9. bölüm / 35
Sen Papatya Seversin9.Bölüm
Bölümler 35Şu an: 9.Bölüm
- 1 1.Bölüm1.166 kelime
- 2 2.Bölüm922 kelime
- 3 3.Bölüm1.017 kelime
- 4 4.Bölüm1.014 kelime
- 5 5.Bölüm943 kelime
- 6 6.Bölüm967 kelime
- 7 7.Bölüm1.051 kelime
- 8 8. Bölüm823 kelime
- 9 9.Bölüm1.117 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10.Bölüm1.212 kelime
- 11 11.Bölüm1.055 kelime
- 12 12. Bölüm1.098 kelime
- 13 13.Bölüm1.141 kelime
- 14 14.Bölüm921 kelime
- 15 15.Bölüm1.579 kelime
- 16 16. Bölüm1.204 kelime
- 17 17. Bölüm1.118 kelime
- 18 18. Bölüm1.202 kelime
- 19 19.Bölüm1.056 kelime
- 20 20. Bölüm904 kelime
- 21 21.Bölüm1.006 kelime
- 22 22.Bölüm1.156 kelime
- 23 23. Bölüm853 kelime
- 24 24.Bölüm939 kelime
- 25 25.Bölüm1.185 kelime
- 26 26.Bölüm1.146 kelime
- 27 27.Bölüm828 kelime
- 28 28.Bölüm1.109 kelime
- 29 29.Bölüm953 kelime
- 30 30.Bölüm914 kelime
- 31 31. Bölüm1.031 kelime
- 32 32.Bölüm1.135 kelime
- 33 33.Bölüm1.167 kelime
- 34 34.Bölüm960 kelime
- 35 35.Bölüm1.402 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2.ayın sonunda nihayet beklenilen mektup gelmiş.Ama gelen mektup annemden babama değil,dedemden anneme olmuş.
Annem ve Neriman teyze çaresizce hâlâ bir yol ararken annemin aklı hep mektuptaymış. Acaba ulaştı mı? Acaba mektubu okudu mu? diye.Neriman teyze anneme;
“Ayşe,baban sana hâlâ cevap yazmadı mı?”diye sorunca annem bir an boş bulunup;
“Aman şu adamdan baba diye bahsetme teyze Allah aşkına.”diyivermiş.
Sonra kendini hemen toparlayıp;
“Yani,yok daha gelmedi teyze.”demiş.
Neriman teyze ,tam bir şeyler söyleyecekken o sırada kapı çalmış.Annem kapıyı açıp geri geldiğinde elinde bir mektup tutuyormuş.Neriman teyze;
“Ayşe,tam bahsederken mektup geldi.Şaka gibi kimden peki Musa’dan mı,babandan mı?”
“Babamdan gelmiş teyze.”
“E hadi, aç da okuyalım merak ettim şimdi.”diyince annem duraksamış mektubu teyzesinin yanında açması doğru bir fikir gibi gelmemiş.
Çünkü “eğer babam olumsuz bir şey söylediyse bu teyzemin canını daha çok yakar.” diye düşünmüş.
Ve şöyle demiş;
“Teyze,iznin olursa önce ben tek başıma okuyayım. Sonra beraber yine bakarız olur mu?”
“Olur olur güzel kızım ,hem ben öylesine dedim zaten. Sen git oku tek başına,biraz yalnız kal sonra gelirsin yanıma.”
“Tamam,sağol teyze.”
Bunun üzerine annem odasına gelmiş ve açmış mektubu başlamış okumaya;
Merhaba Ayşe;
Doğrusunu söylemek gerekirse benden yardım istemene çok şaşırdım. Açıkçası yazdıklarının hepsinde haklı payın var, hatta hemen hemen hepsine haklısın.Ama şimdi ise bunları konuşmak için gerçekten çok geç, o yüzden geçmişi bırakıp geleceğe dair yazıyorum.Teyzen ve enişten için gerçekten çok üzüldüm. Teyzen için elimden geleni yaparım tabii ki de ama bunun karşılığında benimde senden bir isteğim olacak.Bundan 1 ay önceye kadar çok mükemmel giden bir hayatım vardı. Her şeyi parayla halledeceğimi sanardım ama başıma öyle bir şey geldi ki artık paramın bir hükmü kalmadı.Bir işe bulaştım ,karşılığında ise karşı taraf hiçbir teklifimi kabul etmiyor. Tek kabul ettikleri kızım İnci’yi oğulları Kemal’le evlendirmek.İnci çok küçük takdir edersin ki İnci’yi böyle bir ateşe atmam imkansız.Zaten onların amacı da İnci değil ,o kızın benim kızım olması yani istedikleri bir nevi canımı yakmak. E sende ,hiç kabul etmesek de birbirimizi en nihayetinde benim kızımsın.Kabul edersen gel buraya hem teyzen tedavi olsun hem seni benim kızım olarak tanıtıp Kemal’le evlendireyim.Ben bu beladan kurtulayım senin de teyzen sağlığına kavuşsun. Zaten mektupta teyzemle birbirimizden başka kimsemiz yok demiştin. Geride bırakamayacağın birisi olduğunu sanmıyorum. Kabul edersen zarfın içine yol parası koydum,gel devamını yüz yüze konuşalım.Adresi alt tarafa bırakıyorum.
Baban.
Annem mektubu kapatmış ve olduğu yerde donup kalmış.İşte bunu gerçekten hiç beklemiyormuş. Kendi kendine konuşmaya başlamış.“Nasıl yani,gerçekten bunca yıl sonra ilk defa bir şey istediğim babamın teklifi bu muydu?Sırf diğer kızının başını beladan kurtarmak için beni mi atacaktı ateşe?Ne demek geride bırakamayacağın kimse yok? Musa,Benim Musa’m ne olacaktı ,ben şimdi ne yapacağım? Hayat beni şimdi de Musa ve teyzem arasında mı bırakacaktı?”
Annem hem kendi kendine konuşup hem hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamış. Şimdi gerçekten ne yapacağını hiç bilmiyormuş…Teyzesinin kusma sesiyle irkilip kendine gelen annem hemen teyzesinin yanına koşup onu o halde görünce zaten vereceği kararı çoktan anlamış;
“Teyze,teyzecim iyimisin?”
“Değilim Ayşe’m sanırım artık yolun sonu görünüyor bana.”
“Sakın teyze, bak sakın böyle şeyler söyleme hem güzel haberlerim var sana iyileşeceksin.”
“Nasıl yani,parayı nasıl bulacağız da ben iyileşeceğim Ayşe.
“Teyze, ben babamdan yardım istedim senin için. Eğer yardım etmeyi kabul ederse sana söyleyecektim o gelen mektupta da kabul ettiğini yardım edeceğini yazmış.Gideceğiz buralardan sen iyileşeceksin.”
“Ne yaptın ne yaptınnn!! Sen nasıl böyle bir şey yaparsın Ayşe. Ben de gerçekten vicdan yaptın da yazacaksın sanıyordum.Yahu sen gururunu benim için nasıl ayaklar altına alırsın? Hem senin baban karşılıksız yardım edecek birisi değil ben eniştemi tanırım.Ne istedi senden bunun karşılığında?”
“Teyze, benim senden başka kimim var ?Seni de kaybedemem, gurursa gurur sana bir şey olsa ne yapayım ben o gururu.Hem ayrıca hiç bişey istemedi karşılığında yol parası bile koymuş yarından tezi yok tedavi olmak için gidiyoruz buralardan.”
“Ayşe,hayır öyle bir şey olmayac-“
Neriman teyzenin sözünün bitmesini bile beklemeden dışarıya çıkmış annem kendini daha fazla tutamamış çünkü.Hemen mezarlığa doğru yola koyulmuş.Halamın mezarına vardığında;
“Ablam ,benim güzel ablam ben derdimi şimdi kime anlatayım bilmiyorum. Soluğu senin yanında aldım . Hayat beni öyle bir çıkmaza soktu ki ben ne yapacağım bilmiyorum.Sana papatya alamadım bu sefer ama bir kaç tane yolda gelirken topladım. Affet ablam beni, bu aralar çok gelemedim yanına. Başıma bir sürü şey geldi.Şimdi hayat beni teyzem ve Musa arasında bir seçime zorluyor.Teyzem ,çok hasta abla gitmem lazım buralardan ama ya Musa? Musa ne olacak ben ona bunu nasıl yapacağım?”
Saatlerce halamın mezarında hem konuşmuş hem ağlamış . Eve dönmeden eniştesinin de mezarına uğramış biraz da onunla dertleşmiş;
“Ah eniştem,benim kalbi güzel eniştem.Başımıza neler geldi senden sonra bir bilsen,sen olsaydın her şeyi hallederdin eskisi gibi. Ne hayallerimiz vardı şimdi ise…
Hayat hiç ummadığım yerden vurdu beni eniştem.Keşke benim gerçekten babam sen olsaydın da böyle bir babaya hayat beni muhtaç etmeseydi.Öyle yoruldum ki öyle bittim ki şu süreçte keşke yanımda en azından sen olsaydın…
Annem daha fazla konuşamamış artık o kadar bitkinmiş ki hiçbir şey anlatacak gücü yokmuş.Dönüş yolunda yağmura yakalanmış ama hiç acele etmemiş ıslana ıslana,ağlaya ağlaya eve varmış.Geldiğinde teyzesini uyur halde bulduğundan odasına geçip babama bunları nasıl anlatacağını düşünmüş.
“Musa ya doğruları anlatsam Musa dağı taşı deler, yine de bulur beni gelir alır. Bulamazsa bir ömür bekler o beni.Bunu Musa’ya yapmaya ne hakkım var ?Onun benden ümidini kesmesi lazım öyle bir şey demem gerekiyor ki o benden nefret etsin.” diye düşüne düşüne uykuya dalmış…
Sabahın seherinde ise uyanmış ve babama bir mektup yazmış.Kendinden ümidini kestirip nefret ettirecek bir mektup…Yazarken bir yandan da ya Musa bana böyle bir şey yapsaydı ben onu döndüğünde hangi sebeple olursa olsun affeder miydim? Ağzından tek bir kelime çıkmış Affetmezdim.
Annem mektubu alıp babaannemlere gitmiş ve kapıyı açan amcam olmuş.
“Oooo Ayşe hanım siz buralar hayrola.”
“Merhaba Necdet abi şey ben bu mektubu verecektim de.”
“Ne mektubu bu yoksa Musa’ya mı yazdın? Biz bilmiyoruz ki o nerede askerlik yapıyor gönderemeyiz.”diyip tam kapıyı kapatacakken annem tekrar konuşmuş;
“Dur Necdet abi biliyorum bilmediğinizi zaten bu mektubu askerden dönünce verin diye getirdim.”
“Sen kendin niye vermiyorsun yoksa terk mi ediyorsun Musa’yı?” diyip gülmüş.
“Biz ,gidiyoruz buralardan ben yepyeni bir hayata başlayacağım artık teyzemle.Musa da benden ümidini keser böylece.”
“Vay be demek senin de sevgin yalanmış Ayşe , ki yalan olmasaydı da evlenmenize asla müsaade etmeyecektik biliyorsun değil mi?”
“Biliyorum şimdi içiniz rahat olsun.Gidiyorum buralardan ,Musa da başkasıyla evlenir artık.”
Cümlesini bitirir bitirmez arkasını dönüp gitmiş.
Annemin kalbi öyle bir acıyormuş ki babamın başkasıyla evlenme ihtimali bile onun kalbini öyle bir acıtmış ki gerçek olsa nasıl dayanırım diye ağlaya ağlaya eve gelmiş.
Teyzesi ne kadar yapma etme gitmeyelim dese de ,annem aklına koymuş artık.
Bir an evvel toplamışlar eşyalarını ve çıkmışlar evden. Annem son kez başını çocukluğunun geçtiği eve çevirip bakmış sonra babamın gözlerine ilk defa baktığı o günü hatırlamış babamın hep oturduğu taşa bakmış aklına eski günler gelmiş. “Seni sonsuza kadar çok seveceğim Musa.” diyip ayrılmış ordan gözlerinden usulca gözyaşları dökülmüş…
Son kez halamın ve eniştesinin mezarlığına da uğrayıp yola koyulmuşlar…
Bölüm etkileşimi
