5. bölüm / 20
Şah ve mat : kalbin oyunu5.bölüm- toplantı sonrası
Bölümler 20Şu an: 5.bölüm- toplantı sonrası
- 1 1.bölüm- stajın ilk günü465 kelime
- 2 2.bölüm- not defteri319 kelime
- 3 3.bölüm - satranç taşları1.035 kelime
- 4 4.bölüm- mesaj654 kelime
- 5 5.bölüm- toplantı sonrası712 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.bölüm- yarım kalan dans1.271 kelime
- 7 7.bölüm- ilk tanışma859 kelime
- 8 8.bölüm- ilk adım535 kelime
- 9 9.bölüm- yolculuk976 kelime
- 10 10.bölüm- anı kalsın607 kelime
- 11 11.bölüm- sorular1.441 kelime
- 12 12.bölüm- ziyaret1.086 kelime
- 13 13.bölüm- deli gibi atan kalp1.740 kelime
- 14 14.bölüm- iş kazası955 kelime
- 15 15.bölüm-kıskançlık1.064 kelime
- 16 16.bölüm- jest613 kelime
- 17 17.bölüm- Hazır Hissedilmemiş Duygular1.202 kelime
- 18 18.bölüm- yıl başı gecesi2.235 kelime
- 19 19.bölüm- ertesi gün782 kelime
- 20 20.bölüm- yeni şef1.841 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün...
Güne alarm sesiyle uyanmıştım. Hiç kalkmak istemesem de kalkıp lavaboya girdim. Saçlarımı topuz yapıp toplantı için özenle makyaj yaptım. Üstüme dar, kısa kollu beyaz bir gömlek; altına ise siyah, salaş boru paça bir pantolon giydim. Aynada kendime son kez baktıktan sonra evden çıktım. ... 07:20 Mutfağa giriş yaptığımızda orası ilk defa bu kadar sessizdi. Sera Hanım'ı görünce hemen yanına gittik. Tezgahta bir şeyleri kontrol ediyordu. "Toplantı saat kaçta?" diye sordum. Sera Hanım hiçbir şekilde göz teması kurmadan söze girdi: "08:20 geçe başlar." "Peki Hakan Bey geldi mi?" "Birazdan gelmiş olur." Sera Hanım'ın sesi ilk defa bu kadar soğuk ve mesafeli gelmişti sanırım. Toplantılarda gerilen biriydi. Dudaklarımı birbirine bastırıp başımı onaylarcasına salladım. ... Toplantı başlamadan önce Hakan Bey toplantının ne için yapıldığını anlatmıştı. Klasik bir restoran kontrolü edilecek, mutfak düzenine bakılacaktı. Mert'le benim de staj eğitimimizin nasıl ilerlediğinin kontrol edileceğini ve sorular sorulacağını öğrenmiştik. Heyecanlanmıştım ama belli etmemeye özen gösteriyordum. Sera Hanım'ın dediği gibi 08:20 geçe toplantı başlamıştı. İki adam ve bir kadın gelmişti. İlk önce etrafı kontrol ettiler, en az iki saat dikkatli şekilde izleyip not aldılar. Sıra mutfağa geldiğinde biraz gerilmiştim. Bir şeyleri eksik yapıp rezil olmak istemiyordum. Tezgahın başında siparişleri hazırlıyordum. Ellerim tir tir titriyor, kalbim deli gibi hızlı atıyordu. Nefes alışlarım kesik kesikti. O sırada üstümde bir gölge hissettim; başımı kaldırmaya cesaretim olmadığı için bakışlarım hâlâ kesme tahtasındaydı. Yavaşça başını eğip fısıltıyla konuştuğunda, dibimdeki kişinin Hakan Bey olduğunu anladım. "Çok belli ediyorsun gerildiğini. Nefes al... Sakin ol, ben yardımcı olacağım size." Nefesi kulağıma çarptıkça gıdıklanıyordum. Benden ses çıkmayınca tekrar etti: "Aslı... Derin bir nefes al ve sakin ol." Bu sefer sözünü dinleyip nefes alıp verdim. "Şimdilik gidiyorum. Birkaç saate size soru sormaya gelirler, yanınızda olacağım." Başımı onaylarcasına sallamakla yetindim. ... Bir saat sonra orta yaşlarda, siyah saçlı, hafif çekik gözlü bir kadın geldi. Siyah ceket, beyaz gömlek ve dizine kadar gelen siyah bir etek giymişti. Mert ve Hakan Bey gelince biraz olsun sakinleşmiştim. Kadın ilk önce mutfakta neler yaptığımızı ve eğitimimizin nasıl ilerlediğini sordu. Mert'le sırayla çoğu soruya cevap verdik. Arada Hakan Bey de bize destek oluyordu. Birkaç saat sonra toplantı bitmişti. Mert'le kısa bir mola verip tekrar mutfağa döndük. ... 17:00 Birkaç işe yardım ettikten sonra çıkış saatimiz gelince önlüklerimizi çıkardık. "Aslı, ben bir Sera Hanım'la konuşacağım," dedi Mert ceketini alırken. "Tamam," diye başımı salladım. Siyah çantamı boynuma geçirmiş mutfaktan çıkacakken Hakan Bey'in seslenmesiyle duraksadım. "Aslı?" "Efendim Hakan Bey?" "Bir tur satranç oynayalım mı?" dediğinde gereksiz yere yine heyecanlanmıştım. "Olabilir, Mert canı isterse o da gelir." Hakan Bey sakinliğini bozmadan başını salladı. Bazen gerçekten merak ediyordum, bu adam nasıl bu kadar mutfakta sakin kalabiliyordu? Ya da sakin falan değildi, öyle görünmek istiyor da olabilirdi. Mert'in Sera Hanım'la bir şeyler konuştuğunu görünce belki önemli bir şey konuşuyorlardır diye biraz bekledim. Biraz daha yaklaştığımda Mert beni fark etti. "Şey, bölmek istemezdim ama Mert'e bir şey söylemem gerek," diye söze girdim. Sera Hanım'ın garip, imalı bakışını fark ettim; sanki konuşmayı bölmemden rahatsız olmuş gibiydi. "Sorun değil, ne oldu?" dedi Mert. "Hakan Bey 'Bir tur satranç oynar mısınız?' diye sordu da, sen istiyor musun?" Mert burnunu karıştırarak başını iki yana salladı. "Ben çok yorgunum, eve gidip uyuyacağım hemen." "Peki, sen bilirsin, ben oynayacağım," deyip bahçeye doğru yürüdüm. ... Satranç taşlarını düzdükten sonra hamlelerimize başlamadan önce biraz düşündük. "Bu sefer yarıda bitmesine izin vermeyeceğim Aslı Hanım," dedi ve bir siyah piyonu iki adım öne koydu. Bunu demesi kalbimi hızlandırmıştı ama hiç tepki vermeden ben de hamlemi yaptım. Benim aksime Hakan Bey her hamle yaptığında bana bakıyordu. Sanki beni test ediyor gibiydi. Başımı asla kaldırmıyor, sadece taşlarıma bakıyordum. Fili sağ çapraz üste koyarak hamlemi yaptım. Hakan Bey birkaç saniye taşları inceledi. Gözlerini kaldırdığında yine bana baktı. Bu kez yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı. "Güzel hamle." Ardından siyah atını ileri doğru hareket ettirdi. "Ama biraz fazla açık oynuyorsunuz Aslı Hanım." Kaşlarımı çattım. "Henüz oyunun başındayız." "Ben de zaten oyunun başında olduğumuzu söylüyorum," dedi ve arkasına yaslandı. "Bazı hamlelerin sonucu daha en başında belli olur." Vezirimi h5 karesine çıkardım. Artık gözüm doğrudan şahındaydı. Vh5 Hakan kaşlarını çattı. Siyah atını f6 karesine çekti. ...Af6 Birkaç saniye daha tahtaya baktım. Sonra vezirimi f7 karesine sürdüm. Vxf7 Hakan Bey'in eli havada kaldı. Tahtaya baktı, sonra bana. "Şah mat." Başımı kaldırıp ilk kez gözlerinin içine baktım. Dudaklarımda küçük bir gülümseme belirdi. "Oyunun başında kimin kazanacağını bilemezsiniz." ...
Bölüm etkileşimi
