30. bölüm / 38
Sıfıra Bir AdımBölüm 30
Bölümler 38Şu an: Bölüm 30
- 1 Bölüm 1: Geçmişin Gölgesinde443 kelime
- 2 Bölüm 2432 kelime
- 3 Bölüm 3: Gerçeklerle Yüzleşmek417 kelime
- 4 Bölüm 4: Güç, Gerilim ve Yüzleşme440 kelime
- 5 Bölüm 5: Kaçırılma, Gerilim ve Cesaret433 kelime
- 6 Bölüm 6: Geçmişin Gölgesinde366 kelime
- 7 Bölüm 7: Karanlığın Ardında411 kelime
- 8 Bölüm 8: Karanlıkta Bir Işık117 kelime
- 9 Bölüm 9: Sınav Zamanı166 kelime
- 10 Bölüm 10: Tatilin Komik Anları550 kelime
- 11 Bölüm 11: Doğum Günü, Şaka ve Silahlı Saldırı520 kelime
- 12 Bölüm 12: Hastane, Sürpriz Ziyaretçiler ve Karışan İşler545 kelime
- 13 Bölüm 13341 kelime
- 14 Bölüm 14395 kelime
- 15 Bölüm 15563 kelime
- 16 Bölüm 16 Gizli Sırlar ve Gergin Anlar312 kelime
- 17 Bölüm 17 – Sabah Başlangıcı ve Gizli Gözler213 kelime
- 18 Bölüm 18– Kahvaltı ve Gergin Konuşmalar368 kelime
- 19 Bölüm 19: Zeynep'in Zorlu Durumu289 kelime
- 20 Bölüm 20: Telaş ve Gizli Yüzler331 kelime
- 21 Bölüm 21: Karanlıkta Gizli Gerilim344 kelime
- 22 Bölüm 22306 kelime
- 23 Bölüm 23: Kaçırılma ve Şok276 kelime
- 24 Bölüm 24333 kelime
- 25 Bölüm 25320 kelime
- 26 Bölüm 26422 kelime
- 27 Bölüm 27582 kelime
- 28 Bölüm 28451 kelime
- 29 Bölüm 29459 kelime
- 30 Bölüm 30445 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 Bölüm 31465 kelime
- 32 Bölüm 32406 kelime
- 33 Bölüm 33361 kelime
- 34 Bölüm 34362 kelime
- 35 Bölüm 35416 kelime
- 36 Bölüm 36464 kelime
- 37 Bölüm 37516 kelime
- 38 Bölüm 38523 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zeynep, telefonunda gördüğü işlemi tekrar gözden geçirdi. Parası aniden kaybolmuştu ve her şeyin ne kadar kolayca tersine dönebildiğini düşündükçe sinirleri daha da geriliyordu.
"Yani, gerçekten mi?" diye mırıldandı. “Hesabımdaki bütün para, bir anda kayboluyor? Kafamıza çuval geçirecek kadar aptal mı olduk?”
Emir, Zeynep’in telefonuna göz atarken gülümsedi. “Bazen hayat insanı test eder, Zeynep. Ama panik yapma. Birlikte çözeriz. Şimdi, banka ile iletişime geçelim. İşleri hızlıca yoluna koyarız.”
Zeynep, hafifçe başını sallayarak Emir’e baktı. “Evet, ‘birlikte çözeriz’ dedikçe rahatlıyorum,” dedi, hafif alaycı bir tonla. “Gerçekten, Emir, o kadar sabırlı birisin ki... Sanırım kaybolan parayı da bulursun!”
Emir, telefonunu çıkararak müşteri hizmetlerini aradı. Zeynep, Emir’in yanındaki kahve bardağını karıştırırken, halinden pek memnun görünmüyordu. Bu tip olayları çözmek genelde sabır gerektiriyordu ve Zeynep’in sabrı uzun sürmüyordu.
Emir telefonu kapattı, hafifçe gülümsedi. “Banka işlemi durdurdu. Paranın bir kısmı geri alındı. Ama biraz zaman alabilir. Şu anda yapabileceğimiz şey, beklemek.”Zeynep, şaşkın bir şekilde Emir’e baktı. “Vay, gerçekten de tüm paranı kaybedince ‘gerek yok’ deyip biraz beklemek... Harika bir çözüm. Şimdi ne yapıyoruz? Bir yere mi gitmemiz lazım? Bir şey yapacak mıyız?”
Emir, Zeynep’i sakinleştirici bir bakışla süzdü. “Bazen en iyi çözüm, biraz beklemek, Zeynep. Gerçekten, bir şey yapmamıza gerek yok. Hadi, rahatla.”
Zeynep, bir süre sessiz kaldı. İçindeki sinir yavaşça azalmaya başladı, çünkü Emir’in sakin tavrı bir şekilde ona da geçiyordu. Ama hâlâ bir şeyler eksikti… Biraz eğlence, biraz gülmek, biraz da rahatlamak!
“Beklerken, nasıl da sabırlı olabilirim, Emir?” diye sordu Zeynep, ciddiymiş gibi. “Biraz meditasyon mu yapsam? Yoksa biraz şarkı mı söylesem? Ne dersin?”
Emir, gülümseyerek, “Şarkı söylemeni beklerdim ama sanırım bu ofisin duvarlarını daha fazla dinlemez,” dedi. “Bence en iyisi biraz dışarı çıkalım. Rahatlayalım, bir şeyler yiyelim. Yani, aslında ‘yemek’ kısmı, bence senin için en mantıklısı. Beni izlemekten sıkıldığını düşünmüyorum.”
Zeynep, “Ooo, yakışıklı bir adam, senin için zor olabilir!” diyerek şaka yaptı. “Ama sanırım biraz dışarı çıkmamız iyi olur. Her şey yoluna girecek, değil mi?”Emir, Zeynep’e bakıp kafasını sallayarak “Kesinlikle. Şu anda hayatta en önemli şey, senin rahat olman. Hadi, dışarı çıkalım. Sana huzur verecek birkaç şey yapabiliriz. İlk olarak, güzel bir yürüyüş, ardından ben seni kahveye götürürüm. Ne dersin?”
Zeynep, gülümseyerek “Ahh, kahve! Sanırım bu, şu an hayatımda en çok istediğim şey! Ama dikkat et, sen de kahve içiyorsun, ben de! Aramızdaki yarışta kim kaybedecek, merak ediyorum!” dedi.
Emir, “O zaman gidelim. Ama kaybedenin bana bir kahve ısmarlaması lazım,” dedi.
Zeynep, gülerek Emir’in teklifini kabul etti. “Bakalım, kim kaybedecek. Ama hazır ol, şampiyon burada!” dedi, havalı bir şekilde.
Ve böylece, Zeynep ve Emir, ofisten çıkıp dışarıda biraz rahatlamaya karar verdiler. Zeynep, Emir’in yanında huzurlu hissetse de, komik bir şekilde her şeyin hala ne kadar tuhaf olduğunu düşündü. Ama ne olursa olsun, her zaman olduğu gibi çözüm bulacaklardı.
Bölüm etkileşimi
