladı.
Bir...
İki...
Üç...
Sonra daha fazlası.
Telefonum resmen susmuyordu.
Gülerek ekranı açtım.
Gruba onlarca kişi eklenmişti.
Yarışmacılar...
Hocalar...
Organizasyon ekibi...
Herkes buradaydı.
Bir süre sadece mesajları izledim.
Mesajlar o kadar hızlı geliyordu ki, ekranı takip etmek bile zordu.
Birileri selamlaşıyor, birileri yarınki program hakkında soru soruyor, bazıları ise finalle ilgili konuşuyordu.
Telefonu elimde tutarken istemsizce gülümsedim.
Demek gerçekten son aşamaya gelmiştik.
Artık sadece prova salonunda değil, aynı zamanda herkesin bir arada olduğu bu grubun içinde de yarışmanın havası hissediliyordu.
Ekranı biraz aşağı kaydırdım.
Yeni bir mesaj daha geldi.
Sonra bir tane daha.
Derin bir nefes aldım.
"Sanırım bu gece telefonumu sessize almam gerekecek."
Kendi kendime gülüp ekrana bakmaya devam ettim.
Ama içimdeki o merak hâlâ geçmemişti.
Yarın ne olacaktı?
Ve hocaların söylediği o cümle gerçekten ne anlama geliyordu?
Telefonu yavaşça yatağın üzerine bıraktım.
Belki de cevapları yarın bulacaktım.
Meltem:
"Sonunda grup açıldı."
Ardından başka bir mesaj geldi.
"Program ne zaman paylaşılacak?"
Başka biri hemen ardından yazdı.
"Final günü kaçta gelmemiz gerekiyor?"
Bir başkası:
"Sahne sırası belli oldu mu?"
Mesajlar arka arkaya geliyordu.
Ben ise ne yazacağımı bilemeden ekrana bakıyordum. Daha gruba gireli birkaç dakika olmuştu ama sanki herkes aynı anda konuşmaya başlamıştı. Ekranı yukarı kaydırıyor, sonra yeni mesajlar geldikçe tekrar aşağı iniyordum.
Tam o sırada hocalardan birinin mesajı geldi.
"Merhaba arkadaşlar. Yarışmayla ilgili tüm önemli duyurular bu grup üzerinden paylaşılacaktır. Lütfen bildirimleri takip edin."
Hemen ardından başka bir mesaj daha geldi.
"Final gösterisiyle ilgili ilk bilgilendirmeyi birazdan paylaşacağız."
Kalbim bir anda daha hızlı atmaya başladı.
Telefonu iki elimle tuttum.
İçimde garip bir beklenti oluşmuştu. Sanki gelecek mesaj, yarışmanın gerçekten başladığını hissettirecekmiş gibi.
Birkaç saniye sonra yeni bir bildirim geldi.
Mesajın başında hocanın adı vardı.
Altında ise oldukça resmi bir duyuru:
"Final gösterisi 28 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecektir. Tüm yarışmacıların belirtilen saatte salonda hazır bulunması gerekmektedir."
Ekrana birkaç saniye boyunca baktım.
28 Ağustos.
Tarih artık kesinleşmişti.
Bir anda odanın sessizliği daha farklı gelmeye başladı. Az önce sadece dinlenmek için geldiğim bu oda, şimdi sanki yarışmanın son günlerini beklediğim bir yere dönüşmüştü.
"Gerçekten oluyor."
Bu cümle istemsizce ağzımdan çıktı.
Yatağın kenarında doğruldum.
Final birkaç gün sonraydı.
Birkaç gün.
Sadece birkaç gün sonra gerçekten sahneye çıkacaktım.
Kalbim yeniden hızlanmaya başladı.
Bir yanım heyecanlanıyordu.
Diğer yanım ise sahne düşüncesiyle geriliyordu.
Telefonu göğsüme doğru yaklaştırdım.
"28 Ağustos..."
Tarihi bir kez daha okudum.
Tam o sırada hoca yeni bir mesaj gönderdi.
"Kostüm kontrolü 26 Ağustos tarihinde yapılacaktır."
Hemen ardından başka bir mesaj geldi.
"Tüm yarışmacılar 28 Ağustos günü saat 15.00'te salonda hazır bulunacaktır."
Bir sonraki mesaj:
"Genel sahne hazırlığı ve teknik kontroller 15.30'da başlayacaktır."
Mesajlar devam ediyordu.
"Sahne sıralaması ayrıca paylaşılacaktır."
"Yarışmacıların kostümlerini ve kişisel eşyalarını son güne bırakmaması rica olunur."
"Sahne arkasında yalnızca görevli kişilerin ve yarışmacıların bulunmasına izin verilecektir."
Ben de bütün bilgileri tek tek not almaya başladım.
Telefonumun notlar uygulamasını açtım.
26 Ağustos-Kostüm kontrolü.
Altına:
28 Ağustos-15.00, salonda hazır ol.
Bir süre ekrana baktım.
Sonra sonuna küçük bir not ekledim.
Sakin ol.
Kendi yazdığım şeyi görünce güldüm.
"Sanki bu kadar kolay."
Telefonu tekrar WhatsApp'a döndürdüm.
Grup çoktan hareketlenmişti.
"Sıralama ne zaman açıklanacak?"
"Kostüm kontrolü tam olarak nerede yapılacak?"
"Herkes kaç dakika sahnede kalacak?"
"Müzikler ne zaman teslim edilecek?"
Hocalardan biri sırayla cevap vermeye başladı.
Ben ise bütün mesajları dikkatle okuyordum.
Çünkü artık hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyordum.
Bir süre sonra özel mesaj bildirimi geldi.
Meltem.
Mesajı açtım.
"Hazır mısın?"
Gülümseyerek cevap yazdım.
"Hiç değilim."
Cevap neredeyse anında geldi.
"Yalancı."
Ekrana bakıp güldüm.
"Gerçekten değilim."
"Boşversene ben de değilim."
Bir saniye sonra yeni mesaj geldi.
"Ama belli etmiyoruz."
Telefonu elimde tutarken gülümsemem daha da büyüdü.
"Kesinlikle."
Bir süre sonra Meltem yeniden yazdı.
"Yarın görüşürüz. İyi dinlen."
"Sen de."
Telefonu yatağın üzerine bıraktım.
İçimdeki heyecan hâlâ geçmemişti.
Ama artık yalnızca korku değildi.
Bir şeyin yaklaşmakta olduğunu bilmenin verdiği garip bir heyecandı bu. Sanki günlerdir uzakta duran bir hedef, bir anda karşıma çıkmıştı.
Tam o sırada aklıma başka biri geldi.
Luna.
Telefonumu tekrar aldım.
Numarasını bulup arama tuşuna bastım.
Telefon birkaç kez çaldı.
Sonra açıldı.
"Sonunda aradın."
Sesini duyunca istemsizce gülümsedim.
"Bugün çok şey oldu."
Luna güldü.
"Yüzünden belli."
"Yüzümü görmüyorsun."
"Sesinden belli o zaman."
Yatağa uzandım.
"Bugün ikinci prova vardı."
"Nasıl geçti?"
Bir an düşündüm.
"İyi geçti."
"İyi mi?"
"Evet."
"Bu kadar mı?"
Güldüm.
"Ne anlatmamı bekliyorsun?"
"Her şeyi."
Başımı yastığa yasladım.
Sonra anlatmaya başladım.
Provalardan...
Hocalardan...
Meltem'den...
Diğer yarışmacılardan...
Ve en sonunda WhatsApp grubundan.
"Final tarihi de belli oldu."
Luna'nın sesi bir anda değişti.
"Gerçekten mi?"
"Evet."
"Ne zaman?"
"28 Ağustos."
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra Luna konuştu.
"Yani artık gerçekten sahneye çıkıyorsun."
Gözlerimi tavana çevirdim.
"Evet."
Bu kez sesim daha düşük çıkmıştı.
Luna bunu fark etmiş olacak ki sordu:
"Ne oldu?"
"Hiç."
"Nehir."
Derin bir nefes verdim.
"Sanırım korkuyorum."
Luna hemen cevap vermedi.
Birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra sakin bir sesle konuştu.
"Korkman normal."
Gözlerimi kapattım.
"Ama korkuyor olman yapamayacağın anlamına gelmiyor."
Bir süre sessiz kaldım.
"Ya sahnede hata yaparsam?"
"Yapabilirsin."
Gözlerimi açtım.
"Ne?"
"Yani hata yapabilirsin. İnsanların hata yapması normal."
Gülmeye başladım.
"Hiç rahatlatmadın."
"Gerçeği söylüyorum."
Sonra sesi biraz daha yumuşadı.
"Önemli olan hata yapıp yapmaman değil. Yaptığında ne yapacağın."
Bu cümle aklımda kaldı.
Bir süre hiçbir şey söylemedim.
Belki hocaların söylediği şey de buydu.
Belki beni özellikle bu yüzden takip ediyorlardı.
Belki sahnede her şey kusursuz gitmediğinde nasıl tepki vereceğimi görmek istiyorlardı.
Ama bunu Luna'ya anlatmadım.
Şimdilik kendime saklamak istedim.
"Teşekkür ederim."
"Ne için?"
"Bilmem."
Luna güldü.
"Sen sadece dansını yap."
"Kolay söylüyorsun."
"Çünkü seni tanıyorum."
Bu kez ben cevap vermedim.
Sadece hafifçe gülümsedim.
Bir süre daha konuştuk.
Günlük şeylerden...
İstanbul'dan...
Ailemden...
Yarışmadan...
Bazen güldük, bazen birkaç saniye sessiz kaldık. Telefonun diğer ucundan onun sesini duymak bile nedense içimi biraz olsun rahatlatıyordu.
Sonunda konuşmayı bitirdik.
"Yarın görüşürüz."
"Yarın görüşürüz."
Telefonu kapattım.
Odanın içi yeniden sessizleşti.
Telefonu yatağın yanına bıraktım ve birkaç saniye tavana baktım.
Luna'nın söyledikleri hâlâ aklımdaydı.
Önemli olan hata yapıp yapmaman değil. Yaptığında ne yapacağın.
Belki de yarınki provaya bu düşünceyle gitmeliydim.
Tam yatağa uzanmıştım ki telefonum tekrar titredi.
Bu kez annemden mesaj vardı.
Ekrana baktığım anda yüzümde küçük bir gülümseme oluştu.
"Yarışmanın tarihi belli oldu mu?"
Hemen cevap yazdım.
"Evet."
"Ne zaman?"
"28 Ağustos."
Cevap birkaç saniye sonra geldi.
"Biz o gün izleyici yerinde olcaz."
Mesaja birkaç saniye boyunca baktım.
Sanki ne yazacağımı unutmuş gibiydim.
Sonra yüzümde büyük bir gülümseme oluştu.
"Gerçekten mi?"
"Tabii ki."
Telefonu iki elimle tuttum.
İçimdeki heyecan bu kez bambaşka bir şeye dönüştü.
Onların gerçekten orada olacağını düşünmek, az önce hissettiğim gerginliği biraz olsun hafifletmişti.
"Çok mutlu oldum."
"Sen yeter ki elinden geleni yap."
Mesaja bakarken bir süre cevap yazmadım.
Sonra yavaşça yazdım.
"Yapacağım."
Gönderdikten sonra telefonu göğsümün üzerine bıraktım.
28 Ağustos.
Artık sadece bir tarih değildi.
O gün sahneye çıkacaktım.
Hocalar orada olacaktı.
Diğer yarışmacılar orada olacaktı.
Ve ailem de beni izleyecekti.
Gözlerimi kapattım.
İlk kez finali kafamda gerçekten canlandırmaya çalıştım.
Sahne...
Işıklar...
Müzik...
Ve ben.
Bir an için yeniden gerildim.
Sonra Luna'nın sesi aklıma geldi.
"Sen sadece dansını yap."
Derin bir nefes aldım.
"Tamam."
Bu kez bunu biraz daha kendime güvenerek söyledim.
"Ben sadece dansımı yapacağım."
Telefonun ekranını son kez kontrol ettim.
WhatsApp grubunda hâlâ yeni mesajlar geliyordu.
Grubun en üstünde hâlâ aynı tarih duruyordu.
28 Ağustos-Final gösterisi.
Ekrana birkaç saniye baktım.
Sonra telefonu yavaşça kapattım.
Tavana çevirdim yüzümü.
Artık prova yoktu.
Artık hazırlanmak için sayılı günler kalmıştı.
Ve ilk kez bu düşünceyi gerçekten hissettim.
"Birkaç gün sonra..."
Derin bir nefes aldım.
"...gerçekten sahnede olacağım."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18