Sıfıra Bir Adım kitap kapağı

28. bölüm / 38

Sıfıra Bir Adım

Bölüm 28

Vaveyla Yazarı: LunaDark LunaDark

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: Bölüm 28

Sabahın erken saatlerinde, güneşin ilk ışıkları pencereye vurmuştu. Zeynep, bir gece önceki davet ve akşamın yorgunluğunun ardından biraz daha fazla uyumayı tercih etmişti. Ama sabahın huzurlu atmosferi onu uykusundan kaldırmıştı. Telefonu çaldı, Emir'di arayan. Gülümseyerek telefonu açtı.

"Merhaba, Zeynep! Kahvaltıya gelmek ister misin? Ali ve Ayşe de gelecek," dedi Emir, sıcak bir ses tonuyla. Zeynep, bir an düşündü ve sonra kabul etti. "Tabii, geliyorum," dedi, telefonu kapattı ve hazırlanmak için hızla kalktı.

Bir süre sonra, Zeynep Emir, Ali ve Ayşe ile birlikte kahvaltı yapmak üzere bir kafenin dış mekanına oturdu. Sabahın serin havası, kahvaltı için mükemmel bir atmosfer yaratıyordu. Zeynep, kahvaltılıkları bir yandan afiyetle yerken bir yandan da sohbet ediyordu. Ama bir yandan da içeride hala kafasını kurcalayan sorular vardı. Mert’in dün geceki tutumları, hala onunla ilgili düşüncelerini şekillendiriyordu.

Emir, Zeynep’in kahvaltı yaparken alerjik olduğunu fark etti. Bir anda Zeynep'in, yediği bazı yiyecekleri tereddütle seçtiğini ve dikkatle yemeye çalıştığını gördü. Hemen dikkatini çekti ve sormadan edemedi.

"Zeynep, senin alerjin mi var? Bu yediğin şeyi hiç seçmeden, dikkatle yiyorsun," dedi Emir, nazik bir şekilde.Zeynep bir an kafasını kaldırıp Emir'e baktı. “Evet, bazı yiyecekler bana dokunuyor,” dedi. “Genelde alerjim var, ama bazen unutuyorum ya da tam olarak neyi yemem gerektiğini hatırlamıyorum.”

Emir, Zeynep’in bu konuda dikkatli olmasına sevindi. Bu tür sağlık sorunlarına olan hassasiyeti ona bir kez daha yakın hissettirdi.

Tam bu sırada, Zeynep’in duymak istemediği bir ses duyuldu. Mert, masalarına doğru yaklaşıyordu. Zeynep, içinden derin bir nefes aldı. "İşte başlıyoruz," diye düşündü. Mert, neşeyle yaklaşırken, gülümseyerek bir sandalye çekti ve masalarına oturdu.

“Vay vay, grup yine toplanmış. Napıyorsunuz, kahvaltı mı ediyorsunuz?” dedi, Zeynep'e doğru göz kırparak. “Zeynepcim, sen nasılsın?” diye sırıtarak ekledi.

Zeynep, onun tavrını umursamadan, sakin bir şekilde cevap verdi: “Teşekkürler Mert Bey, iyiyim. Siz nasılsınız?”

Mert, alışık olduğu gibi, alaycı bir şekilde sırıtarak cevap verdi. “Ben çok iyiyim Zeynep Hanım,” dedi.

Mert sonra Emir’e dönerek, “Sen nasılsın Emircim, her şey yolunda mı?” diye sordu.

Emir, soğukkanlılıkla, “Bende iyiyim, Mert,” diye yanıtladı.

Ali, biraz gerilmiş bir şekilde ortamı izlerken, havadan konuşmaya başladı: “Vallahi, buranın havası biraz değişti gibi, başka bir yere geçsek mi?”Mert, hızla atıldı: “Yok, yok, Alicim. Ben zaten gidiyordum. Kahvaltınıza devam edin, ben işimden dolayı ayrılmak zorundayım.” Ve masadan kalkarken, sırıtarak, “İyi kahvaltılar” dedi.

Zeynep ve Emir, Mert’in ayrılmasının ardından biraz rahatlamışlardı. Zeynep, “Bazen gerçekten sabrım tükeniyor,” diyerek gülümsedi.

Emir, Zeynep’in yüzündeki huzursuzluğu fark etti ama hiçbir şey demedi. “Sana güzel bir gün geçireceğiz,” dedi sadece. Zeynep ona gülümsedi ve “Bunu umarım,” diye yanıtladı.

Bu kahvaltı, ne kadar gündelik bir rutin gibi görünse de, Zeynep’in içinde halâ çözülmeyen bazı düğümler vardı. Emir’in yanında olmak biraz olsun rahatlatıcıydı ama Mert’in her hareketi, Zeynep’in içinde bir huzursuzluk bırakıyordu. Yine de, sabahın bu huzurlu anları, bir süreliğine her şeyin normale dönmesini sağlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.