7.bölüm- ilk tanışma

Vaveyla Yazarı: Esmanur Taşlıbeyaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 7.bölüm- ilk tanışma

11 Ekim Cuma
Dün gece saatlerce masanın başında kitabımı yazıyordum. Saat 02:30'da uyumuştum. Bu yüzden sabah erkenden kalkamamıştım.
Uyandığımda saat 09:30'du; hızlı bir şekilde üstümü değiştirip saçlarımı sıkıca bağladım. Hiç makyaj yapmadan evden çıktım. Nefes nefese sahil yoluna doğru iniyordum. O sırada bağcıklarım çözülmüştü. Bağlamak için zamanım olmadığı için koşmaya devam ettim.
Hızlı adımlarla koşarken bağcıklarımın üstüne bastım ve birine sert bir şekilde çarptım. Tam sırtüstü yere düşecekken beni iki kolumdan tutuverdi. Gözlerimi onun gözlerine diktiğimde mahcup olmuştum.
Ela gözlü, buğday tenli, açık kahverengi saçlıydı. Ve oldukça kaslı, iri elleri vardı.
"İyi misin?" diye sordu. Sesi oldukça yumuşaktı; insanı etkileyecek kadar iyi bir ses tonu vardı.
"İyiyim," deyip yavaşça doğruldum.
"Kusura bakmayın, cidden yanlışlıkla bağcıklarımın üstüne bastım."
Gözlerimi, fark etmeden ondan kaçırıyordum.
Sadece tebessüm etti ve yavaşça eğildi; bu hareketle daha da mahcup oldum.
"Ya, zahmet etmeyin, ben bağlardım," dediğimde hiç aldırış etmeden bağcıklarımı bağladı. Bağladıktan sonra ayağa kalktı, göz göze geldik. Elaları kalbimi hızlandırmıştı. Doğruyu söylemek gerekirse oldukça yakışıklıydı.
"Bu sefer üstüne basmazsın küçük hanım."
Mahcup bir şekilde gülümsedim. "Ee, sağ olun."
Adını hiç bilmediğim kişi sadece gülümseyip arkasını dönüp gitti. Bir süre onu izledim, sonra aklıma restorana yetişmem gerektiğini hatırladım. Hızlı adımlarla koşmaya devam ettim.
...
10:00
Mutfaktan içeri girdiğimde çalışanların çoğu bir saniyeliğine bana bakmıştı. Mert tam karşı tezgahta temizlik yapıyordu. Bakışlarını bana çevirdiğinde yüz ifadesinde "Nihayet gelebildin" der gibi bir hâl vardı. Hakan Bey ve Soner Bey ortalıklarda gözükmüyordu. Derin bir nefes alıp hızlıca askıların olduğu yere geçtim. Önlüğümü giydiğim sırada üstümde bir gölge hissettim.
Hakan Bey kollarını birbirine kavuşturmuş bana bakıyordu.
"Tam 45 dakika sonra geldiniz Aslı Hanım," dedi. Ciddi olduğu yüz ifadesinden anlaşılıyordu. Mahcup bir şekilde başımı eğdim.
"Özür dilerim... Geç uyandım, elimden geldiğince hızlı yürümeye çalıştım."
Hakan Bey'in tek kaşı yukarı doğru kalktı.
"Aslı Hanım, mutfakta her şey düzenli ve saati saatine yapılır. Burada tek gecikecek şey siparişler olabilir."
Mahcup bakışlarımı dayanamayıp derin bir iç çektim.
"Tamam, öyle bakma artık; geç işinin başına, çok işimiz var."
Başımı hızla onaylarcasına salladım ve tezgaha geçtim.
...
16:00
Birkaç siparişi yaptıktan sonra mola vermek için bahçeye çıktım. Her zamanki gibi elma çayımı yudumluyordum. O sırada Mert geldi. Kendisine sandalye çekip oturdu.
"Sen bugün niye geç geldin, bir şey mi oldu?"
İç çekerek fincanımı sehpa üzerine bıraktım. "Geç uyudum da sabah da olan oldu. Sonra zaten..." Anlık bir duraksama yaşadım. Aklıma o an gelince alt dudağımı ısırdım. Mert merakla kaşlarını havalandırdı.
"Ne? Zaten ne?"
İlk başta çok utanmıştım ama sonra en yakın arkadaşıma anlatacaktım sonuçta; Mert kolay kolay her şeyle dalga geçecek biri değildi.
"Sabah restorana yetişmeye çalışırken bağcıklarımın üstüne bastım," dediğimde Mert gözlerini devirdi.
"Bundan mı utandın? Cidden bende bir şey var sanıyorum."
"Ya bir dinle! Birine sertçe çarptım, üstelik..."
Mert tekrar merak edip dinlemeye başladı. Olayı anlattığımda Mert sadece kıkırdadı. Kafama fazla takmamamı söyleyip geçiştirdi. Molamız bittiği için içeri geçip siparişleri hazırlamaya devam ettik.
...
18:00
Hakan Bey geç geldiğim için bir saat daha çalışma cezası vermişti. Mert elini kolunu sallaya sallaya mutfaktan çıkmıştı. Ben ise bir saat boyunca komi görevlisi olacaktım. Suratım beş karış bulaşıkları yıkarken mutfağın kapısı aralandı. İlk garson girdiğini düşündüğüm için dikkatle bakmamıştım. Ama sonra mutfağa giriş yapanın, çarptığım çocuk olduğunu gördüm. Bir daha göremeyeceğimi düşünüyordum. Yanlışlıkla elimdeki tabağı lavaboya düşürdüm.
Hakan Bey yanımdan geçerken bana baktı. "Dikkatli ol," dedi; ses tonu uyarıcıydı. Başımı onaylarcasına sallamakla yetindim. Hakan Bey içeri gelen çocukla konuşmaya gitti. Çocuk elindeki dosyayı Hakan Bey'e uzattı.
Görünce heyecanlandım; sanırım dosyalar evraklardı. Hakan Bey ile geldiklerini görünce önüme hızla döndüm. Beni böyle bu halde görsün istemiyordum. Depoya girdiklerini görünce rahatladım. Rahatça tabakları yıkadım.
...
19:00
Birkaç tabak daha yıkadıktan sonra eldivenleri çıkardım. Hakan Bey'e çıkacağımı söyleyip önlüğümü çıkaracaktım ama hâlâ depodalardı. Kararsız kalmıştım ama girip haber vermem gerekiyordu.
Depoya giriş yapacağım sırada Hakan Bey ve o çocuk çıkmıştı. Anlık bir şekilde irkilmiştim.
"Ben de haber vermeye geliyordum Hakan Bey, çıkış saatim geldi de..." Sesim o sırada çok utangaç çıkmıştı.
"Peki, çıkabilirsin. Bir daha yine geç kalmazsın artık Aslı," dedi imalı bir ses tonuyla.
Başımı mahcup şekilde eğdim. "Söz, geç kalmayacağım."
O sırada çocukla göz göze geldik; bana sırıtarak bakıyordu. Yanaklarım ısınmıştı. Tam arkamı dönüp gidecektim ki bana seslendi:
"Demek adın Aslı?"
Tekrar arkamı dönüp merakla ona baktım.
"Beni hatırlamadın mı?"
Hakan Bey merakla bir çocuğa, bir de bana bakıyordu. Yalandan düşünür gibi yaptım. "Siz sabah çarptığım kişi misiniz?" diyerek görmezden geldiğimi düşünmesin diye sonradan hatırlamış gibi yapmıştım.
"Evet, merhaba; ben Aslan," diyerek elini bana doğru uzattı.
Ben de elimi uzatıp sıktım. "Memnun oldum."
Hakan Bey yalandan öksürüp aramıza girdi.
"Siz tanışıyor musunuz?"
Aslan ile aynı anda başımızı iki yana salladık.
"Pek sayılmaz, sadece sabah Aslan'la yanlışlıkla yolda çarpmıştım. Oradan tanıyoruz birbirimizi."
Sonra Aslan devam etti:
"Yani nasip oldu tanışmak."
Yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu. Hakan Bey ise yalancı bir tebessüm ile başını anlam veresine sallamıştı. Anlam verememiştim niye böyle bir tepki vermişti? İlk defa böyle görüyordum.
"Sen buraya çalışmak için mi geldin?"
Aslan başını onaylarcasına salladı. "Evet, ama sadece eğitim için, şef adayıyım da."
"İyiymiş."
"Sen?"
"Ben arkadaşımla staj için burada çalışıyoruz."
Aslan başını onaylarcasına salladı.
"Üniversite mi?"
"Hayır, lise... Meslek lisesi aşçılık okuyorum."
"Hım, anladım. Ne güzel, tam eğitim."
"Evet... Neyse, ben sizi tutmayayım daha fazla; sonra inşallah konuşuruz."
Aslan gülümseyerek el salladı.
"Görüşürüz."
...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

29okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18